EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 9 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Piyasalar Fed'i bekliyor; altın ve gümüşte görünüm zayıf!

İktisatbank piyasa analizi: Piyasalar Fed'i bekliyor; altın ve gümüşte görünüm zayıf!

İktisatbank, 18 Mart 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Enerji fiyatlarının gölgesinde merkez bankaları zor tercihle karşı karşıya" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 18/03/26 07:47
okuma süresi: 9 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Piyasalar Fed'i bekliyor; altın ve gümüşte görünüm zayıf!

İktisatbank, 18 Mart 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Piyasalar Fed'i bekliyor; altın ve gümüşte görünüm zayıf!" ifadeleri kullanıldı.

Orta Doğu'daki savaş 19. gününe girerken tüm hızıyla sürüyor. Dün ünlü yatırımcı Ray Dalio, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün kritik olduğunu, bu sürecin ABD'nin küresel gücü açısından belirleyici bir sınav niteliğinde olduğunu ve başarısızlık durumunda bunun tarihsel ölçekte sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Geniş bir kesim, biz de dâhil, ABD'nin savaşın kaybedeni olacağını savunurken, hâliyle bu tip yorumların da Trump'ın savaşı devam ettirme eğilimini kuvvetlendirdiğini düşünüyoruz. 

Hafta başı yazdığımız raporumuzda da dile getirdiğimiz üzere, Polymarket'a göre, Kasım ayında ABD'de yapılacak ara seçimlerde, ABD siyasetinde dengelerin değişebileceğine yönelik beklentiler artarken, Demokratların Kasım seçimlerinde Kongre'nin her iki kanadını (Senato ve Temsilciler Meclisi) da kontrol altına alabileceğine dair projeksiyonlar %50 ile bahis sürecinin en yüksek seviyesine çıktı! Bu senaryo gerçekleşirse, Demokratların politika yapım sürecinde belirgin biçimde güç kazanacağı, maliye politikası ve regülasyon tarafında daha genişleyici ve müdâhaleci adımların önü açılabileceğini düşünüyoruz. Ne demişti Trump: "Seçimi kaybedersem beni azlederler!"

Her ne kadar mevcut tablo henüz kesinlik taşımasa da, Trump için işlerin yolunda gitmediğini söylememiz gerekiyor. Anket şirketlerinden gelen veriler önemli bir sinyal verirken, AB’nin İran’a yönelik herhangi bir askerî operasyona katılmayacağı yönündeki açıklamanın da dikkatle takip edilmesi gereken bir başka başlık olduğunu düşünüyoruz. Bu minvalde, dün küresel borsaların günü olumlu bir şekilde tamamladığını not etmemiz gerekiyor. Bir önceki gün olumsuz ayrışan Türk mali piyasalarının da toparlanma gayreti sergilediğini gördük. Hazine'nin tahvil ihraçlarının sorunsuz geçmesinin de yardımıyla 2 yıl vadeli tahvilin bileşik faizi %40 seviyesine doğru başını yeniden eğerken, hisse senetleri cephesinde BIST100 endeksi günü %2 artıda tamamladı. Bankacılık cephesinde yükseliş %3'ü aşarken, döviz piyasasında ise USDTRY kurunun kamunun kontrolünde 44,20 seviyelerinde salındığını görüyoruz. CDS risk primi ise 276 baz puana hafif de olsa gerilediğini not edelim.

Savaşın başladığı günden sonra panik yapan yabancının 13 ve 16 Mart valörlü işlemlerde de sıcak para çıkışının sürdüğünü görüyoruz. Buna göre,  TCMB'nin net yabancı para pozisyonu, altın fiyatlarının gerilemesinin de etkisiyle son 11 iş gününde 32,5 milyar dolar azalırken, manşet rakam 37,6 milyar dolar seviyesine geriledi. TCMB'nin swap ve kamu dövizleri hâriç net yabancı para pozisyonunda zirve seviyenin 29 Ocak’ta 82,4 milyar dolar olarak test edildiğini not edersek, geçen süre zarfında 45 milyar dolar rezerv kaybı olduğunu hesaplıyoruz. Kuşkusuz Ocak sonunda altın fiyatlarının da 5,600 dolar ile zirve yaptığını unutmamak gerekiyor. Her ne kadar TCMB'nin rezerv seviyesi şimdilik yeterli olsa da, savaşın uzama ihtimali ister istemez  stres seviyesini de artıracaktır. 

Yeni gün başlangıcında, Orta Doğu'da artan jeopolitik risklere rağmen Brent cinsi ham petrolün 100 dolar civarında dengelenmesi, özellikle hisse senedi piyasalarında risk iştahını destekledi. Gösterge endeks Tokyo borsası %2,7 yükselirken, bölge genelinde de pozitif seyrin ön plana çıktığını görüyoruz. Son dönemlerin göze batan ismi Güney Kore borsası %4 yükselişle olumlu mânâda ayrışırken, ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde %0,5 civarı artıların olduğunu not edelim. 

Piyasalar gözünü dün başlayan ve bu akşam sonuçlanacak Fed'in Mart ayı olağan faiz toplantısına çevrildi. Başkan Powell'ın basın toplantısı ve elbette üyelerin ekonomiye dair görüşlerinin yer aldığı projeksiyonları içeren nokta grafik (dot plot) yakından takip edilecektir. Her ne kadar faiz oranlarında değişiklik beklenmese de, enflasyon kaygıları nedeniyle Fed'in duruşunun biraz daha şahin olmasını bekliyoruz. Vadeli kontratlar, savaş öncesi dönemde, Haziran ayında Fed'de koltuk değişimi sonrasında ilk faiz indiriminin geleceğini ve senenin genelinin de toplamda iki kez faiz indirimi ile biteceğini öngörüyordu. Savaş sonrası durumda ise, vadeli kontratların sene sonuna kadar bir kez faiz indirimi beklemeye başladıklarını görüyoruz. Enerji arz sorunları ve petrol kaynaklı enflasyon baskısının artması durumunda Fed'in daha şahin bir duruş sergilemesi olasılığı da güçlenirken, dün de bültenimizde dile getirdiğimiz üzere merkez bankalarının zor bir yol ayrımına doğru ilerlediklerini görüyoruz. 

Sene başından bu yana Brent cinsi ham petrolün varil fiyatının %66 artarken, savaşın başından bu yana %45 yükseldiğini görüyoruz. Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması küresel arzın yaklaşık beşte birini tehdit ederken, bu durum sadece enerji fiyatlarını değil, gıda ve lojistik maliyetlerini de yukarı çekerek yeniden bir küresel enflasyon dalgası riskini gündeme taşıyor. Merkez bankaları açısından tablonun giderek zorlaştığını, büyümenin yavaşladığı, enflasyonun ise yukarı yönlü kaldığı bir ortamda; stagflasyon ve resesyon gibi sevimsiz başlıklar ön plana çıkıyor. Sürecin ne kadar uzayacağını hâliyle bilemeyen piyasalar, enerji şokunun geçici mi kalacağı, yoksa para politikasının yönünü kalıcı şekilde değiştirecek mi sorularına da cevap vermekte zorluk çekiyor.

Bu bağlamda, uzun bir süredir Fed üzerinde tam saha pres uygulayarak faizlerin düşürülmesi talebiyle doları da zayıflatan Başkan Trump için işlerin hiç de istemediği bir şekilde ilerlediğinin altını çizmemiz gerekiyor. Söz konusu süreçte zayıf dolar teması ile ışıldayan kıymetli metaller, bugünlerde piyasa faizlerinin yükselmesi ve güvenli liman olarak doların ön plana çıkmasıyla gerilemeye devam ediyor. Bir süredir altın ve gümüş cephesinde momentum kaybının yaşandığını ve yönün de aşağıya döndüğünü anlatmaya çalışıyoruz. Özellikle, geride bıraktığımız haftanın kapanışını, teknik bir bakış açısıyla beğenmedik. Altının 5,050 gümüşün ise 81 dolar seviyesinin altında haftayı kapatmasıyla aşağı yönlü isteğin de arttığını düşünüyoruz. Bu bağlamda, bu sabah altının ons fiyatı 4,980 dolar seviyesine gelirken, gümüş de benzer bir şekilde 78 dolar seviyelerine geriledi. Aşağıdaki grafiklerden de görebileceğiniz üzere, teknik bir bakış açısıyla altında ilk etapta 4,830, gümüşte ise 68 dolar seviyelerinin hedeflenebileceğini düşünüyoruz. Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise 74 bin dolar seviyelerine tutunmaya devam ettiğini görüyoruz. Dün de dile getirdiğimiz üzere, Bitcoin'in savaş döneminde değer kazanmasını dikkatli bir şekilde düşünmek gerekiyor!

İran'ın Tel Aviv'e misket bombası başlıklı füze saldırısı düzenlemesi çatışmanın şiddetini ve yayılma riskini ciddi şekilde artırdığını da okuyoruz. İsrail'in İran'ın üst düzey güvenlik yetkilisini öldürmesine karşılık verilen bu saldırılar, jeopolitik tansiyonun daha da kalıcı hâle geldiğine işaret ediyor. Ateşkes ihtimalinin açık şekilde reddedilmesi, sürecin kısa vadede sona ermeyeceği ve bölgesel bir savaşa evrilme riskinin arttığı yönünde endişeleri de artırdı. Tarafların da diplomatik bir çıkış stratejisi ortaya koyamaması öte yandan İsrail'in Lübnan'a yönelik operasyonlarını genişletmesi ve Beyrut'u yeniden hedef alması, çatışmanın bölgesel boyut kazandığını ve jeopolitik risklerin daha geniş bir alana yayılabileceğini gösteriyor.

ABD cephesinde ise dikkat çekici bir kırılma yaşandı. Joseph Kent, ABD’nin terörle mücadele stratejisinden sorumlu en üst düzey yetkililerden biri olarak görev yaparken, İran savaşına vicdani gerekçelerle karşı çıktığını belirterek istifa etti. ABD Başkanı Trump tarafından atanan Kent'in, istifa mektubunda İran'ın "ABD için yakın bir tehdit olmadığı" yönündeki ifadeleri ve savaşın gerekçesine yönelik eleştirileri, Washington içinde ciddi görüş ayrılıklarının oluştuğuna işaret ediyor!

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 17 Mart Çarşamba

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.