EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 7 dak.

Ergün: Ekonomi komada

Ergün: Ekonomi komada

<P>Ekonomist Necdet Ergün,"Büyük kırılma" yaşayacağız,bu ya referandumlu ya referandumsuz olacak" dedi ve ekledi, "Ekonomi komada".Ekonomist Necdet Ergün KKTC ekonomisinin Nisan 2009'da girdiği ve kendisinin "ekonomik koma" olarak nitelendirdiği durumun devam ettiğini söyledi. Necdet Ergün, ülkede 2007'de konsolidasyon süreci ile başlayan ekonomik krizin, 2008'de global krizle, sonrasında 2009'da Orams kararı ile birlikte "arka arkaya gelen üçlü bir atakla" bizi ekonomik açıdan komaya soktuğunu söyledi.</P>

Yayın Tarihi: 01/12/09 15:24
okuma süresi: 7 dak.
Ergün: Ekonomi komada
A- A A+

Ergün çok güçlü dışsal bir dinamik olmadan ekonominin bu koma halinden çıkmasının mümkün olmadığının altını çizerek, "Dışsal dinamik derken, bu çözüm ve AB açılımıdır. Ya da müzakerelerin yeniden bir referandumda uluslar arası bir açılımla olumlu, ya da olumsuz neticelenmesidir" dedi ve "Yeni bir dışsal dinamik için yeni bir uluslar arası meşruluğu olan bir açılıma ihtiyacımız var" diye ekledi.

Ekonominin Sesi'ne yaptığı açıklamada Kuzey Kıbrıs ekonomisini bu dışsal dinamikler olmaksızın krizden çıkarıp, 2002-2007 patikasına sokmanın mümkün olmadığını vurgulayan Necdet Ergün, "bunlardan başka hiçbir açılım ekonomiyi krizden çıkaracak güce sahip değildir" diye konuştu.

Mevcut hükümetin bir ekonomik koordinasyon kurulu oluşturma yönündeki iradesini olumlu bir yaklaşım olarak değerlendiren Necdet Ergün, ama bu kurulu ismi var,cismi yok diye eleştirdi.

Necdet Ergün şöyle devam etti:
Her ne olursa olsun Kuzey Kıbrıs'taki ekonomiye bir prespektif kazandırmanız, bir vizyon koymanız lazım,aksi halde ekonomiyi kalıcı ve istikrarlı bir şekilde büyüme sürecine sokamazsınız.Böylesi bir süreçte,ancak uluslar arası meşru bir açılımla gerçekleşebilir. Zaten,Uluslar arası meşru bir siyaset gütmeden, ekonomi de ne beklenti oluşur,ne de büyür.. Dolayısıyla bizim şu anda önümüzdeki beklentiler netleşmeden, vizyonun hangi yöne doğru kayacağı ortaya çıkmadan bir şey yapmak zordur,bir süre daha beklememiz gerekecek(2010 nisana kadar).

Ergün, ülkenin referandumlu ya da referandumsuz bir kırılmaya doğru gittiğinin altını çizerek, "Buna büyük kırılma" dediğini ve bunun ekonomiye çok büyük bir etkisinin olacağını bildirdi. Necdet Ergün, bu kırılmanın önümüzdeki 3-4 ay içinde gerçekleşmesini beklediğini de bildirdi.

Bu kırılmanın, iki şekilde ya referandumlu ya da referandumsuz olacağını belirten Ergün şöyle devam etti:
Bu büyük kırılma referandumlu olursa, Kuzey'den uluslar arası kamuoyunun kabul edeceği bir açılım olursa, bu yüzde yetmiş olumlu bir açılım olacak. Bu Kuzey Kıbrıs, Kıbrıs Türk ekonomisi için çok olumlu bir açılım olacak. Referandumsuz kırılma da olasıdır. Ama o zaman daha acılı, daha maliyetli bir açılım olur. Ama her halukarda dolu dizgin bir şekilde büyük kırılmaya doğru gidiyoruz. Referandumlu kırılma sonunda çözüm ve AB'yi getirecek bir açılım, vatandaşların mevcut durumlarından refah kaybına uğramadan daha iyi bir noktaya gidebilecekleri bir açılım olacaktır. Tercihimiz bu olmalıdır.

Bu şekilde devam edilemeyeceğini 2007 başlarından itibaren yavaş yavaş seslendirmeye başladıklarına işaret eden Necdet Ergün, 2007 sonrasında ekonomide yaşanan krizler ve Orams davası ile birlikte bunun böyle devam edemeyeceği açık bire şekilde ortaya çıktığını söyledi.

2009 bütçesi için Türkiye ile geçici bir mali protokol anlaşması yapılmamış olsaydı,büyük kırılmanın çok daha erken yaşanacağını anlatan Necdet Ergün, "Artık işlerin her halukarda böyle gitmeyeceği kesin ama kırılmanın hangi yönde olacağını çok kesiteremiyoruz, ama ben yüzde 70 olumlu olacak diye bakıyorum" dedi.

Referandumlu kırılmanın içinde de Kıbrıs Türk tarafından "hayır" Rum tarafıdan "evet" çıkması halinde bunun da sorunlar yaratabileceği, olumsuz bir senaryo getirebileceğinin altını çizen Necdet Ergün, "Her halukarda Kuzey Kıbrıs ekonomisi, yüksek büyüme temposu yakalayabilmesi için ve istikrarlı bir büyüme içine sokabilmeniz için meşru bir açılım ve dinamiğe ihtiyacımız var. Ancak bu şekilde Kuzey Kıbrıs ekonomisini büyütüp geliştirebilirsiniz" diye konuştu.

Ekonomideki vanaların(mal,hizmet,sermaye,kişi) başka ülkelere, başka ekonomilere takılmadan ekonomiyi büyütemeyeceğimizi belirten Ergün, Kuzey Kıbrıs'ın kendi iç kapasitesi ve yerel dinamikleriyle ekonomisini büyütmek çok kolay olmadığını belirtti.

2002'lere kadar Kuzey Kıbrıs'taki milli gelirin yüzde 30'unun Türkiye'den gelen katkılarla sağlandığını anlatan Ergün, bunun bu şekilde daha ne kadar devam edebileceğini sordu.
Necdet Ergün, hükümetin mecliste kamu çalışanlarının maaş ve özlük haklarıyla ilgili yaptığı son düzenlemeyi doğru ve olumlu bir adım olarak niteleyerek, mevcut düzenlemenin şu anda çalışanları etkileyecek bir düzenleme olmadığını söyledi.

Mevcut yasanın sadece emek piyasasında ya da ekonomide tahribat yaratmadığını, siyaseti ve demokrasiyi de kirlettiğine işaret eden Ergün, bugünkü durumda kamuya dönük bir vakumun olduğunu ve bunun devamının bize çok zarar verdiğini ve hiçbir şekilde ekonomik akılla açıklanamayacağını anlattı.

Hükümetin yaptığı yeni düzenleme ile kamunun çekiciliğini ortada kaldırmaya dönük bir ilk adım olduğunu ifade eden Necdet Ergün, bunun sosyal güvenlik, emeklilik hakları, çalışma izin koşulları gibi alanlarda da yapılacak düzenlemelerle desteklenmesi gerektiğini bildirdi.

Bu geçirilen yasanın kendi ekonomik ve politik sağlığımız açısından değerlendirmemiz ve bu yönde gerekliliğini kabullenmemiz gerektiğini anlatan Ergün, sendikaların bu konudaki algılamalarının daha farklı olduğunu söyledi.

Ergün, "Sendikalar buna göç yasası diyor. Bu ne demek biliyor musunuz? Kamuda istihdam edilmeyen,özelde çalışan herkes göç edecek demektir o zaman. Yani özel sektörde kalanlar göç etsin. Ya da şöyle deniyor. Kamudaki ücret seviyesine özel sektörü de getirelim.. Bu gerçeklerimize ve ekonomik akla uygun bir söylem değildir ve gerçek de değildir" diye konuştu.

Ülke ekonomisinin bugün komada olduğunu tekrarlayan Necdet Ergün, komadaki bir hastaya ne yapılırsa ülke ekonomisine de onun yapılması ve çok daha büyük müdahaleler uygulanması gerektiğini belirtti.

Pansuman tedbirlerle, suni desteklerle ekonomideki sorunların aşılamayacağını da anlatan Ergün, Kuzey Kıbrıs ekonomisinin mevcut koşullarda ekonomik krizleri aşabilecek kapasitesi ve enstrümanları olmadığının altını çizdi.

Mevcut durumun sürdürülebilir bir durum olmadığını kaydeden Necdet Ergün, hükümetin yeni bir takım tedbirler almak zorunda olduğunu, 'kazanılmış hak' şeklinde bir niteleme yapılmasının doğru olmadığı görüşünü de ortaya koydu.

Ergün "Çünkü,bu geçmişte alınan kazanılmış hakların çoğu,memur kökenli milletvekilleri ile kamu sendikalarının karşılıklı kırışmalarla oldu dedi.Geçmişte verilen veya alınan kazanılmış haklar,aslında gelecekteki refahtan çalınan,bugüne indirgenen refahtı" diye konuştu.
Ekonominin Sesi

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.