EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 8 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Piyasanın ruh hâli: En kötüsü geride kaldı, risk iştahı artıyor

İktisatbank piyasa analizi: Piyasanın ruh hâli: En kötüsü geride kaldı, risk iştahı artıyor

İktisatbank, 15 Nisan 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Piyasanın ruh hâli: En kötüsü geride kaldı, risk iştahı artıyor" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 15/04/26 07:31
okuma süresi: 8 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Piyasanın ruh hâli: En kötüsü geride kaldı, risk iştahı artıyor
A- A A+

İktisatbank, 15 Nisan 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Piyasanın ruh hâli: En kötüsü geride kaldı, risk iştahı artıyor" ifadeleri kullanıldı.

Piyasa analizinin tamamı şu şekikde:

"ABD ile İran arasında süren gerilimde, hafta sonu çöken görüşmelerin ardından tarafların yeniden masaya oturma ihtimalinin belirmesi piyasaların dün günü temkinli iyimser bir seyirle tamamlamasına neden oldu. Her ne kadar ABD'nin İran limanlarına uyguladığı abluka tansiyonu artırsa da, diplomasinin tamamen kopmaması petrol fiyatlarını yeniden 100 dolar seviyesinin altına çekti. Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmış olması enerji arzı açısından ciddi risk yaratmaya devam ederken, piyasalar arz güvenliğinin yeniden sağlanabilmesi adına İran'ın nükleer programı noktasına tıkanan görüşmelerden nasıl bir sonuçla çıkılacağını tartmaya çalışıyor.

IMF, çatışmanın uzaması ve petrol fiyatlarının yüksek kalması hâlinde dünya ekonomisinin resesyona yaklaşabileceği uyarısında bulundu. Öte yandan İsrail-Lübnan hattındaki gerilim ve bölgesel çatışmaların yayılma riski belirsizliği artırıyor. Diplomasi ihtimali piyasaları kısa vadede rahatlatsa da enerji güvenliği ve jeopolitik riskler nedeniyle küresel ekonominin kırılgan kalmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Özellikle, İkinci Dünya Savaşı ardından kurulan süper yapılar ya da devletler üstü organizasyonlarla daha 'barışçıl' daha 'yapıcı' bir ekosistem sağlanırken, Trump dönemiyle birlikte dünya daha 'yıkıcı' ve daha 'kavgacı' hatta savaş ortamına sürüklendiğini gözlemliyoruz. Trump sonrası kural bazlı sistemin yerle yeksan olması ardından güçlünün zayıfı ezmeye çalıştığı yeni dünya düzenine alışmamız gerekiyor.

Büyük resmi şimdilik bir kenara bırakırsak, miyop olan piyasaların gözlüğünden gelişmeleri okumaya çalışalım. ABD-İran hattında yeniden başlayabileceği konuşulan görüşmelerin risk iştahını hızla yukarı çektiği söylememiz gerekiyor. Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı hafta başı 104 dolar seviyesine kadar yükselmesi ardından bu sabah 94 dolar seviyesine gerilerken, hâliyle bu düşüş enflasyon korkularını törpülemek suretiyle riskli varlıkları desteklediğini görüyoruz. Risk iştahı denince akla gelen teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi %2 yükselerek 10 gün üst üste artış kaydederken, en büyük 500 şirketin işlem gördüğü S&P 500 endeksi ise tarihi zirvesine oldukça yaklaştı. Ne tuhaftır ki, ABD'de sokağın tansiyonunu tutan tüketici güven endeksi, serinin açıklandığı zamandan bu yana en düşük seviyeye gelirken, Wall Street tarafında ise büyük bir coşkunun hâkim olduğunu görüyoruz!

Yeni gün başlangıcında Pasifik'in diğer ucunda da hâkim rengin koyu yeşil olduğunu görüyoruz. Son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası %3'ün üzerinde yükselerek son 6 haftanın zirvesine çıkarken, gösterge endeks Tokyo borsası yeniden rekor sınırına dayandı. Asıl dikkat çekici hareket ise döviz tarafında yaşanıyor. Güvenli liman talebinin azalmasıyla dolar endeksi (DXY) son 6 haftanın dibine gerilerken savaşın başlamasından bu yana elde ettiği kazanımları da neredeyse sildi. Bu minvalde EURUSD paritesi 1,18 seviyesine yükselerek benzer bir şekilde son 6 haftanın zirvesini test ederken, risk iştahındaki artışla tahvil faizlerinin de geri çekildi görüyoruz. ABD'de 10 yıllık gösterge tahvil faizi Mart'ın son haftasında dayandığı %4,50 seviyesinden 25 baz puan gerileyerek %4,24 seviyesini test ederken, kıymetli metaller cephesinde de yukarı yönlü hareketin başladığını görüyoruz.

Faiz getirisi olmayan ve kriz dönemlerinin içerisinde genellikle değer kaybeden altının ons fiyatı bu sabah saatlerinde 4,870 dolar seviyesine kadar yükselmesinin ardından bültenimizi kaleme aldığımız sabah erken saatlerde 4,820 dolar seviyelerine kadar geriledi. Hatırlanacağı üzere, bu hafta bültenimizde söz ettiğimiz üzere, savaşın şiddetli bir şekilde devam ettiği Mart ayını %12 değer kaybıyla tamamlayan altın, benzer bir şekilde 2008 küresel kriz döneminde %17, pandemi döneminde ise %7 değer kaybetmişti. Kriz veya savaş dönemlerinde likit varlıklara yönelik ihtiyaç nedeniyle altın geri planda kalırken, sonrasında ise zarar ziyanın faturasını hesaplayarak tekrar yükselişe geçtiğini görüyoruz. Bu nedenle altın için pek de acele etmezken, son günlerde gümüşün dirençli görünümü bizleri de cesaretlendirerek uzun pozisyon açmamıza neden oldu.

Dün bültenimizde, teknik bir bakış açısıyla, gümüşün 77 dolar üzerinde gecelik kapanış yapması durumunda yukarı yönlü isteğin 81 dolar hedefiyle başlayacağını düşündüğümüz dile getirmiştik. Gümüş bu sabah 81 dolar seviyesini test ederken, teknik mânâda hareketin devam etmesi durumunda bir sonraki adımın 86,45 dolar olacağını düşünüyoruz (bakınız grafik). Kripto cenahında ise amiral gemisi Bitcoin savaşın şiddetli bir şekilde devam ettiği Mart ayında %2 değer kazanması ardından yeni ayda şimdilik %9 yükseliş kaydederek bir kez daha 75 bin dolar seviyesini test ettiğini görüyoruz. Bitcoin cephesinde 75,750 dolar seviyesinin üzerinde haftalık kapanışla yükseliş isteğinin ivme kazanacağını düşünüyoruz (bakınız grafik).

ABD ile İran heyetlerinin hafta sonunda yeniden İslamabad'da bir araya gelebileceği yönünde haberin dün Türk mali piyasalarına da beklediğimiz üzere olumlu yansıdığını gördük. Borsa İstanbul ana endeksi, banka hisseleri öncülüğünde günü %1 yükselişle tamamlarken, gün içinde çok daha yüksek seviyelerin de test edildiğini not edelim. Beş yıl vadeli CDS risk primi iyileşmeye devam ederken, savaşın şiddetlendiği Mart ayında test ettiği 330 puan seviyesine nazaran bu sabah 230 baz puan seviyesine gerilediğinin altını çizelim. Türkiye'nin yabancı penceresinden bakıldığında risklerinin geriliyor olması, yurt dışı borçlanma maliyetinin de azalmasına mânâsına geliyor. Öte yandan, TCMB'nin rezerv pozisyonunun da iyileşmeye devam ettiğini görüyoruz. Analitik bilançoya göre, 13 Nisan valörlü işlemlerde 2,6 milyar dolar daha artan net yabancı pozisyonla manşet rakamı 26,9 milyar dolar seviyesine taşındı. 31 Mart tarihinde net yabancı para pozisyonunun 8,3 milyar dolar seviyesine gerilediğinden hareketle, rezervlerde yaklaşık 19 milyar dolar dipten dönüş olduğunu görüyoruz. Dayanıklılık penceresinden ele alırsak rezervlerin artıyor olması olumlu bir gelişme.

Küresel mali piyasalar manşetimizde de belirttiğimiz üzere, artık en kötüsünün geride kaldığını fiyatlıyor. Ateşkes görüşmelerinin hafta sonu devam edeceğinin açıklanmasıyla genel çehrenin de biraz daha iyileştiğini görüyoruz. Başta hisse senetleri, devamında ise gümüşten bitcoine kadar geniş bir yelpazede alımların devam ettiğini anlatmaya çalıştık. Türkiye cephesinin de küresel iyimserlikten nemalandığını ve olumlu havanın bugün de TL ve TL cinsi varlıkları desteklemeye devam edeceğini düşünüyoruz"

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 15 Nisan Çarşamba

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.