İktisatbank piyasa analizi: Trump gölgesi; korku siyaseti ekonomiye ve piyasalara yayılıyor
İktisatbank, 8 Ocak 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Trump gölgesi; korku siyaseti ekonomiye ve piyasalara yayılıyor" ifadeleri kullanıldı.
İktisatbank'ın 8 Ocak 2026’ya ilişkin Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu şu şekilde:
Haber akışını bugün baştan aşağıya Trump'ın domine ettiğini söyleyerek bültenimize başlamamız gerekiyor. Ya da daha basit bir yaklaşımla, Trump'ın genel kabul gördüğü üzere izlediği yapıcı yerine yıkıcı siyasete, 'korku' siyasetini de ekleyerek ekonomi alanına da nüfuz etmek suretiyle finansal piyasaları da etkilediğini söylememiz gerekiyor.
Konut fiyatlarını ve kiraları düşürmek amacıyla Wall Street fonlarının müstakil (tek ailelik) konut satın almasını yasaklamaya hazırlayan Trump'ın dünkü çıkışı, piyasalar nezdinde hızlı yankı bulurken, büyük kurumsal konut yatırımcılarının ve konut geliştirici şirketlerin hisselerinde sert düşüşler yaşadı. Wall Street uzun süredir konut arzını daraltmak ve kiraları yukarı çekmekle suçlanırken, şirketler ise fiyat artışlarının asıl nedeninin arz yetersizliği olduğunu savunduklarını not edelim. Son veriler, konut fiyat artışlarının son yıllarda belirgin şekilde yavaşladığını gösterse de, Trump’ın bu hamlesi hem yaklaşan ara seçimler öncesi artan geçim sıkıntısına verilen siyasi bir mesaj hem de ABD’de konut piyasasının geleceğine dair belirsizliği artıran yeni bir başlık olarak ön plana çıktı.
Trump, silah üretiminde gecikme yaşayan savunma şirketlerinin temettü dağıtmasını ve hisse geri alımı yapmasını yasaklayacağını açıklaması, savunma hisselerinde de sert satışlara yol açtı. Öte yandan, Venezuela başlığının da piyasanın gündeminde hâlen daha sıcaklığını koruduğunu görüyoruz. ABD, Atlantik Okyanusu’nda Venezuela bağlantılı iki petrol tankerine el koyarken, gemilerden birinin yaptırımlardan kaçmak amacıyla Rus bayrağı taşıdığı belirtildi. Operasyon sırasında bölgede Rusya’ya ait bir denizaltı ve askerî unsurların bulunması, müdahâlenin sadece enerji değil aynı zamanda büyük güçler arasındaki gerilimi de tırmandırabileceğinden endişe edildi. Trump yönetimi, bu adımla Venezuela petrolünü taşıyan gölge filoyu hedef aldıklarını ve petrol akışını ABD çıkarları doğrultusunda kontrol altına almak istediklerini açıkladı.
Gelişmeler petrol piyasasında arzın artabileceği beklentisini güçlendirerek fiyatlar üzerinde baskı yaratmaya dün de devam etti. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dünü 60 doların hemen altına sarkarak kapatırken, Venezuela’nın en büyük petrol alıcısı konumunda olan Çin, ABD’yi açık şekilde zorbalıkla suçladı. Rusya cephesi ise sürecin tehlikeli bir emsal oluşturabileceğine dikkat çekti. Kısacası petrol üzerinden atılan bu adımlar, her ne kadar şimdilik petrol fiyatları üzerinde belirgin bir etki doğurmasa da, büyük güçler hattında jeopolitik tansiyonu belirgin bir biçimde artırma potansiyeli taşıdığını görüyoruz.
Venezuela merkezli jeopolitik gelişmelerin enerji arzına nasıl yansıyacağı tartışılırken, ABD’nin Venezuela petrol satışlarını kontrol altına alma yönündeki sert söylemleri ve tanker operasyonları piyasalarda belirleyici olmaya devam ederken, Trump'ın izlediği korku siyasetine paralel, seneye iyi bir başlangıç yapan hisse senetleri, genel hatları ile dünkü günü satıcı bir seyir izleyerek tamamladı. Son günlerde ön plana çıkan sanayi hisseleri (Dow Jones) dün geceyi %1 düşüşle tamamlarken, yeni gün başlangıcında, kararsız havanın Asya borsalarında da sirayet ettiğini görüyoruz. Dün de bültenimizde belirttiğimiz üzere, gözler bir yandan da Çin-Japonya hattında tırmanan ticaret ve stratejik gerilimi takip ediyor. Gösterge endeks Tokyo borsası ve Hong Kong borsası bu sabah %1,2 düşerken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de hafif de olsa kırmızı rengin hâkim olduğunu görüyoruz.
ABD işgücü piyasasından gelen karışık sinyaller Fed’in bu yıl iki faiz indirimi yapabileceği beklentisini canlı tutarken, gözler her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD ekonomisinin sağlığı hakkında en önemli ipuçlarından biri olarak görülen resmî istihdam raporunu bekliyor. Fed'in fiyat istikrarını sağlamanın (enflasyon) yanı sıra tam istihdam hedefi olduğunu da düşünürsek, yarın açıklanacak istihdam raporunun da öncü veriler gibi zayıf gelmesi durumunda, Fed'den yeni bir faiz indirim beklentisi daha yüksek sesle konuşulabileceğini düşünüyoruz. Hâlihazırda, 2026 yılında iki kez faiz indirimi fiyatlayan piyasalar, bir diğer taraftan da eli kulağında bir şekilde Trump'ın Fed başkanı görevine atayacağı kişiyi beklediğini not etmemiz gerekiyor. Yıldızı, görev süresi Mayıs ayında dolacak Fed Başkanı Powell ile bir türlü barışmayan Trump'ın Hassett veya Warsh isimlerinden birisini atayacağına kesin gözüyle bakılıyor. Hassett isminin beraberinde pek çok soru işaret getireceğinden (agresif faiz indirim yönünde söylem), Warsh ismi piyasalar cephesinde daha büyük bir memnuniyet yaratabilir.
Hisse senetleri cephesinde yaşanan satıcılı seyir, genel hatları ile alternatif piyasalara da sirayet etti. Seneye iyi bir başlangıç yapan ve 94bin dolar seviyesine kadar yükselen Bitcoin, bu sabah 91bin dolar seviyesine kadar geri çekildi. Benzer bir şekilde, 82,70 dolar seviyesine kadar önceki gece yürüyen gümüşün ons fiyatı, 77 dolar seviyelerine kadar geri çekildi. Gümüşte teknik mânâda yükseliş isteğinin devam edebilmesi için daha da aşağıda 75 dolar seviyesinin altında gecelik kapanış görmememiz gerekiyor. Bir sonraki yükseliş adımının ise 83 dolar seviyesinin geçilmesi ile başlayacağını düşünüyoruz. Talebin ise devam ettiğini bizzat tecrübe ediyoruz. Altın da tıpkı gümüş gibi evvelki gün yukarıda 4,500 dolar seviyesini test etmesi ardından 4,435 dolar seviyesine kadar geri çekildi. Altında daha da aşağıda 4,365 dolar seviyesinin teknik mânâda önem arz ettiğini not etmemiz gerekiyor.
Türkiye cephesinde ise son dönemde egemen olan iyimser havanın da yardımı ile Hazine dün eurobond ihracına soyundu. Hatırlanacağı üzere, yabancı indinde Türkiye'nin risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk priminin 200 baz puan seviyesinin diplerine kadar gerileyerek Mayıs 2018'den bu yana en düşük seviyesini test etmesinin yurt dışı borçlanmada Hazine'nin elini kuvvetlendireceğini savumuştuk. Hatta bir adım da ileriye giderek, ABD-Türkiye ilişkilerinde yaşanan iyimser havanın sermaye girişlerinin de önünü açacağının altını çizmiştik. Son dönemlerde esen olumlu rüzgâların ya da son günlerde Türk finansal varlıklarına yönelik kuvvetli yatırımcı ilgisinin de yardımı ile Hazine'nin eurobond ihraçlarına çıkması bizleri pek de şaşırtmadı. Buna göre 7 ve 12 yıl vadeli ABD Doları cinsi ihraçlarda ilk getiri beklentileri sırasıyla %6,65 ve %7,20 civarında oluşurken, gerçekleşme daha aşağıda sırası ile %6,35 ve %6,90 oldu. Daha basit bir anlatımla, son zamanların en düşük borçlanmasını başarılı bir şekilde tamamlandı. Bugün detayları takip edeceğiz.
USDTRY kuru, dün de detaylandırdığımız üzere, yılın ilk dört gününde, yabancı ilgisinin de yardımı ile 43,00 seviyesinde çakılı bir şekilde salınırken, hisse senetleri ise yurt dışı sevimsiz havaya ayak uydurarak dünü dinlenerek geçirdi. Borsa İstanbul 100 ana endeksi önemli bir değişim kaydetmezken, bankacılık endeksi ise günü %2,4 düşüşte tamamladı. Faiz indirimlerinin yarayacağı beklentisi ve yabancı ilgisine paralel hisse senetlerine yönelik olumlu tonumuzu korumaya devam ediyoruz. Tahvil faizleri cephesinde ise 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi dün hafif bir yükselişle %36,77 seviyesine gelirken, CDS risk primi ise 213 baz puan seviyesine hafif de olsa yükseldi. Gelişmeleri şimdilik yurt dışına paralel kâr realizasyonu olarak okumaya tercih ediyoruz.
Gözler Venezuela ekseninde ABD-Rusya-Çin gibi önde gelen ülkelerin güç kavgasını takip ederken, Japonya-Çin arasında Tayvan konusunda gerginlik, Rusya-Ukrayna arasında ise savaş devam ediyor. Özellikle, İran ve Suriye'de son günlerde tablonun giderek daha da karmaşık bir hâl aldığını görüyoruz. İran'da hızla değer kaybeden para birimi riyal ve derinleşen hayat pahalılığı ile başlayan protestolar kısa sürede ülke geneline yayılırken, güvenlik güçlerinin sert müdahaleleri ve gözaltılar tansiyonu yükseltiyor. ABD'den protestolara şiddet uygulanması hâlinde müdahâle iması gelmesi risk primini artırıyor. Ekonomik kırılganlıkla siyasi gerilimin iç içe geçtiği bu süreçte, İran gibi bölgenin kilit bir ülkesinde olası sert dönüşümlerin -enerji, güvenlik ve ticaret kanalları üzerinden- doğrudan etkileri yakından takip edilmelidir. Bitişik coğrafyada özellikle Suriye'nin kuzeyinde güvenlik durumu önemli ölçüde kötüleştiğini görüyoruz. Suriye ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yoğun çatışmaların yaşandığını görüyoruz.
Mali piyasaların gündeminde yarın açıklanacak ABD resmî istihdam raporu bulunurken, gözler bir taraftan da Fed Başkan koltuğuna kimin oturacağını bekliyor. Makro cephede ise bugün Türkiye'de Hazine nakit dengesi, dışarıda ise Almanya sanayi siparişleri, Euro bölgesi işsizlik, ABD dış ticaret dengesi ve her hafta perşembe günü olduğu üzere ABD'de haftalık işsizlik maaşı başvuruları yakından takip edilebilir.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.