İÇ HABERLER
okuma süresi: 10 dak.

KSP’den 6 Aralık öncesinde 4 maddelik manifesto: Örgüt ve bireylere birlikte mücadele çağrısı

KSP’den 6 Aralık öncesinde 4 maddelik manifesto: Örgüt ve bireylere birlikte mücadele çağrısı

Kıbrıs Sosyalist Partisi, 6 Aralık seçimleri öncesinde tam bağımsızlık, doğrudan demokrasi, stratejik kamulaştırma ve enternasyonalist birlik başlıklarından oluşan 4 maddelik manifesto önerisini açıkladı. KSP, örgütleri, siyasi partileri ve bireyleri ortak mücadele etrafında birleşmeye davet etti.

Yayın Tarihi: 19/10/26 10:09
Güncelleme Tarihi: 19/10/26 11:19
okuma süresi: 10 dak.
KSP’den 6 Aralık öncesinde 4 maddelik manifesto: Örgüt ve bireylere birlikte mücadele çağrısı

Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP), örgütler ve bireylere ortak bir manifesto etrafında birleşme çağrısında bulundu.

KSP'nin açıkladığı manifestoda, 6 Aralık 2026’da yapılacak genel seçimler dolayısıyla yapılan çağrının yalnızca seçim iş birliği değil, Kıbrıs’ın yabancı devletler tarafından adeta "bir uçak gemisine" çevrilmesi ve emperyalist etkilerden kurtarılması hedefiyle uzun vadeli ortak mücadele önerisi olduğunu belirtildi.

KSP açıklamasında, Adadaki tüm yabancı askeri varlıkların sonlandırılması, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi, doğrudan demokrasi uygulamalarının geliştirilmesi ve kamusal hizmetlerin güçlendirilmesi gerektiği savunuldu.

Parti ayrıca emekçilerin haklarının korunması, çalışma saatlerinin 4 saate düşürülmesi, özel hastane, üniversite ve kilise/vakıf ile büyük toprak sahiplerinin mallarında kamulaştırma ve ücretsiz sağlık ile eğitim hizmetleri hedeflerini sıraladı.

KSP, Rum, Türk, Maronit, Ermeni ve adada yaşayan tüm emekçilerin birlik içinde hareket etmesini isteyerek, milliyetçilik ve ayrımcılığa karşı ortak mücadele çağrısı yaptı ve 'bağımsız, demokratik ve birleşik Kıbrıs' hedefi doğrultusunda toplumsal kesimleri manifesto etrafında birleşmeye davet etti.

Kıbrıs Sosyalist Partisi’nden yapılan açıklama şöyle:

"Ülkemiz Kıbrıs yıllardır işgal altındadır. Kuzeyi NATO planı uğruna 1974’te işgal edilmiş, güneyi AB’ye teslim edilmiş, yüzde 3’lük toprağı ise 'egemen üs bölgesi' adıyla Büyük Britanya’nın egemenliğine terkedilmiştir.

Bu koşullar altında Kıbrıs halkının görece nicel güçsüzlüğüne bir de siyasal güçsüzlüğü, emperyalist politika ve uygulamaların etkisinden bir türlü kurtulamaması eklendiğinde durumun vehameti hepimizin malumudur.
Bu koşullarda, güçsüzlüğümüzü güçlülüğe çevirmemiz amacıyla güçlerimizi birleştirmekten başka çaremiz yoktur.

Her birliğin, birlikte mücadelenin ortaklaşacağı asgari bir temel kaçınılmazdır. Böylesi bir siyasal hedefler temeli yaratılmadan ortak mücadele vermek hem mümkün değildir, hem de zorlandığında sonunun hüsranla sonuçlanması kaçınılmazdır.
Bu anlayış doğrultusunda Kıbrıs Sosyalist Partisi, tüm örgüt ve partilere, tüm yurtsever ve özgürlük düşkünü bireylere asgari ortak bir siyasal temelde birlikte mücadele önermektedir.

Bu önerimiz, sırf bir seçim birlikteliği önerisi değil, seçim atmosferinden de yararlanarak ülkemizin işgallerden ve emperyalist tahakkümden kurtarılması, halkımızın kendi yurdunda egemen güç haline getirilmesi için birlikte mücadele önerisidir.
Kıbrıs Sosyalist Partisi alttaki 4 maddede özetlenmiş temel siyasal pozisyon ve hedeflerin birliğimizin manifestosu olmasını önermektedir.

Birlikte mücadele için manifesto önerimiz:

1- EMPERYALİST TAHKKÜME VE SAVAŞ MAKİNESİNE KARŞI TAM BAĞIMSIZLIK

  • Kıbrıs’ın bir 'batırılamaz uçak gemisi' ve askeri yığınak alanı haline getirilmesine son verilmlidir. Britanya Egemen Üsleri (SBA) derhal kapatılmalı, adadaki tüm yabancı askeri varlıklar (Türkiye, Yunanistan, İngiltere, İsrail, Fransa, BM ve ABD askeri birlikleri ve üsleri) ve garantörlük antlaşmaları koşulsuz olarak reddedilip tasfiye edilmelidir.

  • BM, ABD, Britanya, AB, Türkiye ve Yunanistan merkezli emperyalist müdahaleler reddedilmeli; ülkemizin geleceği dış odakların pazarlıklarına bırakılmamalıdır.

  • Orta Doğu’da meydana gelen herbir çatışma ortamında halkımızın iradesi dışında ülkemizin de savaşa dahil edilmesi nerdeyse kaçınılmaz hale getirilmiştir. Çünkü, ne kuzeye, ne de güneye egemen olan Kıbrıs halkı değil, ülkemizi işgal altında tutan, egemen olan emperyal güçler ve onların yerli işbirlikçileridir.

  • Kıbrıs halkı kendi ülkesinde egemen olmalıdır!

    Kıbrıs’ın bağımsızlığı, halkının özgürlüğü için mücadele eden herbir örgüt ve partinin, herbir yurtsever bireyin birinci görevi ülkesini bu emperyalist tahakkümden kurtarmak için mücadele etmek olmalıdır.

  • Yani, Anglo Amerikan emperyalizmine, onların elinde bir enstrüman olan NATO ve BM’ye, onların savaş işbirlikçileri AB emperyalist tahakkümüne karşı çıkmayı siyasetimizin merkezine koymalıyız.

    Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini, ülkesinin kendi halkının egemen olduğu bir barış adası haline getirilmesinin tek yolu budur!

2- SİYASAL DEMOKRASİ MEVCUT KOŞULLARDA EN DEMOKRATİK YÖNETİM ŞEKLİDİR

  • Her halk, demokrasi ile yönetilmeyi hakeder. Çünkü demokrasi, halkın kendi kendini yönetmesidir. Egemen bir halk ancak kendi kendini yönetme becerisini ortaya koyabilir.

  • Halkın değil de, burjuvaların elinde demokrasi 'temsili parlamenter sistem' adıyla tam bir tuzak ve aldatmaca sistemine dönüştürülmüştür. Temsili parlamenter sistem, 4-5 yılda bir sandığa gidilerek TC sömürge yönetiminin sömürü düzeninin meşrulaştırıldığı bir tiyatrodan ibarettir.

  • Seçimleri, burjuva düzeni reforme etmek için değil, kitleleri devrimcileştirmek ve halkın öz gücünü örgütlemek için bir araç olarak ele almalıyız.

  • İçinde bulunduğumuz teknolojik evre, internet ve bilgisayar ağları üzerinden her vatandaşın her karara anlık katıldığı Doğrudan Demokrasi’yi teknik olarak mümkün kılmaktadır.

    Yerel yönetimlerden genel ülke yönetimine kadar aracı siyasetçiler ve bürokratik aygıt süreç içinde sönümlendirilmeli; karar alma yetkisi internet üzerinden kitlelerin doğrudan onayına sunulamalıdır.

    Temsilciler halkın iradesine uymak zorundadır ve istenildiği an halk tarafından görevden alınabilmelidirler.

    Demokrasi mücadelesi seçimlerle sınırlı bir mücadele değildir. Belli başlı toplumsal mücadeleler içindeki çalışmaların da kitleleri dogrudan demokratik karar alma mekanizmalarına yönlendirmelidir.

    Örneğin: işçi hakları, düşük ücretler, hayat pahalılığı, taşeronlaşma, özelleştirmeler, kamu hizmetleri, gençlerin gelecek sorunu, barınma, yerel doğrudan demokrasi örnekleri olarak belediyelerde mahalle/köy meclisleri!

    Otomasyonla Bolluk Toplumu, 4 Saatlik İş Günü ve Kamusal Haklar

  • Üretimde otomasyon ve mikroçip teknolojisinin sağlayacağı verimlilik artışı, sermayenin kârı için değil, toplumun ihtiyaçları için kullanılmalıdır.

  • Zorunlu çalışma süreleri radikal bir şekilde düşürülerek iş gününün 4 saate indirilmesi; artan serbest zaman kitlelerin kendilerini geliştirmesi, bilime, sanata ve devlet yönetimine doğrudan katılımı hedeflenmelidir.

3- STRATEJİK KAMULAŞTIRMA VE MÜLKİYETİN HALK ADINA DEVRİ

  • Tüm bankalar (kooperatifler hariç), büyük sanayi işletmeleri, yabancı tekel tesisleri, Kilise ve Vakıf arazileri ile büyük toprak sahiplerinin mülkleri karşılıksız olarak devletleştirilmişdir.

  • Ayrıca, Özel hastaneler ve özel üniversiteler kamulaştırılarak tüm halka parasız, nitelikli sağlık ve eğitim hizmeti sunulması hedef olmalıdır. Temiz içme suyu ve toplu taşıma kamusal hizmet olarak ücretsiz ve kaliteli hale getirilmelidir. Boşaltılacak askeri üs alanları ve devletleştirilen büyük topraklar; zorunlu göçlerden, savaşlardan ve yıkımlardan zarar görmüş yurttaşların, topraksız köylülerin, evsiz işçiler ve emekçilerin dükkan, konut ve üretim amacıyla kullanımına verilmelidir.

4- ENTERNASYONALİST SINIF KARDEŞLİĞİ VE IRKÇILIĞA KARŞI BİRLİK

  • Şovenizm, milliyetçilik ve dini düşmanlıklar burjuvazinin işçi sınıfını bölmek için kullandığı zehirlerdir. Rum, Türk, Maronit, Ermeni ve adada yaşayan tüm emekçilerin enternasyonalist birliği savunulmalıdır.

  • Türkiye’den veya başka ülkelerden gelen göçmen emekçilerin rejimin piyonu haline getirilmesine karşı mücadele etmeli, bu sınıf kardeşlerimiz işgallere, emperyalist tahakküme ve emeğin sömürülmesine karşı mücadelemizin neferleri haline getirilmelidir. Kıbrıs’ın bağımsızlığı, yeniden birleştirilmesi mücadelemize katılan tüm emekçilere eşit vatandaşlık hakları tanınmalı; adanın genelinde 'eşit işe eşit ücret' ve aynı iş yasaları tavizsiz uygulanamalıdır. Karma evlilik yapan eşlerin ve doğan çocuklarının vatandaşlık, kimlik ve diğer anayasal haklarını gasp eden ırkçı ve ayrımcı burjuva yasaları lağv edilmelidir.

  • Kıbrıs’ın bağımsızlığını Kıbrıs halklarının özgürlüğü, barış ve refah içinde yaşayabilmesi ABD, İngiltere, AB üyesi ülkeler; Türkiye Yunanistan işçilerinin kendi ülkelerinde Kıbrıs’a karşı kötü amaçlara sahip olan emperyalist burjuvalarının Kıbrıs aleyhine olan faaliyetlerini engellemeleri şarttır.

    Bu ülkelerin işçilerinin Kıbrıs’ta özgürlük, barış ve doğrudan demokrasiyi desteklemeleri, yani işçi sınıfının enternasyonal dayanışmasını zorunlu kılar ve bundan ayrı olarak ele alınamaz. Kıbrıs halkının işçileri, emekçileri ve ezilen kesimleri tüm dünyanın anti-emperyalist güçlerini Kıbrıs’taki emperyalist güçlerin barbar faaliyetlerine karşı ittifakı için çalışmaya ve halkımızın emperyalizm karşıtı birliğini desteklemeye çağırır.

GELECEK ÖRGÜTLÜ EMEĞİN VE HALKINDIR

6 Aralık 2026 Seçimleri, sömürgeci düzenin aktörleri ile kitlelerin devrimci seçeneği arasındaki kavgada önemli bir mevzidir. Tüm kendine devrimci, yurtsever diyen siyasi partileri, işçileri, yoksul köylüleri, gençliği ve aydınları, yukarıda ortaya konan Manifesto etrafında birleşmeye ve birlikte mücadeleyle kendi geleceğimize doğrudan sahip çıkmaya çağırıyoruz!"

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.