DÜNYA
okuma süresi: 9 dak.

İspanya Meclisi, hükümetin konut krizi kararnamelerini reddetti​​​​​​

İspanya Meclisi, hükümetin konut krizi kararnamelerini reddetti​​​​​​

İspanya Meclisi, ülkede son günlerde ana gündem maddesi olan konut krizinin çözümüne ilişkin azınlık sol koalisyon hükümetinin kabul ettiği iki kararnameyi oylamada reddetti.

Yayın Tarihi: 02/10/26 21:40
okuma süresi: 9 dak.
İspanya Meclisi, hükümetin konut krizi kararnamelerini reddetti​​​​​​
A- A A+

Hükümetin, 29 Eylül'deki Bakanlar Kurulu'nda kabul ettiği ve hemen Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren konut krizine karşı önlemleri içeren iki kararname, ana muhalefetteki sağ görüşlü Halk Partisi (PP), aşırı sağcı Vox ve Katalonya İçin Birlik (Junts) partileri tarafından reddedildi.

Böylece konut krizinin çözümüne ilişkin kararnameler, sadece iki gün yürürlükte kaldıktan sonra mecliste milletvekillerinin isimleri tek tek okunarak yapılan oylamada reddedilerek geçersiz kaldı.

Oylamada, ilk kararnameye meclisteki 350 milletvekilinden 178'i "hayır", 172'si "evet" oyu kullanırken, ikinci kararnamede 184 "hayır", 166 "evet" çıktı.

Katalonya'nın ayrılıkçı iç sorunlarına dair verilen vaatler karşılığında başlarda hükümete dışarıdan destek veren ancak son bir yıldır bunu geri çeken Junts, konut krizinde de sol koalisyonu desteklememeyi tercih etti.

Hükümetin kararnamelerine karşı tek bir kararnamenin ve kendi küçük isteklerinin kabul edilmesinde ısrarcı olan Junts'un Meclis Sözcüsü Miriam Nogueras, "Bu kararname, fonların satın almaya, spekülasyon yapmaya ve insanları evlerinden çıkarmaya devam etmesine izin veriyor. Hükümet, yalanları teşvik etmeye devam ediyor." suçlamasında bulundu.

HEP BERABER KAYBETTİK

Konut Bakanı Isabel Rodriguez de "İspanya gibi gelişmiş bir demokrasi, bir kişinin daha evinden tahliyesini kaldıramaz. Mari Carmen'in tahliyesi vicdanları uyandırdı, hepimizi gerçekliğin bir tokadı gibi sarstı." diyerek, kararnamelere "hayır" oyu verilmesine öncülük eden PP ve Vox'u "Avrupa'nın en kötü sağı" diye eleştirdi.

Rodriguez, hiçbir siyasi parti açısından bir kazanan olmadığını, asıl kaybedenin ise ülke demokrasisi ve konut krizine çözüm bekleyen İspanyollar olduğunu savundu.

Son olarak söz alan Başbakan Pedro Sanchez ise oy kullanma işleminden hemen önce yaptığı konuşmada, "Sizden, kamu sektörünün desteğine en çok ihtiyaç duyan sıradan insanları, milyonlarca genci, kiraları sürekli arttığı için acı çeken aileleri, ev sahibi olmadıkları için yaşlılığı korkuyla karşılayan emeklileri veya ebeveynleri evlerinden çıkarıldığı için yarın kıyafetlerinin, sırt çantalarının veya oyuncaklarının kaldırıma atıldığını görebilecek binlerce çocuğu düşünmenizi rica ediyorum. Bu kez sorumlu Troyka ya da bankalar olmayacak bizzat sizler olacaksınız." dedi.

REDDEDİLEN KARARNAMELER

Reddedilen kararnamelerden ilki, 31 Aralık 2028'den önce sona erecek kira sözleşmelerinin iki yıl uzatılması, evden zorunlu tahliyelerin 2030'a kadar durdurulması, sezonluk kiralamalar ve oda kiralamalarına yönelik yapısal düzenlemelerin yapılması, konut endekslerini aşan kira sözleşmelerinde sıfır kira artışı ve yüksek riskli yatırım fonlarının konut satın almasının 2028 yılına kadar yasaklanmasını içeriyordu.

En çok tepki çeken ikinci kararname ise kira sözleşmelerinin, tüketici endeksine göre yapılacak kira artışlarıyla süresiz, otomatik olarak yenilmesini ve bunu kabul etmeyen ev sahibinin kiracıya tazminat ödemesini öngörüyordu.

ERKEN SEÇİM OLASILIĞI YÜKSELİYOR

Hükümetin, mecliste onaylanması halinde 1 milyon 890 bin kira sözleşmesinden yararlanan yaklaşık 5 milyon kişiye fayda sağlayacağını söylediği kararnamelerin reddinin ardından ülkenin siyasi geleceği de belirsizliğe girdi.

Başbakan Pedro Sanchez'in, konut krizinde diğer siyasi partileri ikna edememesinden dolayı erken seçime gitme kararı alması bekleniyor.

İktidarın büyük ortağı ve Sanchez'in liderliğini yaptığı Sosyalist İşçi Partisi'nin (PSOE) üst düzey yönetiminin, İspanyol basınına yaptığı açıklamalarda, mevcut durumda erken seçimin kaçınılmaz olduğunu savundu.

Basında, İspanyolların 29 Kasım'da sandığa gideceği iddia edildi.

MECLİS ÇEVRESİNDE GÖSTERİ

Diğer yandan konut krizinin görüşüldüğü anlarda meclis binası dışında gösteriler yapıldı.

Polisin geniş güvenlik önlemleri altında yapılan gösterilerde, konut krizine karşı acil çözüm ve genel grev çağrıları yapıldı.

Başkent Madrid'deki Sol Meydanı'nda 26 Eylül'den itibaren çadırlar kurarak sabahlayan yüzlerce kişinin eylemi de devam etti.

Kiracı Sendikaları Konfederasyonu, Sol Meydanı'ndaki kamp kurma eyleminin yarın sona ereceğini ve ülke genelinde büyük şehirlerde konut krizine karşı gösteriler yapılacağını duyurdu.

KONUT KRİZİNİN SEMBOLÜ OLAN 87 YAŞINDAKİ MARİ CARMEN

Son yıllardaki anketlerde İspanyolların öncelikli sorunu olarak çıkan konut krizi, 23 Eylül tarihinde Madrid'deki 87 yaşındaki bir kadının evden zorla çıkarılmasıyla ülke genelinde yeni bir boyuta taşınmıştı.

Konut krizinde sembol haline gelen, 70 yıldır kirada oturduğu evden, mahkeme kararı ve polis zoruyla çıkartılan Mari Carmen, kontrol amaçlı hastanede kalmaya devam etse de, avukatı, Madrid Belediyesi ve Urbangestion adlı emlak yatırım şirketi arasında varılan anlaşmanın ardından taburcu olduktan sonra evine geri dönebileceği açıklanmıştı.

Mari Carmen, varılan anlaşma gereği 8 yıllık yeni bir kira kontratı imzalayarak, kira bedeli olarak kazancının (emekli maaşı) yüzde 30'unu ödeyecek.

İSPANYA SİYASETİNDE DEPREME YOL AÇAN KONUT KRİZİ AŞILAMIYOR

İspanya'da son yıllarda yapılan tüm kamuoyu anketlerinde İspanyolların çözüm beklediği sorunların başında gelen ve ülke siyasetinde depreme yol açan konut krizi aşılamıyor.

Azınlık sol koalisyon hükümeti, 23 Eylül'de Madrid'de 87 yaşındaki Mari Carmen adlı yaşlı bir kadının 70 yıldır kiracı olarak yaşadığı evden mahkeme kararı ve polis zoruyla çıkartılmasının ardından alevlenen konut krizine çözüm getiremedi.

Hükümetin 29 Eylül'deki Bakanlar Kurulu'nda kabul ettiği konut krizinin çözümüne ilişkin iki kararname, mecliste yapılan oylamanın ardından reddedildi.

İspanya'da 2018 yılından bu yana iktidarda olan ve üçüncü hükümetini Kasım 2023'te Sumar adlı sol görüşlü partilerin ittifakıyla kuran Başbakan Pedro Sanchez, mevcut parlamento aritmetiğinde çoğunluğu elinde bulunduramadığından konut krizine karşı ilerleme kaydedemedi.

İSPANYA'DA KONUT KRİZİNİN NEDENLERİ VE GELİŞİMİ

Tüm anketlerde İspanyolların ilk sorun olarak gösterdiği konut krizi, ülkede büyüyerek devam ediyor.

İspanya’da ev satın almak veya bu mümkün değilse kiralamak her geçen yıl daha da zorlaşıyor.

Yargı Genel Konseyinin son raporuna göre büyük çoğunluğu (18 bin 317) kira davaları olmak üzere 2025’te toplam 24 bin 540 tahliye gerçekleşti.

Konut krizinin İspanya’da farklı gerekçeleri bulunuyor.

Konut fiyatlarındaki yükseliş (2024’e oranla 2025’te yüzde 13 düzeyinde), konut stoğunun yüzde 14’üne denk gelecek şekilde 3,5 milyondan fazla boş konutun bulunması, her geçen yıl daha zor ve daha pahalı olan konut inşasının azalması, turistik amaçlı ev kiralamalarında artış ve sosyal konutların Avrupa Birliği ortalamasına göre çok daha düşük olması, bu krizi tetikleyen başlıca faktörler olarak sıralanıyor.

Sivil toplum kuruluşlarının raporlarında, aşırı konut maliyeti yükünün İspanya nüfusunun yüzde 14,1'ini oluşturan 6,8 milyon kişiyi etkilediğine vurgu yapılıyor. Araştırmalar, en düşük gelirli hanelerin yüzde 20'sinin gelirlerinin yüzde 70'inden fazlasını kiraya harcadığı konusunda uyarıyor.

Ayrıca İspanya’da gençlerin aile evinden ayrılma yaşı 30,2 olarak gösterilirken, Eurostat'ın verilerine göre Avrupa Birliği ortalaması 26,3 yaş.

Ulusal İstatistik Enstitüsünün (INE) geçen nisan ayındaki raporunda, halen ebeveynleriyle yaşayan 26 ve 34 yaş arası genç İspanyolların oranının yüzde 47,3 olduğu belirtilmişti.

Bunun ana nedeni, yüksek fiyatlar nedeniyle ev satın alamamaları veya kiralayamamaları olarak gösterildi.

Bu arada İspanya’da 1997-2008 yıllarında o zamanki piyasa talebinin yaklaşık iki katına denk gelen 5 milyon ev inşa edilmişti.

Basına yansıyan haberlere göre uzmanlar, "Anormallik olarak sayılabilecek, 1000 kişi başına neredeyse 14 konut inşa etmekten 1000 kişi başına ikiye düştük ki bu da başka bir anormalliktir. Oysa diğer Avrupa ülkelerinde 1000 kişi başına dört konut inşa ediliyor.” yorumunda bulunuyor.​​​​​​​

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.