EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 8 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Hayat pahalı ama umut güçlü; Türkiye'de mutluluk yeniden yükselişte

İktisatbank piyasa analizi: Hayat pahalı ama umut güçlü; Türkiye'de mutluluk yeniden yükselişte

İktisatbank, 17 Şubat 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Hayat pahalı ama umut güçlü; Türkiye'de mutluluk yeniden yükselişte" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 18/02/26 07:46
okuma süresi: 8 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Hayat pahalı ama umut güçlü; Türkiye'de mutluluk yeniden yükselişte

İktisatbank, 18 Şubat 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Hayat pahalı ama umut güçlü; Türkiye'de mutluluk yeniden yükselişte" ifadeleri kullanıldı.

Küresel mali piyasalar dün Cenevre'de düzenlenen ABD-İran görüşmelerini yakından takip etti. Reuters haberine göre 'temel' yol gösterici ilkeler üzerinde genel bir anlayışa varıldığı açıklandı. İran Dışişleri Bakanı ilerleme sağlandığını ancak henüz bir anlaşmanın yakın olmadığını belirtirken, ABD tarafı da teknik detayların önümüzdeki haftalarda netleşeceğini ifade etti. Umman arabuluculuğunda yürütülen temasların ardından tarafların önlerinde net bir yol haritası bulunduğu vurgulandı. Açıklamalar sonrası bölgesel çatışma endişelerinin azalmasıyla petrol fiyatları dün gün içinde test ettiği 69 dolar seviyelerinden 67 dolar seviyelerine kadar geri çekilerek neredeyse son iki haftanın dibini test etti.

Görüşmeler sürerken İran'ın askeri tatbikat gerekçesiyle küresel petrol arzı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nı birkaç saatliğine de olsa geçici olarak kapatması, tansiyonu bir miktar artırsa da, kalıcı bir kapanma yaşanmadı. ABD, nükleer programın yanı sıra füze kapasitesini de gündeme almak isterken, İran ise yalnızca nükleer faaliyetler ve yaptırımların kaldırılmasını konuşacağını, uranyum zenginleştirmeden tamamen vazgeçmeyeceğini belirtti. Tüm zorluklara rağmen kalıcı bir çözüm arayışının sürdüğünün ifade edilmesini önemiyoruz.

Yaşanan gelişmelere paralel risk iştahının kısmen de olsa toparlandığını söyleyebiliriz. Lâkin, yapay zekâ temalı sancıların da devam ettiğini belirtmemiz gerekiyor. Pazartesi günü kapalı konumda olan ABD borsaları, dün güne olumsuz bir başlangıç yapsa da, Cenevre'den gelen haberlere paralel kayıpların da telafi edilerek günün önemli bir değişim kaydedilmeden tamamlandığını görüyoruz. Yapay zekâ kaynaklı soru işaretlerinin sürmesinin yanı sıra Asya tarafında devam eden tatilin de fiyatlar üzerinde belirleyici rol oynadığını göz ardı etmemek gerekiyor. En büyük tedarikçi Çin'in kapalı konumda olması, talebi aşağıya çekerken, teknoloji tarafında hâkim olan limoni hava (zayıf risk iştahı) ve jeopolitik tansiyonun yumuşaması, hâliyle güvenli liman talebini sınırlandı. 

Altının ons fiyatı akşam saatlerinde 4,840 dolar seviyesine kadar gerilerken, yükselişi gibi düşüşü de sert olan gümüş 71,90 dolar seviyelerini test etti. Zayıf risk iştahının Cenevre'den gelen kısmen de olsa ılımlı mesajlarla toparlanması ve hisse senedi cephesinde kayıpların telafi edilmesiyle bu sabah altın ve gümüşün sırasıyla 4,930 ve 75 dolar seviyelerine yükseldiğini görüyoruz. Teknik bir bakış açısıyla, her ikisinde de zayıf görünüm korunduğunu söylememiz gerekiyor. Gümüşün kaydettiği 'vahşi' volatilite sonrası gözümüzü altına çevirsek de, o cephede de hamle yapmak adına 5,100 dolar üzerine yükseliş (yukarı hareketin başladığına ikna olmak adına) görmek isteyeceğiz. 

Yıla müthiş bir başlangıç yapan Türk mali piyasaları, ister istemez küresel cenahta cereyan eden olumsuz gelişmelerden ve içeride özellikle sosyal medya üzerinden bir türlü dinmeyen dedikodu mekanizmasından olumsuz etkileniyor! Bu kapsamda, dün BIST100 ana endeksi ve bankacılık endeksi günü %0,8 oranında düşüşle tamamlarken, USDTRY kuru otoritenin kontrolünde 43,70 seviyelerinde salınmaya devam etti. Risk göstergesi 5 yıl CDS primi 220 baz puan ile önemli bir değişim kaydetmezken, benzer bir şekilde tahvil faizlerinin de yatay bir seyir izlediğini gördük.

Dün TÜİK tarafından açıklanan Yaşam Memnuniyeti Araştırması, ekonomik göstergelerin ötesinde toplumun ruh hâline dair önemli ipuçları sunduğunun altını çizmemiz gerekiyor. Ekonomist kimliğimiz kadar, sosyal dokunun nasıl evrildiğini anlamak da bizim için her daim kritik olmuştur. TÜİK verisine göre, hayat pahalılığı Türkiye'nin açık ara en önemli sorunu olmaya devam ederken, 2025 yılında mutlu olduğunu beyan edenlerin oranının %53,3'e yükselmesi (2024 %49,60) ve 2018 yılından bu yana en yüksek seviyeye gelmesini dikkat çekici buluyoruz. Verinin alt kalemlerinde kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek mutluluk oranına sahip olması ve evli kadınlarda bu oranın daha da güçlenmesi, aile ve sosyal bağların mutluluk üzerindeki belirleyici rolünü teyit ettiğini gözlemledik. Bireyleri en çok mutlu eden unsurun aile olması ve her 100 kişiden 67'sinin geleceğe umutla bakması, ekonomik zorluklara rağmen toplumun ruh hâlinin sanılandan daha dirençli olduğunu gösteriyor.

ABD cephesinde yapay zekâ şirketlerine ilişkin tartışmalar bir türlü dinmiyor. Balon endişesi, ya da yapılan devasa yatırımların ne zaman kâra döneceği hatta yeni gelişen teknolojinin işgücü piyasasında bozucu etkileri olacağına ilişkin endişeler, satış baskısının arkasında yatan ana nedenler olarak ön plana çıkarken, sık sık da tekrar hatırlanıyor. Dün bu cenahta yer alan şirketlerin günü satıcılı tamamladığını, lâkin borsalarının yukarıda da değindiğimiz üzere geceyi hafif de olsa artıda tamamlamayı becerdiğini not edelim. 

Yeni gün başlangıcında, Japonya'da açıklanan dış ticaret verilerine göre, Ocak ayında ihracat son üç yılın en güçlü yükselişini kaydetmiş. Artışta, Çin'in Ay Yeni Yılı tatili öncesinde yapılan sevkiyatların öne çekilmesinin belirleyici olduğunu okuyoruz. Olumlu verinin yardımı ile gösterge endeks Tokyo borsası dört günlük düşüşünü sonlandırarak %1,4 yükselirken (Çin, Hong Kong, Singapur, Tayvan ve Güney Kore borsaları, Çin Yeni Yılı tatili nedeniyle bugün de kapalı olacak), ABD borsalarının vadeli işlemlerinde ise hafif de olsa yeşil rengin hâkim olduğunu görüyoruz.

Haber akışında, Ukrayna ve Rusya heyetleri, ABD arabuluculuğunda Cenevre'de barış görüşmelerinin ilk gününü tamamlarken, ABD Başkanı Trump Kiev'e anlaşma için hızlı hareket etmesi çağrısında bulundu. Tarafların teknik başlıkları ele aldıklarını okurken, Rus kaynaklar temasların oldukça gergin geçtiğini, en temel anlaşmazlığın ise doğu Ukrayna'daki toprak kontrolü olmaya devam ettiğini anlıyoruz. Moskova, Donetsk bölgesinin tamamının kendisine bırakılmasını isterken Kiev bunu kesin şekilde reddediyor. Görüşmeler sürerken Rusya'nın Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik hava saldırıları düzenlemesi sahadaki gerilimin sürdüğünü gösterirken, büyük bir diplomatik atılım beklentisi şimdilik zayıf görünüyor.

Gözler jeopolitik gelişmeleri yakından takip ederken, piyasaların odağında ise bugün faizlerin seyrine ilişkin ipucu edinmek adına Fed'in son toplantısına ilişkin tutanaklar bulunuyor. Makro cephede ise bugün İngiltere'de TÜFE, ABD'de ise sanayi üretimi verileri bulunuyor. Doların önde gelen para birimlerine göre değerini gösteren DXY endeksi, son 6-7 aydır olduğu üzere 15 yılın destek seviyesi olan 97 seviyesinin kıyısında beklemeye devam ederken, 10 yıllık tahvil faizi de %4,05 seviyesinde yatay seyrediyor. 

Bugün de bültenimizi Galatasaray'ın müthiş galibiyetini tebrik ederek tamamlayalım. Darısı yarın Fenerbahçemizin başına!

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 18 Şubat Çarşamba

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.