Şubat 2010'nun Ekonomik Karnesi
Ekonomist <STRONG>Vedat Yorucu </STRONG>"Şubat 2010'nun Ekonomik Karnesi" başlıklı yazısında "KKTC'de Şubat ayı genelde Cumhurbaşkanlığı seçimi hazırlıkları, muhtemel adayların parti ziyaretleri ve siyasi gelişmelere gündem oldu. En çarpıcı gelişme de UBP'nin içerisinde yaşanan siyasi hesaplaşmalara konu olacak Milletvekilli Sn Tahsin Ertuğruloğlu'nun Ankara'ya ziyaretleri, Başbakan Erdoğan ile yaptığı görüşmeler ve YENİDÜZEN gazetesine verdiği beyanatıdır" dedi. İşte Yorucu'nun yazısının tam metni:
ŞUBAT 2010'un EKONOMİ KARNESİ
KKTC ekonomisini Şubat 2010 sonu itibarıyle özetleyecek olursak gündeme ilişkin yazacak çok şey bulabiliriz. Ancak, bunlar içersisinde en çok göze çarpanları sizlerle özet halinde bu köşede buluşturmaya çalışacağız. KKTC'de, geçtiğimiz şubat ayında Kıbrıs TürkTicaret Odasının, 2009-2010 Kuzey Kıbrıs Ekonomisi: Rekabet Edebilirlik Raporu Girne Colony Hotel'de sunuldu. Rapor, geçen yılki durumumuzu da dikkate alarak, Dünya sıralamasında KKTC'nin 99. sırada yer aldığına işaret ediyor. Bu rapora göre, KKTC'nin, Afrika ekonomilerinden kişi başı milli gelir seviyesi $1,000-$2,000 olan Nijerya ve Kenya ile ayni sıraları paylaştığı ifade ediliyor. Geçtiğimiz yıl yapılan benzer çalışmada, KKTC, Dünya sıralamasında 117. sırada bulunuyordu. Geçmiş yıla göre 18 basamak yükseliş göstererek 99. sıraya yükselmesi sevindirici olmakla beraber, pek başarılı sayılmamaktadır. Aynı rapora göre, İsviçre, ABD ve Singapore ilk üç sırayı paylaşan en başarılı ülkeler olmaktadır. Kıbrıs Rum Kesimi de Dünya sıralamasında 34. sırada yerini almaktadır. Türkiye ise bu sıralamada 61. sırada yerini alırken, geçmişe oranla büyük ilerleme kaydeden bir ülke görünümündedir.
*****
KKTC'de Şubat ayı genelde Cumhurbaşkanlığı seçimi hazırlıkları, muhtemel adayların parti ziyaretleri ve siyasi gelişmelere gündem oldu. En çarpıcı gelişme de UBP'nin içerisinde yaşanan siyasi hesaplaşmalara konu olacak Milletvekilli Sn Tahsin Ertuğruloğlu'nun Ankara'ya ziyaretleri, Başbakan Erdoğan ile yaptığı görüşmeler ve YENİDÜZEN gazetesine verdiği beyanatıdır. Gündem siyasete odaklanırken, iktisadi manada pek kayda değer bir gelişme olmadı. KTHY'nın grevi, Öğretmen, Memur ve İşçi sendikalarının 2010 yılı Mali Protokolü ile ilgili önerilerini içeren Hükümete sundukları görüşler ve henüz sonuçlanamayan protokol mutabakatı. Sn Maliye Bakanı Ersin Tatar iyimser açıklamalar yaptıysa da, pek bir sonuca ulaşılamayacağı anlaşıldı. Bir başka gelişme de, Sn Ekonomi Bakanı Sunat Atun'un Dubai'ye yaptığı ziyaret ve YAGA ekibinin Dubai yatırımcısına yaptığı yatırım fırsatları sunumlarıydı. Ben şahsen, Dubai'den KKTC'ye yatırım geleceğinden doğrusu pek umutlu değilim.
*****
KKTC'de temel yapısal sorunlardan biri de Kamu İktisadi Teşebbüslerinin verimsiz çalışmaları ve görev zararları vermeleridir. Görev zararı veren KTHY'ında işlerin iyi gitmediği ileri sürülerek, Ulaştırma Bakanı'nın bilgisinde yönetiminde zorunlu değişiklikler yapılmıştır. Hava Sen Başkanı Sayın Buran Atakan'ın sendikası adına kamuoyuna yaptığı açıklamalardan, Hükümet adına Ulaştırma Bakanı Sayın Hasan Taçoy'un, KTHY çalışanlarının maaşlarından %15'lik bir kesinti ve 14. maaşların kaldırılması teklifine karşılık, Sendikanın yapıcı bir yaklaşım sergileyerek çalışanların 14. maaşlarının kaldırılması ve maaşlardan %11'lik kesintiye gidilmesi karşı teklifi yapılmıştı. Sendika talepleri arasında, 1 Ocak 2011 yılından itibaren çalışanlara %3'lük maaş artışının verilmesi ve Sosyal Sigorta ve İhtiyat sandığı yatırımlarının, 30 Haziran 2009'dan sonraki kısmının Devlet'çe karşılanması da talep edilmişti. Tüm bunlara rağmen Sendika ile Hükümet bir uzlaşıya varamamış, sendikanın grev kararı Bakanlar Kurulu kararıyle 60 gün ertelenmiş, çalışanların Ocak ayı maaşlarının %50'si 3 Şubat'ta, %40'ı 10 Şubat'ta taksitler halinde ödenebilmiş, geriye kalan %10'luk kısmının da Şubat ayının ikinci yarısında ödenebildiğini öğrendik. Bazı iddialara göre, son üç ay içerisinde işe alınan yöneticilerin ve diğer çalışanların maaşlarının 10,000 dolar ile 3,000 dolar arasında değiştiği ve Kurum'a ait mali yükün, yıllık 500 bin dolara vardığı yönündedir.
*****
Sıkıntı çeken başka bir Kamu Kuruluşu da Doğu Akdeniz Üniversitesi'dir (DAÜ). Bütçe tedbirleri çerçevesinde, DAÜ çalışanlarının brüt maaşlarından 1 Ocak 2010'dan geçerli olacak şekilde %10'luk kesintiye gidilmiştir. DAÜ çalışanlarının maaşlarındaki kesinti uygulaması Ocak maaşlarına yansıtılmış, emeklilik aşamasına gelen kişilerin tazminatları da, bu alınan tedbirlerden dolayı olumsuz etkilemiştir. Ancak geçtiğimiz günlerde DAÜ PER SEN ile DAÜ arasında bir toplu iş sözleşmesi protokolü imzalanmıştır. Benzer tedbirler yönetsel personele ve işçilere de uygulanacaktır. Bu tedbirler arasında çalışanların birinci derecedeki yakınlarının DAÜ sağlık servislerinden de yararlanması mutabakatına varılmıştır. Yapılacak maaş kesintileri de iki buçuk yıllık bir dönemi kapsayacaktır. Üniversite ile sendika arasında neticede bir uzlaşı sağlanmıştır. Bu yazıyı kaleme aldığım sıralar, Akademik çalışanların temsil edildiği DAÜ SEN ile hükümet arasındaki pazarlıklar sonuçlanamamış ve görüşmeler devam etmekteydi. Daha sonra DAÜ SEN'in tutumunda değişik bir tavır sergilenmiş, maaş kesintilerinin Toplu İş Sözleşmesine aykırı olduğu öne sürülerek yargıya başvurulacağı çalışanlara bildirilmiştir. Sonucu herkes merakla beklemektedir. Temennim, DAÜ yönetimi ile DAÜ SEN'in asgari müştereklerde anlaşıp, nihai bir uzlaşıya varmalarıdır.
*****
KKTC dışına çıkacak olursak, şu günlerde başta Yunanistan olmak üzere, Portekiz, İspanya, İrlanda ve birkaç AB üyesi devletin ekonomilerinde ciddi makroekonomik sorunlar yaşanmaktadır. Bunların başında artan bütçe açıkları, ödemeler dengesi açıkları ve yüksek işsizlik oranı ile büyüme sorunu gelmektedir. Örneğin, Yunanistan'ın 2009 yılı sonu itibarıyle bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasılasına (GSYİH) oranı %12.7 seviyesine çıktığını görmekteyiz. Halbuki, Euro kullanan AB Para Birliğine dahil edilmiş üye ülkelerin bütçe açıklarının GSYİH'ya oranı, Maastricht kriterlerine göre belirlenmişti. Bu kuralları ihlal eden başta Yunanistan, AB ekonomisinin başına şimdi bela oldu. Bunu başka ülkeler de takip edince, EURO-Dolar dengesinde bozulmalar başladı. Euro'nun aşırı değer kaybetmesinin sorumlusu Yunan ekonomisi gösterilirken, Yunanistan'ın 300 milyar doları aşkın borç yükü ve artan bütçe açığı, AB ekonomisinin kırılgan bir yapıya girdiğine işaret etmektedir
*****
Artan baskılar sonucu Yunanistan Maliye Bakanı Yorgo Papkostantinou, Ekonomik İstikrar ve Kalkınma Programı adıyla bir paket açıklayarak, ücretlerdeki maaş artışlarına son verildiğini, yeni istihdamların durdurulduğunu, ayda 1,000 Euro'nun üzerinde maaş alanlardan %18-%40 bandında (maaşın büyüklüğüne göre) vergi alınacağını ve bundan böyle Yunan Kilisesine ait malların da vergilendirileceğini ifade etti. Bunlara ek olarak, kamu çalışanlarına ödenecek ikramiyelerin kaldırılacağından da söz etti. Yunanistan'ın 300 milyar Euro'yu aşkın borç yükü ve artan bütçe açığı, AB ekonomisinin kırılgan bir yapıya girdiğine işarettir.
*****
Yunanistan'ı takip eden başka bir ülke de İspanya'dır. İspanya ekonomisi 2009 yılının üçüncü çeyreğinde %0.3, son çeyreğinde de %0.1 daralmıştır. İspanya ekonomisi son bir buçuk yılda arka arkaya daralmalar gösteren ve ekonomik bunalımın pençesinden kurtulamayan diğer bir AB üyesidir. 2009'da toplamda %3.6 daralan İspanya ekonomisi, 2008'de de %3.1 daralmıştı. Euro bölgesinin en yüksek işsizlik oranına sahip bulunan İspanya, 2009 verilerine göre işizlik oranı %19.5'e ulaşmış durumdadır. AB üyesi olmayan ve Euro kullanmayan Türkiye ekonomisi, bazı göstergelere göre birçok AB üyesi devletten daha ötede durmaktadır. İspanya'nın bu yılki bütçe açığı geçen yıl GSYİH'nın %11.4'üne ulaşmış durumdadır. Tabii ki tüm bu gelişmeler, güçlü Euro'nun belini bükmektedir. Bu gelişmelerden en çok mutlu olan Amerikalı ile elinde 2 trilyon dolardan fazla rezerv bulunduran Çin'dir. Euro geriledikçe, ABD dolarının arttığına hep birlikte göreceğiz.
EKONOMİNİN SESİ
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.