TÜRKİYE
okuma süresi: 10 dak.

Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verildi

Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verildi

Yargıtay'ın bozduğu Çarşı Davası ile İstinaf Mahkemesi'nin bozduğu Gezi Parkı Davası'nın birleştirilmesiyle yeniden başlayan davanın üçüncü duruşması, bugün İstanbul'da Çağlayan Adliyesi'ndeki 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Savcılık, Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamını istedi. Mahkeme de oy çokluğuyla bu talebi kabul etti. Bir sonraki duruşma 12 Şubat'ta yapılacak.

Yayın Tarihi: 17/01/22 19:27
okuma süresi: 10 dak.
Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verildi
A- A A+

Osman Kavala, 52 kişinin yargılandığı Gezi-Çarşı davasının tek tutuklu sanığı ve 4 yılı aşkın süredir cezaevinde bulunuyor.

Hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından verilen tutukluluğunun son bulması gerektiği yönündeki kararlardan sonra tahliye edilmeyen Osman Kavala, ikinci duruşma öncesinde "savunma yapmasının artık anlamsız olduğunu" söyleyerek duruşmalara katılmayacağını açıklamıştı.

Çok sanıklı olması nedeniyle daha büyük olan 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı, sanıklar, yakınları ve avukatlarının yanısıra Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, birçok yabancı ülke ve uluslararası hak örgütlerinin temsilcileri de izledi.

“OSMAN KAVALA'NIN EV HAPSİ İLE DE OLSA TAHLİYESİNİ TALEP EDİYORUZ”

Davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala'nın avukatlarından İlkan Koyuncu, "Osman Kavala'nın 4.5 yıldır cezaevinde tutulabilmesi casus olmadığının, arkasında dış güçlerin olmadığının en büyük kanıtıdır. Siyasi iklim daha uygun gözüküyor, bu duruşmada ev hapsi ile de olsa tahliyesini talep ediyoruz" dedi.

Kavala'nın avukatlarından Köksal Bayraktar ise beraat talep etti ve AİHM kararlarının uygulanmasını istedi.

Bayraktar duruşmada, "Üç duruşmadır AİHM kararından bahsediyoruz. AİHM, 18. Madde ihlal kararı nadirdir. Bu demektir ki ihlale sebep olan davanın arkasında siyasi saikler vardır. 1539 gündür tutukluluğun devam etmesi, AİHM'in tespit ettiği hukuksuzluğun devam ettirilmesidir. Bu hukuksuzluğa bugün son verin, müvekkilimiz bugün özgürlüğüne kavuşsun. Osman Kavala için beraat talep ediyoruz" dedi.

“SAVUNMA YAPMIYORUZ, GEZİ'Yİ ANLATIYORUZ”

Sanıklardan avukat Can Atalay savunma yapmadıklarını, Gezi'yi anlatmaya geldiklerini söyledi.

"Barışçıl gösterilerle hükümeti protesto etmek,"Hükümet istifa" demek,kent hakkını savunmak, şiddetsiz eylem ya da sivil itaatsizlik gerçekten de Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs suçunu oluşturur mu?" diye sordu.

Atalay iddianamede Avrupa fonları kullanmanın bir suç delili olarak sunulduğuna dikkat çekerek " Bu davanın iddianamesini hazırlayan savcının meslek içi eğitim programını Avrupa Birliği fonlamıyor mu?" diye de ekledi.

Sanıklardan Mücella Yapıcı ise daha önceki yargı sürecine dikkat çekerek "Bu yargılamaların sebebi Gezi'nin bugüne kadar kriminalize edilmesi. Bence sizin işiniz de zor çünkü bize beraat veren hakim yok oluyor" diye konuştu.

Osman Kavala'nın tutukluğuna devam kararı verilirken; mahkeme heyeti, davadan bağışık tutulmak isteyen sanıkların taleplerinin kabul edilmesine, haklarında Gezi davasından yurt dışına çıkış yasağı bulunan sanıklar hakkında bu uygulamanın devamına hükmetti.

KARARA TEPKİLER: “SİYASİ İKTİDAR İSTEDİĞİ İÇİN YARGILANIYORLAR”

Kavala'nın tutukluluk halinin devamına oy çokluğuyla karar verilen bugünkü duruşma sonrasında Çağlayan Adliyesi önünde dava avukatlarından Evren İşler ve CHP İstanbul milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun konuştuğu bir açıklama yapıldı.

Avukat Evren İşler "Bu insanlar siyasi iktidar istediği için yargılanıyor, bir tane somut delil dahi olmadan. (...) 2013 Mayıs'ından bu yana devam eden soruşturmalardaki hukuka aykırılık duruşma salonunda da ısrarla devam ediyor. 'Fethullahçı hakim savcıların yürüttüğü soruşturmadır' deyip kendilerini aklayamazlar. Bu suça ortak olmamaya davet etmiştik mahkeme heyetini. Ama ara kararlarda görüyoruz ki bu suça ortak olmakta ısrar eden bir mahkeme heyeti var önümüzde" diye konuştu.

CHP İstanbul milletvekili Avukat Sezgin Tanrıkulu da davanın hukuk değil siyaset zemininde yürütüldüğünü söyledi ve "Bu dava dosyasında AİHM'in 'Bu delillere göre tutuklayamazsınız, tutukluluğu devam ettiremezsiniz dediği karar var. Yarın ne diyecekler Avrupa Konseyi'ne, Bakanlar Komitesi'ne? 'Hayır efendim biz onlardan tahliye ettik bu ayrı bir dava'. Kim buna inanacak? Kimse inanmayacak, kimse de inanmıyor zaten. Arkamızdaki adliyede hukuk işlemiyor, işleyen düşman ceza hukuku" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de, karara tepki gösterdi.

YARGILAMA SÜRECİ NASIL BAŞLADI?

18 Ekim 2017’de gözaltına alınan Kavala, 1 Kasım 2017’de Gezi olaylarını finanse etme suçlamasıyla gözaltına alındı.

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 312. maddesinde düzenlenen ‘Cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek’ ve TCK’nin 309. maddesinde düzenlenen ‘Cebir ve şiddet kullanarak Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek’ suçlamaları ile tutuklanmasına karar verildi.

Kavala tutukluluğunun ikinci ayında Anayasa Mahkemesi’ne (AYM), sekizinci ayında da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurdu.

Soruşturmayla ilgili iddianame 19 Şubat 2019’da tamamlandı. Aynı yıl içinde yapılan ilk üç duruşmada Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verildi.

Kavala hakkında yukarıdaki suçlamayla açılan davada 11 Ekim 2019'da yapılan duruşmada tahliye kararı verildiyse de aynı anda Gezi davası dolayısıyla da tutuklu olduğu için serbest bırakılmadı.

AİHM de Kavala'nın başvurusuyla ilgili ilk hak ihlali kararını 10 Aralık 2019’da verdi.

Davanın beşinci duruşması 28 Ocak 2020'de görüldü.

Kavala, bu duruşmada da AİHM kararının kesinleşmediği gerekçesiyle tahliye edilmedi.

Son duruşma ise 18 Şubat’ta yapıldı. Hükmün açıklandığı bu duruşmada mahkeme, Kavala’nın da tahliyesine karar verdi.

Ancak cezaevinden çıkarılmayan Kavala, İstanbul başsavcılığı tarafından daha önce tahliye edildiği dosyadan gözaltına alınarak Emniyet’e götürüldü.

İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği, 9 Mart’ta Osman Kavala’yı yine aynı soruşturma kapsamında bu kez ‘casusluk’ suçlamasıyla tutukladı.

Kavala hakkında 20 Mart 2020'de "cebir ve şiddet kullanarak Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek" suçlamasıyla bir kez daha re’sen tahliye kararı verildi ama yine yeni suçlama nedeniyle tahliye edilmedi.

Tahliye talepleri reddedilen Kavala, bir kez daha AYM’ye başvurdu.

12 Mayıs 2020'de AİHM’in Kavala’nın siyasi gerekçelerle tutuklu olduğuna ilişkin hak ihlali kararı kesinleşti.

Kavala’nın da yargılandığı, beraat kararının bozulmasının ardından yeniden başlayan 17 sanıklı Gezi Parkı davası 2021'de yeniden görülmeye başladı.

O arada 35 sanık hakkında beraat kararı verilen Çarşı davası ise Yargıtay tarafından bozulmuş; Yargıtay, bozma kararında iki dava arasında hukuki bağlantı olduğunu belirtmişti.

Ardından iki dava 30 Temmuz 2021'de birleştirildi ve ve 52 sanıklı yeni davada ilk iki duruşma yapıldı.

Birleştirilen davanın 2. Duruşması 26 Kasım’da yapılmış, Kavala bu duruşmaya katılmamıştı.

Hem ilk iki duruşmada hem de ara kararda, 18 Ekim 2017’de tutuklanan Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verilmişti.

Kavala’nın bireysel başvuruda bulunduğu AYM, 22 Mayıs 2019’da başvuruyu dosyada hak ihlali görmediği gerekçesiyle beşe karşı 10 üyenin oyuyla reddetmişti.

Davanın ilk duruşması 24 Haziran 2019’da yapıldı. Bu duruşmada da tutukluluk halinin devamına hükmedilmişti.

“ADİL YARGILAMA İMKANI KALMADI”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) daha önce Osman Kavala'nın tutukluluk halinin son bulması gerektiği yönündeki hükümleri yerine getirilmedi.

Kavala'nın tutukluluğunun buna rağmen devam etmesi üzerine, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 30 Kasım’da yapılan toplantıda AİHM kararına uymadığı gerekçesiyle Türkiye’ye ihlal prosedürü başlatma yönünde ara karar aldı; Türkiye’ye 19 Ocak’a kadar süreçle ilgili bildirimde bulunması için süre verdi.

Birleştirilen davaların ilk duruşması 8 Ekim’de yapıldı. 18 Ekim’de, tutuklanmasının 4. yıldönümünde ABD dahil 10 ülkenin Ankara büyükelçileri Kavala’nın serbest bırakılması çağrısına ortak imza attı; çağrıya sert tepki veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kavala için “Soros artığı” ifadesini kullandı.

Kavala bunun üzerine “Cumhurbaşkanı’nın hüküm giymemiş ve yargılaması devam etmekte olan bir kişiye yönelik aşağılayıcı ve lekeleyici ifadeleri, insan haysiyetine saldırı niteliğindedir. Bunlar suçlu olduğum algısı yaratan ve yargıyı doğrudan etkileyen mesajlardır. Bu şartlar altında adil bir yargılama yapılmasına imkân kalmadığından, bundan sonra duruşmalara katılmamın ve savunma yapmamın anlamsız olacağına inanıyorum” açıklaması yaparak duruşmalara katılmama kararını açıklamış ve daha önce ikinci duruşmaya da katılmamıştı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.