EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 9 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Savaş uzuyor, piyasalar dağılıyor; likidasyon dalgası büyüyor!

İktisatbank piyasa analizi: Savaş uzuyor, piyasalar dağılıyor; likidasyon dalgası büyüyor!

İktisatbank, 23 Mart 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Savaş uzuyor, piyasalar dağılıyor; likidasyon dalgası büyüyor!" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 23/03/26 07:35
okuma süresi: 9 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Savaş uzuyor, piyasalar dağılıyor; likidasyon dalgası büyüyor!

İktisatbank, 23 Mart 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Savaş uzuyor, piyasalar dağılıyor; likidasyon dalgası büyüyor!" ifadeleri kullanıldı.

ABD Başkanı Trump'ın başlattığı İran savaşı dördüncü haftasına girerken, sahadaki tablo giderek daha karmaşık bir hâl alıyor. ABD'nin net bir çıkış stratejisinin olmaması ve İran'ın direncinin hafife alınması, sürecin kontrol dışına çıkabileceğine dair sinyalleri güçlendiriyor. Savaş yalnızca askerî dengeleri değil, aynı zamanda ekonomik beklentileri de hızla bozuyor. İran'ın petrol ve gaz akışını kısıtlaması ve Hürmüz Boğazı üzerindeki baskıyı artırması, enerji fiyatlarını sert şekilde yukarı iterken, bu şok, küresel ölçekte yüksek enflasyon ve düşük büyümenin aynı anda yaşanabileceği stagflasyon riskini yeniden masaya taşıyor.

Dikkat çeken bir diğer unsur ise ABD'nin müttefiklerinden beklediği desteği tam anlamıyla alamaması! Bu durum, jeopolitik dengelerin sorgulanmasına yol açarken, savaşın süresine ilişkin belirsizliği daha da artırıyor. Trump'ın "kısa sürecek" söylemine rağmen artan asker sevkiyatı ve devam eden operasyonlar, sürecin uzayabileceğine işaret ediyor. Küresel piyasalar ise bu tabloyu sert bir şekilde fiyatlamaya başladı. Bizler bayram tatilindeyken, yatırımcıların riskli varlıklardan çıkıp nakde yöneldiği geniş çaplı bir likidasyon eğilimi yeniden ön plana çıktı. Risk iştahı dediğimizde akla gelen Nasdaq endeksi Ekim ayı zirvesine göre bakılırsa %10 geriledi! Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı sene başı 60 dolar seviyelerinden 120 dolar seviyelerine kadar gelerek %100 yükseliş kaydetti. Bir diğer bakış açısıyla, halihazırda Hürmüz Boğazı'nda yaşanan fiili daralma, küresel petrol ve LNG arzının yaklaşık beşte birini tehdit ederken, petrol fiyatları son dört yılın zirvesine çıktı. Avrupa gaz fiyatlarında %35'e varan artış görüldü.

Panik fiyatlamasına paralel, nakit kraldır söyleminden hareketle, uzun bir süredir zayıf dolar temasıyla ciddi mânâda değer kazanan kıymetli madenler geride bıraktığımız haftayı oldukça sert bir satış baskısı ile tamamladı. Altının ons fiyatı, Cuma günü %11 düşüşle son 43 yılın en sert haftalık düşüşünü yaşarken, bir günde piyasa değerinden 3,7 trilyon dolar sildi! Bu düşüşü teminat tamamlamak için zorunlu satışı ya da rezerv kaynaklı likidite ihtiyacını gündeme getirdi. Gümüşün ons fiyatı haftayı %16 düşüşle 67 dolar seviyelerinden tamamlarken, haftalar önce dile getirdiğimiz 60-67 dolar seviyelerinin de test edildiğini görüyoruz.  

Enerji fiyatlarında yaşanan sert yükseliş, enflasyon beklentilerini yeniden yukarı çekerken, neredeyse üç hafta içinde faiz indirim beklentilerinin yerini faiz artırım senaryolarının aldığını görüyoruz! Bu tablo, hisse senedi piyasalarında dört haftadır süren düşüşü tetiklerken, ABD'de en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi neredeyse dokuz ay sonra ilk defa 200 günlük hareketli ortalamanın altına sarkarak son 6 ayın da en düşük seviyesini test etti. Bizim için hareketli ortalamalar pek bir mânâ ifade etmese de, piyasanın baktığı bir indikatör olması nedeniyle risk iştahı üzerinde ilave bozulma yarattı. 

Yükselen enerji fiyatları enflasyon beklentilerini yükseltirken, piyasa faizlerinin de yükseldiğini görüyoruz. ABD'de 10 yıllık gösterge tahvil getirisi yeni haftaya %4,40 seviyesinin üzerinden başlarken, son sekiz ayın da zirvesine geldiğini söylememiz gerekiyor. Finansal koşullar sıkılaşırken, petrol ile hisse senetleri arasındaki güçlü ters korelasyon da dikkat çekiyor! Piyasa faizlerinin yükselmesi, merkez bankalarının daha sıkı para politikasına yöneleceği görüşünü desteklerken, daha yüksek faiz beklentisini de hâliyle hisse senetleri ve faiz getirisi olmayan kıymetli madenler için çok da iyi bir haber niteliği taşımıyor!  

Bir süredir teknik bir bakış açısıyla kıymetli metallerde görünümün oldukça zayıf olduğunu dile getiriyoruz. Temel tarafta ise özellikle altının savaş beklentileri ile değer kazandığını, savaş döneminde artan likidite ihtiyacıyla satış baskısına maruz kaldığını, savaşın asıl etkisinin zamanla ortaya çıkmasıyla (savaşın finansman gideri, artan kamu harcamaları, bütçe açıkları, borç yükü) altının tekrar hatırlandığını unutmamak gerekiyor. Daha basit bir anlatımla, savaşın ekonomik faturasının piyasalar tarafından fiyatlanana kadar (bir süre daha) kıymetli metallere karşı mesafeli olmayı planlıyoruz. Unutmayın; bazen pozisyonsuz kalmak da önemli bir pozisyondur! 

Hafta sonu Trump ile İran arasında enerji altyapılarını hedef alan karşılıklı tehditler, jeopolitik gerilimi hızla tırmandırarak yeni haftanın da satış baskısıyla başlamasına neden oldu. Trump, Hürmüz Boğazı'nın 48 saat içinde tamamen açılmaması hâlinde İran'ın enerji tesislerini yok etme tehdidinde bulunurken, İran, ABD'nin elektrik altyapısına saldırması hâlinde Körfez'de enerji, su ve kritik altyapıyı hedef alacağını açıkça duyurdu. Bölgenin su ihtiyacının büyük ölçüde deniz suyundan arıtma tesisleriyle karşılandığı düşünüldüğünde, enerji altyapısına yönelik olası bir saldırının yalnızca enerji değil, temel yaşam altyapısını da felce uğratma riski taşıdığını unutmamak gerekiyor. Özellikle çöl ortamının elektriksiz kalmasının ne mânâya geleceğini arkanıza yaslanıp dikkatli bir şekilde düşünün!

ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, enerji piyasalarını ve küresel risk algısını yeniden sarsarken, belirsizliğin süresi ve kapsamı da adeta piyasaları diken üzerinde tutuyor. İran'ın misilleme kapasitesini koruduğunu göstermesi ve Hürmüz üzerinden geçen küresel enerji arzının sekteye uğraması, 1970'li yıllardan bu yana en ciddi enerji krizine benzer bir tabloyu gündeme taşıyor. Bu gelişmeler, savaşın bölgesel bir çatışmadan küresel enerji krizine evrilme riskini artırarak piyasalar üzerinde ilave baskı kuruyor. 

Bu minvalde, yeni gün başlangıcında, Asya cephesinde koyu kırmızı bir rengin hâkim olduğunu görüyoruz! Son zamanların flaş ismi Güney Kore borsası %6 gerilerken, gösterge endeks Tokyo borsasında kayıp %4'e yaklaştı. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de satış baskısı hâkim olurken, Brent cinsi ham petrolün varil fiyatının 113 dolar seviyesinden haftaya başladığını görüyoruz. Kıymetli metaller, yukarıda da sıraladığımız beklentilere paralel satış baskısına bugün de boyun eğdi: altının ons fiyatı son iki iş gününde %13'den fazla gerileyerek 4,330 dolar seviyesini test ederken, gümüşün ise 65 dolar seviyelerine gerilediğini görüyoruz. Altında daha da aşağıda sırasıyla 4,275 ve 3,885 dolar seviyelerini takip edeceğiz. Gümüşte ise, yukarıda da dile getirdiğimiz üzere yükselişin başladığı 50-54 dolar seviyeleri büyük önem arz ediyor! Bir diğer değer saklama aracı olan Bitcoin ise son dönemlerde alıştığımız üzere 70 bin dolar seviyesinin etrafında salınmaya devam ediyor.

Türk mali piyasalarında ise döviz kuru hâriç satış baskısının -şiddetli olmasa da- devam ettiğini not etmemiz gerekiyor. Otoritenin kontrolünde, son 13 iş gününde TCMB'nin net yabancı para pozisyonu 29,3 milyar dolar azalırken, USDTRY kuru 44,30 seviyelerine hafif de olsa yükseldi. TCMB'nin brüt döviz ve altın rezervlerinin son verilere göre 40,8 milyar dolar seviyesinde olduğunu ve kısa vadeli olarak herhangi bir sorun teşkil etmediğinin altını bir kez daha çizmemiz gerekiyor. Lâkin, yabancının penceresinden Türkiye'nin risklerini yansıtan 5 yıl vadeli CDS risk priminin, kontrat değişiminin de etkisiyle 313 baz puan seviyesine yükselerek son 9 ayın en yükseğini test ederken, enflasyon endişelerine paralel 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi son iki ayda neredeyse %6 yükselerek %40 seviyesinin kıyısında işlem görüyor. Hisse senetleri cephesinin yıla müthiş bir başlangıç yapmasının ardından satış baskısıyla karşı karşıya kaldığını da not etmek gerekiyor. 

Gözler yapılacak olan açıklamalara ve Orta Doğu'dan gelecek haberlere çevirilirken, finansal piyasaların âdeta diken üzerinde oturduğunu da söylemek yanlış olmayacaktır.

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 23 Mart Pazartesi

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.