İÇ HABERLER
okuma süresi: 5 dak.

Dışişleri Bakanlığı: “Dönüşümlü başkanlık” modeli, KKTC’nin egemen eşitlik pozisyonuyla taban tabana zıt

Dışişleri Bakanlığı: “Dönüşümlü başkanlık” modeli, KKTC’nin egemen eşitlik pozisyonuyla taban tabana zıt

Dışişleri Bakanlığı, “dönüşümlü başkanlık” modelinin KKTC’nin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü pozisyonuyla taban tabana zıt olduğunu belirtti. Bakanlık, Avrupa Parlamentosu’ndaki “Kıbrıs Türklerine ayrılan iki sandalye” tartışmasının da KKTC’nin eşit statüsünü kabul etmeyen bir yaklaşım olduğunu savunarak, uluslararası topluma KKTC’nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü yeniden teyit etme çağrısında bulundu.

Yayın Tarihi: 20/09/26 17:20
okuma süresi: 5 dak.
Dışişleri Bakanlığı: “Dönüşümlü başkanlık” modeli, KKTC’nin egemen eşitlik pozisyonuyla taban tabana zıt

Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs konusunda KKTC Hükümeti’nin resmi politikasının Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile müşterek yürütüldüğünü belirterek, politikanın egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü ilkelerine dayandığını vurguladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, adada kalıcı bir anlaşmaya varılabilmesinin uluslararası toplumun KKTC’nin eşit statüsünü kabul etmesinden geçtiği ifade edildi.

Açıklamada, “Ada'da yan yana yaşayan iki ayrı halk ve iki ayrı bağımsız ve egemen Devletin varlığı temel gerçekliktir. Bu gerçekler dışında yürütülen politikalar başarısızlığa mahkum olmaya devam edecektir.” denildi.

“DÖNÜŞÜMLÜ BAŞKANLIK, KKTC’NİN POZİSYONUYLA TABAN TABANA ZIT”

Son günlerde Kıbrıs konusu kapsamında yeniden gündeme getirilen “dönüşümlü başkanlık” konusuna da değinilen açıklamada, bunun onlarca yıl müzakere edilen ancak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) KKTC’nin eşit statüsünü kabul etmeyen, yönetim ve kaynakları paylaşmayı reddeden “maksimalist ve uzlaşmaz tutumu” nedeniyle çöken modelin bir unsuru olduğu kaydedildi.

Dönüşümlü başkanlığın üniter bir devletin yönetim şeklini öngördüğü belirtilen açıklamada, bu yaklaşımın KKTC’nin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü pozisyonuyla “taban tabana zıt” bir politika olduğu ifade edildi.

“İKİ SANDALYE HAKKI” GİRİŞİMİNE TEPKİ

Açıklamada, benzeri bir anlayışla Avrupa Parlamentosu’nda “Kıbrıs Türklerine ayrılan iki sandalye hakkından” bahsedilmesi ve bunlara sahip çıkılmaya çalışılmasının da eleştirildi.

Bunun, Kıbrıs Türklerinin yer almadığı ve temsil edilmediği, Rum tarafının 1963 yılında silah zoruyla gasp ettiği belirtilen sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti” statüsünü ve bu statüyle Avrupa Birliği üyeliğini kabul etmek anlamına geleceği savunuldu.

Açıklamada, “Bunların kabul edilmesi mümkün olmamakla birlikte, bu yönde yapılacak çalışmalara Kıbrıs Türk Halkının destek vermesi de beklenmemelidir.” ifadelerine yer verildi.

“KKTC’NİN ÖZDEN GELEN HAKLARI YENİDEN TEYİT EDİLMELİ”

Bakanlık açıklamasında, gelinen noktada Kıbrıs Türk halkının iradesini temsil eden KKTC’nin “özden gelen hakları” olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün yeniden teyit edilmesi gerektiği vurgulandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bugün gelinen noktada, Kıbrıs Türk halkının iradesini temsil eden KKTC’nin özden gelen hakları olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün yeniden teyit edilmesinin gerektiğini bir kez daha önemle vurguluyor ve uluslararası camia’ya bu yönde adım atması hususunda bir kez daha çağrıda bulunuyoruz.”

Bakanlık tarafından yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:

"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Hükümeti olarak kararlılıkla vurguladığımız üzere; Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile müşterek yürütülen Kıbrıs konusuna ilişkin resmi politikamız egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü ilkelerine dayanmaktadır. Adada kalıcı bir anlaşmaya varılabilmesi uluslararası toplumun KKTC’nin eşit statüsünü kabul etmesinden geçmektedir. Ada'da yan yana yaşayan iki ayrı halk ve iki ayrı bağımsız ve egemen Devletin varlığı temel gerçekliktir. Bu gerçekler dışında yürütülen politikalar başarısızlığa mahkum olmaya devam edecektir.

Son günlerde Kıbrıs konusu kapsamında yeniden gündeme getirilen 'dönüşümlü başkanlık' hususu, onlarca yıl müzakere edilen, ancak GKRY tarafının KKTC’nin eşit statüsünü kabul etmeyen ve yönetim ile kaynakları paylaşmayı reddeden maksimalist ve uzlaşmaz tutumu sebebiyle çöken modelin bir unsuru olmakla birlikte, üniter bir devletin yönetim şeklini öngörmekte ve KKTC’nin egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü pozisyonu ile taban tabana zıt bir politikayı ortaya koymaktadır.

Benzeri bir anlayışla, Avrupa Parlamentosu’nda 'Kıbrıs Türklerine ayrılan iki sandalye hakkından' bahsetmek ve bunlara sahip çıkmaya çalışmak Kıbrıs Türklerinin yer almadığı ve temsil edilmediği, Rum tarafının 1963 yılında silah zoruyla gasp ettiği sözde 'Kıbrıs Cumhuriyeti' statüsünü ve bu statü ile AB üyeliğini kabul etmek anlamına gelmektedir. Bunların kabul edilmesi mümkün olmamakla birlikte, bu yönde yapılacak çalışmalara Kıbrıs Türk Halkının destek vermesi de beklenmemelidir.

Bugün gelinen noktada, Kıbrıs Türk halkının iradesini temsil eden KKTC’nin özden gelen hakları olan egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün yeniden teyit edilmesinin gerektiğini bir kez daha önemle vurguluyor ve uluslararası camia’ya bu yönde adım atması hususunda bir kez daha çağrıda bulunuyoruz"

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.