KKTC kendi İHA’sını geliştirebilir mi? Uzay Mühendisi Altınkaya’dan 5 yıllık teknoloji yol haritası
Havacılık ve Uzay Mühendisi Tahir Altınkaya, KKTC’de havacılık, İHA ve savunma teknolojileri ekosistemi oluşturulabileceğini belirterek, ilk adımın büyük bir fabrika kurmak değil, mühendislik ve Ar-Ge kapasitesi oluşturmak olması gerektiğini söyledi; Altınkaya, genç mühendislerden oluşan çok disiplinli bir ekip ve beş yıllık teknoloji yol haritası önerdi.
Havacılık ve Uzay Mühendisi Tahir Altınkaya, KKTC’de havacılık, İHA ve savunma teknolojileri alanında bir ekosistem oluşturulabileceğini belirterek, bunun için büyük ölçekli bir fabrika yatırımıyla başlamak yerine mühendislik ve Ar-Ge kapasitesinin oluşturulması gerektiğini söyledi. Altınkaya, KKTC Havacılık ve İHA Teknolojileri Koordinasyon Merkezi kurulmasını, genç mühendislerden oluşan çok disiplinli bir çekirdek ekip oluşturulmasını ve kamu, üniversiteler ile özel sektörün farklı aşamalarda birbirini tamamlayan roller üstlenmesini önerdi. Altınkaya, sürecin araştırma, tasarım, prototip, test, doğrulama ve üretim aşamalarından oluşan uzun vadeli bir yol haritasıyla ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
Konuyla ilgili olarak Havacılık ve Uzay Mühendisi Tahir Altınkaya, Kıbrıs Postası’na verdiği röportajda, KKTC’nin havacılık, İHA ve savunma teknolojileri alanındaki mevcut potansiyelini, ihtiyaç duyulan altyapıyı ve izlenebilecek aşamalı modeli anlattı. Altınkaya, ülkede üniversiteler, mühendislik eğitimi almış gençler ve belirli bir teknik altyapı bulunduğunu ancak bu birikimin sistematik biçimde tasarım, prototipleme, test ve üretime dönüştürülebileceği bütüncül bir yapının henüz yeterince oluşmadığını ifade etti.
"BU PROJE, GENÇ MÜHENDİSLERİ ÜLKEDE TUTMA PROJESİDİR"
Altınkaya, ilk aşamada doğrudan bir İHA üretmeye odaklanmak yerine KKTC’nin mevcut insan kaynağı, üniversitelerin imkanları, özel sektörün üretim kapasitesi ve kamu kurumlarının ihtiyaçlarının kapsamlı biçimde analiz edilmesi gerektiğini belirtti. Beş yıllık bir teknoloji yol haritası öneren Altınkaya, ilk yıl fizibilite ve ihtiyaç analizinin yapılmasını, sonraki yıllarda ise konsept tasarım, detay tasarım, prototip üretimi, entegrasyon ve test süreçlerinin aşamalı olarak yürütülmesini önerdi. Genç mühendislerin ülkede tutulmasının da projenin önemli hedeflerinden biri olması gerektiğini belirten Altınkaya, oluşturulacak yapının yalnızca tek bir hava aracı geliştirmeye değil, KKTC’de uzun vadeli bir mühendislik ve yüksek teknoloji kültürü oluşturmaya hizmet etmesi gerektiğini söyledi. Altınkaya, Türkiye ile eğitim, teknik danışmanlık, ortak Ar-Ge, teknoloji transferi, tedarik zinciri ve prototip geliştirme alanlarında iş birliklerinin de sürece katkı sağlayabileceğini kaydetti.

SORU: Son yıllarda dünyada İHA ve havacılık teknolojilerinin önemi ciddi şekilde arttı. Sizce KKTC’de bir havacılık, İHA ve savunma teknolojileri ekosistemi kurulabilir mi?
"Evet, kurulabilir. Ancak burada doğru bir başlangıç noktası belirlemek gerekiyor. Benim düşüncem, 'bir anda büyük bir savunma sanayii fabrikası kuralım' yaklaşımından ziyade, KKTC’de öncelikle mühendislik ve Ar-Ge kapasitesini oluşturmak yönünde ilerlemek.
Bugün KKTC’de üniversitelerimiz, mühendislik eğitimi almış gençlerimiz ve belirli bir teknik altyapımız var. Ancak bu bilgi birikimini sistematik biçimde tasarıma, prototipe, teste ve daha sonra üretime dönüştürebilecek bütüncül bir yapı henüz yeterince oluşmuş değil"
SORU: KKTC’de havacılık ve İHA teknolojilerini somut olarak nasıl geliştirebiliriz?
"Bunun için öncelikle uygulanabilir ve aşamalı bir devlet politikası oluşturulması gerekiyor. İlk adım olarak devlet desteğiyle KKTC Havacılık ve İHA Teknolojileri Koordinasyon Merkezi kurulmasını öneriyorum. Bu merkez, ülkedeki mevcut insan kaynağını, üretim imkanlarını ve teknik eksiklikleri belirlemeli ve buna göre kapsamlı bir teknoloji yol haritası hazırlamalı. Ancak böyle bir merkezin sürdürülebilir şekilde çalışabilmesi için yalnızca teknik ekipman sağlanması yeterli değil. Uygun bir çalışma alanı, nitelikli insan kaynağı, başlangıç finansmanı ve kurumsal destek de aynı anda oluşturulmalı.
İlk aşamada büyük ölçekli bir tesis yatırımı yapılması yerine, temel ihtiyaçların karşılanması ve kapasitenin proje ilerledikçe kademeli olarak artırılması daha doğru olacaktır. Bilgisayarlar, mühendislik yazılımları, temel prototipleme ekipmanları ve tasarım-analiz çalışmalarının yürütülebileceği uygun bir Ar-Ge alanı ile başlanabilir. Bunun yanında, özellikle KKTC’de yetişmiş genç mühendis ve teknik personelden oluşan dinamik bir ekip oluşturulmalı. Başlangıçta küçük bir çekirdek ekiple yola çıkılabilir; ancak projenin teknik ihtiyaçları doğrultusunda bu ekip zaman içerisinde genişletilmelidir.
Havacılık ve Uzay Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve Bilgisayar veya Yazılım Mühendisliği gibi farklı disiplinlerden genç mezunların yanı sıra, ihtiyaç duyulması halinde teknisyen ve teknik personel de ekibe dahil edilmelidir. Buradaki uzun vadeli hedef yalnızca bir proje ekibi kurmak değil, KKTC’de uzmanlaşmış bir havacılık ve savunma teknolojileri insan kaynağı oluşturmaktır. Genç mühendislerin ülkede kalmasını, gerçek projelerde görev almasını ve zaman içerisinde kendi alanlarında uzmanlaşmasını sağlayacak nitelikli istihdam imkanları oluşturulmalıdır. Bu nedenle finansman planı yalnızca ekipman, yazılım ve prototip giderlerini kapsamamalı; projede görev alacak mühendis ve teknik personelin maaşlarını da içermelidir. Çekirdek ekibin proje süresince tam zamanlı çalışabilmesi ve çalışmalarını başka işlere bağımlı olmadan sürdürebilmesi için düzenli bir personel bütçesi oluşturulması temel şartlardan biridir.
'SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR PROJENİN UYGULANMASI İÇİN KAMU, ÜNİVERSİTELER VE ÖZEL SEKTÖRÜN FARKLI AŞAMALARDA BİRBİRİNİ TAMAMLAYAN ROLLER ÜSTLENMESİ GEREKİYOR'
İlk aşamada kamu tarafından tahsis edilecek uygun bir fiziksel çalışma ve Ar-Ge alanı, genç mühendislerin tasarım, analiz, prototipleme ve sistem geliştirme faaliyetlerini sürdürebilmesine imkan sağlayacaktır. Proje ilerledikçe prototip üretim kapasitesi artırılabilir, gerekli makine ve ekipmanlar temin edilebilir ve bu alan daha kapsamlı bir Ar-Ge ve prototip geliştirme tesisine dönüştürülebilir. Bu merkez aynı zamanda genç mühendislerin bir araya gelerek farklı hava aracı konseptleri üzerinde çalışabileceği, üniversiteler ve özel sektörle ortak projeler geliştirebileceği KKTC merkezli bir havacılık teknoloji geliştirme çalışma ortamı olmalıdır.
Bu modelin sürdürülebilir ve başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için kamu, üniversiteler ve özel sektörün farklı aşamalarda birbirini tamamlayan roller üstlenmesi gerekiyor. Kamu, projeyi başlatan ve genel koordinasyonu sağlayan ana aktör olmalı; gerekli finansmanı, çalışma alanını ve kurumsal desteği oluşturmalıdır. Üniversiteler ise tasarım, Ar-Ge ve geliştirme süreçlerinde akademik bilgi, laboratuvar altyapısı ve teknik danışmanlık sağlayarak projeye katkıda bulunmalıdır. Prototip ve ürünlerin üretim aşamasında ise özel sektörün imalat kapasitesi, teknik tecrübesi ve tedarik imkanları sürece dahil edilmelidir. Böylece kamu öncülüğünde başlatılan proje, üniversitelerin bilgi ve altyapısıyla teknik açıdan güçlendirilebilir; özel sektörün katkısıyla da prototipten ürüne dönüşebilecek sürdürülebilir bir yapıya kavuşabilir"

SORU: KKTC’nin böyle bir projeyi gerçekleştirebilecek insan kaynağı var mı?
"Bence en önemli avantajlarımızdan biri zaten insan kaynağımız. KKTC’de havacılık ve uzay, makine, elektrik-elektronik, bilgisayar ve yazılım gibi alanlarda eğitim alan gençlerimiz var. Sorun, bu gençlerin mezuniyet sonrasında kendi alanlarında çalışabilecekleri yeterli teknoloji ve Ar-Ge ortamlarının sınırlı olması.
Böyle bir havacılık ve İHA teknolojileri ekosistemi oluşturulursa, genç mühendislerin ülkede kalıp gerçek projeler üzerinde çalışmasının önü açılabilir. Ben bu projeyi aynı zamanda bir 'genç mühendisleri ülkede tutma projesi' olarak görüyorum"
SORU: Böyle bir yapı kurulursa ilk hedef doğrudan bir İHA üretmek mi olmalı?
"Hayır. Bence en büyük hata bu olur.
İlk aşamada 'hemen bir araç üretelim' demek yerine, önce fizibilite yapılmalı. KKTC’de hangi teknik altyapıya sahibiz, hangi üniversitelerin hangi imkanları var, özel sektör ne yapabiliyor, hangi alanlarda eksiklerimiz bulunuyor ve kamu kurumlarının hangi ihtiyaçları var; bunların ortaya konması gerekiyor. Proje önerisinde ilk yıl için kapsamlı bir ihtiyaç ve fizibilite çalışması, küçük bir teknik ekip ve beş yıllık bir teknoloji yol haritası oluşturulmasını öneriyorum"
SORU: Beş yıllık yol haritasından bahsediyorsunuz. Bu süreç nasıl ilerleyebilir?
"Aşamalı ilerlemek gerekiyor.
İlk yıl fizibilite ve ihtiyaç analizi yapılabilir. İkinci yıl ilk platformun konsept ve ön tasarımına geçilebilir. Üçüncü yılda detay tasarım yapılabilir. Dördüncü ve beşinci yıllarda ise prototip üretimi ve entegrasyon gerçekleştirilebilir. Prototip ortaya çıktıktan sonra yer testleri, sistem testleri ve kontrollü uçuş testleri yapılmalı. Testlerden elde edilen verilerle tasarım geliştirilerek güvenilirliği doğrulanmalı. Ancak bundan sonra üretim altyapısı ve seri üretim konusu gündeme gelmeli.
Yani hedef 'hemen üretim' değil; araştırma → tasarım → prototip → test → doğrulama → üretim şeklinde ilerleyen bir mühendislik süreci oluşturmak"

SORU: KKTC’nin ekonomik imkanlarının sınırlı olduğu düşünüldüğünde bu gerçekçi mi?
"Gerçekçi olması için ölçeği doğru belirlemek gerekiyor.
İlk günden büyük bir fabrika kurmak zorunda değiliz. Küçük bir mühendislik ekibiyle başlayabiliriz. Öncelikle bilgisayarlar, mühendislik yazılımları, temel prototipleme ekipmanları ve uygun bir Ar-Ge çalışma alanı oluşturulabilir. Proje ilerledikçe altyapı büyütülebilir. Yani yatırım da proje ile birlikte kademeli olarak büyümeli. İlk aşamada büyük ölçekli tesis yerine temel ihtiyaçların karşılanması ve kapasitenin zaman içinde artırılması yaklaşımını öneriyorum"
SORU: Böyle bir projeyi sadece birkaç mühendis gerçekleştirebilir mi?
"Hayır. Böyle bir proje mutlaka disiplinler arası olmalı.
Bir hava aracını sadece havacılık mühendisi tasarlamaz. Aerodinamik, yapısal tasarım, itki sistemleri, aviyonik, elektrik-elektronik, yazılım, uçuş kontrolü, haberleşme ve üretim gibi birçok alanın birlikte çalışması gerekir. Bu nedenle başlangıçta küçük ama çok disiplinli bir çekirdek ekip oluşturulmasını öneriyorum. Proje büyüdükçe bu ekip aerodinamik, yapısal analiz, aviyonik, yazılım, üretim ve test gibi alanlarda uzmanlaşmış mühendislerle genişletilebilir"

SORU: Üniversitelerin bu projedeki rolü ne olabilir?
Üniversiteler bu projenin en önemli parçalarından biri olabilir.
KKTC’de üniversitelerde laboratuvarlar, akademisyenler ve öğrenciler bulunuyor. Bunların gerçek mühendislik projeleriyle buluşturulması gerekiyor. Akademisyenler bu sürece teorik bilgi, akademik danışmanlık ve bilimsel yönlendirme sağlayabilir. Üniversitelerde görev yapan akademisyenlerin uzmanlık alanlarından yararlanılarak aerodinamik, yapısal analiz, uçuş mekaniği, kontrol sistemleri, aviyonik ve yazılım gibi konularda teknik çalışmalar yürütülebilir.
Örneğin bir öğrenci teorik olarak aerodinamik öğrenirken aynı zamanda staj yaparak gerçek bir İHA'nın aerodinamik analizinde görev alabilir. Bir elektronik mühendisliği öğrencisi gerçek bir aviyonik sistem üzerinde çalışabilir. Yazılım öğrencileri uçuş kontrolü veya otonom sistemler üzerinde görev alabilir. Böylece üniversitedeki bilgi doğrudan gerçek bir ürüne dönüşebilir"
SORU: Peki kamu ve özel sektörün rolü ne olmalı?
"Üç tarafın birbirini tamamlaması gerekiyor: kamu, üniversiteler ve özel sektör. Kamunun görevi projeyi başlatmak, koordinasyonu sağlamak, finansman ve çalışma alanı oluşturmak ve gerekli izin süreçlerini desteklemek olabilir. Üniversiteler akademik danışmanlık, laboratuvar ve teknik doğrulama konusunda katkı sağlayabilir.
Özel sektör ise kompozit ve mekanik imalat, elektronik üretim, montaj, parça ve alt sistem üretimi gibi alanlarda sürece dahil olabilir. Bence sürdürülebilir model tam olarak bu üç yapının birlikte çalışmasıdır"

SORU: Türkiye bu süreçte nasıl bir rol oynayabilir?
"Türkiye'nin son yıllarda oluşturduğu havacılık ve savunma sanayii ekosistemi önemli bir teknik iş birliği imkanı oluşturuyor.
KKTC'nin her şeyi sıfırdan ve tamamen kendi imkanlarıyla geliştirmeye çalışması hem zaman hem de kaynak açısından daha zor olabilir. Bunun yerine Türkiye'deki firmalar ve kurumlarla eğitim, teknik danışmanlık, ortak Ar-Ge, teknoloji transferi, tedarik zinciri ve prototip geliştirme gibi alanlarda iş birlikleri kurulabilir. Buradaki amaç KKTC'nin kendi kapasitesini oluşturmaması değil; tam tersine kendi mühendislik kapasitesini oluştururken mevcut bölgesel teknoloji ekosistemlerinden faydalanmasıdır"

SORU: İlk geliştirilecek hava araçlarının nerede kullanılması düşünülüyor?
"İlk aşamada KKTC'nin kendi ihtiyaçlarına odaklanmak daha gerçekçi.
Örneğin arama-kurtarma, yangın tespiti, kıyı ve deniz gözetleme, afet yönetimi, çevre denetimi veya altyapı kontrolü gibi alanlarda kullanılabilecek platformlar geliştirilebilir. Böylece geliştirilen sistemler gerçek operasyonel şartlarda test edilebilir ve elde edilen veriler sonraki platformların geliştirilmesinde kullanılabilir"
SORU: "KKTC'de savunma sanayii" denildiğinde sizce nereden başlanmalı?
"Ben bunu sadece silah veya silahlı sistem üretimi şeklinde değerlendirmiyorum. Savunma teknolojileri çok daha geniş bir alan. Sensörler, haberleşme sistemleri, aviyonik, yazılım, otonom sistemler, elektronik sistemler, hava platformları ve çeşitli destek teknolojileri bunun içerisinde değerlendirilebilir.
Dolayısıyla ilk hedefimiz büyük sistemler üretmekten önce teknoloji geliştirebilen bir mühendislik altyapısı oluşturmak olmalı. Bir ülkenin teknoloji kapasitesi yalnızca ürettiği tek bir araçla ölçülmez. O aracı geliştirecek mühendisi, yazılımı, test altyapısını, tedarik zincirini ve bilgi birikimini oluşturabilmesi de önemlidir"
SORU: Bu projenin KKTC ekonomisine katkısı ne olabilir?
"Uzun vadede yeni bir yüksek teknoloji sektörünün oluşmasına katkı sağlayabilir. Sadece mühendislerin istihdamından bahsetmiyoruz. Üretim, elektronik, yazılım, bakım, test, operasyon, kompozit imalat ve tedarik zinciri gibi birçok farklı alanda yeni iş alanları oluşabilir.
Ayrıca zaman içerisinde İHA teknolojileri, aviyonik, sensör, yazılım ve elektronik alanlarında yeni teknoloji şirketlerinin ortaya çıkması mümkün olabilir. Bu nedenle proje yalnızca bir hava aracı üretme projesi olarak görülmemeli. Daha geniş anlamda bir teknoloji ekosistemi oluşturma projesi olarak değerlendirilmelidir"

SORU: Sizce bu projenin önündeki en büyük engel nedir?
"Bence en büyük risk, sürekliliğin sağlanamaması.
Bir projeye başlayıp birkaç yıl sonra ekip, finansman veya kurumsal destek olmadığı için durursak istediğimiz sonucu alamayız. Bu nedenle proje siyasi veya dönemsel bir çalışma olmaktan çıkarılıp uzun vadeli bir teknoloji geliştirme programına dönüştürülmeli. Genç mühendislerin maaşları, çalışma alanları, ekipmanlar ve Ar-Ge faaliyetleri için sürdürülebilir bir finansman modeli oluşturulmalı"
SORU: Son olarak, KKTC'nin 10-15 yıl sonra havacılık alanında nasıl bir noktada olmasını isterdiniz?
"Benim hedefim KKTC'nin yalnızca dışarıdan teknoloji satın alan veya kullanan bir yapı olmaması.
KKTC'de bir mühendislik ekibinin kurulabildiğini, bir hava aracının burada tasarlanabildiğini, analizlerinin yapılabildiğini, prototipinin üretilebildiğini ve uçuş testlerinin gerçekleştirilebildiğini görmek isterim.
Daha da önemlisi, ilk platformdan elde edilen bilgi ve deneyimin ikinci, üçüncü ve daha gelişmiş projelere aktarılması.
Bugün bir İHA ile başlarız. Yarın farklı hava platformları, otonom sistemler, aviyonik, elektronik, sensör ve haberleşme teknolojileri geliştirebiliriz.
Benim açımdan asıl mesele tek bir İHA üretmek değil. KKTC'de hava araçları ve yüksek teknoloji geliştirebilen bir mühendislik kültürü oluşturmak.
Bunun için ilk adımın çok büyük bir fabrika değil; küçük, yetkin ve çok disiplinli bir mühendislik ekibi, doğru bir fizibilite çalışması ve uzun vadeli bir yol haritası olduğuna inanıyorum. Projenin de temel önerisi bu yönde"
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.