DÜNYA
okuma süresi: 9 dak.

İsviçre, "daha sıkı tarafsızlık politikası" için halk oylamasına gidecek

İsviçre, "daha sıkı tarafsızlık politikası" için halk oylamasına gidecek

İsviçreli seçmenler, ülkenin geleneksel tarafsızlık politikasının muhafaza edilmesine yönelik derin görüş ayrılıklarının yaşandığı bir süreçte "daha sıkı tarafsızlık politikası" modeli öngören halk oylaması için 27 Eylül'de sandığa gidecek.

Yayın Tarihi: 16/09/26 20:00
okuma süresi: 9 dak.
İsviçre, "daha sıkı tarafsızlık politikası" için halk oylamasına gidecek
A- A A+

İsviçre'nin tarafsızlığını destekleyen Uluslararası Cenevre ve Tarafsızlığı Komitesi (COGIN) Başkanı Samuel Sommaruga ve Public Eye isimli İsviçreli sivil toplum kuruluşunda politika analisti olarak görev yapan Robert Bachmann, seçmenlerin 27 Eylül'de oylayacağı, derin tartışma ve fikir ayrılıklarına neden olan tarafsızlık politikasıyla ilgili halk oylamasına ilişkin soruları AA muhabirine değerlendirdi.

Sommaruga, girişimin, İsviçre'nin dünyadaki konumu ve barışa sunmak istediğimiz katkıyla alakalı olduğuna işaret ederek, ülkesinin "başkalarının kapattığı diyalog kanallarını açık tutmak" gibi özel bir sorumluluğu bulunduğunu kaydetti.

"Bu girişimi destekliyorum çünkü İsviçre'nin tarafsızlığının geçici hükümetlerin ve uluslararası krizlerin ötesinde, güvenilir, tutarlı ve öngörülebilir kalmasını istiyorum." ifadelerini kullanan Sommaruga, giderek kutuplaşan bir dünyada, karşıt taraflarla konuşabilen ülkelerin vazgeçilmez olduğunu belirtti.

Sommaruga, "Tarafsızlık, saldırganlık veya uluslararası hukuk ihlalleri karşısında sessiz kalmayı gerektirmez. İsviçre, mağdurlar ve failler kim olursa olsun Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nı, Cenevre Sözleşmelerini ve sivillerin korunması ilkesini savunmalı. İnsanlara pratikte yardım edebilmek için gereken diplomatik ilişkileri sürdürürken, aynı zamanda bu ilkeleri de koruyabiliriz." değerlendirmesinde bulundu.

İsviçre'nin tarafsızlığının, hem kendi güvenliğine hem de daha geniş çaplı bir uluslararası ihtiyaca hizmet ettiğine dikkati çeken Sommaruga, İsviçre'nin, düşman tarafların hala bir araya gelebildiği bir zemin sunabildiğini söyledi.

Sommaruga, bu girişimin reddedilmesinin İsviçre'nin tarafsızlığını ortadan kaldırmayacağına işaret ederek, İsviçre'nin giderek bir jeopolitik bloğa daha fazla yakınlaşmasına yol açan ardışık siyasi kararlar yoluyla tarafsızlığının kademeli olarak aşınmasından endişe duyduğunun altını çizdi.

"KENDİMİZİ GÜVENİLİR İLAN ETMEKLE YETİNEMEYİZ"

İyi niyet çabalarının, karşıt tarafların kendilerinin kabul etme isteğine bağlı olduğunu vurgulayan Sommaruga, "Kendimizi güvenilir ilan etmekle yetinemeyiz. Bu güven inşa edilmeli ve korunmalı. Eğer zayıflarsa İsviçre'nin müzakereleri kolaylaştırma, diplomatik ilişkilerini kesmiş devletlerin çıkarlarını temsil etme veya insani anlaşmaları destekleme fırsatları azalabilir." ifadelerini kullandı.

Sommaruga, Cenevre'nin diplomatik rolünün uzun yıllar boyunca inşa edildiğini belirterek, bunun geleceğinin, derin anlaşmazlıkları olan hükümetlerin birlikte çalışabileceği bir yer olarak kalmasına bağlı olduğunu kaydetti.

Bu girişimi, uzun vadeli bu misyonu korumanın yolu olarak gördüğünü aktaran Sommaruga, "Ancak hiçbir anayasal hüküm başka bir ülkenin güvenini garanti edemez." görüşünü paylaştı.

Sommaruga, girişimin reddedilmesi hususunda İsviçre'nin, taraf tutmaya yönelik daha güçlü baskı, jeopolitik çatışmaya daha derinden karışma ve bağımsız diplomasi için daha az alan gibi risklerle karşılaşabileceği konusunda endişeli olduğunu vurguladı.

Tarafsızlığın kendilerini her tehditten koruyamayacağının altını çizen Sommaruga, şunları kaydetti:

“İsviçre'nin hala güvenilir bir savunmaya, uluslararası işbirliğine ve dirençli kurumlara ihtiyacı var. Ancak askeri tarafsızlığa net bir bağlılığın karar verme özgürlüğümüzü korumaya yardımcı olduğuna inanıyorum. İsviçre'nin uluslararası önemi kısmen, ilişkiler bozulduğunda diyalog için müsait kalabilme yeteneğine dayanıyor. Bu yeteneği korumak, İsviçre'de ve ötesinde gelecek nesillere karşı bir sorumluluk.”

"GİRİŞİM, İSVİÇRE'NİN DİĞER DEVLETLER VE KURULUŞLARLA GÜVENLİK KONULARINDAKİ İŞBİRLİĞİ KAPSAMINI SINIRLANDIRACAK"

Public Eye yetkilisi Bachmann ise tarafsızlık girişiminin İsviçre'yi yaptırım uygulanan kişi ve faaliyetler için güvenli limana dönüştüreceğini, artık Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarını uygulayamaz hale getireceğini söyledi.

İsviçre'nin küresel bir finans ve emtia ticareti merkezi olduğunu anımsatan Bachmann, ülkenin her iki sektörünün de siyasi nüfuz sahibi kişilerce yoğun bir şekilde kullanıldığını ve bu nedenle yaptırımlara büyük ölçüde maruz kaldığını ifade etti.

Bachmann, savaşlardan veya insan hakları ihlallerinden kazanç sağlanmadığından emin olma sorumluluğunu da hatırlatarak, tarafsızlığın bir iş modeline dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.

Girişimin kabul edilmesi halinde Avrupa'da yaptırım uygulanan ticari faaliyetlere ve finansal işlemlere İsviçre'de izin verileceğine işaret eden Bachmann, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu durum şu anda özellikle petrol, doğal gaz ve kömür gibi Rus emtialarının ticaretiyle ilgilidir. İsviçre, Rusya'ya yönelik AB yaptırımlarını neredeyse eksiksiz bir şekilde uyguluyor. Söz konusu girişim, İsviçre'nin bu yaptırımları ve AB'den alınan diğer tüm yaptırımları kaldırmasını talep ediyor. Bu durum, yaptırım uygulanan kişiler ile yabancı banka ve şirketler için komşu ülkelerde yasaklanmış olan ticari faaliyetleri İsviçre'ye kaydırma konusunda güçlü bir teşvik oluşturacak. Böylece siyasi tarafsızlığımız bir iş modeline dönüşecek."

Girişimin kabul edilmesi halinde Avrupa Birliği ile ilişkilerin olumsuz etkileneceğini savunan Bachmann, Brüksel ve komşu ülkelerin, Avrupa'nın kalbinde yaptırımların etrafından dolaşılıp etkisiz hale getirilebileceği bir yasal boşluğun varlığını anlayışla karşılamayacaklarının ve kabul etmeyeceklerinin altını çizdi.

Bachmann, "İsviçre'nin güvenliği, Avrupa'daki komşu ülkelerin güvenliğiyle sıkı sıkıya bağlantılı. Söz konusu girişim, İsviçre'nin diğer devletler ve kuruluşlarla güvenlik konularındaki işbirliği kapsamını sınırlandıracak." ifadelerini kullandı.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın, İsviçre'de farklı bir siyasi reform projesini de beraberinde getirdiğine değinen Bachmann, savunma sanayisinin, demokratik ilkeleri ve insan haklarını ihlal eden ülkelere savaş malzemesi ihracatını engelleyen kuralları esnetmeye çalıştığını kaydetti.

Bu reform projesinin gerekçesinin, İsviçre'nin daha önce İsviçre menşeli savaş malzemesi satın almış olan Almanya gibi üçüncü ülkelerin, bu malzemeleri Ukrayna'ya yeniden ihraç etmesine izin verememesi olduğunu aktaran Bachmann, uluslararası hukukun, İsviçre'nin üçüncü taraflar aracılığıyla Ukrayna'ya silah sevkiyatına izin vermesini engellemeye devam edeceğini belirtti.

Bachmann, "Ancak girişimin kabul edilmesi halinde bu reform, İsviçre silahlarının insan haklarını ve demokratik ilkeleri ihlal edecek şekilde kullanılmasını engelleyen ihracat kurallarını esnetecek. İsviçre halkı kasım ayında da bu konuyu oylayacak. Public Eye da bu sorunlu reforma karşı aktif bir kampanya yürütüyor." ifadesine yer verdi.

TARAFSIZLIK GİRİŞİMİ NEDİR?

Sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) ve Pro Schweiz hareketinin desteklediği "İsviçre'nin Tarafsızlığının Korunması (Tarafsızlık Girişimi)" başlıklı halk oylaması, tarafsızlığa daha sıkı bir yaklaşım çağrısında bulunarak, İsviçre'nin tarafsızlığının "sürekli ve silahlı olmasını öngören" bir hükmün Anayasa'ya dahil edilmesini amaçlıyor.

Ülkenin herhangi bir askeri veya savunma ittifakına katılmasını yasaklamayı ve diğer ülkelerle askeri işbirliklerine daha katı kurallar getirmeyi öngören girişim, bu tutumun Anayasa'da katı kurallarla güvence altına alınmasını talep ediyor.

Seçmenler, referandumda ülkenin ekonomik yaptırımlarla ilgili adımlarını veya NATO ile işbirliği yapmasını dahi engelleyecek daha kısıtlayıcı bir tarafsızlık düzenlemesi üzerine karar verecek.

Girişim, İsviçre'nin askeri bir saldırı altında olmadığı veya saldırı yakın olmadığı sürece, herhangi bir askeri veya savunma ittifakına katılmaması veya bu tür bir ittifakla işbirliği yapmamasını öngörüyor.

Ayrıca, İsviçre'nin üçüncü ülkeler arasındaki askeri çatışmalara katılmaması veya savaşan devletlere yaptırım uygulamaması isteniyor. İstisnalar arasında Birleşmiş Milletler (BM) yaptırımları ve yaptırımların aşılmasını önlemeye yönelik önlemler yer alıyor.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.