EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 11 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Petrol, gaz ve navlun: Enflasyon geri mi dönüyor?  

İktisatbank piyasa analizi: Petrol, gaz ve navlun: Enflasyon geri mi dönüyor?  

İktisatbank, 3 Mart 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Petrol, gaz ve navlun: Enflasyon geri mi dönüyor?" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 03/03/26 07:44
okuma süresi: 11 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Petrol, gaz ve navlun: Enflasyon geri mi dönüyor?  
A- A A+

İktisatbank, 3 Mart 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Petrol, gaz ve navlun: Enflasyon geri mi dönüyor?" ifadeleri kullanıldı.

ABD ile İsrail'in İran'a yönelik başlattığı hava harekâtının dördüncü gününde, sürecin artık sınırlı bir operasyon olmaktan çıkıp bölgesel bir savaşa evrilme riski taşıdığını daha net görüyoruz. İran'ın Körfez'de ABD üslerine ev sahipliği yapan ülkelere yönelik saldırıları sürerken, Hizbullah'ın devreye girmesiyle çatışmalar Lübnan cephesine taşındı. İsrail Beyrut'un güneyini yoğun şekilde bombalarken, İran Tel Aviv'e füze atışlarını sürdürüyor. ABD, İran içinde 1,250'den fazla hedefin vurulduğunu ve 11 İran gemisinin batırıldığını açıklarken, savaşın ilk saatlerinde İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürülmesi Tahran'daki belirsizliği daha da artırdı. Başkan Trump operasyonun 4-5 haftayı aşabileceğini ve gerekirse daha uzun sürebileceğini belirtirken, bölgeye ek askerî sevkiyat yapıldığı bildiriliyor. Dışişleri Bakanı Rubio'nun saldırıların dozunun artırılabileceği yönündeki mesajı ise tansiyonun kısa vadede kolay kolay düşmeyeceğine işaret ediyor.

Çatışmaların ekonomik ve jeopolitik etkilerinin de hızla derinleştiğini görüyoruz. BAE ve Katar'ın Trump'a savaşı bitirmesi noktasında müttefikleri üzerinden baskı yapmaya davet ettiğinin altını çizmemiz gerekiyor. Körfez ülkelerinin uzun yıllardır inşa etmeye çalıştıkları güven ve huzur ortamının neredeyse 72 saatte büyük çaplı bir erozyona uğradığını not edelim. Hürmüz Boğazı'nda sevkiyatın durma noktasına gelmesiyle Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı bu sabah 80 dolar seviyesine yükseldi. Sene başına göre bakılırsa %30 artış! Suudi Arabistan en büyük rafinerisini kapatırken, Avrupa doğal gaz vadeli işlemleri, Katar'daki Ras Laffan LNG tesisine yönelik askerî saldırı sonrası üretimin durdurulmasıyla %40'ın üzerinde sıçrama kaydetti. Dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz ihracat merkezlerinden biri olan Ras Laffan'daki kesinti, küresel arz güvenliğine dair endişeleri anında yukarı taşıdı. Özellikle Avrupa'nın LNG'ye artan bağımlılığı dikkate alındığında, bu gelişme enerji fiyatları üzerinden enflasyon baskısını yeniden alevlendirebilecek bir risk unsuru olarak öne çıkıyor. Rusya'nın bu noktada bıyık altında gülümsediğini de göz ardı etmemek gerekiyor! 

Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, küresel petrol ve LNG taşımacılığında maliyetleri tarihi zirvelere taşıdı. Küresel petrol tüketiminin yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazda fiili akışın neredeyse durma noktasına gelmesi, Orta Doğu-Çin hattında 2 milyon varillik süper tanker navlununu günlük 420 bin doların üzerine çıkararak rekor kırdı (bakınız grafik). LNG tarafında da Atlantik ve Pasifik hatlarında navlun ücretleri bir günde %40'tan fazla sıçradı. Katar'ın üretimi durdurması ve gemi sahiplerinin bölgedeki operasyonlarını askıya alması (sigorta yapılamaması), arz zincirindeki kırılganlığı daha da artırdı.  

Piyasa açısından mesele yalnızca fiyat artışı değil, arzın da ne kadar süreyle aksayacağı! Eğer kesinti kısa vadeli kalırsa fiyatlarda dengelenme görülebilir. Lâkin, üretim ve sevkiyatta kalıcı bir sorun oluşursa, enerji maliyetleri üzerinden sanayi üretimi ve şirket kârlılıkları baskı altına girebilir. Bu tablo, zaten jeopolitik risk primi yükselmişken, stagflasyon tartışmalarını daha yüksek sesle gündeme taşıyabileceğinden endişe ediyoruz. Küresel hava trafiğinin ciddi bir şekilde aksadığını gözlemlerken, Kuveyt'in İran saldırısı sırasında yanlışlıkla üç ABD savaş uçağını düşürmesi, savaşın ne denli kontrolsüz bir zemine kayabileceğini gösterdi. 

Gözler her ne kadar İran'ın Körfez ülkelerinde ABD üslerine yönelik saldırılarına çevrilmişken, dün Güney Kıbrıs'taki Royal Air Force (RAF) Akrotiri hava üssü, İran-ABD/İsrail çatışmasının Doğu Akdeniz'e sıçramasıyla dün gece şüpheli bir İHA (drone) saldırısına hedef oldu. İngiliz ve Kıbrıs makamları, İran yapımı olduğu değerlendirilen Shahed tipi insansız hava aracının üssün piste isabet ettiğini ve sınırlı maddi hasar bıraktığını, can kaybı yaşanmadığını açıkladı. Saldırı, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın ABD'nin İran'daki füze tesislerine yönelik "savunma amaçlı" saldırılar için İngiliz askeri üslerini kullanma talebini kabul ettiklerini açıklamasından hemen sonra gerçekleşti! Üsse doğru ilerleyen başka iki drone daha önleyici tedbirlerle düşürülürken, bu gelişme, çatışmanın sadece Orta Doğu değil Doğu Akdeniz'deki askeri üsleri de kapsayacak biçimde genişlediğine işaret ediyor. Henüz saldırının doğrudan İran tarafından mı yoksa İran destekli milislerce (örneğin Hizbullah) mi gerçekleştirildiği konusunda net bir açıklama bulunmuyor. Yunanistan'ın Güney Kıbrıs'a F16 uçakları ve fırkateynler gönderdiğini de okuyoruz.

Orta Doğu'da tırmanan hava savaşına rağmen, küresel mali piyasalar, ilk iş gününün sanılanın aksine çok da kötü bir performansla geçirmedi. İronik bir şekilde Tel Aviv borsası %6 yükselirken, ABD üslerinin olduğu ve toprağına hiçbir füze saldırısı gerçekleşmeyen Türkiye borsası %2,7 düşüşle tamamladı! TCMB'nin hafta sonu aldığı likidite önlemleri ardından TL referans faizin hızla %36,87 seviyesinden %39,84 seviyesine yükselmesiyle, bankacılık endeksi günü %8 civarında kayıpla olumsuz mânâda ayrışarak tamamladı. Neden mi? TCMB'nin önümüzdeki ay düzenlenecek olağan toplantıda faiz indirimlerine ara vereceği beklentisi piyasalar tarafından kabul görmeye başlandı. Ne demiştik? Faiz indirimleri bankacılık sektörüne yarar, aksi ise yaramaz! Tahvil faizleri yükselişe geçerken, USDTRY kuru otoritenin kontrollü hamleleri sonrasında psikolojik 44 seviyesinin hemen altında denge buldu.  Reuters haberlerine göre TCMB dün piyasadan gelen talebi karşılamak adına 5 milyar dolar satış yapmak durumunda kaldı. TCMB'nin rezervlerinin bu tip beklenmedik dönemlerde kullanılmak ve kur üzerinde oluşacak volatiliteyi savuşturacak düzeyde güçlü olduğu not etmemiz gerekiyor. Yabancı indinde Türkiye'nin 5 yıl vadede risk primi 242 baz puanla son üç ayın zirvesine yükseldi.

Savaşın uzaması ihtimalinin artması, enerji arzı riskinin büyümesi, jeopolitik risk primin artması, hülâsa belirsizliğin süresinin uzadıkça finansal oynaklığın da kalıcı hâle gelme riskinin arttığını düşünüyoruz! ABD borsaları dün geceyi olumsuz gelişmelere rağmen dalgalı bir seans ardından ilginç bir şekilde yatay tamamlamayı becerirken, yeni gün başlangıcında, Pasifik'in diğer ucunda ise satışların derinleştiğini görüyoruz. Artan enerji fiyatları, özellikle enerji ithalatçısı Asya ekonomileri için kârlılık ve büyüme görünümünü baskılayabileceği endişeleriyle (Brent cephesinde %10 düzeyinde artış bölgesel şirket kârlarını ortalama %1 aşağı çekebileceği hesaplanıyor) bu sabah Güney Kore endeksi %5 kayıpla düşüşe öncülük ederken, gösterge endeks Tokyo borsası Nikkei ise %3 geriledi. 

Artan enerji fiyatları ABD'de ise Fed'in enflasyonla mücadelesi daha da karmaşık hâle getiriyor. Öte yandan, Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesi enerji fiyatlarının artmasının da Trump için pek de olumlu bir gelişme olmadığının not edelim! Piyasalar Fed'in Mart ayı olağan FOMC toplantısında faizleri sabit bırakacağına odaklanırken, dolar güvenli liman talebiyle güçlenmeye başladığını görüyoruz. Doların önde gelen para birimlerinde göre değerini gösteren sepet kur DXY, zayıf ABD Doları temasıyla Ocak sonunda 95 seviyelerini test etmesi ardından dün yaklaşık %1 yükselerek son yedi ayın en güçlü günlük performansını sergilemek suretiyle 98,50 seviyesine yükseldi. Riskten kaçış dönemlerinde ABD varlıklarına yönelme refleksinin sürdüğü söyleyebiliriz. Özellikle ABD tahvil piyasasının derinliği ve likiditesinin büyük ölçekli fon akımlarını karşılayabilme kapasitesinin dolara avantaj sağladığının altını çizmek isterim. Pariteler cephesinde EURUSD 1,17 seviyesinin altına sarkarken, GBPUSD paritesi ise 1,34 seviyesinin altına gerileyerek son ayların en zayıf seviyelerini test etti. 

Bu tip hassas dönemlerin petrol sonrası en önemli ikinci barometresi olan altın fiyatları dün dalgalı bir seyir izledi. Sabah saatlerinde ilk tepki olarak 5,418 dolar seviyesine yükselen altının ons fiyatı, akşam üzeri 5,260 dolar seviyelerine kadar geri çekildi. Artışı ve düşüşü özetle volatilitesi çok daha sert olan gümüşse dün sabah saatlerinde 96 dolar seviyesinin üzerine kadar yükselmesi ardından benzer şekilde gün sonunda %10'a yakın düşüş kaydederek 86 dolar seviyelerini test etti. Kripto cenahında ise amiral gemi Bitcoin'in 65-69 bin dolar arasında salınmaya devam ettiğini lâkin teknik mânâda aşağı yönlü risklerin ağır bastığını düşünüyoruz. Altının ons fiyatı karamsar havaya paralel bu sabah 5,370 dolar seviyesine; gümüşün ise yeniden 90 dolar seviyesine toparlandığını görüyoruz. Piyasalar henüz tam anlamıyla 'panik' modunda olmasa da, enerji arzındaki kesintinin süresi uzadıkça stagflasyon riski daha yüksek sesle konuşulabileceğini düşünüyoruz.

Bugün gözler sabah saatlerinde TÜİK tarafından açıklanacak resmî Şubat ayı enflasyon verilerine çevrilecektir. İTO rakamları ardından TÜFE'nin aylık bazda %3 civarında artış kaydedeceği beklenirken, yıllık enflasyonun da %31,5 seviyesine yükselmesi bekleniyor. Takdir edeceğiniz üzere gözler Orta Doğu'ya çevrilmiş ve TCMB önlemler almışken, enflasyon rakamlarının bugün göz ucuyla takip edileceğini düşünüyoruz.

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 3 Mart Salı

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.