Bilge Azgın: Rum tarafı nefes borumuzu bile sıkarak nefes almamızı engellemek istiyor
Siyaset Bilimci ve Kıbrıs Postası köşe yazarı Bilge Azgın, Rum tarafının 1963’ten bu yana ekonomik abluka ve izolasyon politikaları konusunda aynı yaklaşımı sürdürdüğünü belirterek, "Rum tarafı nefes borumuzu bile sıkarak nefes almamızı engellemek istiyor" dedi.
Siyaset Bilimci ve Kıbrıs Postası Köşe Yazarı Bilge Azgın, Kıbrıs meselesine ve Kıbrıs Türk toplumunun tarihsel süreçte yaşadığı izolasyona ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Azgın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, eski Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın geçmişte kullandığı “Rumlar nefes borumuzu bile sıkarak nefes almamızı engellemek istiyorlar” sözünü hatırlatarak, bu ifadenin Kıbrıs Türk toplumunda farklı şekillerde değerlendirildiğini belirtti.
Talat’ın sözünü yaklaşık 2005 yılında söylediğini ifade eden Azgın, söz konusu ifadeye yönelik üç farklı yaklaşım bulunduğunu kaydetti.
Azgın, iki devletçi kesimin Talat’ın sözlerini, “Talat hem böyle diyor hem de Rumlarla federasyon için dövünüyor; bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” şeklinde eleştirdiğini belirtti.
Merkeze yakın kesimlerin ise Talat’ın yaşananları ifade ettiğini ve federasyon tezi üzerinden Kıbrıs Türk toplumuna açılım yapmaya çalıştığını düşündüğünü aktaran Azgın, merkez solu reddeden kesimin de Talat’ı “koltuğa oturunca Denktaşlaştı” ve “barış politikası yapacağına Rumları düşmanlaştırıyor” şeklinde eleştirdiğini ifade etti.
Bu üç farklı değerlendirmenin de kendi içinde bir mantığı bulunduğunu belirten Azgın, ancak tarihsel olguların net olduğunu savundu.
"KIBRISLI TÜRKLER GETTOLARA KAPANDI"
Azgın, ENOSİS-Taksim çatışmasının, anavatanların karşı karşıya gelmemesi amacıyla 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla sonuçlandığını belirtti.
1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni en başından itibaren bir basamak olarak gören Başpiskopos Makarios’un, 1963 yılında Kıbrıslı Türkleri yasalara aykırı şekilde azınlık konumuna itmeye çalıştığını ileri süren Azgın, “Burada Türk tarafı (Türkiye ve Kıbrıslı Türkler) resmen ‘bile bile lades’ oldu!” ifadelerini kullandı.
Azınlık olmayı reddeden Kıbrıslı Türklerin gettolara kapandığını belirten Azgın, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “etkin kontrolü altında olmayan” bölgelerde yaşayan Kıbrıslı Türklere 1964-1968 yılları arasında ağır ekonomik ambargo ve abluka uygulandığını, bununla Kıbrıslı Türklerin direncinin kırılmaya çalışıldığını savundu.
Azgın, bu dönemin de Rum siyasi liderliğinin Kıbrıslı Türklere yönelik “nefes borumuzu bile sıkarak nefes almamızı engellemek istiyorlar” şeklindeki yaklaşımının bir örneği olduğunu ileri sürdü.
Makarios’un, Türkiye’nin 1967 müdahalesinin ardından 1968 yılına kadar uygulanan ekonomik ablukayı hafiflettiğini belirten Azgın, bunun ablukayı kaldırma isteğinden değil, Türkiye’nin müdahalesinin yakın olduğunun ABD tarafından Rum tarafına aktarılmasından kaynaklandığını savundu.
"1974 SONRASINDA DA İZOLASYON POLİTİKASI UYGULANDI"
Azgın, 1974 yılına kadar Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “etkin kontrolü altında olan bölgelerin” adanın yüzde 97’sini oluşturduğunu belirtti.
20 Temmuz 1974’te Rum tarafının “Türk işgali” olarak tanımladığı gelişmelerin ardından adanın kuzeyinin veya yüzde 37’sinin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin “etkin kontrolü altında olmayan bölgeler” ya da “işgal altında olan bölgeler” şeklinde tanımlanmaya başlandığını ifade etti.
Rum siyasi liderliğinin 1963-1974 yılları arasında azınlığa düşürmeye çalıştığı Kıbrıslı Türklere ekonomik abluka uyguladığını savunan Azgın, 1974 sonrasında ise izolasyon politikasının sürdürüldüğünü ileri sürdü.
1983 yılında KKTC’nin ilan edilmesinin Rum tarafına Birleşmiş Milletler nezdinde büyük bir koz sağladığını belirten Azgın, bundan sonra “ayrılıkçı entite” tanımı üzerinden “işgal altındaki topraklara” izolasyon uygulandığını savundu.
"RUM TARAFI 1963'TEN BERİ AYNI MESAJI VERİYOR"
Rum tarafının Kuzey Kıbrıs’ta düzenlenen konserlerin iptal edilmesine yönelik girişimleri başta olmak üzere farklı alanlarda uyguladığı baskı ve izolasyon politikalarının yalnızca KKTC’nin varlığına veya 1974’teki gelişmelere indirgenmemesi gerektiğini belirten Azgın, bunun Kıbrıslı Türklerin yaşadığı tarihsel gerçekliğin özünü gözden kaçırmak anlamına geleceğini söyledi.
Azgın, “Rum tarafı sırf 1974 veya 1983 yılından dolayı Kıbrıslı Türklere ekonomik ambargolar uygulamıyor!” ifadelerini kullandı.
Rum tarafının 1963 yılından beri Kıbrıslı Türklere “Bu ada bizimdir, biz çoğunluğuz ve biz egemeniz!” mesajı verdiğini savunan Azgın, Kıbrıslı Türklerin de 1963 yılından beri bu yaklaşımı reddettiğini belirtti.
Azgın, “Kıbrıslı Türkler de Rum tarafına 1963 yılından beridir ‘Hayır, sen bizi gayriyasal biçimde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin azınlığı yapamazsın; yaparsan biz de ekonomik abluka altındaki gettolarda yaşarız daha iyi!’ diyorlar” ifadelerini kullandı.
Rum tarafının bugün 1960 Cumhuriyeti’ne dönmek isteyip istemediğini soran Azgın, “Hayır, istemiyor!” yanıtını verdi.
“Rum tarafı bugün ‘nefes borumuzu bile sıkarak nefes almamızı engellemek’ istiyor mu?” sorusuna ise “Evet, istiyor!” yanıtını veren Azgın, bunun 1963 yılında Kıbrıslı Türklerin zorla azınlık konumuna getirilmesini reddederek gettolara kapanmasından beri sürdüğünü savundu.
Azgın, paylaşımını şu ifadelerle tamamladı:
“Bize ‘siz bu adanın eşit ortağı falan değilsiniz, oturun oturduğunuz yerde’ diyorlar!
Biz de 1963 yılından beridir oturduğumuz yerde oturmadık ve de oturmayacağız!”
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.