Yusuf Avcıoğlu: Yollarda ve evlerde mühendislikten uzak dayatmalarla can güvenliği sağlanamamaz
HP Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Avcıoğlu, araçlarda yangın söndürme tüpü zorunluluğu ile yeni YEK Tüzüğü taslağındaki akülü depolama düzenlemelerini eleştirdi. Avcıoğlu, elektrikli araçlar ve batarya sistemlerinden kaynaklanabilecek yangınlara karşı itfaiyenin teknik donanım ve eğitim durumunu sorguladı.
Halkın Partisi (HP) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Avcıoğlu, araçlarda yangın söndürme tüpü bulundurma zorunluluğu, kesilen cezalar ve tüplerin fahiş fiyatları üzerinden yürüyen tartışmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Avcıoğlu, mevcut düzenlemenin özellikle elektrikli araçlar açısından yetersiz kaldığını savunurken, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı tarafından gündeme getirilen yeni Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Tüzüğü taslağında da akülü depolama sistemlerine ilişkin standart ve denetim eksikliğine dikkat çekti.
Avcıoğlu ayrıca, itfaiye teşkilatının lityum-iyon batarya yangınlarına müdahale için teknik donanım ve meslek içi eğitime sahip olup olmadığını sordu.
“Son günlerde ülkemizde araçlarda yangın söndürme tüpü bulundurma zorunluluğu, kesilen cezalar ve bu tüplerin fahiş fiyatları üzerinden yürüyen, vizyondan ve mühendislik temelinden yoksun bir tartışmaya hep birlikte şahit oluyoruz” diyen Avcıoğlu, “Malum zihniyetin tek derdinin, halkın sırtına yeni mali yükler bindirmek ve denetimleri sadece bir ceza kesme mekanizmasına indirgemek olduğu bir kez daha tescillenmiştir” ifadelerini kullandı.
Kuşkusuz geleneksel benzinli ve dizel araçlarda yaşanabilecek başlangıç yangınlarında bu tüplerin bulundurulması ve doğru kullanımının hâlâ hayati önem arz ettiğini belirten Avcıoğlu, ancak bugün yollarda sayısı 3 binin üzerine çıkan elektrikli araçlar göz önünde bulundurulduğunda, yasal mevzuatta dayatılan 1-2 kilogramlık kuru kimyevi toz (KKT) tüplerinin “Elektrikli Araçlar” açısından neredeyse hiçbir kıymeti harbiyesi olmadığını ifade etti.
“Mevcut yasal mevzuatımız, çağın teknolojisinin fersah fersah gerisinde kalmıştır” diyen Avcıoğlu, “Bagaja koydurduğunuz o 1 kiloluk standart toz tüpler, bir lityum-iyon batarya yangını karşısında tamamen çaresizdir” ifadelerini kullandı.
Avcıoğlu, NFPA verilerine göre küresel ölçekte geleneksel yakıtlı araçlardaki yangınların yüzde 49 oranında mekanik arızalar veya sızıntılar, yüzde 29 oranında ise elektriksel kısa devrelerden kaynaklandığını ve bu yangınların yüzeyden müdahaleyle söndürülebileceğini belirtti.
Elektrikli araçlardaki yangınların ise pillerin doğası gereği geleneksel yangınlardan tamamen ayrıştığını savunan Avcıoğlu, elektrikli araç yangınlarının yüzde 70'ten fazla bir kısmının batarya içi mekanik darbeler, aşırı şarj ve “termal kaçak” adı verilen zincirleme kimyasal reaksiyonlardan kaynaklandığını ifade etti.
Bu kimyasal reaksiyonların oksijensiz ortamda dahi kendi kendini besleyerek yanmaya devam ettiğini belirten Avcıoğlu, “Sizin zorunlu tuttuğunuz o toz yangın tüpleri, korunaklı zırhlı batarya bloklarının içerisine nüfuz edemediği gibi, 1000°C’nin üzerine çıkan kimyasal ısıyı düşürecek soğutma kapasitesine de sahip değildir” dedi.
“Nitekim bugün dünya genelinde elektrikli araç yangınlarını söndürmek için geleneksel toz yangın tüpleri tamamen terk edilmiştir” ifadelerini kullanan Avcıoğlu, bataryayı derinlemesine soğutan yüzlerce litre suyla saatlerce müdahale, oksijen transferini kesen özel EV yangın battaniyeleri veya aracı tamamen su dolu konteynerlere batırma gibi ileri seviye taktiklerin kullanıldığını kaydetti.
Avcıoğlu, bunların yanı sıra lityum piller için özel geliştirilmiş F-500 kapsülleyici ajanlar, sıvı bazlı hidrojeller ve vermikülit teknolojili yeni nesil kimyasal söndürücülerin kullanıldığını belirtti.
“Çağdaş dünya ülkeleri bu ileri teknolojileri konuşup uygularken, bizde ise vizyonsuz mevzuatlarla halka çağ dışı dayatmalar yapılmaktadır” diyen Avcıoğlu, şu soruları yöneltti:
"Elektrikli araçlarda bu standart tüpleri bulundurmanın mantığı nedir"
"Elektrikli araç sahiplerine gereksiz bu maliyeti yüklemenin sebebi nedir"
"Çağın gerçeklerinden kopuk bu yasal mevzuatlar ve uygulamalar ile nereye varacağız"
"Yoksa elektrikli araç sahipleri bu yangın tüplerini araçlarında değil, kendi vücutlarına sıkarak mı kullanacaklar"
"DENETİMSİZ VE STANDARTSIZ AKÜ ZORUNLULUĞU YENİ BİR SİSTEMİK RİSK YARATIYOR"
Avcıoğlu, teknolojiyi çok geriden takip eden ve güvenliği hiçe sayan “Ben yaptım oldu” zihniyetinin sadece yollarla sınırlı olmadığını ifade etti.
Ekonomi ve Enerji Bakanlığı tarafından “yangından mal kaçırır gibi” gündeme getirilen yeni Yenilenebilir Enerji Kaynakları (YEK) Tüzüğü taslağının, dürüst vatandaşı cezalandırıp kaçak kurulumu teşvik ettiğini ileri süren Avcıoğlu, diğer yandan konutlar dahil yeni güneş enerjisi sistemlerinde dolaylı olarak akü ile depolama zorunluluğu getirildiğini ifade etti.
Akü ile depolamanın şebeke esnekliği için küresel bir trend olduğunu belirten Avcıoğlu, ancak bu trendin arkasında uluslararası standartlar ve sıkı bir güvenlik kütüphanesiyle yürüdüğünü ifade etti.
“Bakanlığın taslağında ise bu standartların, kurulum ve projelendirme kriterlerinin tek bir satırı dahi yer almamaktadır” diyen Avcıoğlu, standardı, denetimi ve yasal çerçevesi belirlenmemiş, ehliyetsiz ellerce kurulacak batarya sistemlerinin en küçük bir elektriksel hatada evleri ve iş yerlerini “birer saatli bombaya” çevireceğini ifade etti.
"İTFAİYE TEŞKİLATINI TEKNOLOJİK ALTYAPISIZLIĞA VE ÇARESİZLİĞE MAHKUM ETTİLER"
Gerek yollardaki 3 bin'i aşkın elektrikli araç, gerekse kontrolsüz kurulan batarya depolamalı güneş enerjisi sistemlerinin “can alıcı” bir soruyu gündeme getirdiğini belirten Avcıoğlu, “İtfaiye Teşkilatımız bu kimyasal batarya yangınlarına müdahale edebilecek teknik donanıma ve meslek içi eğitime sahip hale getirilmiş midir" diye sordu.
Dünya genelinde lityum-iyon batarya yangınlarının tonlarca su ile saatlerce süren özel soğutma yöntemleriyle, özel EV yangın battaniyeleriyle veya F-500, AVD, Hidrojel gibi yeni nesil kimyasal söndürme ajanlarıyla kontrol altına alındığını belirten Avcıoğlu, itfaiye personelinin can güvenliğini riske atmadan bu kimyasal yangınlara müdahale edebilmesi için ciddi bir altyapı gerektiğini ifade etti.
Avcıoğlu, termal kameralardan özel kıyafetlere, batarya delme aparatlarından yeni nesil kimyasal söndürücü köpüklere kadar çeşitli ekipmanlara ihtiyaç bulunduğunu belirtti.
Avcıoğlu şu soruları yöneltti:
"İtfaiye teşkilatımıza bu kimyasal risklere karşı özel bütçe ve ekipman ayrılmış mıdır"
"İtfaiye personelimize lityum-iyon ve termal kaçak yangınlarına yönelik özel taktik eğitimleri verilmiş midir"
"Yollarda veya evlerde çıkacak olası bir batarya yangınında, personelimizi açığa çıkacak zehirli gazlardan ve patlama risklerinden koruyacak ekipman ve protokoller hazır mıdır"
"HALKIN CAN GÜVENLİĞİ VİZYONSUZ POLİTİKALARIN DENEME TAHTASI DEĞİLDİR"
Kıbrıs Türk halkının sağlığı, can güvenliği ve adanın kısıtlı kaynaklarının mühendislik tabanından uzak, vizyonsuz politikaların deneme tahtası yapılamayacağını belirten Avcıoğlu, araçlarda demode yangın tüpü denetimlerine, elektrikli araçları ve evlerdeki kontrolsüz akülü depolama sistemlerini yasal boşluklara ve altyapısızlığa terk etmenin “tam anlamıyla bir devlet ciddiyetsizliği” olduğunu ifade etti.
Avcıoğlu, “Halkın cebine ve canına kasteden bu vizyonsuz, günübirlik politikalara karşı mühendislik aklıyla ve halkımızın haklarını koruma kararlılığıyla mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.