EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 5 dak.

Besim: "2010'da krizden çıkılacak"

Besim: "2010'da krizden çıkılacak"

<P>DAÜ Ekonomi Bölümü Öğretim üyelerinden Dr. Mustafa Besim, KKTC ekonomisinin 2010'da krizden çıkıp büyüme trendine gireceğini yazdı. Ancak Besim, büyümenin yüksek oranda ya da sürdürülebilir olması ile ilgili beklentilerin düşük olduğunun altını çizdi. Besim yazısının tümü şöyle:</P>

Yayın Tarihi: 04/01/10 08:26
okuma süresi: 5 dak.
Besim: "2010'da krizden çıkılacak"
A- A A+

KKTC EKONOMİSİ 2010'DA KRİZDEN ÇIKIP BÜYÜME TRENDİNE GİRECEKTİR. YALNIZ BÜYÜMENİN YÜKSEK ORANLI OLMASI VE DAHA DA ÖNEMLİSİ SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMASI İLE İLGİLİ BEKLENTİLER HENÜZ DÜŞÜKTÜR

Ekonomik göstergeler ve piyasa koşulları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ekonomisinin 2008 yılında olduğu gibi 2009 yılını da küçülerek, negatif bir büyüme ile tamamlayacağını göstermektedir. İthalat rakamlarında %40'lara varan gerileme, yerel sanayi üretiminde %50'leri aşan küçülme ile sosyal sigortalara yatırımların %22 oranında azalması gibi önemli göstergeler, 2009 yılının da hiç de parlak bir şekilde tamamlanmayacağını işaret etmektedir. 2002-2006 arasını yüksek oranlı büyümeyle geçiren KKTC, büyüme dinamiklerini ekonomik akılla iyi yönetememiş ve 2007 yılında inşaat sektöründe başlayan talep daralmasıyla, 2008 yılında yoğunlaşan küresel krizin etkisiyle de uzun süreli bir kriz ortamına girmiştir.

Kıbrıs'ta süregelen çözümsüzlük, Kuzey Kıbrıs ekonomisinin dışa açılmasını; uluslararası mal ve hizmet piyasalarına erişimini ve finans piyasalarında kaynak sağlamayı imkansız kılmıştır. Bunun yanında önemli yönetim sorunlarıyla Kuzey Kıbrıs ekonomisi yüksek bütçe açıkları, hantal ve verimsiz kamu yönetimi yapısı, kurumsallaşmamış özel sektör gibi birçok yapısal sorunla karşı karşıyadır. Bu durum hiç kuşkusuz KKTC ekonomisini güçsüz ve kırılgan kılmaktadır. Serbest piyasa koşullarının bir türlü yerleşmediği KKTC'de, ekonomi yönetiminin de etkili olamaması ve yukarıda birkaçının belirtildiği yapısal sorunlardan ötürü, Kıbrıslı Türklerin kriz dönemlerini ağır bedeller özeyerek geçirmesine neden olmaktadır. Para politikalarından yoksun KKTC'de kamu maliyesindeki disiplinsizlik ve mali yardım bağımlı olması ekonomi yönetiminde maliye politikalarını kullanmayı engellemekte, krizden çıkmak için elzem olan enstrümanların kullanılmaz olmasına neden olmaktadır.

Uluslararası Para Fonu (IMF) 2010 yılı için dünya ekonomilerini toplamda %3'ün üzerinde büyüyeceğini öngörmekle, 2009 yılı sonuyla küresel krizin sonlanacağını belirtmektedir. Benzer gelişimler gerek ABD ve AB'de ülkelerinde de mevcuttur. En büyük ticari ortağımız olan Türkiye Cumhuriyetinde de 2009 yılında yaşanan derin ekonomik kriz sonrasında 2010 yılında %4'e yakın büyüme beklenmektedir. Hiç kuşkusuz dış talebimizi oluşturan Türkiye, AB ve özellikle İngiltere'de piyasalarında ekonomi ile ilgili 2010 beklentilerinin olumlu olması bizleri de pozitif yönde etkileyecektir. Yalnız bunun derecesi, dış talebe yönelik sahip oluğumuz mal ve hizmet portföyünün bölgede ne derece rekabet edebilir durumda olduğuyla ilgilidir. Bu bağlamda dış talebin 2010 yılında 2009 yılına göre az da olsa artacağı beklenebilir.

Bunun yanında krizden ötürü harcamalarını kısıtlayan hane halkları ve şirketlerin gerek tüketim gerekse yatırım harcamalarını bu yılda geçen yıla görece olarak artırmaları beklenmektedir. Bu da hiç kuşkusuz 2010'da ekonomide pozitif bir büyüme rakamına ulaşmamamız anlamına gelebilecektir. Her ne kadar da 2000'li yıllarla birlikte KKTC ekonomisinin büyümesi 80'li ve 90'lı yıllara nispeten daha fazla özel sektör öncülüğünde olduğu gözlemse de, son yaşanan krizle birlikte bunun 2010 yılında değişebileceğini ve daha kamu harcama güdümlü bir yapıyla büyümenin gerçekleşeceği beklenmektedir. 2 milyar 600 milyon TL olarak öngörülen 2010 bütçesi, ağırlıklı olarak kamu harcamalarıyla ekonomideki büyümede belirleyici olacaktır.

Yukarıdaki genel değerlendirmelerle 2010 yılında yüksek olmasa da pozitif bir ekonomik büyüme beklenmektedir. Hiç kuşkusuz ekonomide büyüme sürecine girme olumlu bir gelişme olsa da bunun sürdürülebilir olacağıyla ilgili endişeler, mevcut yapısal sorunlar ekonomide var olmaya devam ettikçe, sürecektir. Bu çerçevede tek umudumuz 2010 yılının, KKTC ekonomisi için toparlanma ve nihai hedef olan sürdürülebilir bir büyüme trendine girmek için gerekli reformların hayata geçirilmeye başlandığı bir yıl olmasıdır. Bunun ötesinde Kıbrıs sorunun bağlamında yaşanacak gelişmeler bire bir ekonomik hayatı etkileyebileceği gibi, ekonomideki tüm paydaşların gelecek ile ilgili beklentilerinin daha net bir şekilde belirginleşmesine de önemli katkı sağlayacaktır.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.