Cyprus Forum’da ELAM gölgesi: “Diyalog” iddiası tartışmada
Bir platform olarak daha önce de “samimiyeti” sorgulanan Cyprus Forum krizinin odak noktası, iki toplumlu diyaloğu geliştirmeyi amaçlayan bir forumun son genel seçimlerle birlikte mecliste gücünü artıran ELAM “propaganda” ve “operasyonuna” kurban gitmesi… Rum basınına yansıyan bazı bilgilere göre krizin arkasında hükümet kanadı da var.
Cyprus Forum 2026’da Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı’nın programda kullanılan unvanının değiştirilmesi krize dönüştü.
İlk olarak “Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı” olarak duyurulan Harmancı’nın unvanı, ELAM’ın tepkisinin ardından “Lefkoşa Türk toplumunun lideri” şeklinde değiştirildi. Harmancı yeni unvanı kabul etmeyerek Forum’dan çekildi.
Güney Lefkoşa Belediye Başkanı Charalambos Prountzos da dayanışma amacıyla etkinlikten çekildi. Ardından Kıbrıslı Türk katılımcılar arasında yeni çekilmeler geldi.

KRİZİN MERKEZİNDE TEK BİR İFADE VAR
28-30 Eylül tarihlerinde Lefkoşa’da düzenlenecek Cyprus Forum 2026’nın ilk programında Mehmet Harmancı, İngilizce olarak “Mayor of Nicosia Turkish Municipality”, yani “Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı” şeklinde yer aldı.
Harmancı’nın, Güney Lefkoşa Belediye Başkanı Charalambos Prountzos ile birlikte Forum’un Barış ve Demokrasi Ödülünü sunması planlanıyordu. İki belediye başkanı önceki iki yılda da aynı etkinlikte birlikte yer almıştı.
Ancak Rum siyasi partisi ELAM, Harmancı’nın bu unvanla programa alınmasına tepki gösterdi.
ELAM, açıklamasında “Lefkoşa Türk Belediyesi” şeklindeki yapının ve bu yapının belediye başkanının varlığını sorguladı; Harmancı’nın Forum’a katılımının kabul edilemez olduğunu savundu ve davetin geri çekilmesini istedi.

DAVET GERİ ÇEKİLMEDİ, AMA ÜNVAN DEĞİŞTİ
Cyprus Forum yönetimi ise Harmancı’nın davetini geri çekmedi.
Forum’un açıklamasına göre, programda kullanılan ve konuşmacıların kendilerinden alınan bilgiler temelinde hazırlanan ilk unvanın Kıbrıs Rum tarafınca kabul edilmediği tespit edildi. Bunun üzerine Forum, Harmancı için daha önce Prountzos ile gerçekleştirdiği toplantılarda kullanılan başka bir tanımlamayı tercih etti.
Yeni ifade:
“Leader of the Turkish Cypriot community of Nicosia”
Yani:
“Lefkoşa Türk toplumunun lideri.”
Forum, Harmancı ile Prountzos’a ulaşarak meselenin çözülmeye çalışıldığını açıkladı. Ancak Harmancı açısından mesele burada kapandı.
HARMANCI: “BU BASİT BİR KRİZ YÖNETİMİ DEĞİL”
Harmancı, kendisine gönderilen iletişimde unvan değişikliğinin krizin büyümesini önlemek amacıyla yapıldığının belirtildiğini açıkladı.
Ancak Harmancı, bunun basit bir kriz yönetimi olarak görülemeyeceğini savundu ve Forum’dan çekildi.
Harmancı’ya göre yaşananlar, siyasi baskının iki toplum arasında diyalog ve karşılıklı saygı amacıyla yürütülen bir platformdaki yaklaşımı değiştirmesine örnek oluşturdu. ELAM’ın tepkisinin, Kıbrıs Türk toplumunu kamuoyu önünde küçük düşürücü bir sonuç doğurmasına izin verildiğini belirten Harmancı, bu nedenle etkinlikte yer almayacağını açıkladı.
Harmancı ayrıca “Barış korkuyla inşa edilemez” mesajını verdi ve diyalogdan vazgeçmeyeceğini vurguladı.

PROUNTZOS DA ÇEKİLDİ
Harmancı’nın kararının ardından Güney Lefkoşa Belediye Başkanı Charalambos Prountzos da Cyprus Forum’dan çekildi.
Forum yönetimi, Prountzos’un Harmancı’ya dayanışma göstergesi olarak etkinlikten çekildiğini duyurdu. Böylece iki toplumlu bir etkinlikte, Lefkoşa’nın iki belediye başkanının birlikte yer alması planlanan bölüm gerçekleşmeden ortadan kalkmış oldu.
KRİZ SADECE İKİ BELEDİYE BAŞKANIYLA SINIRLI KALMADI: İLK OLARAK LİBERAL DEMOKRASİ HAREKETİ ÇEKİLDİ
Harmancı ve Prountzos’un çekilmesinin ardından başka katılımcılar da etkinlikten çekilmeye başladı.
İlk olarak Liberal Demokrasi Hareketi Genel Başkanı Engin Deniz Görgüner programdaki unvan değişikliğinin ardından Forum’dan çekildi. Görgüner, Kıbrıslı Türklerin kurumları ve seçilmiş temsilcilerinin herhangi bir siyasi baskı doğrultusunda yeniden tanımlanmasını kabul etmediğini açıkladı.

CTP Dış İlişkiler Sekreteri Fikri Toros da, Harmancı’nın seçilmiş belediye başkanı sıfatının siyasi baskı sonucunda değiştirilmesini kabul edilemez olarak değerlendirdi ve CTP’nin Forum’a katılmayacağını açıkladı.

Kıbrıs Türk Gençlik Federasyonu Başkanı Mustafa Özbilgehan da etkinliğe katılmayacağını duyurdu. Özbilgehan, Kıbrıs Türk toplumunun seçilmiş temsilcilerinin meşruiyetinin ELAM’ın onayına bağlı olmadığını savundu.
Cyprus Mail’in 25 Eylül tarihli haberine göre, bunların yanı sıra başka potansiyel konuşmacılar da çekilme kararı aldı.
CYPRUS FORUM: “DAVETİ GERİ ÇEKMEK HİÇBİR ZAMAN SÖZ KONUSU DEĞİLDİ”
Forum yönetimi ise tartışmanın kendi açısından farklı bir çerçevesi olduğunu açıkladı.
Forum, Harmancı’ya yapılan davetin geri çekilmesinin “hiçbir şekilde” gündeme gelmediğini belirtti. Ancak kullanılan ilk unvanın Rum tarafınca kabul edilmediğini gördüklerini, bunun üzerine daha önce iki belediye başkanının görüşmelerinde kullanılan unvanı tercih ettiklerini bildirdi.
Forum ayrıca 2020’den bu yana iki toplum arasındaki diyaloğu sürdürmeyi amaçladığını, bu yıl programda 220’den fazla konuşmacının yer almaya devam ettiğini ve Barış ve Demokrasi Ödülü’nün bir Kıbrıslı Rum ve bir Kıbrıslı Türk’e verileceğini açıkladı.
Ancak Forum’un açıklamasının ardından bazı Kıbrıslı Türk katılımcılar, açıklamanın yaşanan sorunun ağırlığını yeterince karşılamadığını savunarak çekilme kararlarını sürdürdü.
PEKİ, “LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ” ÜNVANI NEDEN BU KADAR KRİTİK?
Meselenin hukuki ve siyasi arka planı burada başlıyor.
1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın 173. maddesi, beş büyük kentte — Lefkoşa, Limasol, Mağusa, Larnaka ve Baf — ayrı Rum ve Türk belediyelerinin oluşturulmasını öngörüyor. Aynı maddede Türk belediyesinin meclisinin Türk seçmenler tarafından seçilmesi de düzenleniyor.
Dolayısıyla “Lefkoşa Türk Belediyesi” ifadesinin tarihsel arka planı yalnızca 1974 sonrasındaki siyasi yapılanmadan ibaret değil.
Kıbrıs Anayasası’nın 173. maddesinde Türk belediyelerine ilişkin açık bir düzenleme bulunuyor.

Ancak 1963’te iki toplumlu anayasal düzenin fiilen işlemez hale gelmesiyle birlikte belediyelerin statüsü de Kıbrıs sorununun parçası haline geldi. Kıbrıs hukuk tarihindeki davalarda Türk belediyelerinin hukuki statüsü ayrıca tartışıldı.
Bu nedenle bugün “Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı” ifadesinin kullanılması, yalnızca bir belediye başkanının mesleki unvanının yazılması olarak görülmüyor; Güney Kıbrıs açısından, Kıbrıs Türk tarafındaki kurumların hangi statüyle tanımlandığı tartışmasını da beraberinde getiriyor.
BM’NİN KULLANDIĞI FORMÜL NEDEN FARKLI?
Burada bir başka önemli ayrıntı ortaya çıkıyor.
Birleşmiş Milletler, Kıbrıs müzakereleri bağlamında tarafları genel olarak “Greek Cypriot community” ve “Turkish Cypriot community” şeklinde tanımlıyor.
BM’nin 2026’daki resmi kullanımında Tufan Erhürman için de “Leader of the Turkish Cypriot Community” ifadesi kullanılıyor. Bu kullanım, bir devlet başkanlığı unvanı değil, BM’nin Kıbrıs müzakereleri bağlamında kullandığı toplum liderliği tanımıdır.
Cyprus Forum’un Harmancı için son aşamada tercih ettiği “Leader of the Turkish Cypriot community of Nicosia” ifadesinin de bu terminolojiye yaklaştığı görülüyor.
Fakat burada kritik fark şu; Harmancı’nın görevi belediye başkanlığı.
Dolayısıyla “Lefkoşa Türk toplumunun lideri” ifadesi, onun seçilmiş belediye başkanlığı görevini tanımlayan bir ifade olmaktan ziyade, onu toplumsal liderlik kategorisine taşıyan farklı bir siyasi terminoloji yaratıyor.
Harmancı’nın itirazının önemli noktalarından biri de bu.

BM KARARLARI DA TARTIŞMANIN ARKA PLANINDA
Kıbrıs’taki unvan tartışmasının uluslararası hukuk ve diplomasi boyutu da var.
BM Güvenlik Konseyi’nin 541 sayılı kararı, 18 Kasım 1983’te kabul edildi ve Kıbrıs Türk tarafının ilan ettiği ayrılıkçı devlet yapılanmasını hukuken geçersiz kabul ederek devletlere Kıbrıs’ta yalnızca Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıma çağrısı yaptı.
1984 tarihli 550 sayılı karar ise önceki yaklaşımı teyit ederek devletlere söz konusu yapıyı tanımama ve bu yapıya yardımcı olmama çağrısını yineledi.
Bu nedenle Güney Kıbrıs makamlarının kuzeydeki siyasi ve idari kurumların resmi unvanlarını tanımama politikası, yalnızca bugünkü Cyprus Forum tartışmasına özgü değil; onlarca yıllık Kıbrıs diplomasisinin parçası.
Ancak Cyprus Forum krizini farklılaştıran nokta, bu terminoloji tartışmasının iki toplumlu diyaloğu geliştirmeyi amaçlayan bir forumun kendi programında yaşanması.
KRİZİN ASIL SORUSU: DİYALOG HANGİ STATÜ ÜZERİNDEN KURULACAK?
Yaşanan gelişmeler, Kıbrıs’ta uzun süredir var olan daha büyük bir çelişkiyi yeniden görünür hale getirdi.
Bir tarafta iki toplum arasında temas, işbirliği ve ortak etkinlikler düzenleniyor.
Diğer tarafta bu temaslarda hangi kurumun hangi unvanla temsil edileceği konusunda siyasi ve hukuki sınırlar ortaya çıkıyor.
Cyprus Forum da zaten kendisini iki toplum arasındaki diyaloğu açık tutmayı amaçlayan bir platform olarak tanımlıyor. 2026 programında Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum isimlerin yanı sıra uluslararası çok sayıda konuşmacı bulunuyor.
Fakat bu kez tartışma, Forum’un kendi programındaki tek bir satırdan başladı:
“Mayor of Nicosia Turkish Municipality.”
Bu ifade önce ELAM’ın tepkisini çekti.
Ardından ifade değiştirildi:
“Leader of the Turkish Cypriot community of Nicosia.”
Bu kez de Harmancı ve bazı Kıbrıslı Türk katılımcılar Forum’dan çekildi.
Böylece bir unvan değişikliği, iki toplumlu bir etkinliğin siyasi statü tartışmasına dönüşmesine neden oldu.
VE ŞİMDİ NE OLACAK?
Cyprus Forum 28-30 Eylül tarihlerinde yapılacak. Forum yönetimi, yaşanan çekilmelere rağmen etkinliğin devam edeceğini ve yüzlerce konuşmacının programda kalacağını açıkladı.
Ancak kriz artık yalnızca Harmancı’nın Forum’a katılıp katılmaması meselesi olmaktan çıktı.
Tartışma; seçilmiş Kıbrıs Türk temsilcilerinin Güney Kıbrıs’taki uluslararası ve iki toplumlu platformlarda hangi sıfatla yer alabileceği, bu sıfatların kim tarafından belirleneceği ve iki toplumlu diyaloğun siyasi statü tartışmalarından ne ölçüde bağımsız tutulabileceği sorularını yeniden gündeme taşıdı.
Bu açıdan Cyprus Forum’daki gelişme, “bir belediye başkanının unvanı değiştirildi” haberinden çok daha geniş bir Kıbrıs meselesine dönüşmüş durumda.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.