Arıklı'dan CTP'ye: Türkiye bankaları para vermezse 13. maaşı nasıl ödeyeceksiniz?
YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, CTP’nin iktidara gelmesi durumunda, Türkiye Cumhuriyeti’nin şube bankalarının gerekli parayı vermemesi halinde 13’üncü maaşın nasıl ödeneceğini açıklaması gerektiğini söyledi.
Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı, Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan ve Gökhan Altıner’in hazırlayıp sunduğu Sabah Postası isimli programa konuk oldu.
Erhan Arıklı, seçim hedeflerinden anket sonuçlarına, parti içindeki birlik ve beraberlikten son yaşanan gemi kazası üzerinden yapılan eleştirilere, CTP ile olası bir koalisyon ihtimalinden Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilere kadar gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Seçim hedeflerinin 15 milletvekili olduğunu ancak anketlerde 9 milletvekiliyle göründüklerini kaydeden Arıklı, köy ziyaretlerinde seçmenlerin tepkisini gözlemlediklerini belirtti. Geçmişte başka partilerde yer almış kişilerin de evlerini ziyaret ettiklerini anlatan Arıklı, bu kişilerin son yaşanan haksızlık nedeniyle tepkili olduklarını ve bunu sandıkta göstermekte kararlı olduklarını söyledi.
1988 yılından beri siyasetin içinde olduğunu belirten Arıklı, ilk defa kaç milletvekili çıkaracaklarını söylerken kendisinin de net bir sayı veremediğini ifade etti. Geçmişte parti içinde sürekli bir çekişme yaşandığını ancak bugün büyük bir birlik ve beraberlik içerisinde hareket ettiklerini kaydeden Arıklı, herkesin partinin kazanması için çalıştığını vurguladı.
“BARAJ 8 BİN 500 OYA TEKABÜL EDİYOR”
Türkiye Cumhuriyeti’nde yapılan anketlerde de üç partili bir meclis tablosunun ortaya çıktığını ifade eden Arıklı, seçimlere katılımın yüzde 70 olması halinde barajın yaklaşık 8 bin 500 oya karşılık geleceğini belirtti. Geçmişte barajın 5 bin 200 oy civarında olduğunu anımsatan Arıklı, bu nedenle barajı aşmakta zorlanan partilerin yeni koşullarda daha da zorlanacağını söyledi.
YDP’nin Yüksek Seçim Kurulu’na kayıtlı üye sayısının 13 bin 400 olduğunu ifade eden Arıklı, bunların 11 bin 500’ünün YSK tarafından kaydedildiğini, yaklaşık 3 bin kişinin ise diğer partilerin henüz onay vermemesi nedeniyle beklemede olduğunu ifade etti.
YDP’nin ülkenin en büyük ikinci siyasi partisi olduğunu kaydeden Arıklı, milletvekili sayısı konusunda tahmin yürüttüğünde bazı kişilerin kendisine tebessüm ettiğini belirterek, “Gidin bakın YSK kaç diyor” ifadelerini kullandı.
“BAŞBAKANA DA FİKRİ ATAOĞLU’NA DA KIRGINIM”
Arıklı, son yaşanan gemi kazası üzerinden kendisine yönelik eleştirilere de değinerek Başbakan Ünal Üstel’e ve Fikri Ataoğlu’na kırgın olduğunu söyledi.
Başbakanın olayla ilgili farklı bir açıklama yapması halinde durumu daha anlayışla karşılayabileceğini belirten Arıklı, Üstel’in, “Ulaştırma Bakanı’nın hatası olduğuna inanmıyoruz ama soruşturmanın selameti veya kamuoyu baskısını göğüsleme açısından kendisini dinlenmeye alıyoruz” şeklinde bir açıklama yapması halinde bunu anlayışla karşılayabileceğini ifade etti.
Kazanın öğle saatlerinde meydana geldiğini, saat 15.00 civarında polisin gemiye ait bütün bilgilere el koyduğunu söyleyen Arıklı, bu aşamadan sonra hangi bilgilerin karartılabileceğini sorguladı.
İlk kez gemi kazası yaşanmadığını, dünyanın farklı yerlerinde benzer olayların meydana geldiğini belirten Arıklı, kazaların yaşanmamasını temenni ettiklerini ancak bu tür olayların gerçekleşebildiğini kaydetti.
“HANGİ ÜLKEDE GEMİ KAZASINDAN SONRA BİR BAKAN İSTİFA ETMİŞ?”
Siyasi sorumluluk gereği istifa etmesi gerektiğini söyleyenlere de yanıt veren Arıklı, “Hangi ülkede gemi kazasından sonra bir bakan istifa etmiş” diye sordu.
Bir otobüsün hatalı sollama yapması sonucu meydana gelen kazada insanların hayatını kaybetmesi durumunda sorumluluğun doğrudan bakana yüklenip yüklenemeyeceğini sorgulayan Arıklı, uçak kazası örneğini de verdi. Pilotun hata yapması sonucu uçağın düşmesi halinde bakanın suçlu sayılıp sayılmayacağını soran Arıklı, gemi kazasıyla ilgili değerlendirmelerin de bu çerçevede yapılması gerektiğini savundu.
Olayın ardından insanların konuya yaklaşımını gördüğünü belirten Arıklı, bu nedenle çok üzgün olduğunu söyleyemeyeceğini ifade etti.
1988 yılından bu yana siyasette olduğunu yineleyen Arıklı, yaşananların kendisi için bir tecrübe olduğunu söyledi. Dört buçuk yıllık yol arkadaşlarının kendisini birkaç oy uğruna “arkadan vurduğunu” gördüklerini ifade eden Arıklı, yaşananlara tepki gösterdi.
Arıklı, “Bu bana bir tecrübe oldu. 4 buçuk yıllık yol arkadaşların seni nasıl 3-5 oy uğruna arkadan vuruyor görmüş olduk” ifadelerini kullandı.
SALAHİ ŞAHİNER’E YÖNELİK ELEŞTİRİ: “CTP’NİN EN BÜYÜK DEZAVANTAJLARINDAN BİRİ”
Bir gazetede CTP Milletvekili Salahi Şahiner’in “Arıklı’nın bastığı yerde ot bitmez” sözünü gördüğünü belirten Arıklı, olası bir koalisyon senaryosu üzerinden değerlendirmede bulundu.
Seçimden sonra CTP ile koalisyon kurmaları halinde karşısında Salahi Şahiner’in bulunacağını ifade eden Arıklı, Şahiner’i CTP’nin en büyük dezavantajlarından biri olarak nitelendirdi.
Telekom meselesiyle ilgili açıklamalarını da eleştirdiği Şahiner’in, “İsrail’in Gazze’ye bile böyle bir şey yapmadığını” söylediğini aktaran Arıklı, bu tür açıklamaların siyasi açıdan sorun yarattığını kaydetti.
CTP’nin iktidara gelmesi halinde 12. veya 13. maaş ödemeleri için Türkiye Cumhuriyeti’nden yardım isteyeceğini dile getiren Arıklı, ardından Türkiye’nin neden CTP’yi istemediğinin sorgulandığını söyledi.
Arıklı, “Bu adamları susturun. Hiç olmazsa seçim döneminde susturun. Bu partinin önünü kesiyor bu insanlar” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE İLE AYNI İLİŞKİYİ KURMADAN İKTİDAR OLMANIZ MÜMKÜN DEĞİL”
CTP Milletvekili Erkut Şahali ile yaptığı konuşmaya da değinen Arıklı, Şahali’ye 2003-2009 döneminde Türkiye Cumhuriyeti ile iyi bir ilişki ortamı yakaladıklarını söylediğini aktardı.
Arıklı, CTP’nin iktidara gelebilmesi için aynı ilişki ortamını yeniden oluşturması gerektiğini kaydetti.
Türkiye Cumhuriyeti’nin şube bankalarının gerekli parayı vermemesi halinde 13’üncü maaşın nasıl ödeneceğinin açıklanması gerektiğini belirten Arıklı, CTP’nin bu soruya yanıt vermesini istedi.
Arıklı, bir tarafta Salahi Şahiner gibi isimlerin açıklamalarının bulunduğunu, diğer tarafta ise UBP’nin kendilerini kısa süre önce “arkadan hançerlediğini” düşündüklerini söyledi.
Buna rağmen UBP’nin Türkiye Cumhuriyeti ile iyi ilişkiler içerisinde olan bir parti olduğunu belirten Arıklı, UBP’nin Türkiye’ye çeşitli sözler verdiğini ancak bunların büyük bölümünü yerine getirmediğini de söyledi.
Arıklı, bu durumun değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “O zaman iki adım geri atıp bir daha düşünmek gerekiyor” dedi.
Seçim sonrasında ortaya çıkacak tabloya ve olası koalisyon seçeneklerine ilişkin soruların yanıtı için 6 Aralık’ı görmek gerektiğini kaydeden Arıklı, değerlendirmelerin seçim sonuçlarının ardından daha net yapılabileceğini ifade etti.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.