İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Birliği: Kamu ve özel sektörde yaşanan iş kazaları önlenebilirdi
İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Birliği Yönetim Kurulu, son dönemde yaşanan iş kazalarının kamu ve özel sektörde ciddi tedbirlerin alınması gerektiğini gösterdiğini belirtti. Birlik, tüm sektörlerde denetimlerin artırılması ve çalışanlara gerekli eğitim, ekipman ve kişisel koruyucu donanımların sağlanması çağrısında bulundu.
İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Birliği Yönetim Kurulu, ülkede son dönemde yaşanan iş kazalarının hem kamu hem de özel sektörde ciddi tedbirlerin alınması gerektiğini gösterdiğini belirtti. Birlik, kazaların önlenmesi için yalnızca çalışanların eğitilmesi ve bilinçlendirilmesinin yeterli olmadığını, çalışanlara doğru ekipman, araç-gereç ve kişisel koruyucu donanımların da sağlanması gerektiğini vurguladı.
İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Birliği Yönetim Kurulu tarafından yayımlanan basın bildirisinde, ilgili bakanlık olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılacak denetimlerle İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın uygulanıp uygulanmadığının kontrol edilmesi ve gerekli yaptırımlar ile tedbirlerin fiilen hayata geçirildiğinin denetlenmesi gerektiği ifade edildi.
KKTC’de uygulanmakta olan 35/2008 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın açık hükümler içerdiğine dikkat çekilen açıklamada, kamu kurumları da dahil olmak üzere her işverenin çalışanların sağlığını ve teknik altyapının güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu belirtildi.
Açıklamada, yasanın yalnızca özel sektörü değil, kamu kurum ve kuruluşlarını da kapsadığı ve kamu kurumlarının da yasa ile bu yasa kapsamında çıkarılan tüzüklere uymak ve uygulamak zorunda olduğu kaydedildi.
“ÖLÜMCÜL VEYA CİDDİ YARALANMA BEKLENMEDEN DENETİM YAPILMALI”
Perşembe günü farklı sektörlerde faaliyet gösteren bir kamu kuruluşu ve özel sektörde meydana gelen kazalar sonucunda yaralanan çalışanların Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi gördüğü belirtilen açıklamada, yaralanan emekçilere acil şifalar dilendi.
Söz konusu kazaların İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın önemini yeniden gündeme taşıdığı ifade edilen açıklamada, her gün ülke genelinde farklı sektörlerde meydana gelen iş kazalarının da ivedilikle ele alınması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, ölümcül veya ciddi yaralanmaların meydana gelmesinin beklenmeden tüm sektörlerde denetimlerin ve gerekli uygulamaların yapılması gerektiği belirtilerek, “Bugün elektrik ve tarım sektöründe gerçekleşmiş olabilir, yarın bir başka sektörde veya yine aynı sektörde olmayacağı anlamına gelmez” ifadelerine yer verildi.
“İŞVERENİN YÜKÜMLÜLÜĞÜ RİSKLERİ ÖNLEMEKTİR”
İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası kapsamında çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak amacıyla mesleki risk ve tehlikelerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil gerekli her türlü önlemin alınması, iş organizasyonunun yapılması ve koruyucu araç-gereçlerin sağlanmasının işverenin yükümlülüğünde olduğu hatırlatıldı.
Elektrik trafosunda meydana gelen kazanın daha ağır sonuçlar doğurmadan atlatıldığı belirtilen açıklamada, KIB-TEK bünyesinde yapılacak iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları ile alınacak önlemler sayesinde bu tür yaralanmaların önüne geçilebileceği ifade edildi.
Kurum bünyesinde gerçekleştirilen ağır ve tehlikeli işlerin yürütülmesi sırasında çalışanlara verilmesi gereken araç, gereç ve ekipmanların öneminin bir kez daha ortaya çıktığı kaydedildi.
“TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNDE RİSKLER YÜKSEK”
Aynı gün meydana gelen bir diğer kazada ise kullandığı balya makinesine kapılan bir tarım işçisinin ağır şekilde yaralandığı belirtilen açıklamada, tarım ve hayvancılık sektörünün kullanılan ağır makineler ve kimyasal maddeler nedeniyle kaza riski yüksek sektörlerden biri olduğu ifade edildi.
Avrupa Birliği ve Türkiye’deki kaza istatistiklerine göre tarım ve hayvancılık sektörünün iş kazalarında ilk beş sırada yer aldığı belirtilen açıklamada, balya makinesi gibi makinelerin deneyimli ve ehil kişiler tarafından kullanılması gerektiği vurgulandı.
Bu makinelerin düzenli bakımlarının yapılması, eksik veya arızalı parçalarının bulunmaması ve mekanik koruyucularının takılı olması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, bilgisiz, eğitimsiz ve çevresiyle iletişim kuramayan kişilerin bu makineleri kullanmasının hem kendileri hem de çevredeki diğer çalışanlar açısından büyük tehlike oluşturduğu kaydedildi.
İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın da emrettiği üzere, işverenlerin eğitimlerin verilmesinden, uygun çalışma koşullarının ve makinelerin sağlanmasından ve makine bakımlarının yapılmasından sorumlu olduğu ifade edildi.
Tarım ve hayvancılık sektöründeki risklerin bunlarla sınırlı olmadığı belirtilen açıklamada, biyolojik, elektriksel ve ergonomik risk faktörlerinin yanı sıra çalışanların barınma ortamlarıyla ilgili risklerin de değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerektiği vurgulandı.
“İNSAN HAYATI HİÇBİR MALİYET HESABININ MAZERETİ OLAMAZ”
İnsan hayatının hiçbir ihmalin veya maliyet hesabının mazereti olamayacağı vurgulanan açıklamada, yasa ve tüzüklerin kamu veya özel sektör ayrımı gözetilmeksizin uygulanması ve denetlenmesi gerektiği belirtildi.
Uygulama ve denetimlerin tüm sektörlere yaygınlaştırılabilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı Çalışma Dairesi bünyesinde İş Sağlığı ve Güvenliği Birimi kurulması gerektiği ifade edildi.
Denetim ve eğitimlerle meydana gelebilecek kazaların önlenebileceği ve tüm emekçilere sağlıklı ve güvenli çalışma koşullarının sağlanabileceği belirtilen açıklamada, iş kazalarında yaralanan emekçilere yeniden acil şifalar dilendi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.