EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 7 dak.

Güvenli liman arayışında dolar, altının cazibesini nasıl boğdu?

Güvenli liman arayışında dolar, altının cazibesini nasıl boğdu?

Ortadoğu’daki gerilimler küresel ölçekte ekonomik durgunluk endişelerini artırırken, ABD doları tartışmalı bir istisna olarak öne çıkıyor.

Yayın Tarihi: 16/03/26 18:00
okuma süresi: 7 dak.
Güvenli liman arayışında dolar, altının cazibesini nasıl boğdu?
A- A A+

Ortadoğu’daki gerilimler küresel ölçekte ekonomik durgunluk endişelerini artırırken, ABD doları tartışmalı bir istisna olarak öne çıkıyor.

Enerji arzındaki mevcut şok, dolar endeksine göre Amerikan para biriminin değerini yaklaşık yüzde 2,5 artırdı ve doları savaşların yarattığı kriz ortamından en fazla fayda sağlayan para birimi konumuna getirdi. İlk bakışta kriz dönemlerinde mantığa aykırı gibi görünen bu yükseliş, karmaşık bir ekonomik denkleme dayanıyor. Bu denklem, ‘yeşil para’ olarak bilinen ABD dolarını küresel dalgalanmalar karşısında zorunlu bir güvenli liman haline getiriyor.

Bu yükselişin temelinde, doların küresel finans piyasalarında rakipsiz bir ‘güvenli liman’ para birimi olma özelliği yatıyor. Belirsizlik dönemlerinde, özellikle de hayati öneme sahip geçiş yollarının kapanma riski ortaya çıktığında, dünya genelindeki yatırımcılar yüksek riskli varlıklardan hızla çıkarak dolar likiditesine yöneliyor. Bu nedenle nakdi koruma eğilimi, piyasa dalgalanmalarından ürken sermayeyi zorunlu olarak dolara yönlendiriyor. Doların gücü de ABD finans sisteminin derinliğinden ve diğer ekonomilere kıyasla şokları absorbe etme kapasitesinin yüksek olmasından kaynaklanıyor.

Ancak mesele yalnızca psikolojik bir güvenli liman etkisiyle sınırlı değil; aynı zamanda uluslararası ticaretin yapısıyla da doğrudan bağlantılı. Dolar, petrol ve doğalgazın küresel ölçekte fiyatlandırılmasında başlıca referans para birimi olmayı sürdürüyor. Bu nedenle çatışmaların yol açtığı her enerji fiyatı artışıyla birlikte Amerikan para birimine yönelik küresel talep de otomatik olarak yükseliyor. Enerji ithalatçısı ülkeler, özellikle Asya ve Avrupa ekonomileri, artan ithalat faturalarını ödeyebilmek için daha fazla dolar satın almak zorunda kalıyor. Bu durum ise zaten rezervlerinin erimesiyle karşı karşıya olan bu ülkelerin para birimleri karşısında doların değerini yukarı yönlü baskılayan sürekli bir talep yaratıyor.

Doların yükselişine karşılık altın piyasalarında ise dikkat çekici bir ‘paradoks’ yaşandı. ‘Sarı metal’, jeopolitik gerilimi kazançlarını artırmak için kullanmakta başarısız oldu. Askerî operasyonların başlamasının hemen ardından ons fiyatı 5 bin 296 dolardan 5 bin 423 dolara yükselen altın, daha sonra yoğun satış dalgasıyla karşılaştı ve fiyatı 5 bin 85 dolara geriledi.

Metals Daily CEO’su Ross Norman CNBC’ye yaptığı açıklamada, doların güçlenmesi ve ABD hazine tahvili getirilerinin artmasının altının cazibesini azalttığını belirtti. Norman’a göre yatırımcılar, yüksek faiz ortamında gelir getirmeyen altın yerine getirisi olan Amerikan varlıklarını daha çekici buluyor.

Norman ayrıca petrol fiyatlarındaki yükselişin uzun süreli enflasyona ve muhtemelen faiz artışlarına yol açabileceğini ifade etti. Bunun da merkez bankalarının, petrol ve doğal gaz için hayati öneme sahip bir deniz geçidi olan Hürmüz Boğazı’nın kapanması ihtimalinin etkilerini sınırlamaya çalıştığı bir dönemde gerçekleştiğini söyledi.

Yüksek faiz oranları, devlet tahvilleri gibi getiri sağlayan varlıkların cazibesini artırırken, altın gibi getiri sağlamayan değerli metallerin görece çekiciliğini azaltıyor.

Norman, “Altın ve gümüş fiyatlarındaki hareketler şu anda zayıf görünüyor, ancak son birkaç ayda gördüğümüz büyük dalgalanmaların ardından bunun normal bir durum olması muhtemel” değerlendirmesinde bulundu.

Bir başka açıklamaya göre ise çatışmalar, yatırımcılar arasında panik satışlarını tetikliyor. Bu durum, fiyatlar düşerken yatırımcıların pozisyonlarını kapatmaya zorlayan ani bir likidite akışı yaratıyor. Bu değerlendirme, Al Ramz şirketinin araştırma bölüm başkanı Amer Halawi’ye ait.

Halawi CNBC’ye yaptığı açıklamada, “Bir likidite krizi yaşanması durumunda insanlar durumu anlayana kadar her şey satılır ve yatırımlar daha uygun varlıklara yeniden yönlendirilir” dedi.

Öte yandan AFP, mevcut koşullar altında ABD dolarının rakip para birimleri karşısında yükselmesinin arkasındaki nedenleri ele aldı. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre bu yükseliş üç temel unsura dayanıyor:

  • Likidite ve güvenli liman özelliği: Dolar, yüksek likiditeye sahip güvenli liman arayan yatırımcıların ilk tercihi olmayı sürdürüyor. Uluslararası ticarette ve merkez bankalarının rezervlerinde en çok tercih edilen para birimi olma özelliğini koruyor.
  • ABD’nin enerji bağımsızlığı: ABD, dünyanın en büyük ham petrol üreticisi olduğu için tedarik krizinden görece daha az etkileniyor. Ülke, enerji ihtiyacının yalnızca yüzde 8’ini Körfez bölgesinden ithal ederken, ihtiyacının yaklaşık üçte ikisini Kanada’dan karşılıyor. Bu durum ABD ekonomisini petrol ve gaz ürünlerinde net ihracatçı konumuna getiriyor, ticaret dengesini güçlendiriyor ve Körfez petrolüne yüksek ölçüde bağımlı olan Avrupa ve Asya para birimlerine kıyasla dolara daha fazla dayanıklılık sağlıyor.
  • Faiz beklentileri: Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon endişelerini artırması bekleniyor. Bu da ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinin hızını yavaşlatmasına yol açabilir. Böyle bir senaryo ise diğer varlıklara kıyasla doların cazibesini artırıyor.

Söz konusu gelişmeler, gaz fiyatlarını düşürmeyi ve ‘zayıf dolar’ yoluyla ihracatı desteklemeyi vaat eden Trump yönetiminin hedefleriyle çelişiyor. Bu bağlamda ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Ocak 2026’nın sonunda yaptığı açıklamada yönetimin ‘güçlü dolar politikasına’ bağlı olduğunu vurguladı. Bessent, bu politikanın özünün vergi, ticaret ve düzenleyici politikalar yoluyla büyümeyi destekleyen bir ekonomik ortam oluşturmak olduğunu, böylece ABD’yi küresel sermaye için en cazip yatırım merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Bu yaklaşımın, son dönemde doların değerinde yaşanan dalgalanmalara rağmen sürdürüleceğini belirtti.

Diğer yandan bazı uzmanlar, Trump’ın zayıf dolar söylemi ile Bessent’in politikaları arasındaki çelişki nedeniyle yönetimin yaklaşımını ‘tutarsız’ olarak nitelendiriyor. Finans analisti Kathleen Brooks ise önümüzdeki aylarda artması beklenen askeri harcamalar nedeniyle ABD bütçe açığının büyümesi halinde doların cazibesinin azalabileceği uyarısında bulundu. Brooks’a göre bu durum, yönetimi ekonomik güç ile jeopolitik gerçeklik arasında denge kurma konusunda ciddi bir ikilemle karşı karşıya bırakabilir.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.