BİLİM & TEKNOLOJİ
okuma süresi: 16 dak.

Bilgisayar Mühendisleri Odası: Dijital altyapı kararları şeffaf ve denetlenebilir olmalı

Bilgisayar Mühendisleri Odası: Dijital altyapı kararları şeffaf ve denetlenebilir olmalı

KTMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası Başkanı Esat Gürhan, 5G, FTTH ve Starlink’in KKTC’nin dijital geleceği açısından önemli olduğunu belirterek, altyapı yatırımlarının kamu yararı, rekabet, veri güvenliği ve dijital egemenlik ilkeleri temelinde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Gürhan, fiber optik Ek Protokolü’nün tam metninin yayımlanması ve BTHK’nın süreçteki teknik görüşünün kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.

Yayın Tarihi: 24/08/26 10:50
okuma süresi: 16 dak.
Bilgisayar Mühendisleri Odası: Dijital altyapı kararları şeffaf ve denetlenebilir olmalı

KTMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası Başkanı Esat Gürhan, KKTC’nin 5G, FTTH ve Starlink gibi dijital altyapı ve internet teknolojileri açısından önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, hızlı internetin yalnızca bir teknoloji yarışı olmadığını, aynı zamanda rekabet, kamu yararı, veri güvenliği ve dijital egemenlik meselesi olduğunu vurguladı.

Gürhan, KTMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu adına yaptığı açıklamada, son dönemde ülkede 5G mobil haberleşme, evlere ve iş yerlerine kadar fiber optik altyapı götürülmesi ve Starlink uydu internet hizmetlerinin yoğun biçimde tartışıldığını belirtti.

Bu konuların gündemde olmasının sevindirici olduğunu ifade eden Gürhan, teknik kavramların birbirine karıştırılması, henüz açıklanmamış ayrıntıların kesinleşmiş gibi sunulması ve konuyla doğrudan ilgisi bulunmayan kişiler tarafından doğru veya yanlış birçok açıklama yapılmasının kamuoyunda ciddi bir bilgi kirliliğine yol açtığını kaydetti.

Gürhan, amaçlarının herhangi bir teknolojiye, kuruma veya yatırımcıya karşı çıkmak olmadığını belirterek, hedeflerinin halkın doğru bilgilendirilmesi, ülkenin teknolojik gelişiminin kamu yararı temelinde yürütülmesi ve milyarlarca liralık dijital altyapı kararlarının şeffaf, denetlenebilir ve sürdürülebilir olması olduğunu ifade etti.

KKTC’de mobil haberleşme hizmetlerinin Kıbrıs Mobile Telekomünikasyon Limited (KKTCELL) ve Vodafone Mobile Operations Limited (KKTC Telsim) tarafından sunulduğunu belirten Gürhan, BTHK tarafından 2022 yılında gerçekleştirilen 4G/5G yetkilendirme ihalesinin ardından KKTCELL’in 7 Eylül 2023’te, KKTC Telsim’in ise 28 Ekim 2023’te 4G/4.5G hizmeti vermeye başladığını hatırlattı.

BTHK’nın 2025 Faaliyet Raporu’na göre mobil baz istasyonlarının yaklaşık yüzde 96’sında LTE hizmeti sunulur duruma gelindiğini kaydeden Gürhan, Ağustos 2026’da BTHK ile iki mobil operatör arasında ayrı ayrı imzalanan ek sözleşmelerle 5G takviminin yeniden düzenlendiğini belirtti.

Gürhan, BTHK’nın resmi açıklamasına göre 5G hizmetlerinin 15 Kasım 2026’da başlatılmasının kararlaştırıldığını, hizmetin 700 MHz ve 3600 MHz frekans bantlarında sunulacağını, daha önceki takvimin yaklaşık iki yıl öne çekildiğini ve yetkilendirmenin 15 Kasım 2026’dan 14 Kasım 2046’ya kadar geçerli olacağını aktardı.

Ek sözleşmelerde kapsama alanı ve hizmet kalitesine ilişkin koşulların da düzenlendiğini belirten Gürhan, bunun ülke açısından önemli bir gelişme olduğunu ancak 15 Kasım’da ülkenin her noktasında aynı hız ve kalitede 5G kullanılacağının düşünülmemesi gerektiğini ifade etti.

Kapsama alanının genişlemesi, baz istasyonlarının yenilenmesi, istasyonların güçlü fiber bağlantılarla desteklenmesi ve 5G uyumlu cihazların yaygınlaşmasının zaman alacağını kaydeden Gürhan, ekranda “5G” işaretinin görünmesinin tek başına kaliteli hizmet anlamına gelmediğini vurguladı.

Gerçek hizmet kalitesinin kapsama alanı, baz istasyonu yoğunluğu, kullanılan frekans miktarı, istasyonların fiber bağlantısı, şebeke yoğunluğu, gecikme süresi ve operatörlerin uygulayacağı paketlerle belirleneceğini belirten Gürhan, ilçe ve bölge bazında kapsama hedeflerinin, asgari indirme ve yükleme hızlarının, gecikme süresi, kesinti oranı ve arıza giderme sürelerinin nasıl ölçüleceğinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.

Gürhan ayrıca, operatörlerin taahhütlerini yerine getirmemesi halinde uygulanacak yaptırımların yanı sıra 5G tarifeleri, veri kotaları ve cihaz gereksinimlerinin tüketiciye nasıl yansıyacağının da açıklanması gerektiğini kaydetti.

"5G İLE FTTH BİRBİRİNİN RAKİBİ DEĞİL"

FTTH’nin “Fiber to the Home”, yani “eve kadar fiber” anlamına geldiğini belirten Gürhan, fiber optik kablonun yalnızca mahalleye veya sokak başına değil, doğrudan evlere ve iş yerlerine kadar ulaştırılmasını ifade ettiğini söyledi.

Fiber altyapının yüksek kapasite, düşük gecikme, kararlı bağlantı ve gelecekte çok daha yüksek hızlara geçilebilmesi açısından çağdaş dijital ekonominin temelini oluşturduğunu belirten Gürhan, fiber optik altyapıyı “ülkenin dijital ana yolları”, FTTH’yi ise bu yolların doğrudan ev ve iş yerlerine ulaşması olarak nitelendirdi.

5G’nin kullanıcıları kablosuz olarak bu dijital ağa bağlayan mobil erişim sistemi, uydu internetinin ise karasal altyapının bulunmadığı veya zarar gördüğü yerlerde gökyüzünden sağlanan tamamlayıcı bağlantı olduğunu ifade eden Gürhan, 5G ile FTTH’nin birbirinin rakibi veya alternatifi olmadığını vurguladı.

Gürhan, güçlü bir 5G şebekesinin arkasında da yüksek kapasiteli fiber bağlantılar bulunması gerektiğini belirterek, uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin de 5G antenleri ile ana şebeke arasındaki yüksek kapasite ve düşük gecikmeli bağlantılarda fiberin önemine dikkat çektiğini kaydetti.

"FİBER ALTAYPI KAMU YARARI TEMELİNDE YÜRÜTÜLMELİ"

TC-KKTC arasındaki fiber optik sürecine de değinen Gürhan, 11 Temmuz 2025’te mutabakat zaptı, 24 Eylül 2025’te uygulama ve işbirliği protokolü imzalandığını, protokolün 23 Ekim 2025’te KKTC’de, 31 Aralık 2025’te Türkiye’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini belirtti.

İlk protokolde altyapının mülkiyeti, Türk Telekom’un rolü, tüm internet servis sağlayıcılarına açık ve eşit erişim, toptan fiyatların belirlenmesi, Telekomünikasyon Dairesi’nin konumu, veri güvenliği ve yerel mühendislik kapasitesi gibi konularda kamuoyunda ciddi çekinceler ortaya çıktığını ifade eden Gürhan, bu çekincelerin ardından 20 Ağustos 2026’da yeni bir Ek Protokol imzalandığını kaydetti.

KKTC Enformasyon Dairesi’nin açıklamasında Ek Protokol’ün kamuoyunda dile getirilen tereddütleri giderecek düzenlemeler içerdiğinin ve hedefin 2027 yılı içerisinde fiber altyapıyı hanelere ve iş yerlerine ulaştırmak olduğunun belirtildiğini aktaran Gürhan, bunun önemli ve olumlu bir açıklama olduğunu ancak açıklama ile hukuki metnin aynı şey olmadığını vurguladı.

23 Ağustos 2026 itibarıyla ulaşılabilen resmi duyuruda Ek Protokol’ün madde madde tam metninin yer almadığını belirten Gürhan, bu nedenle hangi hükümlerin değiştirildiğinin, hangi güvencelerin getirildiğinin ve önceki çekincelerin ne ölçüde giderildiğinin henüz kesin olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Gürhan, “Bizler fiber yatırımlarına karşı değiliz. Ülkemizin tümüne fiber ulaştırılmasını gerekli ve gecikmiş bir yatırım olarak görüyoruz” dedi.

Ancak fiber altyapının devletin ve halkın stratejik varlığı olarak korunması, tüm yetkili internet servis sağlayıcılarına eşit ve ayrım gözetmeyen koşullarla açılması, tekelleşmeye yol açmaması, toptan fiyatlarının şeffaf ve denetlenebilir olması, hizmet kalitesi ve arıza giderme sürelerinin sözleşmeyle güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.

Gürhan ayrıca yerel mühendislerin ve teknik personelin projede etkin biçimde yer alması, ülke içi internet trafiğinin mümkün olduğu ölçüde ülke içinde tutulması ve altyapının siber güvenlik, afet dayanıklılığı ve yedeklilik koşullarını karşılaması gerektiğini kaydetti.

"BTHK'NIN FİBER PROJESİNDEKİ ROLÜ TALİ DEĞİL, MERKEZİDİR"

BTHK’nın yalnızca frekans veya cihaz izni veren bir kurum olmadığını belirten Gürhan, kurumun elektronik haberleşme sektörünün düzenleyici ve denetleyici otoritesi olduğunu ifade etti.

6/2012 sayılı Elektronik Haberleşme Yasası’nın BTHK’ya haberleşme sağlayıcılarını yetkilendirme, frekansları yönetme, rekabeti koruma, erişim ve ara bağlantı koşullarını düzenleme, tüketici haklarını gözetme, hizmet kalitesini ölçme, tarifeleri ve piyasayı denetleme, kişisel verilerin ve haberleşme gizliliğinin korunmasını sağlama ve mevzuata aykırılıklarda yaptırım uygulama görevleri verdiğini belirtti.

Yasanın 14’üncü maddesinin ayrıca fiber optik dahil yerel ağın kurulması ve işletilmesine ilişkin ulusal politikanın BTHK ile istişare edilerek ve kurumun yazılı görüşü alındıktan sonra belirlenmesini öngördüğünü kaydeden Gürhan, bu nedenle BTHK’nın fiber projesindeki rolünün tali değil, merkezî olduğunu vurguladı.

Gürhan, BTHK’nın Ek Protokol ve uygulanacak iş modeli hakkındaki yazılı teknik ve düzenleyici görüşünün kamuoyuyla paylaşılması veya en azından ayrıntılı biçimde özetlenmesi gerektiğini belirtti.

5G konusunda iki operatörle ayrı ayrı sözleşmeler yapılması ve hizmet kalitesi ile kapsama koşullarının düzenlenmesinin BTHK’nın görev alanına uygun bir adım olduğunu ifade eden Gürhan, bundan sonraki aşamada bu koşulların ölçülebilir biçimde kamuoyuna açıklanması ve sonuçların düzenli yayımlanması gerektiğini söyledi.

"STARLİNK'İN KKTC'DE YEREL YETKİLENDİRMESİ BULUNMUYOR"

Starlink’in, alçak dünya yörüngesindeki çok sayıdaki uydu aracılığıyla internet hizmeti sunan bir sistem olduğunu belirten Gürhan, bu tür sistemlerin fiber veya mobil altyapının bulunmadığı uzak bölgelerde, kırsal yerleşimlerde, denizcilikte, afet ve olağanüstü durumlarda ve karasal şebekelere yedek bağlantı sağlanmasında önemli faydalar sunabileceğini ifade etti.

Bir uydunun KKTC üzerinden geçmesi veya bir cihazın teknik olarak sinyal alabilmesinin hizmetin KKTC’de yasal ve ticari olarak yetkilendirilmiş olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Gürhan, BTHK’nın 18 Kasım 2025’te kamuoyuna yansıyan açıklamasına göre Starlink cihazlarının CE işareti taşıdığı ve kullandığı frekansların ulusal frekans planıyla uyumlu olduğunun görüldüğünü belirtti.

Buna karşın hizmetin Elektronik Haberleşme Yasası kapsamında yetkilendirme gerektirdiğinin tespit edildiğini aktaran Gürhan, BTHK’nın 11 Ekim 2024 tarihli kararıyla kamu güvenliği gerektiren istisnai durumlar dışında, yetkilendirme yapılıncaya kadar bu cihazlara ithal ön izni verilmemesinin kararlaştırıldığını kaydetti.

Gürhan, BTHK’nın güncel yetkilendirilmiş haberleşme sağlayıcıları listesinde Starlink veya SpaceX adına bir KKTC internet hizmeti yetkilendirmesi bulunmadığını belirtti.

Bu nedenle başka bir ülkeden cihaz getirerek, yabancı adres veya dolaşım paketi kullanarak Starlink hizmeti almanın KKTC’de yerel yetkilendirmenin yerine geçmediğini ifade eden Gürhan, Güney Kıbrıs’ta veya başka bir ülkede hizmetin serbest olmasının da KKTC mevzuatı bakımından otomatik bir hak doğurmadığını vurguladı.

Gürhan, bunun ticari risklerinin de bulunduğunu belirterek, KKTC mevzuatına tabi yerel abonelik sözleşmesinin bulunmayabileceğini, yerel fatura, vergi, garanti ve teknik servis koşullarının sağlanmayabileceğini, tüketicinin uyuşmazlık halinde BTHK’nın standart koruma mekanizmalarından yararlanamayabileceğini kaydetti.

Yabancı ülke üzerinden alınan dolaşım hizmetlerinin süre ve kullanım kısıtlamalarına tabi olabileceğini, hizmet sağlayıcının yetkisiz ülkelerde hizmeti sınırlandırabileceğini veya durdurabileceğini ve bireysel aboneliğin üçüncü kişilere satılmasının Starlink’in kendi kullanım koşullarına aykırı olabileceğini belirtti.

Vatandaşların “cihaz çalışıyor, öyleyse yasaldır” veya “Güney’de satılıyor, kuzeyde de kullanılabilir” şeklindeki açıklamalara itibar etmemesi gerektiğini ifade etti.

Bununla birlikte Starlink ve benzeri teknolojilere süresiz bir yasak uygulanmasını da doğru bir dijitalleşme politikası olarak görmediklerini belirten Gürhan, BTHK’nın şirket ve marka gözetmeyen, teknoloji tarafsız bir uydu internet yetkilendirme çerçevesi hazırlaması gerektiğini söyledi.

Bu çerçevede yerel yetkilendirme ve temsilcilik, terminal cihazlarının toplu veya genel izin sistemi, vergi ve faturalandırma, tüketici hakları ve garanti, kişisel veri ve trafik verilerinin korunması, siber güvenlik yükümlülükleri, acil durumlarda kamu kurumlarıyla koordinasyon, hizmet kalitesi ve kesinti bildirimleri ile kırsal bölgeler ve afet haberleşmesinde kullanımın açık biçimde düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.

"BİLİŞİM ADASI OLMAK YALNIZCA 5G VE FİBERLE MÜMKÜN DEĞİL"

Bir ülkeye fiber kablo döşenmesinin veya 5G getirilmesinin tek başına ülkeyi “bilişim adası” yapmayacağını belirten Gürhan, bilişim adası olmanın erişilebilir ve uygun fiyatlı yüksek hızlı internet, kesintilere dayanıklı enerji ve haberleşme altyapısı, güçlü veri merkezleri ve yerel internet değişim noktası, siber güvenlik ve etkin olay müdahale kapasitesi, kişisel verilerin ve dijital hakların korunması, yetişmiş mühendis, yazılımcı ve teknik personel, dijital kamu hizmetleri, teknoloji girişimleri ve araştırma-geliştirme ile hukuki öngörülebilirlik ve adil rekabet gerektirdiğini ifade etti.

Dijitalleşmenin başarısının reklamlarla açıklanan en yüksek hız üzerinden değil; köydeki öğrencinin bağlantısı, küçük işletmenin ödeyeceği ücret, hastanenin kesintisiz haberleşmesi, vatandaşın verisinin korunması ve genç mühendislerin ülkelerinde üretim yapabilmesi üzerinden ölçülmesi gerektiğini vurguladı.

BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ ODASI TALEPLERİNİ DE SIRALADI

KTMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası olarak temel beklentilerini de sıralayan Gürhan, şu taleplerde bulundu:

  • 5G kapsama ve hizmet kalitesi yükümlülüklerinin kamuoyuna açıklanması,
  • İlçe bazında bağımsız hız, gecikme ve kesinti ölçümlerinin düzenli yayımlanması,
  • 20 Ağustos 2026 tarihli Fiber Optik Ek Protokolü’nün tam metninin paylaşılması,
  • BTHK’nın fiber projesine ilişkin yazılı görüşünün kamuoyunun bilgisine sunulması,
  • Fiber altyapıda kamu mülkiyeti, açık erişim ve ayrım gözetmeyen toptan fiyatlandırmanın güvence altına alınması,
  • İnternet servis sağlayıcıları arasında rekabetin korunması,
  • Starlink ve diğer LEO uydu sistemleri için şeffaf ve teknoloji tarafsız bir yetkilendirme yol haritası hazırlanması,
  • Yerel internet değişim noktası, veri merkezi, yedek uluslararası bağlantı ve afet haberleşme planlarının oluşturulması,
  • Projelerde yerel bilgisayar ve elektronik mühendisleri ile teknik personelin etkin biçimde görevlendirilmesi,
  • Bütün süreçlerin siyasi tartışmaların ötesinde, ölçülebilir hedefler ve kamu yararı temelinde yürütülmesi.

Gürhan, 5G, FTTH ve uydu interneti arasında bir tercih yapmak zorunda olunmadığını, doğru düzenlemelerle bu teknolojilerin tamamından yararlanılabileceğini belirtti.

“Asıl mesele hangi teknolojinin kullanılacağı değil; altyapının kim tarafından, hangi kurallarla, kimin yararına ve nasıl denetleneceğidir” diyen Gürhan, KKTC’nin dijital geleceğinin günlük tartışmalara, reklamlara veya kapalı kapılar ardında yapılan düzenlemelere bırakılamayacak kadar önemli olduğunu vurguladı.

Gürhan, KTMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası’nın ülkenin teknolojik gelişimini desteklemeye; halk adına şeffaflık, kamu yararı, rekabet, veri güvenliği ve dijital egemenlik ilkelerini savunmaya devam edeceğini kaydetti.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.