KSP: Kıbrıs sorununun çözümü emperyalist sistemden kopuşla mümkün
KSP, Kıbrıs sorununun temelinde emperyalist müdahaleler ve bölgesel güç mücadelelerinin bulunduğunu savunarak İngiliz üslerinin kapatılması, garantörlük sisteminin kaldırılması ve tüm yabancı askerlerin adadan çıkarılması çağrısı yaptı. Parti, çözüm için işçi sınıfı öncülüğünde Anti-Emperyalist Birleşik Cephe Hükümeti kurulmasını önerdi.
Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP), anti-emperyalist anlayışına ilişkin yayımladığı açıklamada, Kıbrıs sorununun temelinde emperyalist müdahalelerin ve bölgesel güç mücadelelerinin bulunduğunu savundu. Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) çerçevesinde yürütülen çözüm arayışlarını eleştiren parti, yabancı askeri üslerin kapatılması, garantörlük sisteminin kaldırılması ve tüm yabancı askerlerin adadan çıkarılması çağrısında bulundu. KSP, çözüm için işçi sınıfı öncülüğünde Anti-Emperyalist Birleşik Cephe Hükümeti kurulmasını önerdi.
Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP), Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'deki siyasi gelişmelere ilişkin anti-emperyalist yaklaşımını ortaya koyan kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Kıbrıs sorununun yalnızca iki toplum arasındaki etnik veya kültürel anlaşmazlıklarla açıklanamayacağını belirten parti, adadaki bölünmüşlüğün temelinde İngiliz sömürgeciliği, ABD'nin bölgesel politikaları, NATO ve garantör devletlerin müdahalelerinin bulunduğunu ileri sürdü.
BM parametreleri, AB müktesebatı ve iki bölgeli, iki toplumlu federal çözüm modellerini de eleştiren KSP, mevcut diplomatik girişimlerin Kıbrıs'ın bağımsızlığını ve kalıcı barışı sağlayamayacağını savundu.
Açıklamada, İngiliz egemen üslerinin kapatılması, garantörlük antlaşmalarının kaldırılması ve BM Barış Gücü dâhil tüm yabancı askeri unsurların adadan çıkarılması gerektiği vurgulandı. KSP, mevcut siyasi ve ekonomik düzene alternatif olarak işçi sınıfı öncülüğünde kurulacak Anti-Emperyalist Birleşik Cephe Hükümeti modelini gündeme getirirken bankaların, büyük sanayi kuruluşlarının ve belirli mülklerin kamulaştırılmasını da önerdi.
Kıbrıs'ın kuzey ve güneyindeki emekçilerin ortak mücadelesine dikkat çeken parti, eşit vatandaşlık hakları, doğrudan demokrasi ve ekonomik planlama temelinde yeni bir siyasal düzen hedeflediğini belirtti.
KSP'nin basın açıklamasının tam metni şöyle:
Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP), Kıbrıs ve Doğu Akdeniz coğrafyasındaki siyasal gelişmeleri diyalektik ve tarihsel materyalist yöntemle ele alan devrimci bir işçi sınıfı partisidir. KSP’nin ideolojik ve politik çizgisinin merkezinde anti-emperyalizm yer alır. Ancak KSP için anti-emperyalizm, yalnızca soyut bir bağımsızlık söylemi ya da yüzeysel bir dış politika eleştirisi değil; emperyalist-kapitalist dünya sisteminin niteliğini, devlet kuramını, milli meseleyi ve işçi sınıfının iktidar mücadelesini kapsayan bütünlüklü bir devrimci stratejidir.
KIBRIS SORUNUNUN ÖZÜ ULUSAL SORUN VE EMPERYALİST TAHAKKÜM SORUNUDUR
Kıbrıs Sosyalist Partisi siyasetine göre, “Kıbrıs sorunu” olarak adlandırılan ve yarım asrı aşkın süredir devam eden kriz, burjuva ideologlarının iddia ettiği gibi etnik veya dini topluluklar arasındaki milli ya da kültürel bir uyuşmazlıktan kaynaklanmamaktadır. Sorunun gerçek özü, tekelci kapitalizmin azgın ve çürümüş aşaması olan emperyalizmin adamız Kıbrıs’ı Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da bir "batırılamaz uçak gemisi", lojistik hat ve askeri üs olarak kullanma stratejisidir.
Leninist emperyalizm anlayışına dayanan KSP, tekelci sermayenin ve finans oligarşisinin dünya pazarlarını yeniden paylaşma hırsının küçük ve bağımlı ülkelerde ulusal sorunu derinleştirdiğini vurgular. Kıbrıs, 1878’de İngiltere’ye peşkeş çekildiği günden bu yana İngiliz emperyalizminin bölgesel çıkarlarının, ve son 80 yılda Anglo-Amerikan emperyalizminin saldırganlık planlarının nesnesi kılınmıştır. Bu çerçevede KSP, adamızdaki bölünmüşlüğün ve yaşanan çatışmaların asıl sorumlusunun; İngiliz sömürgeciliği, Amerikan emperyalizmi, NATO ve bunların bölgesel maşaları olan "anavatan" (Türkiye ve Yunanistan) burjuvazileri ile yerli işbirlikçi sınıflar olduğunu saptar.
BURJUVA-EMPERYALİST ÇÖZÜM MODELLERİNİN VE BM/AB SAHTEKARLIĞININ TEŞHİRİ.
Kıbrıs Sosyalist Partisi'nin anti-emperyalist anlayışının en ayırt edici yönlerinden biri, Birleşmiş Milletler (BM) parametreleri, Avrupa Birliği (AB) "müktesebatı" ve iki bölgeli-iki toplumlu federal çözüm taslaklarına yönelik tavizsiz eleştirisidir. KSP, bu çözüm arayışlarını "burjuva-emperyalist çözüm türleri" olarak tanımlar.
BM’nin Sınıfsal Niteliği: BM, milletlerin özgürlüğünü veya eşitliğini savunan tarafsız bir uluslararası kurum değil; II. Dünya Savaşı sonrasında ve özellikle 1953’ten sonra Sovyetler Birliği’nin çözülüşünün ardından ABD hegemonyası altında savaş çığırtkanlığı yapan, emperyalist hiyerarşiyi koruyan gerici bir araçtır.
AB İllüzyonu: AB, halkların veya demokrasinin değil, Avrupa tekelci sermayesinin emperyalist bir ittifakıdır. KSP, AB’nin İngiliz Egemen Üslerini kendi hukuki alanının dışında tutarak sömürgeciliğe göz yumduğunu ve emperyalist mülkiyet ilişkilerini onayladığını ortaya koyar.
"Kısır Döngü": Burjuva partilerin (sağ ve sol yelpazedeki) BM koridorlarında veya garantör devletlerin masalarında çözüm araması tam bir "kısır döngü"dür. Emperyalist dünya sistemi içerisinde kalarak Kıbrıs’ın bağımsızlığını, demokrasisini ve barışını elde etmek imkansızla iştigal etmektir.
ÜSLER, GARANTÖRLÜKLER VE ASKERİ VARLIKLARIN KOŞULSUZ TASFİYESİ*
Kıbrıs Sosyalist Partisi'nin anti-emperyalist programı, adamızın bağımsızlığı önündeki tüm askeri ve siyasi ipoteklerin derhal kaldırılmasını şart koşar:
İngiliz Egemen Üslerinin (SBA) Kapatılması: Ağrotur ve Dikelya üsleri ile Amerikan dinleme istasyonları (FLR-9 vb.), Ortadoğu halklarına yönelik saldırıların lojistik merkezleridir. Bu üsler derhal kapatılmalı, toprakları kayıtsız şartsız Kıbrıs halkına iade edilmelidir.
Garantörlük Antlaşmalarının Reddi: 1959-1960 Zürih ve Londra Antlaşmaları, Kıbrıs'ın egemenliğini ayaklar altına alan sömürgeci düzenlemelerdir. Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin garantörlük görevleri ile BM’nin bu görevleri tanıyan kararları yok sayılmalıdır.
Tüm Yabancı Askerlerin Tasfiyesi: Adada bulunan Türk, Yunan, İngiliz ve diğer tüm yabancı askeri unsurlar ile BM Barış Gücü adadan çıkarılmalı; adamız tamamen yabancı askerlerden arındırılmalıdır.
DEVRİMCİ ALTERNATİF ANTİ-EMPERYALİST BİRLEŞİK CEPHE HÜKÜMETİ (AEBCH)
Kıbrıs Sosyalist Partisi, anti-emperyalist mücadeleyi kitlelerin pasif seyirci olduğu diplomatik manevralarla değil, halkın öz gücüne dayanan siyasal bir iktidar alternatifiyle yürütür. Bu alternatif, Anti-Emperyalist Birleşik Cephe Hükümeti (AEBCH) modelidir.
Sınıfsal İttifak ve Program: AEBC; işçi sınıfı önderliğinde yoksul köylülüğün, zanaatkârların, ezilen kitlelerin ve dürüst yurtsever aydınların örgütsel birliğidir.
Ekonomik Temel ve Kamulaştırma: Yabancı tekelci sermayenin ve yerli komprador burjuvazinin iktidarı devrilmeden anti-emperyalist bir zafere ulaşılamaz. Bu nedenle AEBC Hükümeti; bütün bankaları, büyük sanayi tesislerini, yabancı tekel işletmelerini, Kilise, Vakıf ve büyük toprak sahiplerinin mülklerini karşılıksız olarak devletleştirecektir. Devletleştirilen topraklar ve boşaltılan askeri üs alanları topraksız köylülere, evsiz işçilere ve mağdur emekçilere dağıtılacaktır.
Uluslararası Sınıf Cephesi: KSP’nin anti-emperyalist anlayışı dar bir ada yerelliğine hapsolmaz. Parti; Kıbrıs’ın kuzeyi ve güneyindeki emekçilerin yanı sıra Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’deki anti-emperyalist, barış yanlısı ve devrimci-komünist örgütlerle ortak eylem birliğini inşa etmeyi temel bir görev olarak görür.
ENTERNASYONALİST SINIF KARDEŞLİĞİ VE "MİKROÇİP ÇAĞI" VİZYONU
Kıbrıs Sosyalist Partisi, burjuvazinin halkları birbirine kırdırmak için kullandığı şovenizmi, ırkçılığı ve dini gericiliği reddeder. KSP, Türkiye kökenli göçmen emekçileri ("kolonlar") rejimin bir piyonu olarak değil, sınıf kardeşleri olarak değerlendirir. Anti-emperyalist mücadeleye katılan ve ortak vatan idealini benimseyen tüm emekçilere eşit vatandaşlık hakları tanınmalı; adanın genelinde "eşit işe eşit ücret" ve aynı sosyal haklar uygulanmalıdır. Karma evliliklerden doğan çocukların ve eşlerin kimlik ve vatandaşlık haklarını gasp eden burjuva yasalar lağvedilmelidir.
Ayrıca Kıbrıs Sosyalist Partisi, günümüz "Mikroçip Çağı" teknolojisinin ve otomasyon seviyesinin, temsili demokrasi rejimine ve bürokratik devlete olan ihtiyacı ortadan kaldırdığını savunur. İnternet üzerinden kitlelerin anlık kararlarıyla işleyen Doğrudan Demokrasi ve bilgisayarlı ekonomik planlama, anti-emperyalist devrimin zaferiyle birlikte "insanların yönetimi" yerine "nesnelerin idaresini" kuracak teknik zemini oluşturmaktadır.
EMPERYALİST ZİNCİRİ KIBRIS'TA KIRMAK ŞARTTIR
Kıbrıs Sosyalist Partisi’nin anti-emperyalist anlayışı; emperyalist düzene uyum sağlamayı reddeden, burjuva reformizminin illüzyonlarını teşhir eden ve çözümün ancak emperyalist dünya sisteminden kopuşla mümkün olduğunu savunan devrimci-komünist bir hattır. KSP’ye göre Kıbrıs, dünya emperyalist zincirinin zayıf bir halkasıdır. Kıbrıs işçi sınıfı ve emekçi halkı, Anti-Emperyalist Birleşik Cephe saflarında örgütlenip iktidarı eline aldığında, sadece kendi vatanını özgürleştirmekle kalmayacak, Doğu Akdeniz’de ve dünya çapında emperyalizme ağır bir darbe indirerek dünya komünist hareketine tarihsel bir katkı sağlayacaktır.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.