İktisatbank piyasa analizi: Fed belirsizliği piyasaları sarstı, kıymetli metallerde sert düşüş
İktisatbank, 29 Ocak 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Fed belirsizliği piyasaları sarstı, kıymetli metallerde sert düşüş" ifadeleri kullanıldı.
İktisatbank'ın 30 Ocak 2026’ya ilişkin Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu şu şekilde:
ABD Başkanı Trump, Fed Başkanı Powell’ın yerine geçecek ismi bugün açıklayacağını duyururken, kulislerde Fed'in eski yöneticisi Kevin Warsh isminin ön plana çıktığını görüyoruz. Bloomberg haberlerine göre, Beyaz Saray Warsh’ı aday göstermeye hazırlanırken, Trump’ın faizlerin daha agresif şekilde indirilmesini istediği ve bu kriteri karşılayan adayları öne çıkardığı görülüyor. 2025’te üç kez faiz indiren Fed'in politika faizini son toplantıda %3,50–%3,75 aralığında sabit bırakması Trump'ın tepkisini çekerken, dün sosyal medyada faizin 2-3 puan daha aşağıda olması hatta ABD'nin en düşük faizi veren ülke konumunda olması gerektiğini savunduğunu gördük.
Son günlerde aşırı ısınmış bir görüntü sergileyen kıymetli metaller, dün akşam saatlerinde Fed’in başına daha şahin bir ismin gelebileceği beklentilerinin güçlenmesi, diğer taraftan ise yeniden tırmanan yapay zekâ endişeleriyle büyük çaplı bir volatiliteye sahne oldu. Şöyle ki, Fed toplantısı ardından süratle 5,600 dolar seviyesine yükselen altının ons fiyatı dün akşam saatlerinde 5,100 dolar seviyesine kadar geri çekildi. Benzer bir şekilde, gümüşün ons fiyatı 121,60 dolar seviyesini test ederek başka bir rekor kırması ardından 105 dolar seviyelerine kadar gerilerken, yaşanan düşüş, dünyanın en güvenli ilk iki limanı olarak görülen varlık sınıfında trilyonlarca doların buharlaşmasına neden oldu. Bu sabah itibariyle altın ve gümüşün piyasa değeri (market cap) yaklaşık 43 trilyon dolar. Bitcoinin piyasa değerinin 1,6 trilyon, Nvidia'nın ise yaklaşık 5 trilyon dolar olduğunu düşünürsek, kıymetli metallerde %10 düşüşün nasıl bir büyüklük olduğunu varın siz hesaplayın!
Dün küresel mali piyasalarda yaşananlar belki de en volatil günlerinden birisi olarak tarihe geçti. Kıymetli metallerde yaşanan gün içi diferansiyele, belki de Fed Başkanlığına gelecek isim kadar yapay zekâ (AI) ile ilgili yeniden artan endişelerin de etkili olduğunu söylememiz gerekiyor. Hatırlanacağı üzere dün sabah bültenimizde, bilanço açıklayan ABD'de devasa teknoloji şirketlerinin arasında yaşanan ayrışmaya işaret etmiştik. Microsoft dün geceyi %10 düşüşle tamamlarken, Meta ise %10 değer kazandı. Teknoloji şirketlerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi %0,8 gerilerken, diğer büyük borsalarda ise yatay bir seyir görüldü. Hisse senetleri genel hatlarıyla gerilerken, dolar ve tahvil faizlerinin ise yükseldiğine şahit olduk.
Piyasalar, Warsh'ın düşük faiz yanlısı olsa da Fed bilançosunun küçültülmesini savunmasının likiditeyi azaltabileceği endişesini fiyatlarken, altın ve gümüşte yaşanan sert kayıplara, kripto varlıkların da eklendiğini söylememiz gerekiyor. Şöyle ki, kripto cenahının amiral gemisi bitcoin 81bin dolar seviyesine kadar gerileyerek yükseliş isteğini başka bir bahara bıraktı. Teknik mânâda, haftalardır 88bin dolar civarında âdeta can çekişen bitcoin, arzuladığımız sıçramayı yapamayarak düşüşe geçtiğini görüyoruz. Daha da aşağıda 75-76 bin dolar seviyelerini takip edeceğiz (bakınız grafik). Bitcoin altın rasyosunda ise aşağıda 14 seviyelerini göz ucuyla da olsa takip etmeye devam ediyoruz.
Yeni gün başlangıcında ise, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde düşüş eğilimi devam ederken, Pasifik'in diğer ucunda ise karmaşık bir seyrin hâkim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası, teknoloji hisselerinde kâr satışlarının etkisiyle kazanımlarını koruyamazken, Hong Kong borsası %1,8, Şangay borsası ise %1 geriledi. Petrol fiyatlarının ise doların güçlenmesi ve kâr satışlarının etkisiyle %1’in üzerinde gerilediğini görüyoruz. Lâkin büyük resimde, jeopolitik risklerin yarattığı arz endişeleri sayesinde brent cinsi ham petrolün ayı, son yılların en güçlü yükselişiyle kapatmaya hazırlandığını not etmemiz gerekiyor. Trump’ın İran'a yönelik sert mesajları ve Orta Doğu’daki askerî hareketlilik risk primini artırırken, olası bir arz kesintisi beklentisiyle Brent petrol ocak ayında yaklaşık %15 yükselerek uzun süredir görülmeyen aylık kazançlara imza attı. Venezuela yaptırımlarında kısmi gevşeme ve Kazakistan’daki üretim toparlanması fiyatlardaki yukarı yönü sınırlayan unsurlar olarak öne plana çıktığını not edelim.
Sekiz yıl aradan sonra ilk kez İngiltere Başbakanı Starmer'in Çin'e yapmış olduğu ziyareti yakından takip ettik. ABD Başkanı Trump, İngiltere’nin Çin’le yakınlaşmasına temkinli yaklaşarak Londra’yı Pekin’le iş yapma konusunda uyardı. Buna karşın Starmer, Pekin’de Başkan Xi ile yaptığı görüşmelerin ardından Çin’le ekonomik ilişkileri yeniden başlatmanın büyüme açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Starmer, ABD ile güçlü ilişkilerin süreceğini vurgulayarak İngiltere’nin iki ülke arasında bir tercih yapmak zorunda olmadığını savunurken, Trump cephesinden gelen uyarılar Batı ittifakı içinde Çin politikası konusundaki görüş ayrılıklarını yeniden gündeme taşıdı.
Türkiye cephesinde ise, her hafta perşembe günü açıklanan TCMB ve BDDK verilerinin yine oldukça önemli ipuçları sunduğunu söylememiz gerekiyor. Şöyle ki, 23 Ocak ile biten haftada, yurtiçi yerleşiklerin mevduat tercihinde ana hatları ile %60 TP (Türk Parası), %40 Yabancı Para (YP) kompozisyonu korunsa da, YP içerisinde kıymetli madenlere yönelik âşkın kuvvetlenmeye devam ettiğini görüyoruz. Gerçek kişilerin söz konusu haftada DTH hesapları yaklaşık 1,8 milyar dolar artarken, yükselişin tamamı kıymetli madenlerden kaynaklanmış! Ekteki grafiklerden de görüleceği üzere, yurtiçi yerleşik gerçek kişilerin kıymetli metallerde mevduatı, toplam döviz mevduatının %58,25'ine tekabül ederken, yurtiçi yerleşik tüzel kişileri de denkleme dâhil edersek, kıymetli metallerin toplam YP mevduat içinde payı %36,45 seviyesine yükseldi! Bu oldukça yüksek bir oran! Fiyatlar artarken herkes mutlu ama hiçbir ağacın cennete kadar uzamayacağını da unutmamak gerekiyor!
Kıymetli maden fiyatlarındaki yükselişin TCMB rezervlerine de olumlu bir şekilde yansıması ile TCMB'nin brüt döviz ve altın rezervleri söz konusu haftada 10,4 milyar dolar yükselerek rekor kırmak suretiyle 215,6 milyar dolar seviyesine gelirken, altın fiyatlarının da yardımı ile, TCMB'nin net YP pozisyonu da 80 milyar dolar seviyesine dayanarak başka bir rekor kırdı (bakınız grafik). Artan Türkiye ilgisine paralel yabancı yatırımcıların menkul kıymet pozisyonu ilgili haftada net anlamda 1,8 milyar dolar ile rekor mânâda artış kaydetti. Elbette kompozisyonda bizi biraz daha ilgilendiren hisse senedi ve DİBS tarafında ise sırası ile 0,5 milyar dolar ve 1,3 milyar dolar artış olmuş. Hisse senedi cephesinde son 8 haftada 1,85 milyar dolar giriş yaşanırken (borsadaki yükselişi açıklıyor), tahvil tarafında ise bu rakam 3,8 milyar dolar! (bakınız grafik).
USDTRY kuru otoritenin kontrolünde pazartesi valörlü işlemlerde 43,40 seviyesinin üzerine yükselirken, hisse senetlerine olan ilginin ise korunduğunu söylememiz gerekiyor. Borsa İstanbul ana endeksi dün günü yine etkileyici bir performansla %3,2 yükselişle tamamlarken, lokomotif bankacılık endeksi ise %5 yükseliş kaydetti. 2026 yılında ana endeks ve bankacılık endeksinin sırası ile %23 ve %18 yükseldiğini not edelim. Borsanın %20'den fazla yükselmesi, boğa piyasasına da girdiğine işaret ediyor! Faiz indirimlerinin yarayacağı bankacılık hisselerinde Akbank'ta ağırlık artırırken, diğer tarafta ise Koç Holding, Turkcell ve THY'yi de portföyümüze ilave ettik. Özellikle, uzun bir sürenin ardından BlackRock'un Türk hisselerine geri dönmesini, hikâyesi olan ve çok ucuz kalan Türk şirketlerinde alımları destekleyeceğine kesin gözüyle bakıyoruz. CDS risk primi 220 baz puana hafif de olsa yükselirken, 2 yıl vadeli tahvilin bileşik faizinin ise %34,00-34,50 bandında işlem görmeye devam ediyor.
TCMB son Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin dün yayınladığı özet bilgide, PPK karar metnindeki ifadelerin dışında yeni bir şeye rastlamadık. Enflasyonun ocak ayında gıda öncülüğünde yüksek geleceği görüşü iyice otururken, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı kalması öngörülüyor. TCMB'nin hâlen daha faiz indirim döngüsünde olması, hatta petrol fiyatlarının da genel hatları ile destekleyici duruşunu sürdüreceği beklentisi, enflasyon ve cari açıkla savaşa destek olacağını düşünüyoruz. Hülâsa, hikâyesi olan gelişmekte olan ülkelere yönelik yabancı ilgisi ile olumlu havanın genel ruhunun pek de bozulmayacağını düşünüyoruz. 2026 yılını enflasyonun belini bükmek içi belki de TCMB açısından son sene olarak görüyoruz. Akabinde seçim sathına gireceğimizi de unutmamak gerekiyor!
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.