DÜNYA
okuma süresi: 8 dak.

Fransa, bir İsrail şirketinin yerel seçimlere müdahale etmiş olabileceği iddialarını soruşturuyor

Fransa, bir İsrail şirketinin yerel seçimlere müdahale etmiş olabileceği iddialarını soruşturuyor

Bilgi sahibi üç kaynak, Fransız makamlarının, ‘BlackCore’ adlı az bilinen bir İsrail şirketinin, geçtiğimiz mart ayında gerçekleştirilen belediye seçimleri öncesinde aşırı sol bir partiyi hedef alan dış müdahale kampanyasında rol oynayıp oynamadığını soruşturduğunu bildirdi.

Yayın Tarihi: 14/05/26 11:44
Güncelleme Tarihi: 14/05/26 12:31
okuma süresi: 8 dak.
Fransa, bir İsrail şirketinin yerel seçimlere müdahale etmiş olabileceği iddialarını soruşturuyor
A- A A+

Bilgi sahibi üç kaynak, Fransız makamlarının, ‘BlackCore’ adlı az bilinen bir İsrail şirketinin, geçtiğimiz mart ayında gerçekleştirilen belediye seçimleri öncesinde aşırı sol bir partiyi hedef alan dış müdahale kampanyasında rol oynayıp oynamadığını soruşturduğunu bildirdi.

Kaynaklardan ikisi, Fransız istihbarat birimlerinin şu anda söz konusu operasyonu kimin finanse etmiş olabileceğini araştırdığını aktardı. İddiaya göre kampanya, Boyun Eğmeyen Fransa Partisi’nin üç adayını hedef alan bir karalama çalışmasını kapsıyordu. Kampanya kapsamında yanıltıcı internet siteleri ve sosyal medya hesapları üzerinden adayların suç teşkil eden davranışlarda bulunduğu öne sürülürken, çevrim içi ortamda hakaret içerikli reklamlar da yayımlandı.

BlackCore, internet sitesi ve LinkedIn sayfasında kendisini ‘etki operasyonları, siber alan ve teknoloji alanlarında uzmanlaşmış seçkin bir şirket’ olarak tanımlarken, ‘modern bilgi savaşı çağı’ için kurulduğunu ifade ediyor. Ancak Reuters’a göre şirketin arkasındaki kişi ya da yapı tespit edilemediği gibi, merkezinin doğrulanması veya İsrail şirket kayıtlarında adına rastlanması da mümkün olmadı.

Şirket, hükümetler ve siyasi kampanyalar için ‘anlatıları şekillendirmeye yönelik gelişmiş stratejiler, ileri düzey araçlar ve güçlü güvenlik sistemleri’ sunduğunu belirtiyor.

Reuters, BlackCore’a ait belgeleri incelediğini ve bu belgelerde şirketin, bir Afrika hükümeti adına yürütülen ayrı bir sosyal medya operasyonundaki rolünü kabul ettiğini aktardı.

Belgelerde tarih bulunmazken, operasyonun bu yılın ocak ayında başladığı ve 14 hafta sürdüğü ifade edildi. Belgeler Reuters’a bir kişi tarafından sağlanırken, bazı ayrıntıların gizli tutulması talep edildi.

Reuters’ın, söz konusu Afrika operasyonuyla ilgili olarak Facebook’un sahibi Meta Platforms şirketine yönelttiği soruların ardından Meta, operasyonu yürüten ağın, Fransa’daki belediye seçimleri öncesinde başlatılan dezenformasyon kampanyasıyla bağlantılı olduğunu açıkladı. Ancak şirket, operasyonun arkasındaki tarafın kimliğini paylaşmadı.

Meta, ‘koordineli aldatıcı davranış’ kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle bir hesap ve sayfa ağını kaldırdığını duyurdu. Şirket, yanıltıcı faaliyetlerin İsrail kaynaklı olduğunu ve esas olarak Fransa’yı hedef aldığını belirtti.

BlackCore’a atfedilen dezenformasyon kampanyasına ilişkin bilgi sahibi iki kaynak, şirketin Afrika’daki faaliyetlerinden de haberdar olduklarını, ancak ayrıntı veremeyeceklerini söyledi.

Diğer iki kaynak ise Google ve TikTok şirketlerinin, kendi ağlarını izleme ve güvenlik çalışmalarını yürütürken Fransa’daki dezenformasyon operasyonunun bazı unsurlarını bağımsız şekilde tespit ettiğini ifade etti.

Fransız yetkililer ve adayların kendileri, operasyonun Marsilya Belediye Başkan Adayı Sebastien Delogu, Toulouse Belediye Başkan Adayı François Piquemal ve Roubaix Belediye Başkanı David Guiraud’u hedef aldığını belirtti.

Operasyonun ayrıntıları ilk kez mart ayında Le Monde gazetesi tarafından gündeme taşındı. Gazete, Viginum Ajansı’nın, Marsilya, Toulouse ve Roubaix’deki ‘bir Fransız siyasi partisini’ ve adaylarını hedef alan ‘yabancı dijital müdahale’ planını ortaya çıkardığını duyurdu.

Le Canard Enchaine gazetesi ise yetkililerin bir İsrail şirketinden şüphelendiğini yazdı, ancak şirketin adını paylaşmadı.

BlackCore’a atfedilen şüpheli dezenformasyon kampanyası, Fransa’da ve diğer ülkelerde siyasi kutuplaşmanın derinleştiği ve demokrasiye yönelik tehditlerin arttığı bir dönemde, yerel seçimlerin dahi ne denli gergin bir atmosfere sürüklendiğini gözler önüne serdi.

Kamuoyu yoklamaları, Boyun Eğmeyen Fransa Partisi’nin toplumda keskin görüş ayrılıklarına yol açtığını gösteriyor.

Filistin yanlısı çizgisiyle bilinen parti, bazı Yahudi toplumu liderleri ve siyasi rakipleri tarafından sık sık antisemitizmle suçlanırken, parti bu suçlamaları reddediyor. Öte yandan bazı iş insanlarının da partinin yüksek vergiler ve aşırı kamu harcaması içeren politikalarından endişe duyduğu belirtiliyor.

Buna rağmen parti, yüzde 10 ila 15 arasında değişen seçmen desteğini koruyor. Analistler, bu desteğin, Nisan 2027’de yapılması planlanan Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna kalmak için yeterli olabileceğini değerlendiriyor.

Anketlerin aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi’nin ikinci tura kalabileceğine işaret etmesi, merkez siyasete yakın Fransız seçmenlerde, ikinci turun aşırı sağ ile radikal sol arasında geçebileceği yönünde kaygıları artırıyor.

Boyun Eğmeyen Fransa Partisi, Viginum Ajansı’nın kendilerini, adaylarını hedef alan yabancı bir müdahale konusunda uyardığını ve soruşturmayı yürüten yetkililerle iş birliği yaptıklarını açıkladı.

Parti tarafından yapılan açıklamada, “Bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu tür saldırıların yaşanmasını bekliyoruz” ifadesine yer verildi.

Açıklamada ayrıca, “Teknolojik gelişmelerin bu tehdidi önemli ölçüde artırması muhtemel” denildi.

Haberin yayımlanmasının ardından, Boyun Eğmeyen Fransa Partisi’nin 2027 cumhurbaşkanı adayı ve parti lideri Jean-Luc Melenchon, hükümete yabancı müdahalelere karşı daha sert düzenlemeler getirilmesi çağrısında bulundu.

Melenchon, “Korunmaya ihtiyacımız var. Eğer biz korunursak, diğer tüm partiler de korunmuş olacak” dedi.

İsrail Dışişleri Bakanlığı ise BlackCore adlı şirketten haberdar olmadıklarını açıkladı.

Sebastien Delogu, sol oyların bölünmesini önlemek amacıyla Marsilya Belediye Başkanlığı seçimlerinin ikinci turundan çekildi. Delogu, mart ayında, artık erişime kapalı olan ‘Sophie’nin Blogu’ adlı internet sitesinin kendisi hakkında niteliği belirtilmeyen uygunsuz cinsel davranış imalarında bulunmasının ardından hakaret davası açtı.

Aynı dönemde Marsilya’nın çeşitli noktalarında, akıllı telefonlarla tarandığında kullanıcıları söz konusu blog sitesine yönlendiren QR kodları da dağıtıldı. Reuters, blogun yazarının kimliğini tespit edemediğini ve kendisine ulaşamadığını bildirdi.

Delogu’nun avukatı, dava dosyasının içeriğini paylaşmaktan kaçınırken, şikâyetin blog sitesi ve QR kodlarıyla bağlantılı olduğunu doğruladı. Marsilya Savcılığı ise yorum taleplerine yanıt vermedi.

Viginum Ajansı, Roubaix seçimlerini kazanan David Guiraud’un da ‘aynı planla bağlantılı Facebook sayfaları’ tarafından hedef alındığını açıkladı. Guiraud ise yorum taleplerine dönüş yapmadı.

Toulouse’da sol ittifaka liderlik eden ancak ikinci turda az farkla seçimi kaybeden François Piquemal, anonim sosyal medya hesapları, internet siteleri ve yerel bir gazetede yayımlanan hakaret içerikli ilanlarla hedef alınmasının ardından polise başvurduğunu söyledi.

Piquemal, yürütülen ceza soruşturmalarının saldırıların arkasındaki kişileri ortaya çıkarmasını umduğunu belirtti. Hedef alınmasının nedeninin Gazze’ye verdiği destek ve ‘Fransa’nın üçüncü büyük kentinde seçim kazanabilecek bir aday’ olması olduğunu düşündüğünü ifade etti.

Seçim yenilgisinin ardından Piquemal, yabancı müdahale iddiasıyla sonuçların iptali için başvuruda bulundu. Toulouse İdare Mahkemesi henüz kararını açıklamadı.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.