Kokunun 4 bin yıllık adresi: Parfümün tarihi Kıbrıs’a uzanıyor
Bugün Kıbrıs denildiğinde akla çoğunlukla siyaset, tarih, bölünmüşlük, turizm ve Akdeniz geliyor. Oysa ada toprağının altında çok daha farklı bir tarih de bulunuyor. Kıbrıs’ta parfümün tarihi, kokunun tarihinin ta kendisine uzanan 4 bin yıllık bir hikâye. Bilinen en eski parfüm fabrikası Kıbrıs’ta…
Modern parfüm sektörünün binlerce yıl öncesine uzanan hikâyesinde Kıbrıs önemli bir yere sahip.
Limasol yakınlarındaki Pyrgos-Mavroraki’de ortaya çıkarılan yaklaşık 4 bin yıllık üretim kompleksi, zeytinyağının yalnızca gıda için değil, parfüm ve kozmetik üretiminde de kullanıldığını ortaya koyarken, adanın “Chypre” adıyla modern parfüm literatürüne kadar uzanan hikâyesini de yeniden gündeme taşıyor.
Parfüm denildiğinde bugün akla Paris, Grasse, Milano ya da modern kozmetik endüstrisi geliyor ancak kokunun tarihi çok daha eskiye, Akdeniz’in bronz çağına kadar uzanıyor.
Bu hikâyenin en dikkat çekici duraklarından biri ise Kıbrıs.

Limasol yakınlarındaki Pyrgos-Mavroraki arkeolojik alanında yürütülen kazılarda, yaklaşık MÖ 2000’lere, yani yaklaşık 4 bin yıl öncesine tarihlenen büyük bir üretim kompleksi ortaya çıkarıldı.
İtalya Ulusal Araştırma Konseyi’nin (CNR) yürüttüğü çalışmalar sonucunda, kompleks içerisinde parfüm üretimine ayrılmış bir bölümün bulunduğu belirlendi. CNR, Pyrgos’taki yapıyı o dönemde Akdeniz’de bilinen en eski parfüm fabrikası olarak tanımlıyor.
4 BİN YIL ÖNCE KOKULU YAĞ ÜRETİLİYORDU
Pyrgos-Mavroraki’nin önemi yalnızca parfüm kaplarının bulunmasından kaynaklanmıyor.
Yaklaşık 4 bin metrekarelik kompleks içerisinde zeytinyağı üretimi, parfüm ve tıbbi maddelerin hazırlanması, şarap üretimi, tekstil ve metal işçiliğine ilişkin alanlar tespit edildi. Araştırmalar, zeytinyağının burada gıda maddesi olmanın ötesinde, parfümlerin hazırlanmasında temel taşıyıcı maddelerden biri olarak kullanıldığını gösterdi.
Başka bir ifadeyle, bugün alkol bazlı parfümlerde kullanılan taşıyıcı sistemin çok daha eski bir karşılığı vardı;
Aromatik bitkiler + zeytinyağı = kokulu yağ.
Arkeometrik incelemelerde kaplarda ve üretim alanlarında bulunan organik kalıntılar üzerinde yapılan çalışmalar, Akdeniz’e özgü çeşitli aromatik ve tıbbi bitkilerin kullanıldığını ortaya koydu. CNR kayıtlarında biberiye, kekik/mercanköşk, defne, mersin, lavanta, tarçın, kişniş, maydanoz, acı badem, papatya ve anason gibi bitkiler sıralanıyor.
Bu nedenle Pyrgos, yalnızca “eski bir parfüm kabının bulunduğu” bir arkeolojik alan değil; aromatik maddelerin işlendiği, yağla birleştirildiği ve farklı amaçlarla kullanıldığı organize bir üretim merkezine işaret ediyor.

DEPREM, 4 BİN YILLIK ÜRETİM MERKEZİNİ MÜHÜRLEDİ
Pyrgos’un bugüne kadar bu denli önemli kanıtlar sağlayabilmesinin nedenlerinden biri de merkezdeki üretimin aniden sona ermiş olması.
CNR araştırmalarına göre kompleks, yaklaşık MÖ 1850-1900 civarında meydana gelen büyük bir depremle yıkıldı. Yapıların ve buluntuların önemli bölümünün yerinde korunması, arkeologların binlerce yıl önceki üretim süreçlerini incelemesine olanak sağladı.
Bu durum arkeoloji açısından adeta bir zaman kapsülü oluşturdu.
Kazılarda yalnızca parfüm üretimiyle ilişkili alanlar değil, zeytinyağı depolama kapları, üretim araçları ve farklı sektörlere ait izler de ortaya çıkarıldı.
Dolayısıyla Pyrgos, MÖ 2. binyılın başlarında Kıbrıs’ta uzmanlaşmış üretim faaliyetlerinin ve ekonomik organizasyonun bulunduğunu gösteren önemli merkezlerden biri olarak değerlendiriliyor.
KIBRIS’IN PARFÜMÜ SADECE GÜZELLİK İÇİN DEĞİLDİ
Pyrgos’taki kokulu yağların kullanım alanları yalnızca beden ve kozmetik ürünleriyle sınırlı görünmüyor.
CNR araştırmalarında aromatik yağların kozmetik, tıbbi ve tekstil amaçlı kullanımına ilişkin bulgular da aktarılıyor. Örneğin aromatik yağların tekstil üretiminde kullanılan liflerin kokusunu değiştirmek amacıyla kullanılmış olabileceğine ilişkin buluntular elde edildi.
Bu durum, “parfüm” kavramının antik dünyada bugünkü anlamından daha geniş olduğunu gösteriyor.
Kokulu yağ; bedeni kokulandırıyor, kozmetik ürüne dönüşüyor, tedavi amaçlı kullanılıyor, hatta tekstil üretiminin bir parçası haline geliyordu.
Yani koku, 4 bin yıl önce de yalnızca güzel kokmak anlamına gelmiyordu.

KIBRIS NEDEN BÖYLE BİR MERKEZ HALİNE GELDİ?
Cevabın önemli bölümünde adanın coğrafi konumu bulunuyor. Kıbrıs, Doğu Akdeniz’in merkezinde; Anadolu, Levant, Mısır ve Ege dünyası arasındaki deniz yollarının üzerinde bulunuyordu.
Aynı dönemde ada özellikle bakır kaynakları nedeniyle Doğu Akdeniz ticaretinde önemli bir konuma sahipti. Pyrgos’taki kompleks de tek bir ürünün üretildiği küçük bir atölyeden ziyade, farklı ekonomik faaliyetlerin bir arada bulunduğu büyük bir merkez görünümü taşıyor.
Bu tablo, Kıbrıs’ın yalnızca tarımsal üretim yapan bir ada olmadığını; hammadde, üretim, işleme ve ticaret açısından daha geniş bir Akdeniz ağının parçası olduğunu gösteriyor.
Parfüm de bu ağın önemli ürünlerinden biri olmuş olabilir.

AKDENİZ’İN EN ESKİ PARFÜM FABRİKASI
Kıbrıs’ın parfüm tarihindeki rolü anlatılırken en çok dikkat edilmesi gereken nokta burası.
Pyrgos-Mavroraki’nin keşfi, insanlık tarihindeki ilk kokunun veya dünyanın kesin olarak ilk parfümünün Kıbrıs’ta yapıldığını kanıtlamıyor.
Mısır ve Mezopotamya gibi daha eski uygarlıklarda da aromatik maddelerin ve kokulu yağların kullanıldığı biliniyor.
Ancak Pyrgos’un benzersizliği başka yerde.
Burada yaklaşık 4 bin yıl önce parfüm üretimine ilişkin özel bir çalışma alanı, üretim araçları, hammaddeler ve organik kalıntılar aynı arkeolojik kompleks içerisinde ortaya çıkarıldı.
CNR bu nedenle Pyrgos’u “bugüne kadar bilinen Akdeniz’in en eski parfüm fabrikası” olarak tanımlıyor.

KIBRIS’IN PARFÜMDEKİ İZİ 20. YÜZYILA KADAR UZANIYOR
Kıbrıs’ın parfüm tarihindeki ilginç bağlantı yalnızca Bronz Çağı’nda kalmıyor.
Bugün uluslararası parfümeri literatüründe “Chypre” adıyla bilinen önemli bir koku ailesi bulunuyor.
“Chypre”, Fransızca Kıbrıs anlamına geliyor.
Parfüm tarihine ilişkin kaynaklara göre “chypre” adı, modern parfümeriden çok önce kokulu ürünler için kullanılmaya başlanmıştı. Ancak Fransız parfümör François Coty’nin 1917 yılında “Chypre” adlı parfümü piyasaya sürmesi, kavramı modern parfümeri tarihinde kalıcı bir koku ailesine dönüştürdü.
Bugün chypre ailesi genel olarak bergamot, labdanum, meşe yosunu ve benzeri kuru, odunsu, yosunsu ve reçinemsi karakterlerle ilişkilendiriliyor.
Burada önemli bir ayrım var;
1917 tarihli Coty parfümünün doğrudan 4 bin yıl önce Pyrgos’ta üretilen kokunun devamı olduğuna ilişkin kanıt bulunmuyor.
Ancak Kıbrıs adının yüzyıllar sonra modern parfümerinin en önemli koku ailelerinden birine isim vermesi, tarihsel açıdan dikkat çekici bir kültürel devamlılık oluşturuyor.

AFRODİT’İN ADASINDAN “KOKUNUN ADASI”NA
Kıbrıs’ın parfüm tarihi, adanın antik dünyadaki Afrodit kültürüyle de sembolik bir ilişki kuruyor.
CNR’nin Pyrgos araştırmaları üzerine hazırladığı çalışmalar, güzellik, kozmetik, parfüm, mücevher ve değerli tekstillerin aynı üretim kompleksi içerisinde bulunmasına dikkat çekiyor ve bu bulguların Afrodit kültürünün Kıbrıs’taki tarihsel bağlamının değerlendirilmesinde kullanılabileceğini belirtiyor.
Daha doğru ifade, güzellik ve kişisel bakım ürünlerinin üretildiği böyle bir merkezin, daha sonraki dönemlerde Kıbrıs’la özdeşleşen Afrodit imgesiyle dikkat çekici bir kültürel paralellik oluşturduğudur.
4 BİN YILLIK KOKU YENİDEN ÜRETİLDİ
Pyrgos kazılarının bir başka dikkat çekici sonucu ise araştırmacıların arkeolojik ve kimyasal bulgulardan hareketle antik kokuları yeniden oluşturabilmiş olması.
2007’de Roma’daki Capitoline Museums’da açılan “I profumi di Afrodite e il segreto dell’olio” sergisinde Pyrgos buluntularından hareketle dört tarihöncesi parfüm yeniden oluşturuldu ve ziyaretçilerin koklamasına sunuldu.
Böylece arkeolojik araştırma yalnızca “4 bin yıl önce burada parfüm yapılıyordu” sonucunda kalmadı.
Araştırmacılar, geçmişteki üretim tekniklerini deneysel arkeoloji yoluyla yeniden deneyerek, Bronz Çağı Kıbrıs’ının kokusunu bugünün insanına ulaştırmaya çalıştı.

KIBRIS’IN GÖRÜNMEYEN TARİHİ: KOKU
Bugün Kıbrıs denildiğinde akla çoğunlukla siyaset, tarih, bölünmüşlük, turizm ve Akdeniz geliyor.
Oysa adanın toprağının altında çok daha farklı bir tarih de bulunuyor.
Yaklaşık 4 bin yıl önce, bugünkü Limasol yakınlarında insanlar zeytinyağını işliyor, aromatik bitkileri kullanıyor, kokulu yağlar üretiyor, kozmetik ve tıbbi maddeler hazırlıyor ve bunları daha geniş bir üretim ekonomisinin parçası haline getiriyordu.
Yüzyıllar sonra Kıbrıs’ın adı, Fransızca “Chypre” olarak dünyanın en önemli parfüm terminolojilerinden birine girdi.
Böylece Kıbrıs’ın parfüm hikâyesi iki ayrı uçta karşımıza çıkıyor;
Bir ucunda MÖ 2000’lerde Pyrgos-Mavroraki’nin kokulu yağları…
Diğer ucunda 1917’de modern parfümeri tarihine giren “Chypre”…
Aradaki binlerce yıllık tarih ise Kıbrıs’ın yalnızca bakırın, deniz ticaretinin ya da Afrodit’in adası olmadığını; aynı zamanda insanlığın koku kültürünün en eski arkeolojik duraklarından biri olduğunu gösteriyor.
Kıbrıs’ta parfümün tarihi, aslında kokunun tarihinin ta kendisine uzanan 4 bin yıllık bir hikâye.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.