İÇ HABERLER
okuma süresi: 9 dak.

Yusuf Avcıoğlu: Doğu Akdeniz gazı için en rasyonel rota KKTC üzerinden Türkiye omurgasıdır

Yusuf Avcıoğlu: Doğu Akdeniz gazı için en rasyonel rota KKTC üzerinden Türkiye omurgasıdır

Halkın Partisi MYK Üyesi Yusuf Avcıoğlu, ülkedeki bürokrasi, e-Devlet, elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji, seçim güvenliği ve enerji politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avcıoğlu, dijitalleşmenin hızlandırılması, lityum batarya yangınlarına karşı altyapının güçlendirilmesi ve Doğu Akdeniz gazı için KKTC’nin enerji denklemindeki konumunun güçlendirilmesi çağrısı yaptı.

Yayın Tarihi: 30/09/26 16:00
okuma süresi: 9 dak.
Yusuf Avcıoğlu: Doğu Akdeniz gazı için en rasyonel rota KKTC üzerinden Türkiye omurgasıdır

Halkın Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Yusuf Avcıoğlu, Kıbrıs Postası TV’de yayımlanan ve Ulaş Barış’ın sunduğu “Gündem” programına konuk oldu.

Avcıoğlu, HP'nin geçmiş hatalardan ders çıkararak özeleştiri yaptığını, yolsuzluklara karşı verilen kararlı mücadele sayesinde toplumun partiye olan güveninin yeniden güçlü bir şekilde yükselişe geçtiğini ve halkın takdiriyle oylarını ciddi şekilde artıracaklarını vurguladı.

Ekonomi Bakanlığı'nın Yeni Yenilenebilir Enerji Kaynakları Tüzüğü taslağına ve yollardaki yangın tüpü zorunluluklarına sert eleştiriler getiren Yusuf Avcıoğlu, ülkede sayıları hızla artan elektrikli araçlar ile ev tipi güneş enerjisi sistemlerinde kullanılan lityum akülerin yarattığı kimyasal tehlikelere dikkat çekti. Siyasilerin mühendislik gerçeklerinden kopuk adımlar attığını belirten Avcıoğlu, bagajlara zorunlu olarak koydurulan 1 kiloluk standart yangın tüplerinin, bir lityum batarya yangını karşısında tamamen çaresiz olduğunu ifade etti. Altyapısını ve savunma mekanizmasını hazırlamadığınız bir teknolojinin tüm ülkeye zorunlu kılınamayacağını söyleyen Avcıoğlu, bu özel kimyasal yangınların söndürülmesinin klasik yöntemlerle mümkün olmadığını ve termal kaçak nedeniyle saatlerce sürebildiğini vurguladı.

İtfaiye Teşkilatı'nın durumuna dikkat çeken Avcıoğlu, gerek fabrika üretim hatalarından gerekse yetkisiz ve sertifikasız kişilerin yaptığı hatalı kurulumlardan dolayı konutlarda, binalarda veya yollarda çıkabilecek bu özel akü yangınlarına karşı İtfaiye Teşkilatının doğru müdahale ekipmanına ve yeterli bütçeye sahip olup olmadığını sordu. İtfaiye personeline bu yeni nesil kimyasal yangınlara güvenli bir şekilde müdahale edebilmeleri için gerekli teknik meslek içi eğitimlerin verilip verilmediğini sorgulayan Avcıoğlu, ülkede denetimsiz binin üzerinde depolamalı güneş enerjisi sistemi bulunduğunu, tüzük taslağının ise bu riskleri giderecek denetim kriterleri içermediğini vurguladı.

Ülkedeki bürokratik hantallığı ve dijitalleşme eksikliğini derinlemesine eleştiren Yusuf Avcıoğlu, dijital dönüşümün bilinçli olarak engellendiğini iddia etti. Mevcut siyasi düzen içerisinde en temel hak olan bir belgenin alınmasında bile vatandaşların gidip birilerini görmeye, araya birilerini koymaya zorlandığını belirten Avcıoğlu, bu durumun siyasilerin bilerek yarattığı bir menfaat ilişkisi olduğunu söyledi. Yapılan anketlerde halkın yüzde 88'inin torpil olmadan işini çözemeyeceğine inandığını hatırlatan Avcıoğlu, hakkı olan bir şey için bile siyasilerin seçmeni kendilerine minnettar bırakmak ve oy vermeye zorlamak amacıyla statükoyu koruduğunu ifade etti.

2013 yılından beri 13 senedir e-Devlet projesini tartıştığını belirten Avcıoğlu, küçük ölçekli bir ülke olmamıza rağmen bu sistemin kurulamamış olmasının trajikomik olduğunu dile getirdi. KKTC içerisinde bu veri bankasını, entegre ağları ve dijital altyapıyı kuracak liyakatli insan kaynağına ve teknik personele sahip olunduğunu, maddi olarak da uzaya roket gönderilmediğini vurgulayan Avcıoğlu, meselenin teknik yetersizlik değil, siyasilerin dijital şeffaflıktan kaçma ve torpil düzenini yaşatma iradesi olduğunu söyledi.

Ülkede su altı araştırmalarında kullanılan otonom denizaltı robotları yapan ve buradan dünyaya açılan çok başarılı yerli girişimciler olduğuna dikkat çeken Avcıoğlu, vizyon eksikliği ve devletin olanak tanımaması nedeniyle bu beyinlerin şirket merkezlerini vergi avantajı ve yatırımcı bulma kolaylığı sağlayan Almanya gibi ülkelere taşımak zorunda kaldığını aktardı.

SANDIK GÜVENLİĞİ

Yaklaşan seçim süreçlerine de değinen Avcıoğlu, yerel seçimler ile genel seçimlerin bir arada yapılmasının sandık görevlileri ve sandık güvenliği açısından ciddi bir risk barındırdığını söyledi. Vatandaşların 5 farklı pusula ile oy kullanmasının sandığa girdiğinde çarşaf listelerle büyük bir mücadeleye ve karışıklığa yol açacağını belirten Avcıoğlu, normal şartlarda gece yarısı biten oy sayım işlemlerinin bu karmaşada ertesi gün öğle saatlerine kadar sarkabileceğini aktardı. Sabah 8'de sandık başına oturan görevlilerin 24 saati aşan bir süre boyunca ne kadar sağlıklı ve güvenli hizmet verebileceğini sorgulayan Avcıoğlu, ilkel yöntemler yerine Estonya örneğinde olduğu gibi tamamen online, insanların tatildeyken veya yurt dışındayken bile oturduğu yerden oy kullanabildiği dijital seçim sistemlerinin ve genel dijitalleşmenin acilen ülkeye getirilmesi gerektiğini savundu.

"DOĞU AKDENİZ GAZI İÇİN EN RASYONEL ROTA, KKTC ÜZERİNDEN TÜRKİYE OMURGASIDIR"

Türkiye ile imzalanan fiber optik ve doğal gaz protokollerini stratejik ve çok boyutlu birer hamle olarak değerlendiren Yusuf Avcıoğlu, Doğu Akdeniz'deki dengelere yönelik çarpıcı analizlerde bulundu. Güney Kıbrıs’ın bölgede veri ve enerji üssü olma hedefiyle Nvidia ile büyük bir data center anlaşması yaptığına, fiberoptik ve doğalgaz projelerine imza atarak elini güçlendirmeye çalıştığına dikkat çeken Avcıoğlu, Türkiye'den KKTC'ye döşenmesi planlanan 2 adet 55 cm çapındaki denizaltı doğal gaz boru hattının arka planındaki asıl küresel vizyonu paylaştı. Sadece adadaki mevcut elektrik üretimi hedef alınsaydı, bir pipet kalınlığında boru hattının bile yeterli olacağını vurgulayan Avcıoğlu, bahsi geçen devasa kapasitenin Kuzey Kıbrıs'ın ihtiyacının yüzlerce kat üzerinde olduğunu belirtti. Bu projenin esas amacının Doğu Akdeniz ve İsrail açıklarındaki gaz kaynaklarının Türkiye üzerinden Avrupa pazarına taşınması olduğunu ifade eden Avcıoğlu, Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa pazarını kendi kaya gazı (LNG) ile domine etmeye çalışan ABD'nin bölgedeki stratejik çıkarlarına ve İsrail'in Gazze sahasında keşfettiği ciddi gaz rezervlerine dikkat çekti.

Güney Kıbrıs'ın da gazı Mısır üzerinden sıvılaştırıp gemilerle Avrupa'ya taşıma planının yüksek maliyetler nedeniyle sürdürülebilir olmadığını belirten Avcıoğlu, en rasyonel ve ekonomik seçeneğin bölgedeki gazın KKTC üzerinden Ceyhan’daki ana omurgaya bağlanıp TANAP ve TAP projeleriyle Avrupa'ya ulaştırılması olduğunu söyledi. Hattın en uygun çıkış noktasının BOTAŞ'ın altyapı süreçlerini tamamladığı Silifke ana omurgası olduğunu ekleyen Avcıoğlu, ilerleyen süreçte su ve enerji entegrasyonuna dayalı karşılıklı bir "al-ver" dengesinin kurulabileceğine işaret etti.

"2030 FUEL OİL KRİZİ KAPIDA, KURUMSAL MEVZUAT VE YAKIT DÖNÜŞÜM ŞART"

Avrupa Birliği’nin 2030 yılından itibaren hayata geçireceği sınırda karbon (CBAM) uygulamasına ve emisyon kısıtlamalarına dikkat çeken Yusuf Avcıoğlu, bu tarihten sonra elektrik üretimi amacıyla ve Akdeniz sularında gemilerin yakıt olarak fuel oil kullanmasının yasaklanmasının hedeflendiğini, dolayısıyla KKTC'yi çok ciddi bir yakıt tedarik krizinin beklediğini vurguladı. Hükümetin bu kaçınılmaz krize karşı hiçbir kurumsal ve hukuki hazırlık yapmamasını sert bir dille eleştiren Avcıoğlu, Doğalgazda Türkiye'nin BOTAŞ ve EPDK gibi köklü kurumsal hafızalarla masaya otururken, KKTC tarafında gaz piyasasını, iletim ve dağıtımı yönetecek bir devlet şirketinin ya da denetleyici bir üst kurulun hâlâ kurulmamış olmasının devlet ciddiyetiyle bağdaşmadığını ifade etti.

Doğalgaz Boru Hattı adaya dayandığında ne yapılacağının belirsiz olduğunu söyleyen Avcıoğlu, mevcut üretim altyapısının dönüşümü için de somut adımlar atılması gerektiğini belirtti. Halihazırda Teknecik'te kullanılan dizel jeneratörlerin tamamen çöpe atılması gerekmediğini, rasyonel mühendislik projeleriyle bunların hem fuel oil hem de doğal gazla çalışabilen çift yakıtlı sisteme dönüştürülebileceğini teknik detaylarıyla anlattı. Dünyada Malta gibi ada ülkelerinin bu yakıt dönüşümünü başarıyla gerçekleştirdiğini aktaran Avcıoğlu, Kıbrıs Türk halkının bu enerji denkleminin merkezinde eşit söz hakkıyla yer alabilmesi için, yatırımları heba etmeden liyakatli kadrolarla yasal mevzuatı ve teknik altyapıyı acilen tamamlaması gerektiği uyarısıyla sözlerini tamamladı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.