EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 15 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Kara Cuma; trenden ne zaman inilir? Disiplinli yatırımcının 6A kuralı

İktisatbank piyasa analizi: Kara Cuma; trenden ne zaman inilir? Disiplinli yatırımcının 6A kuralı

İktisatbank, 2 Şubat 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Kara Cuma; trenden ne zaman inilir? Disiplinli yatırımcının 6A kuralı" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 02/02/26 07:48
okuma süresi: 15 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Kara Cuma; trenden ne zaman inilir? Disiplinli yatırımcının 6A kuralı

İktisatbank'ın 2 Şubat 2026’ya ilişkin Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu şu şekilde:

Kıymetli metallerde uzun bir süredir taşıdığımız alım yönlü (uzun) pozisyonlardan Davos Zirvesi ardından çıkan bir ekip olarak, bugün kurumsal bültenimizin büyük bir kısmını farklı bir ton ile kaleme alacağım. 

Altın cephesinde yaşanan yükseliş isteğini 3,400 dolardan bu yana her gün bültenimize taşırken, gümüş cephesinde ise uzun pozisyonlarımızı geçen yıl yaz aylarında 35 dolar seviyesinin yukarı yönlü geçilmesiyle açmıştık. Akabinde kasım ayında 54 doların geçilmesi ile pozisyonlarımız ciddi mânâda büyütmüş, çok yıllı teknik çalışmamız kapsamında 95-96 dolar bandını hedeflemiştik. 

Davos Zirvesi'ne damga vuran Trump sonrası hedeflediğimiz seviyelerin gerçekleşmesiyle gümüş pozisyonumuzdan kâr al çalıştırarak çıkmış, akabinde söz konusu seviyenin aşılması durumunda neler olabileceğini (aşırılık) hep beraber gözlemeyeceğimizi belirtmiştim. Özellikle maraton koşu grubundaki arkadaşlarıma, 95-96 sonrası hareketin artık bir noktada 20 dolar artış-azalış şeklinde yaşanabileceğini düşündüğümü ifade ederken, bültenlerimizde de teknik göstergelerin aşırıya kaçtığına dikkat çekerek temkinli olunması yönünde uyarılarda bulunmuştuk. Gümüş pozisyonlarımızın hedefe ulaşması sonrası disiplinli bir trader olarak kâr stratejisini uygularken, altın uzun pozisyonlarımızdan da aslında neredeyse hiçbir niyetimiz yokken birlikte çıkmaya karar verdik! Altını sattığımızda ons fiyatı 5 bin doların hemen altında idi. 

Tren tüm sürati ile giderken, trenden inme kararımıza Altı adet gözlemin belirleyici olduğunu peşinen söylemem gerekiyor. Hafta sonu bir kahve dükkânında rapor okurken ve bülten hazırlıkları için grafiklere bakarken, kahve fincanlarını toplayan bir çalışanın "Ne trade ediyorsunuz, gümüş mü?" diye sorması... Kendisinin de gümüş aldığını, fiyatın yukarı gitmeye devam etmesinden çok mutlu olduğunu anlatması... Ertesi gün markette yoğurt seçerken arkamdan gelen bir sesin "Gümüş çok daha yukarı gidecek" dediğini duymam ve gayriihtiyarı bunun bana mı söylendiğini düşünerek arkamı dönmem... Bankanın asansöründe katları tırmanırken personel arkadaşlarımın bültenlerden esinlenerek gümüş iştahlarının kabardığını fark etmem; emeklilik yaşı gelen başka bir meslektaşımın "Altın mı gümüş mü almalıyım" sorusuna da cevap vermem...

2024 yılı sonunda bankamızın müşterileri ile gerçekleştirdiğim 2025 yılı strateji sunumunda, portföylerde altına daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini anlatırken gümüşün de büyük bir potansiyel taşıdığını vurgulamıştım. Son haftalarda, altın fiyatının 5 bin dolar seviyesine yaklaşması, gümüşün ise her gün rekor kırması ile "altın ve gümüş alalım mı?" sorusunu kaç kişiyle konuştuğumu inanın ben de hatırlamıyorum. Masanın diğer tarafında oturan biri olarak talebin nasıl hızla arttığını çok net gözlemlerken, hayatında hiç altın hesabı açmamış müşterilerin sıraya girdiğini söylesem inanır mısınız bilemiyorum. Sayıların diliyle konuşacak olursak, talebin nasıl aşırıya kaçtığını, TCMB'nin haftalık bültenleri ile son haftalarda yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatlarının üçte birinden fazlasının kıymetli maden olmasıyla anlatmaya çalıştım. Tüm bu göstergeler bir araya geldiğinde, trenin raydan çıkmaya artık çok yaklaştığını anlamıştık!

Bankamızın Hazine ekibinin başarısında çok büyük bir rolü olan kıymetli teknik analiz hocamız Ali Perşembe'yi sevgi ve saygılarımla bir kez daha bültenimize taşımak istiyoruz. Ali hocam, bizlere verdiği eğitimde anlattığı çok güzel bir metafor hâlen daha bugün kulağıma küpedir. Ali hoca kapıdan girdiğinde, yaşlı teyzeler ile konken oynayan annesi "oğlum Ali gümüş almamız lâzım, fiyatı çok daha yukarıya gidecekmiş" der. Ali hoca dönüp bize der ki, o noktada artık ne var ne yok satacaksınız. Bilin ki "budala sendromu" başlamıştır. Basitçe, haber uçurumun eşiğindeki annesine kadar gitmiştir. Alacak artık başka biri kalmamıştır! Buna Annem maddesi diyoruz. Teknik bir bakış açısı ile grafikler Aşırı dikleşmiş, RSI gibi indikatörler Aşırı alım bölgelerinde tarihî zirveleri zorlarken, hacmin ise ciddi mânâda Arttığını gözlemledik. 

Gümüşü satmaya karar verdiğimiz günün sabahında, yolda işe giderken, beni arayan bir arkadaşım "abi akşam uyuyamadım bütün gece telefon elimde gümüşü takip ettim" dedi. Buna da Asabiyet diyoruz. X (Twitter) ortamında herkes gümüşün enflasyon ile ayarlanmış fiyatı için 'gökyüzünü' işaret ederken, on haberin dokuzu kıymetli metallere ayrılmışsa buna da Aşırı haber (iyimserliği körükleyen) medya diyoruz. Aşırı volatiliteyi de eklersek, bilin ki dönüş (tepeden) artık çok yakındadır! 

Neredeyse 25 yılı aşkın tecrübem ve Ali Perşembe hocamızın trading disiplinini alan biri işlemci (trader) olarak, çok açık bir şekilde yaşananların beni hiç de şaşırtmadığını söylemem gerekiyor. Trenin son vagonuna binen ve inecekleri durağı hiç hesaplamayan, fiyatın mütemadiyen yukarıya gideceğini düşünen yatırımcılar, bu noktadan sonra umutla bekleyeceklerini düşünüyoruz. Gümüşün ons fiyatı, perşembe günü 121 dolar seviyesini aşmasının ardından, haftanın son işlem gününde, 77 dolar seviyesine kadar gerileyip haftayı 84 dolar seviyelerinden tamamladı. Benzer bir şekilde, altının ons fiyatı da, söz konusu dönemde, 5,594 dolar seviyesini test edip 4,695 dolara kadar gerilemesi ardından haftayı 4,864 dolar seviyesinden tamamladı. Bu düşüşün altın ve gümüşün piyasa değerinden 7,6 trilyon dolar sildiğini hesaplıyoruz! Düşüşün yeni gün ve hafta başlangıcında da devam ettiğini aşağıda anlatacağız.

Doların değer kaybını uzun bir süredir seyreden başka bir arkadaşım, 4,700 dolar seviyelerinde artık dayanamayarak alım yaptığını anlatırken, ilk günkü psikolojisinin “ben aldım, artık düşer” olduğunu, fiyat yükselmeye devam edince emeklilik ve balık tutma hayallerinin yeniden kurulduğunu; hafta sonu ise klasik “Ben sana demedim mi” noktasına tekrar gelindiğini söylemem gerekiyor. 

Yatırımcıların en büyük hatası, kanaatimce, risk kontrolü, oyun planı ve kişisel kontrol eksikliğinden kaynaklanıyor. En basitiyle trading için 'disiplin' gerekli. Pozisyona girmeden önce ya da alım satım kararı vermeden önce, hangi vadeyle pozisyona soyunduğunuza karar vermeniz gerekiyor. Bir saat sonra satmak için mi aldınız yoksa çocuğunuzun geleceği için uzun vadeli mi yatırım yapıyorsunuz. Alınan pozisyonun kâr al ve zarar kes seviyelerini belirlediniz mi? Pozisyondan çıktıktan sonra tekrar hangi seviyeden pozisyona geri gireceğinizi çalıştınız mı? Bu soruların cevapları defterinizde yazılı değilse, istemeden de olsa uzun vadeli yatırımcı olur; en sonunda da genellikle dipte pes ederek pozisyondan çıkarsınız. Yarın yine burada olabilmek için, evinize ve arabanıza gösterdiğiniz özeni paranıza da göstermeniz gerekiyor! Aksi hâlde “Ben aldım düştü, sattım yükseldi” nakaratı hiç bitmeyecektir.

Konuya biraz farklı bir yaklaşımla baktıktan sonra, önümüze bakalım. Temel mânâda kıymetli madenleri yukarıya taşıyan ana dinamiklerin hâlen daha yerli yerinde olmaya devam ettiğini görüyoruz. Bunların da neler olduğunu bültenlerimizde uzun bir süredir enine boyuna irdeledik. En temel argüman olarak zayıf dolar temasının korunmaya devam ettiğini söyleyebiliriz. Gümüşte dip çalışmalarının nerede olacağını şu anda söylememiz çok zor. Bu nedenle, yükselişin başladığı 50 dolar seviyesinin aşağı yönlü geçilmemesi durumunda, hâlen daha gümüşten söz etmeye devam edeceğiz. Altın için ise 3,400 seviyesinden başlayan yukarı yönlü hareket sonrası ilk düzeltme seviyesini dip olarak düşünürsek, test edilen 5,591 dolar zirvesinin %61,8 düzeltme seviyesini yaklaşık olarak 4,550 dolar seviyesine işaret ediyor. Söz konusu seviyenin aynı zamanda yükseliş trend çizgisine de denk geldiği not etmemiz gerekiyor. Görülmesi durumunda, alım yönünde değerlendirmeyi planlıyoruz (bakınız grafik).

Geride bıraktığımız hafta bilanço açıklayan ve beklentiyi karşılayamayarak hayal kırıklığı yaratan teknolojinin ağır sikleti Microsoft sonrası yeni haftaya piyasaların oldukça yoğun bir gündemle girdiğini not etmemiz gerekiyor. ABD'de en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 içerisinde yer alan şirketlerin yaklaşık dörtte biri bu hafta finansal sonuçlarını açıklayacak. Özelinde, Alphabet ve Amazon bilançolarının yapay zekâ (AI) temalı büyüme beklentilerini ne kadar cevap verebileceğine bakacağız. 

Microsoft, bulut gelirlerindeki zayıflığın gölgesinde haftayı %8'e yakın düşüşle neredeyse son on ayın dibinde tamamlarken, teknoloji hisselerinde satış baskısını artırdı. Bu minvalde, haftanın son iş gününü %1 düşüşle olumsuz mânâda ayrışarak tamamlayan Nasdaq ardından, yeni gün ve hafta başlangıcında, Pasifik'in diğer ucunda da havanın bozduğunu söylememiz gerekiyor. Kıymetli metallerde son günlerde yaşanan 'erime' genel hatları ile moral bozarken, bu hafta açıklanacak yoğun şirket bilançoları ve önemli ekonomik veriler de risk iştahını baskıladı. Japonya dışında kalan en geniş tanımlı MSCI Asya-Pasifik endeksi %1'den fazla gerilerken, son dönemin flaş ismi Güney Kore borsası %5'den fazla geriledi; Hong Kong ve Tayvan borsalarında düşüş %2'yi aştı. Şangay borsası kayıplar kervanına %1'den fazla düşüşle eşlik ederken, gösterge endeks Tokyo borsası, iktidar partisinin seçimleri rahat kazanacağına dair anketlerin yarattığı iyimserlikle %0,8 gerileyerek bir nevi pozitif ayrıştı.

ABD Başkanı Trump’ın Fed başkanlığı için aday gösterdiği Kevin Warsh’un faiz indirimlerine tamamen karşı olmasa da sanıldığı kadar güvercin bir isim olmadığının anlaşılması, dolar açısından destekleyici, faiz getirisi olmayan altın için ise olumsuz bir algı yaratıyor. Öte yandan CME Group'un kıymetli metaller vadeli işlemlerinde teminat (margin) oranlarını artıracağını açıklaması, Kara Cuma sonrası bu sabah da düşüş isteğinin devam etmesine neden olduğunu görüyoruz. Teminat artışı, yatırımcıların aynı pozisyonu taşımak için daha fazla nakit bulundurmasını mânâsına geldiğini ve genelde satış baskısı yarattığının altını çizmek isteriz. Altının ons fiyatı 4,650 dolar, gümüşün ons fiyatı ise 75 dolar seviyelerine kadar bu sabah gerilerken, platin ve paladyumda da düşüş kervanına %3'ten fazla düşüşe eşlik ettiğini görüyoruz. 

Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin cephesinde ise, haftalarca 88-89 bin dolar seviyesinin kıyısında yaşanan 'can çekişme' sona ererken, bu sabah aşağıda ilk hedef seviyemiz olan 75-76 bin dolar aralığının test edildiğini görüyoruz. Bu seviyelerde tutunamaması durumunda, daha da aşağıda 63-64bin aralığını takip edeceğiz (bakınız grafik). Dolar endeksi, yılın ilk ayını teknik mânâda oldukça önemli bir seviye olan 97'nin altında tamamlayarak son 15 yılın yükseliş isteğine son vermesi ardından yeni aya hafif de olsa yükselişle başladığını görüyoruz. 

Dönelim Türk mali piyasalarına. Yıla oldukça iyi bir başlangıç yapan TL ve TL cinsi varlıkların geride bıraktığımız haftayı da iyimser tamamladığını görüyoruz. USDTRY kuru otoritenin kontrol sahasında 43,50 seviyelerine gelirken, hisse senetleri hem yerli hem de yabancı ilgisi ile yükselmeye devam ettiğini görüyoruz.  Borsa İstanbul ana endeksi haftanın son işlem gününü yatay tamamlasa da, yılın ilk ayını %23 gibi etkileyici bir performans sergileyerek tamamladı. Haftanın son iş gününde %3'e yakın yükselen bankacılık endeksi, ilk ayı da %21 yükselişle tamamladı. Teknik mânâda %20'den fazla yükseliş boğa piyasasının başladığını gösteriyor. Kıymetli madenlerde çıktıktan sonra Akbank uzun pozisyonumuzun yanına Turkcell, THY ve Koç Holding'i de ekledik. CDS risk primi 220 baz puan seviyesine yatay seyrederken, tahvil piyasasına yönelik ilginin de korunduğunu görüyoruz. 

Her ayın ilk günü olduğu üzere, İstanbul Ticaret Odası (İTO) dün Ocak ayı enflasyon rakamlarını yayımladı. Buna göre, aylık TÜFE artışı %4,56 olurken yıllık gerçekleşmeyi de %36,15 seviyesine getirdi. Alt kalemler bazında bakarsak, giyim hâriç genele yayılan bir yükseliş görüyoruz. Yarın açıklanacak resmî enflasyon verisi öncesinde, hafta sonu, TCMB makro ihtiyati tedbirler üzerinden kredi kanallarını biraz daha sıkma yönünde (YP krediler ile tüketici kredilerine yeni tavanlar getirildi) bazı kararlar aldı. Öte yandan, BDDK'dan kredi kartı limitleri konusunda çok sert önlemler getirildi. Ayrıca, yeni kart limiti verilirken de gelir teyidi gerekecek. Bu adımların banka hisseleri üzerinden negatif etki doğurma ihtimalini göz ardı etmiyoruz. 

Makro cephede ise her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD'de istihdam verilerine bakacağız. Fed’in faiz indirimlerine ara verdiği bir dönemde, işgücü piyasasının seyrine dair veriler faiz beklentileri açısından kritik önem taşıdığını unutmamak gerekiyor. Vadeli piyasalar şu aşamada Fed’in bir sonraki adım için haziran ayını öne çıkarırken, sene sonuna kadar 50 baz puanlık bir indirim öngörülüyor.

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 2 Şubat Pazartesi

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.