Ahmet Savaşan: Karma oy Meclis’in ilk oturumunda oy çokluğuyla kaldırılacak
UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, Nazar Erişkin ile Güne Dair canlı yayınında seçim takviminden karma oy tartışmasına, hükümetin icraat karnesinden sahte diploma ve tüp bebek skandallarına kadar gündemin sıcak başlıklarında soruları yanıtladı.
Ahmet Savaşan’ın konuk olduğu Güne Dair yayınında seçim tarihinin ötesinde UBP’nin iktidar performansı; karma oyun zamanlaması, parti içindeki farklı sesler, hükümetin “icraat” söylemi, kamu yönetimindeki denetim kapasitesi, yükseköğrenimde yaşanan itibar kaybı ve sağlık turizmindeki krizlerin siyasi sorumluluğu birlikte tartışıldı. Savaşan, hükümetin reform ve yasa üretme performansını savunurken; hem yükseköğrenim hem sağlık alanında yaşanan sorunların Kuzey Kıbrıs’ın marka değerine zarar verdiğini ve devlet denetiminin güçlendirilmesi gerektiğini kabul etti.
UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, dijital platformlardan yayınlanan Nazar Erişkin ile Güne Dair programında seçim takvimine ilişkin net tarih verdi. Savaşan, genel seçim ile yerel seçimlerin 6 Aralık 2026’da birlikte yapılması kararının Bakanlar Kurulu’ndan geçtiğini belirterek, kararın Meclis’in yeni yasama dönemindeki ilk oturumunda gündeme getirileceğini söyledi.
Savaşan, koalisyon ortaklarının da iki seçimin birlikte yapılması konusunda ortak noktaya geldiğini ve Bakanlar Kurulu kararının bunun göstergesi olduğunu ifade etti.
Programda karma oyun seçime kısa süre kala kaldırılmasının UBP’nin parti içi seçim hesaplarıyla bağlantılı olduğu yönündeki eleştirileri de yanıtlayan Savaşan, UBP’nin bu yöndeki kararının yıllar öncesine dayandığını savundu. Ancak Savaşan, UBP içerisinde karma oyun kaldırılmasına karşı çıkan milletvekilleri bulunduğunu da açıkça kabul etti.
Parti Meclisi kararının bağlayıcı olduğunu vurgulayan Savaşan, karma oyun kaldırılması için başlangıçta Meclis’te oybirliği hedeflediklerini ancak bunun gerçekleşmediğini belirtti. Savaşan, mevcut tabloya ilişkin, “Oy çokluğuyla geçecek belli ki” dedi.
Karma oyun seçmen iradesinin sandığa yansımasını olumsuz etkilediğini savunan Savaşan, son genel seçimde karma oy kullananların önemli bölümünün oyunun geçersiz sayıldığını söyledi. Karma sisteminin ayrıca farklı partilerdeki adaylar arasında seçim işbirliklerine yol açtığını ve parti içi birlik duygusuna zarar verdiğini öne sürdü.
SAHTE DİPLOMA: “ÜLKENİN MARKA DEĞERİNE ZARAR VERDİ”
Kuzey Kıbrıs yükseköğreniminin son dönemde sahte diploma soruşturmaları nedeniyle uğradığı itibar kaybı da programda siyasi sorumluluk boyutuyla ele alındı. Nazar Erişkin’in soruşturmada UBP ile bağlantılı isimlerin de gündeme geldiğini hatırlatarak, “Yükseköğrenimi denetlemek siyasi iktidarın da sorumluluğu değil mi?” sorusuna Savaşan, “sahte diploma” ile “geçersiz diploma” arasında hukuki ayrım yapılması gerektiğini savunurken, yaşananların Kuzey Kıbrıs yükseköğrenimine zarar verdiğini kabul etti: “Bu konu üniversiteler adası imajımızı zedelemiştir. Bu kesindir.”
Denetim mekanizmalarının daha güçlü olması gerektiğini söyleyen Savaşan, YÖDAK’ın güçlendirilmesi, üniversitelerin daha şeffaf ve denetlenebilir hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
TÜP BEBEK SKANDALI: TARTIŞMANIN MERKEZİNDE DEVLETİN DENETİM SORUMLULUĞU
Programın en kritik başlıklarından biri de Kuzey Kıbrıs’taki tüp bebek merkezleri hakkında uluslararası basına yansıyan ağır iddialar oldu.
Savaşan, sağlık turizmi açısından tüp bebeğin Kuzey Kıbrıs’ın en güçlü alanlarından biri olduğunu belirterek, sektörün korunması gerektiğini savundu.
BBC’de yayımlanan son haber konusunda ise, haberin hedefindeki merkezin İngiltere’den çok yüksek sayıda hasta getiren bir kurum olduğuna dikkat çekerek olayın arkasında Kuzey Kıbrıs’ın sağlık turizmindeki payını azaltmaya dönük girişimler bulunabileceği görüşünü dile getirdi.
Bununla birlikte Savaşan, devletin sorumluluğunun tartışmasız olduğunu da söyledi: “Kim olursa olsun, hangi sağlık kuruluşu olursa olsun yasaya aykırı hareket yapmamalıdır. Yaptıysa ceremesini çekmelidir.”
Sağlık Bakanlığı’nın son iddiaların ardından rutin kontroller dışında tüm tüp bebek merkezlerini yeniden incelemeye aldığını söyleyen Savaşan, Bakanlığın kısa süre içerisinde kamuoyuna açıklama yapmasını beklediğini ifade etti. Programda, uluslararası yayınlara yalnızca “dışarıdan saldırı” söylemiyle karşılık verilmesinin yeterli olmadığı da vurgulanırken, iddialara karşı hızlı, şeffaf ve sonuçları kamuoyuyla paylaşılan etkin devlet denetiminin yapılıp yapılmadığı da sorgulandı.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.