EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 11 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Riskten kaçış sertleşti; teknoloji, kripto ve gümüşte satış, tahvillere yönelim

İktisatbank piyasa analizi: Riskten kaçış sertleşti; teknoloji, kripto ve gümüşte satış, tahvillere yönelim

İktisatbank, 6 Şubat 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Riskten kaçış sertleşti; teknoloji, kripto ve gümüşte satış, tahvillere yönelim" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 06/02/26 08:34
okuma süresi: 11 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Riskten kaçış sertleşti; teknoloji, kripto ve gümüşte satış, tahvillere yönelim

İktisatbank, 6 Şubat 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Riskten kaçış sertleşti; teknoloji, kripto ve gümüşte satış, tahvillere yönelim" ifadeleri kullanıldı.

Küresel mali piyasalarda havanın oldukça sertleştiğini görüyoruz. ABD'de dün açıklanan zayıf istihdam raporu ve her ayın ilk cuması açıklanan istihdam raporunun da 11 Şubat tarihine ertelenmesi, kafaların daha da karışmasına neden oldu. Dünkü verilere göre, ABD işgücü cephesinde soğuma sinyalleri güçleniyor. Ocak ayında şirketlerin açıkladığı işten çıkarmalar, 2009’dan bu yana en yüksek Ocak seviyesine yükselirken, açık iş sayısı da pandemi döneminden bu yana en düşük düzeyine geriledi. İstihdam cephesindeki bu çift yönlü zayıflama, risk iştahı üzerinde baskı yaratırken, Fed'in söylemleriyle de uyuşmuyor! Hatırlanacağı üzere basın toplantısında Başkan Powell işsizlik cephesi dengeleniyor demişti. Açıklanan veriler ekonominin yavaşladığına işaret ederken, teknoloji cephesindehâkim olan (AI) kaygılarıyla birleşmesi, satış baskısını iyice pekiştirdi. Bu bağlamda küresel mali piyasalar cephesinden dünkü günün oldukça keyifsiz bir tabloyla kapandığını söylememiz gerekiyor.  

Uzun yıllar ateşli bir savunucusu olduğumuz gümüşle 95 dolar seviyesinde vedalaşmamız ardından yaşananları âdeta baş döndürücü olarak görüyoruz. Bizim uzun pozisyonumuzdan çıkmamız ardından neredeyse 40 saat gibi kısa bir sürede %40 gerileyen gümüş (121 dolardan 71 dolara), son 32 saatte de %30 daha gerileyerek 63 dolar seviyelerini test etti! Gümüşün işlem yapmaya uygun bir enstrüman olma özelliğini kaybetmesi ardından satışların alternatif piyasalara da yansıdığını gördük. Davos Zirvesinin son günlerinde 5bin doların kıyısında satmış olduğumuz altın pozisyonumuzu, Kara Cuma ardından 4,550 - 4,600 aralığından yerine koymuştuk. Dün bültenimizde de dile getirdiğimiz üzere, karamsar hava ve teknik mânâda dün yapmış olduğumuz inceleme ardından altın uzun pozisyonlarımızdan da dün 4,885 dolar seviyesinden çıkarak kenara çekildik.  

Kıymetli metallerde ya da periyodik tabloda pek çok enstrümanda yaşanan süratli çözülme, kripto paralara da sirayet etti. Dün de detaylı bir şekilde dile getirdiğimiz üzere, uzun bir süre 88 bin dolar civarında mücadele eden ve sonunda havlu atan kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin, ilk hedef seviyemiz olan 75-76 bin dolara kadar geriledikten sonra dün pek de hoş görünmeyen teknik göstergelere paralel 63-64 bin dolar seviyelerini hedefleyeceğini belirtmiştik. Bu sabah Bitcoin 60 bin dolar seviyesine kadar sarkması ardından bültenimizi kaleme aldığımız sabah erken saatlerde yeniden 64 bin dolar seviyesine toparladığını görüyoruz. 

Teknik mânâda haftanın nasıl kapandığına bakacağız. Eğer 63-64 bin dolar seviyesindeki önemli destek bölgesi görevini yerine getirmezse, akıllara hiç getirmek istemesek de, âdeta serbest düşüşün yaşandığı 2021 yılının geleceğini düşünüyoruz. Hatırlayınız Bitcoin, 68 bin dolar seviyesinden 1 yıl gibi bir sürede 15 bin dolar seviyesine kadar gerilemişti. Acele etmeden soğukkanlı bir şekilde gelişmeleri takip edeceğiz. Değişen momentumu anlamaya çalışarak, tedbirli olmak şartıyla, hiçbir şeyin sonsuza kadar düşmeyeceğini de unutmadan gelişmeleri takip etmek üzere pusuya yatıyoruz. Bitcoinin aşırı satış bölgesine de girdiğinin (RSI) altını çizmemiz gerekiyor. Aklıma birden Ceza'nın şarkısı geldi: Göz gözü görmüyor hep pus... 

Küresel piyasalarda riskten kaçış derinleşirken, ABD borsaları, yazılım hisselerinde yapay zekâ (AI) kaynaklı kârlılık endişeleriyle başlayan satış dalgası bu sabah Asya’ya da taşındı. Teknoloji hisseleri öncülüğünde hisse senetlerinin üçüncü günde de değer kaybettiğini görüyoruz. Son bir haftada ABD yazılım sektöründe yaklaşık 1 trilyon dolarlık piyasa değeri silindiğini not etmemiz gerekiyor. Dün finansallarını açıklayan bir diğer ağır siklet Amazon, yapay zekâ altyapısını güçlendirmek amacıyla 2026 yılı için sermaye harcamalarını %50’den fazla artırarak yaklaşık 200 milyar dolara çıkarmayı planladığını açıklarken, devasa yatırım bütçesi hisse fiyatı üzerinde baskı yarattı. Harcamaların geri dönüşüne yönelik endişelerin öne çıkmasıyla Amazon hisseleri seans sonrası işlemlerde %11’i aşan düşüş kaydetti!  

Piyasalar devasa teknoloji şirketlerinin yüksek AI harcaması ve kârlılık dengesini yeniden sorgulamaya başlarken, risk iştahı dediğimizde akla ilk gelen Nasdaq Bileşik endeksi son üç günde neredeyse %5 geriledi. Satış baskısının bu sabah Asya'ya da sirayet ettiğini görüyoruz. Şöyle ki, son dönemin flaş ismi Güney Kore borsası %3'e yakın gerilerken, Hong Kong borsasında kayıp %1'i aştı. Gümüşün işlem yapmaya uygun bir enstrüman olma vasfını kaybetmesi, kripto cenahında yaşanan güven erozyonu derken, altın ons fiyatının da dün gece 4,650 dolar seviyesine kadar gerilediğini görüyoruz. Yatırımcılar yeniden güvenli liman olarak tahvillere yönelirken, 10 yıllık ABD tahvil getirisinin %4,30'dan %4,15 seviyesine gerilediğini (alımların hızlandığını) görüyoruz. ABD’de Ocak ayında işten çıkarmaların son 17 yılın en yüksek Ocak seviyesine çıkması, istihdam cephesine dair kaygıları artırırken, Fed'den faiz indirimi beklentilerinin yeniden güç kazandığını not edelim.   

Bir süredir pozitif ayrışan Türk mali piyasaları, yurt dışı karamsarlıktan etkilendiğini ve olumlu havasını korumakta zorlanmaya başladığını görüyoruz. Genel hatları ile CDS risk priminin 220 baz puan etrafında dalgalanmaya devam etmesi ise endişe edilecek bir durumun olmadığını bize fısıldıyor. Hafta sonu TCMB ve BDDK'nın almış oldukları tedbirlere ilaveten hafta başı açıklanan olumsuz enflasyon rakamları, TL ve TL cinsi varlıkların ahengini bir miktar da olsa bozarken, yurt dışı cephede hâkim olan tatsız havanın da yardımı ile dün Borsa İstanbul ana endeksi günü %2,2 düşüşle tamamladı. Faiz indirimlerinin yarayacağı beklentisi ile uzun pozisyona geçtiğimiz Borsa İstanbul Bankacılık endeksi, son iki günde %5 geriledi. Her şeye rağmen 2026 yılında ana endeks ve bankacılık endeksinin sırası ile %21 ve %15 yükseldiğini not edelim. USDTRY kuru otoritenin kontrolünde pazartesi valörlü işlemlerde bu sabah 43,60 seviyesine yaklaşırken, iki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizinin ise hafif de olsa %35 seviyesinin üzerine yükseldi.  

Her hafta perşembe günü açıklanan TCMB ve BDDK verilerini yine enine boyuna irdeledik. 30 Ocak ile biten haftada, yurtiçi yerleşiklerin mevduat tercihinde %59 TP (Türk Parası), %41 Yabancı Para (YP) kompozisyonu genel hatları ile korunsa da, YP içerisinde kıymetli madenlere yönelik âşkın kuvvetlenmeye devam ettiğini görüyoruz. Gerçek kişilerin söz konusu haftada DTH hesapları yaklaşık 1,8 milyar dolar daha artarken, yükselişin tamamı kıymetli madenlerden kaynaklandığı gibi, kıymetli metal mevduatları ise 3,7 milyar dolar artış kaydetmiş. Daha basit bir anlatımla, fiat yani itibarlı (dolar, euro..) paralardan çıkıp döviz mevduatlarını kıymetli metale döndükleri gibi taze para ile de alım yapmışlar! Aşağıdaki grafiklerden de görüleceği üzere, yurtiçi yerleşik gerçek kişilerin kıymetli metallerde mevduatı, toplam döviz mevduatının %60'ını geçerken, yurtiçi yerleşik tüzel kişileri de denkleme dâhil edersek, kıymetli metallerin toplam YP mevduat içinde payı %39 seviyesine yaklaştı! Bu oldukça yüksek bir oran! Belli ki, geçen hafta yaşanan Kara Cuma öncesinde alım iştahı zirve yaparken, haftaya açıklanacak yeni verilerle, havanın değiştiğini mi, yoksa düşüşün alım fırsatı olarak mı görüldüğünü hep birlikte anlayacağız.

Kıymetli metal fiyatlarındaki yükselişin TCMB rezervlerine de olumlu bir şekilde yansıması ile TCMB'nin brüt döviz ve altın rezervleri söz konusu haftada  2,5 milyar dolar yükselerek rekor kırmak suretiyle 218,2 milyar dolar seviyesine geldiğini görüyoruz. Daha güncel bir bilgi sunan TCMB'nin net YP pozisyonu, 4 Şubat valörlü işlemlerde 70,9 milyar dolar seviyesine geriledi. 29 Ocak tarihinde, yani Kara Cumadan bir gün önce 82,4 milyar dolar ile rekor kırmıştı! Her şeye rağmen TCMB'nin güçlü rezerlerinin dayanıklılık penceresinden yeterli bir düzeyde olduğunun altını çizmemiz gerekiyor. 

Artan Türkiye ilgisine paralel yabancı yatırımcıların menkul kıymet pozisyonu 30 Ocak ile biten haftada net anlamda 1,6 milyar dolar daha artış kaydetmiş. Elbette kompozisyonda bizi biraz daha çok ilgilendiren hisse senedi ve DİBS tarafı ise sırasıyla 0,5 milyar dolar ve 0,7 milyar dolar artış kaydederken, eurobond tarafına ise 0,4 milyar dolar giriş olmuş. Hisse senedi cephesinde son 9 haftada 2,3 milyar dolar giriş yaşanırken (borsadaki son dönemdeki yükselişi açıklıyor), tahvil tarafında ise bu rakam 4,5 milyar dolar! (bakınız grafik).   

İran ile ABD, bugün başlaması beklenen nükleer müzakerelere hazır olduklarını açıklasa da görüşmelerin kapsamı konusundaki derin görüş ayrılıkları sürecin zorlu geçeceğine işaret ediyor. ABD, Umman’daki temaslarda nükleer programın yanı sıra balistik füzeler ve bölgesel politikaların da masaya gelmesini isterken, İran yalnızca nükleer başlıkla sınırlı bir anlaşma hedefliyor. Bölgedeki artan askerî hareketlilik ve ABD'nin sert söylemleri, müzakerelerin savaş tehdidi gölgesinde yapılacağını gösteriyor. Brent petrolün varil fiyatı sabah saatlerinde 68 dolar seviyesinin hemen altında yer aldığını not ederek bültenimizi tamamlayalım.

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 6 Şubat Cuma

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.