Çeler’den UBP’deki kurultay tartışmalarına: Hiçbir makam, üyelerin demokratik iradesinden üstün değildir
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, UBP’nin milletvekili aday belirleme kurultayında yaşanan tartışmaların parti içi demokrasi, şeffaflık ve hukukun üstünlüğü açısından sorgulanması gerektiğini belirtti. Çeler, siyasi partilerin üyelerinin iradesine saygı göstermesi gerektiğini vurgulayarak, 50 milletvekili adayıyla dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin yazılı taahhütte bulunduklarını açıkladı.
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, UBP’nin milletvekili aday belirleme kurultayında yaşanan tartışmaları değerlendirerek, parti içi demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve halkın iradesine saygının siyasi yaşamın vazgeçilmez ilkeleri olduğunu vurguladı.
Çeler, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“UBP’nin aday belirleme kurultayında yaşananları üzüntü ve endişeyle takip ediyoruz. Ortaya çıkan tabloyu yalnızca bir partinin iç meselesi olarak görmüyoruz. Yıllardır ülkeyi yöneten anlayışın, bugün kendi üyelerinin iradesine ilişkin böylesine ciddi tartışmalarla karşı karşıya kalması hepimiz açısından düşündürücüdür.
Ne yazık ki benzer tartışmalara ilk kez tanıklık etmiyoruz. Faiz Sucuoğlu döneminde yaşanan kurultay krizleri, müdahale iddiaları ve siyasi irade üzerindeki tartışmalar hâlâ hafızalardadır. Bugün yeniden ortaya çıkan soru işaretleri, geçmişte yaşananlardan yeterince ders çıkarılıp çıkarılmadığını sorgulatmaktadır.
Ancak mesele yalnızca UBP meselesi değildir. Hangi siyasi parti olursa olsun, üyelerinin iradesini görmezden gelen, demokratik süreçleri kişisel hesaplara teslim eden her anlayış aynı ölçüde sorgulanmalıdır.
“DEMOKRASİ SANDIKTA BAŞLAR, İRADEYE SAYGIYLA GÜÇLENİR”
Demokrasi yalnızca sandığın kurulmasından ibaret değildir. Sandıktan çıkan iradeye saygı duyulması, seçim süreçlerinin şeffaf yürütülmesi, itirazların tarafsız biçimde değerlendirilmesi ve yöneticilerin hesap verebilmesi, gerçek demokrasinin ayrılmaz parçalarıdır.
Üstelik parti içi demokrasi yalnızca siyasi bir tercih değil, hukuk devletinin de gereğidir. Anayasamızın 71’inci maddesi, siyasi partilerin çalışmalarının ve kararlarının demokratik ilkelere aykırı olamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle parti içindeki demokratik işleyiş, yalnızca yöneticilerin takdirine bırakılamayacak kadar önemlidir.
Kendi içinde demokratik iradeye saygıyı güvence altına alamayan bir siyasi anlayışın, ülke yönetiminde demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne nasıl sahip çıkacağı haklı olarak sorgulanır.
Bir siyasi parti, her şeyden önce kendisine gönül veren insanların emeğiyle ayakta durur. Partisi için kapı kapı dolaşan, gecesini gündüzüne katan, inandığı değerler uğruna mücadele eden insanların emeği son derece kıymetlidir. Siyasi görüşü ne olursa olsun, hiç kimse verdiği emeğin ve duyduğu güvenin böylesi tartışmaların gölgesinde kalmasını hak etmiyor.
Bizim eleştirimizin muhatabı herhangi bir partinin üyeleri veya seçmenleri değil, demokratik süreçleri korumakla sorumlu yönetim anlayışlarıdır. Siyasi görüşlerimiz, sorunlara yaklaşımlarımız ve çözüm yöntemlerimiz farklı olabilir. Ancak bu toprakları sevmenin, adalete inanmanın ve haksızlık karşısında ortak bir vicdan taşımanın parti sınırlarını aşan değerler olduğuna inanıyoruz.
“HALKIN İRADESİ HER TÜRLÜ SİYASİ HESABIN ÜZERİNDEDİR”
Bizim demokrasi anlayışımızda çoğulculuk, katılımcılık ve özgür irade esastır. Siyasi partilerin kendi içlerinde bu ilkeleri yaşatması, farklı görüşlere saygı göstermesi ve üyelerinin iradesini koruması gerektiğine inanıyoruz.
Hiç kimsenin hukukun üzerinde olmadığı, siyasi gücün ayrıcalık sağlamadığı, adaletin kişiye veya partiye göre değişmediği bir yönetim anlayışı hepimizin ortak ihtiyacı olmalıdır.
“TEMİZ SİYASET İÇİN SÖZ DEĞİL, SOMUT ADIM ATTIK”
Uzun zamandır ‘İyi Gelecek’ ve ‘Temiz Siyaset’ diyoruz. Bunların yalnızca sözde kalmaması gerektiğini savunuyoruz. Nitekim 50 milletvekili adayımızla birlikte, kürsü dokunulmazlığı dışındaki tüm milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde yazılı taahhütte bulunarak hesap verebilirlik konusunda somut bir adım attık. Aynı ilkelerin başka siyasi partiler tarafından da sahiplenilmesini memnuniyetle karşılarız. Çünkü temiz siyaset, adalet ve hukukun üstünlüğü herhangi bir partinin tekelinde değildir.
Unutulmamalıdır ki siyasette makamlar geçicidir, insanların emeği ve güveni kalıcıdır. Siyasi partiler yöneticilerin kişisel mülkü değil, üyelerinin ortak iradesiyle var olan demokratik kurumlardır.
Demokrasiyi yalnızca savunmak yetmez, önce kendi içimizde yaşatmalıyız. Çünkü demokrasi parti kapısında bitmez; adalet, dürüstlük ve hukukun üstünlüğü de siyasi tercihlere göre değişmez.
Bu ülkenin geleceği, kişilerin değil ilkelerin, makamların değil halkın iradesinin güçlü olduğu bir demokrasiye bağlıdır”
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.