Akifler: "Özerkleştirme, popülist politikalara karşı önemli bir engel"
Ekonomist Ünal Akifler, Tahsin Mertekci'nin Posta FM'de hazırlayıp sunduğu 'Bam Teli' programına katılarak Elektrik Kurumu'nun özerkleştirilmesi yönünde Bakanlar Kurulu'nun ürettiği kararı değerlendirdi.
Kıbrıs Postası
Özelleştirmenin, mülkiyetin kamudan özele devredilmesi olduğunu belirten Akifler, özelleştirmede mülkiyet ve idarenin özel sektörün elinde toplandığını vurguladı. Özerkleştirmede ise mülkiyetin kamuda kaldığına ancak karar merciinin özerk olduğuna dikkat çeken Akifler, BRT'nin özerk denilmesine karşın özerk olmadığını buna rağmen Almanya Merkez Bankası'nın özerklik taşdığını, Başbakan'ın dahi para basmak için Merkez Bankası'na gitmesi durumunda oradan kovulabileceğini söyledi.
"ÖZERKLEŞTİRME, POPÜLİST POLİTİKALARA KARŞI ÖNEMLİ BİR ENGEL"
Özerkleştirmenin, kamu işletmelerinin en büyük sakıncası olan popülist politikalarla yönetilmesini ortadan kaldırmada önemli bir araç olduğunun altını çizen Akifler, özerkleşmenin kârın maksimize edilmesi anlamına da gelmediğini belirtti.
Akifler, "Özerkleştirme, faydayı topluma yansıtmak için yapılır. Kamu kuruluşlarını çiftlik haline getirmenin önünde engeldir. Ancak uygulaması ciddiyet gerektirir. Altyapısı tam yapılırsa olur. Kim nasıl tayin edilir, kararı kim verir, ne kadar süreyle görevlendirilir bunlara bakmak gerekir" diye konuştu.
"ELEKTRİK KURUMU'NUN BU KOŞULLARDA ÖZERKLEŞMESİ DAHA İYİ"
Liberal ekonomilerde özelleştrmeye inanılsa da KKTC'nin altyapısızlığı gibi nedenlerle elektrik gibi stratejik bir kurumun özerkleşmesinin savunulması gerektiğine dikkat çeken Akifler, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Özelleşmeden yanayım ama bu koşullarda özerkleşmesi daha iyi. İki tür özerkleştirme gördüm. İngiltere'dekine bayıldım. İngiltere, özelleştirmeden önce özerkleştirdi. Çünkü toplumun malının değerini özel sektörde bulabilmesi için, kurum; özel sektör gibi idare edilmeli. Sen örneğin aniden devlet demir yollarını satarsan, cüzi bir para alırsın ve ucuza kapatan döner tren yollarını, seferlerini bırakır. Şehir merkezlerinde pahalı toprakları da öyle bir satar ki... Kâr-zararla değer bağdaşmaz. 'Kamudaydı', 'çiftlik olmuştu' vs... Öyle özelleştirilmez. Rusya öyle yaptı, şimdi de mafya çıktı. Bu özelleştirme değil peşkeş çekmedir. İngilizler devlet demiryollarını özelleştireceğim dedi. Dünyada bunu en iyi idare eden ABD'li bir yöneticiydi, milyonlarca maaş verdi. O adam geldi, kurumu kâra geçirdi, çıktı dedi ki 'Bak ne kadar kâr ediyor, ben size bunu daha ucuza vereceğim, halkın malını halka dağıtacağım'... İki şirketin ortaklığına veya bir kişiye bunu vermedi. Vatandaşlar da belli mikardan fazla hisse alamazdı. Kârı ispatladı, kamu malını yine halka verdi. Lüzumundan fazla yerli ahaliye dağıttı. Profesyonel bir de yönetici getirdi. Bunları kontrol edecek, monopolleştiğinde müdahale edip cezalandıracak hatta dağıtacak kurullar vardı. Bizde bu altyapılar var mı? Elektriği özelleştirdin, monopol olacak. Kamunun monopolü mü özelinki mi deresen, kamununki derim. O yüzden özerkleşsin dedik. Kârı meydana çıksın. İleride özelleştirilecekse, koşulları yaratılmış olsun. Tam ve kuralına göre özerkleştirilsin".
"ÖNCE ÖZERKLEŞTİRİLSİN... ÖZELLEŞTİRMEYE GEREK OLMAYABİLİR"
Hükümetin özerkleştirme kararının zaman kazanmak için yapılmamış olmasını umduğunu sözlerine ekleyen Akifler, Özelleştirme Yasası'nın genel bir yasa olduğunu, hükümetin belli birçok yeri özelleştirme kararı aldığını ifade etti. Telefon ve Elektrik Kurumu'nun önce özerkleştirilip, ona göre ileride özelleştirilip özelleştirilmeyeceğine karar verilmesinin en doğru yol olduğuna dikkat çeken Akifler, küçük ülkelerde özelleştirmeye ihtiyaç olmayabileceğinin de altını çizdi. Akifler, şöyle konuştu:
"ÖZELLEŞTİRME KISA VADEDE İŞSİZLİK YARATIR"
"Halk şunu bilmeli; özelleştirme kısa vadede işsizlik yaratır. Kurumu alacak oln özel sektör, kâr-zarar hesabı yapar. Ne kadar ucuza ve az insan bulursa çalıştırır ve bir miktarını da tasfiye eder. Bizde sosyal devlet olmadığı için de tasfiye edilenler mağdur olacak. Hükümet, istihdam edeceğini yasayla garanti ediyor, bu bile sakıncalı. 'Bir defaya mahsustur sus' diyor aslında. Pisliği halının altına süpürmek gibi birşeydir. Bizde tazminat verilsin, işsizlik parası alsın, başka iş imkanları için eğitilsin gibi sosyal imkanlar yoktur. Özelleştirmenin zamanlaması zaten yanlış. Daralan ekonomide özelleştirme yapılmaz, gelişende yapılır".
Özelleştirmenin gelir dağılımını bozduğu uyarısında da bulunan Akifler, patronun kâr, işçilerin ise zarar ettiğini belirtti. "Sahip zengin olur, işçiler fakirleşir. Ekonomi, bilinçli bir sanat ister" diye konuşan Akifler, bilinçli bir maliye bakanının küçük kurumları bile özelleştirirse gelir dağılımının bozulacağını göreceğini söyledi.
Gelir dağılımı ve sosyal adaletsizlik ortamında ekonominin yeşeremeyeceğini sözlerine ekleyen Akifler, "Üretim motivasyonun temelinde adalet yatar. Hiç hakkım olmayanı bana aniden verirsen veya hakkımı vermezsen bu, üretkenliğin önünde en büyük engeldir. Bizde bunun daniskası var" diye konuştu.
KURUM NASIL ÖZERKLEŞİR?
Akifler, özerkleştirme kararı alınan Elektrik Kurumu'nun olası işleyişine dair görüşlerini ise şöyle paylaştı:
"Bu kurumun yönetimine kimler tayin edilecek? Eğer bunun içinde tüketiciler odası varsa, sanayi, elektrik birlikleri, kurumları, ticaret odaları varsa özerkleşti diyebileceğim
Bir hükümet en doğru kararları tüketiciyi düşünerek alırsa başarılı olur. Çünkü herkes tüketicidir. Tüketiciyi düşündüğümde kimseye zarar vermem. Bu yönetim kurulu hükümetle aynı devrede olmayacak, onu aşacak olmalıdır. CEO profesyonel olmalı. Ben olsam CEO'yu müthiş yetkilerle donatırım. Kurum iki sene üst üste zarar ederse ve bunun izahı yoksa öyle işten alacaksın. Ya da akli dengesini yitirirse veya suiistimal çıkarsa... Bir de kâra bağlı olarak ufak bir prim verirsen, o kurum özerkleşti diyebilirim".
Bütçeyi dengelemeye, gelir dağılımı sorununu çözebilecek tedbirler olduğuna dikkat çeken Akifler, sorunun bilinç ve irade sorunu olduğunu kaydetti. Akifler, üretim ve rekabet arttıkça istihdamın da artacağını söyleyerek, "Pahalılık, işsizlik, gelir dağılımının bozulması ülkenin en önemli problemleridir. Bunlar sosyal itaatsizliği getirir ve bu da üretimi etkiler. Demokratik temeli ayakta tutan orta sınıftır. Ne bir kömüre satılır ne de oyunu satar" dedi.
Özelleştirme kurulu olmadığını ve işlemlerin şeffaf bir şekilde yapılmadığını da savunan Akifler, Doğa Koleji'nin aniden devredildiğini belirterek "Rakip, talip yok mu? Değerinde mi verildi?" diye sordu.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.