GİAD: "Doğrudan Ticaret Tüzüğü Geliştirilmeli"
GİAD Ekonomi Komitesi Başkanı Ahmet Saydam, "Doğrudan Ticaret Tüzüğü Geliştirilmeli" başlıklı yazısında "Doğrudan Ticaret Tüzüğü ile birlikte uluslararası ulaşımın açılması, Kıbrıslı Türklerin psikolojik ve sosyolojik olarak olumlu etkilenmesini sağlayacak, Rum Toplumu üzerinde çözüme yönelik baskı oluşturacak ve sağlıklı birleşmenin AB himayesi altında hayatını idame ettirmesinin temellerini oluşturacaktır" diye yazdı. Saydam'ın yazısı şöyle<:
GİAD: "Doğrudan Ticaret Tüzüğü Geliştirilmeli"
Ülkemizin içinden geçmekten bir türlü kurtulamadığı siyasi dalgalanma süreçlerinin içinde, sorumlu sivil toplum örgütü misyonumuzu yerine getirmek adına, Kuzey Kıbrıs Genç İşadamları Derneği (GİAD) olarak ülke menfaatlerini önde tutarak, ekonomik konular hakkında görüşümüzü bildirmeye devam etmekteyiz. Bu sıkıntılı süreç içinde ekonomi politikaları bakımından uygulanması gereken yüzlerce husus varken, siyasi kesim tarafından bunların tartışılmadığı görülmektedir. Daha önceki beyanatlarımızda da belirttiğimiz üzere, ülkemizde görev yapan gelmiş geçmiş iktidarlar, 'izolasyonlar ve ambargolar'ı öne sürerek kendi iç meselelerimizin çözümü noktasında yeterli katkıyı sağlayamamıştır. Sorunların birikmesi nedeniyle ise günümüzde bulunacak çözümler, toplumumuz açısından daha ağır sonuçlar doğurabilecektir. İzolasyonlar ve ambargoların üzerimizdeki olumsuz etkileri şüphesiz küçümsenemez, ancak Türkiye'nin de yardımlarıyla kendi içimizde var olan temel sistemlerin (eğitim, sağlık, hukuk...) en iyi noktaya getirilmesi bugüne kadar gerçekleştirilmeliydi. Buna rağmen, zararın neresinden dönersek kardır mantığıyla hareket ettiğimiz takdirde, gerekli düzenlemelerin derhal devreye sokulması ve ileride varılacak kapsamlı çözüm durumunda, işletmelerimizin rekabete hazır hale getirilmesi gerekmektedir. Sancılı seçim sürecimiz içerisinde gündeme gelen ve GİAD tarafından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilen Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün, hayata geçme olasılığı ve dolayısıyle izolasyon ve ambargoları zayıflatacağının öngörülmesi bizleri heyecanlandırmış ve rekabete hazırlanma noktasında ivedilikle ilerlememiz gerektiği ortaya çıkmıştır.
Bilindiği üzere izolasyonlar ve ambargoların, 1994 yılında Avrupa Toplulukları Adalet Divanı (ATAD)'nın aldığı karar neticesinde ortaya çıktığı savunulabilir. Bahse konu karar sonucunda, ülkemizde üretilen ürünlerin yasaklanması veya yüksek vergilendirmeye tabi tutulması sağlanmış ve Kıbrıslı Türkler haksız bir şekilde ekonomik anlamda insanlık dışı uygulamalarla karşılaşmıştır. Ancak 24 Nisan 2004 tarihinde, Birleşmiş Milletler (BM)'in hazırlamış olduğu ve Annan planı olarak bilinen 'Kıbrıs Sorunu'nun Kapsamlı Çözümü'ne ilişkin Plan'a Kıbrıslı Türkler 'evet' diyerek, Avrupa Birliği'nde bulunmak istediğini teyit etmiş ve uzlaşmaz tarafın Rumlar olduğunu Dünyaya göstermeye çalışmıştır. Bu gelişme üzerine BM Genel Sekreteri, Güvenlik Konseyi'ne üye ülkeleri Kıbrıslı Türklerin izolasyonuna neden olan kısıtlamaları ve engelleri ortadan kaldırmaya öncülük etmeye davet etmiştir. Bu gelişme neticesinde, AB Konseyi, 'Kıbrıs'ın kuzey kesimiyle AB Gümrük Alanı' arasındaki ticaretin kolaylaştırılması ve etkinliğinin artırılmasını sağlamak maksadıyla komisyonu, çalışmaları hızlandırması için teşvik etmiştir.
Çalışmalar netincesinde ortaya çıkan Yeşil Hat Tüzüğü, Mali Yardım Tüzüğü ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü (DTT) Kıbrıslı Türklerin gelişmesi ve kalkınması için önemli adımlar olmuştur. Bahse konu üç tüzükten ikisi hayata geçmiş (Yeşil Hat Tüzüğü ve Mali Yardım Tüzüğü) ancak tüzükler içerisinde en önemlisi olan Doğrudan Ticaret Tüzüğü Rumların da baskısıyla engellenmiştir. Geçtiğimiz aylarda yaşanan gelişmeler üzerine, AB üye ülkeleri arasında Lizbon Antlaşması yapılmış ve bunun neticesinde Doğrudan Ticaret Tüzüğü yeniden gündeme gelmiştir. Doğrudan Ticaret Tüzüğü önerisi incelendiğinde görülmektedir ki, işletmelerim tüzüğün uygulanmaya başlamasıyla birlikte gerekli sertifikaları temin ederek, ürettikleri malları yurtdışına ve özellikle AB alanına doğrudan satma olanağına kavuşacaktır. Bilindiği gibi şu anda AB ülkelerine satışlar yasal olarak yapılabilmekte, ancak Kuzey Kıbrıs 'üçüncü ülke' muamelesi gördüğü için yüksek vergilendirmeye tabi tutulmaktadır. DTT ile birlikte Kuzey Kıbrıs'ta üretilecek mallar sözkonusu vergilerden muaf tutulacaktır. Dolayısıyle, mukayeseli üstünlüğümüzün bulunduğu malların üretimi noktasında olumlu gelişmeler yaşanarak ihracat kalemimiz artırılacaktır. Bunun yanısıra, üretimin artması neticesinde, AB ve Türkiye'ye (AB-Türkiye arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması'ndan dolayı Kuzey Kıbrıs'ta üretilen malların büyük bir kısmı vergilendirilmek durumunda kalınmıştır. DTT ile sözkonusu vergilendirmeler ortadan kalkabilecektir) ihracatın yoğunlaşacak olması, kalitenin ve standartların geliştirilmesi anlamına gelecek ve yerli halkın da daha kaliteli ve uygun fiyata ürünlere kavuşacak olması sonucu doğacaktır. Diğer taraftan, Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün taslak şeklinde olmasından kaynaklanan boşlukların, yerli iş insanlarımızın avantajına olacak şekilde doldurulması için lobi çalışmalarının artırılarak devam etmesi gerekmektedir.
Yapılacak olan çalışmaların temel amacı; özellikle lokomotif sektör olarak vurguladığımız turizm sektörü için önemli olan direk uçuşların gerçekleşebilmesi ve üzerimizdeki izolasyonların tam anlamıyla kalkmasının sağlanacağı, hava ve deniz limanlarının uluslararası ulaşıma açılması olmalıdır. Bahse konu amaçların gerçekleştirilmesi sonucunda, Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözüme ulaşılabilmesi daha sağlıklı koşullarda sağlanabilecektir. Doğrudan Ticaret Tüzüğü ile birlikte uluslararası ulaşımın açılması, Kıbrıslı Türklerin psikolojik ve sosyolojik olarak olumlu etkilenmesini sağlayacak, Rum Toplumu üzerinde çözüme yönelik baskı oluşturacak ve sağlıklı birleşmenin AB himayesi altında hayatını idame ettirmesinin temellerini oluşturacaktır.
Ahmet SAYDAM
GİAD Ekonomi Komitesi Başkanı
EKONOMİNİN SESİ
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.