Ötüken’de kırsal kesim arazileri: Mesele hakkın teslimi değil, partizanlık ve adalet meselesi
CTP İskele Milletvekili Fide Kürşat, Ötüken’deki kırsal kesim arazilerinin dağıtımı üzerinden İçişleri Bakanı Durdun Oğuz’a yanıt verdi. Kürşat, “Mesele Ötüken değildir” diyerek Kilitkaya, Ardahan ve birçok yerde yaşanan dağıtımlara dikkat çekti; seçim yasaklarının hemen öncesinde yapılan işlemlerin zamanlamasının açıklanmasını istedi.
CTP İskele Milletvekili Fide Kürşat’ın İçişleri Bakanı Dursun Oğuz’a yönelik açıklaması şöyle;
“Dün İçişleri Bakanı Durdun Oğuz, kırsal kesim arazilerinin dağıtımıyla ilgili yöneltilen sorular ve eleştiriler üzerine şahsımı işaret ederek usulsüzlük ve partizanlık yapılmadığını ileri sürdü. O sırada bir televizyon programında olduğum için kendisine yanıt verme fırsatım olmadı. Bu nedenle, Ötüken’de yaşananları ve asıl eleştirdiğimiz meseleyi kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
Ötüken’deki durum son derece açıktır. Köyümüzde iki yıldır çalışma yapılmış, kırsal kesim arsaları açılmış ve yeterli sayıda arazi hazırlanmıştır. Ağustos ayından sonra yapılan dağıtımda başvuran herkese arsa verilmiştir.
Ötüken benim köyüm. Yıllardır CTP’nin birinci parti olduğu, farklı siyasi görüşlerden insanların yaşadığı, ancak ağırlıklı olarak CTP’ye destek veren yurttaşlarımızın bulunduğu bir köydür. Muhtarımızın da ciddi gayretleriyle köylülerimize kırsal kesim arazileri dağıtılmıştır.”
“ÇÜNKÜ BU BİR LÜTUF DEĞİL, VATANDAŞIN HAKKIDIR”
“Çünkü bu bir lütuf değil, vatandaşın hakkıdır. Yeterli arazi bulunduğu koşullarda, başvuru yapan köylülerimizin Ağustos ayında dağıtılan arsalardan yararlanması son derece doğaldır. Ötüken’de CTP’lilerin de arsa almış olması, tek başına herhangi bir usulsüzlük ya da partizanlık yapılmadığı anlamına gelmez.
Ancak meseleye yalnızca Ötüken üzerinden bakmak, asıl sorunu görmezden gelmektir. Kilitkaya, Ardahan ve birçok yerde, yeterli arazi bulunmadığı gerekçesiyle CTP’lilerin listelerden çıkarıldığı, buna karşılık seçim öncesinde kırsal kesim arazilerinin dağıtıldığı bir süreç yaşanmıştır. Benim itirazım ve eleştirim de tam olarak bu noktadadır.
Sayın Bakan’ın beni örnek göstermesini manidar buluyorum. Zira seçim öncesinde gerçekleştirilen bu partizan dağıtımları en fazla eleştiren milletvekillerinden biri olduğumu hatırlatmak isterim.”
“DEVLET YÖNETMEK, SON DAKİKA BAHANELERİ ÜRETMEK DEĞİLDİR!”
“Devlet yönetmek, son dakika bahaneleri üretmek değildir!
Seçim yasaklarına saatler kala kırsal kesim arsalarının kura çekimini gerçekleştirip, ardından bunu “yoğunluk” gerekçesiyle açıklamak, kamuoyunun yönelttiği soruları ortadan kaldırmaz.
Madem her şey usulüne uygundu ve ortada hiçbir sorun yoktu, bu işlemler neden aylar öncesinden değil de seçim yasaklarının hemen eşiğinde yapıldı? Devletin takvimi mi sıkıştı, yoksa seçim hesabı mı ağır bastı?
Üstelik eleştirilere yanıt vermek yerine başka kişilerin nereli olduğunu veya hangi siyasi partiye mensup olduğunu gündeme taşımak, asıl sorulara cevap vermek değildir. Hiç kimsenin siyasi kimliği, yapılan işlemlerin zamanlamasına ilişkin haklı soruları ortadan kaldırmaz.”
“KIRSAL KESİM ARSALARI BİR HÜKÛMETİN LÜTFU DEĞİLDİR”
“Kırsal kesim arsaları bir hükûmetin lütfu, bir bakanın şahsi başarısı ya da herhangi bir siyasi partinin seçim malzemesi değildir. Bunlar vatandaşın hakkıdır. Vatandaşın hakkını teslim etmekle övünmek yerine, bu hakkın zamanında, adil ve şeffaf biçimde kullandırılmasını sağlamak devletin görevidir.
Asıl mesele, kime arsa verildiği üzerinden siyasi savunma yapmak değil; kamu gücünün neden seçim yasaklarının hemen öncesinde bu şekilde kullanıldığını açıklamaktır.
İşlerinizi zamanında yapamadıysanız bunun gerekçesini yalnızca yoğunlukla açıklayamazsınız. Kamu hizmetlerinin yürütülmesindeki gecikmelerin ve kararların zamanlamasının hesabı verilmelidir. Zamanlama kamuoyunda soru işaretleri yaratıyorsa, bu sorulara cevap vermek de kamu yönetiminin sorumluluğudur.”
“BİZİM İTİRAZIMIZ, VATANDAŞLARIMIZIN KIRSAL KESİM ARAZİSİ ALMASINA DEĞİL”
“Bizim itirazımız, vatandaşlarımızın kırsal kesim arazisi almasına değil; bu hakkın siyasi hesaplara göre kullandırılmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yöneliktir.
Halkın hakkını seçim hesabına alet etmeyin. Vatandaşın hakkını siyasi bir lütuf gibi sunmayın. Devleti yönetmenin sorumluluğunu üstlenin ve kamuoyunun sorularına cevap verin!”
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.