EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 6 dak.

DAÜ Öğretim üyelerinden Dr. Güngör Kredi Faiz oranlarını yazdı

DAÜ Öğretim üyelerinden Dr. Güngör Kredi Faiz oranlarını yazdı

DAÜ Öğretim üyelerinden Hasan Güngör, "KKTC'nde Kredi Faiz Oranlarına Yasal Düzenlemeyle Sınırlama Getirilmesi " başlıklı yazısında "Hukukçularla uzlaşabileceğim nokta, finansal sektörün daha etkin bir hale getirilebilmesi için finansal gelişimin daha da ileriye götürülerek maliyetlerin (faziler dahil) düşmesini sağlamak ve bankaların da daha makul fazi oranlarına gerilemelerine yardımcı olmaktı." diye yazdı. İşte yazının tümü:

Yayın Tarihi: 02/05/10 20:35
okuma süresi: 6 dak.
DAÜ Öğretim üyelerinden Dr. Güngör Kredi Faiz oranlarını yazdı
A- A A+

KKTC'nde Kredi Faiz Oranlarına Yasal Düzenlemeyle Sınırlama Getirilmesi

Son altı ay içerisinde değişik yayın organlarında Kuzey Kıbrıs' ın tanınmış hukukçuları faiz oranlarına yasal düzenleme yoluyla tavan uygulaması ile ilgili görüşler ortaya koymuşlardır. Anlayabildiğim kadarıyle tartışmanın temelinde kredi veren kurumlardan alınan boçların ödenmediği (veya ödenemediği) durumlarda dava konusu haline gelen kredilere uygulanan fazi oranlarında bir sınırlama olmamasından dolayı, krediyi kullanıp ödemeyenlerin (veya ödeyemeyenlerin) karşılaştıkları anapara ve faiz toplamlamının çok büyük meblağlara ulaşması ve bu miktarların hepten ödenemeyecek noktaya gelmesidir. Hukukçuların bu konuyu gündeme taşımalrının nedeninin bu konuda bir "kamu yararı" görmüş olmalarıdır diye düşünüyorum.

Modern ekonomik yapılarda devlet mutlaka kamu yararını gözeterek denetim yapan ve serbest piyasa koşullarının hiç kimseyi mağdur etmeyecek şekilde çalışmasını sağlamakla mükelleftir. Bunun içindir ki devlet serbest piyasa koşullarında denetleyici ve düzenleyici rol üstlenmektedir.

Finans piyasalarının en bilinen temel özelliği paranın zaman değeridir (net bugünkü değer) ki bu değer söz konusu piyasalarda tüm alacak verecek işlemlerinin temel yapı taşını oluşturmaktadır. Dolayısıyle borç verilen bir miktar paranın gelecekte ödenecek olan meblağda vade, üzerine faiz yürütülerek borç verildiği tarihteki (ex-post) değeri tahsil edileceği tarihteki değerine (ex-ante) eşitlenerek borç verenin kayba uğraması ve borç alanın da bundan fayda sağlaması engellenmektedir. Diğer bir ifadeyle borç alanın borçlanarak sağlayacağı fayda borç verenden reel kaynak transferi yapmak kaydıyle gerçekleşemez.

Kredi veren kurumlar ki bunlar çoğunlukla bankalardır, borç verdikleri meblağları toplumun değişik kesimlerinden, yukarıdaki prensiple faiz ödemek koşuluyle toplayarak kaynak ihtiyacında olan kesimlere aktarırlar. Yani madalyonun diğer tarafında fon sahipleri bulunmakta ve paranın zaman değerini hesaplayarak birikimlerini bankalara aktarmaktadırlar. Dolayısıyle mudiler (fon sahipleri) bankaya mevdutlarını yatırdıkları tarihteki değerinin (ex-post) gelecekte mevduatlarını geri aldıkları tarihteki (ex-ante) değerinin eşit olmasını arzulamaktadırlar. Diğer bir deyişle mudiler paralarını geri aldıklarında bu paradan herhangi başka bir kuruma veya kişiye reel kaynak transferi yapılmasını kabul etmezler. Finans sektörü bu prensip çerçevesinde hem mudiler hem de borçlular arasında bir denge kurar ve kimsenin zarar görmesine müsade etmez.

Temel prensibin bu şekilde oluştuğu piyasalar etkin çalışan piyasalardır. Bu piyasalar borcun ödenmesinden isteyerek veya istemeyerek vaz geçildiği durumlarda söz konuzu dengenin bozulmaması için borcun tahsilatına kadar faiz yürütmeyi sürdürür. Eğer konu mahkemeye intikal etmişse bile bu süreç devam eder. Aksi takdirde, yani bu sürecin kesintiye uğraması duruma göre ya borç vereni yada borç alanı mağdur eder.

Bence konun en can alıcı noktası kimin mağdur olacağına karar vermeye dairdir. Çünkü bu konuda yapılacak bir müdahale tam olarak bu kararı almanıza sebep olacaktır. Ülkemizdeki hukuk sisteminin yavaş çalışıyor oluşundan şikayetçi olmayan yok gibidir. Toplumun genelinde adaletin yeterince hızlı tecelli etmemediğine dair genel bir kanı vardır. Gecikmiş adaletin adil olmadığı konusunda da sanırım herkes hem fikirdir. Bu durumda borç alanın herhangi bir şekilde borcu ödemediği veya ödeyemediği durumda mahkeme sürecinin uzun yıllar alıyor olması ve bu süreçte de faiz uygulamasının devam etmesi pek tabiidir ki borç geri ödeme sürecinin kesintiye uğradığı dönemden sonraki safha için son derece yüklü bir birikmiş faiz oluşmasına neden olmaktadır. Ancak bunu düzeltmenin yolu borç faizlerine uygulanacak oranlara veya vadeye tavan getirilmesi olmamalıdır. Daha hızlı ve etkin çalışabilecek bir hukuk sistemi, yargıya intikal etmiş alacak/verecek davaların sonuçlanmasıyle ilgili ortalama vadeyi kısaltacağından dolayı birikmiş faiz oranlarının da çok daha düşük miktarlarda kalmasına sebep olacaktır. Aksi takdirde faizlere geçmişte olduğu gibi sınırlama getirilmesi bizleri geçmişteki mali yapıya geri döndürebilecektir. Diğer bir deyişle finansal derinliğin olmadığı, verimsiz, büyüyemeyen, tasarruftan (kaynaktan) yoksun ve aracılıkla ilgili görevlerini yerine getiremeyen bir mali sektör geri gelebilecektir. Bunun nasıl bir sektör olduğunu unutanlar KKTC Merkez Bankası web sitesinde nostaljik bir tur atarak sektörün son on yılda nasıl bir gelişim gösterdiğini hatırlayabilirler.

Ancak hukukçularla uzlaşabileceğim nokta, finansal sektörün daha etkin bir hale getirilebilmesi için finansal gelişimin daha da ileriye götürülerek maliyetlerin (faziler dahil) düşmesini sağlamak ve bankaların da daha makul fazi oranlarına gerilemelerine yardımcı olmaktır. Hukuk sisteminin de bu konuya koyması gereken katkı kendi etkinliğini (verimliliğini) artırmaktır. Böylelikle her iki alandaki verimsizlik azalacağından piyasalar daha etkin çalışabilecek ve herhangi bir kesimin herhangi bir durumda mağdur olması engellenecektir.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.