EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 11 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Hürmüz gerilimi sürerken Borsa İstanbul: Benimle 'oynama'…

İktisatbank piyasa analizi: Hürmüz gerilimi sürerken Borsa İstanbul: Benimle 'oynama'…

İktisatbank, 11 Mayıs 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Hürmüz gerilimi sürerken Borsa İstanbul: Benimle 'oynama'…" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 11/05/26 06:59
okuma süresi: 11 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Hürmüz gerilimi sürerken Borsa İstanbul: Benimle 'oynama'…
A- A A+

İktisatbank, 11 Mayıs 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Hürmüz gerilimi sürerken Borsa İstanbul: Benimle 'oynama'…" ifadeleri kullanıldı.

İktisatbank'ın piyasa analizinin tamamı şu şekilde:

"İran, ABD'nin savaşın sona erdirilmesine yönelik teklifine resmî yanıt verirken, ABD Başkanı Trump, İran'ın yanıtı tamamen kabul edilemez olarak niteledi. İran'ın yaptırımların kaldırılması, deniz ablukasının sona ermesi ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik taleplerini öne çıkarması ardından Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı haftaya 4 dolar kadar yükselerek 105 dolar seviyelerinden başlarken, dünyanın petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz'deki riskin ise korunmaya devam ettiğini görüyoruz.

Artan enerji fiyatları Trump yönetimi üzerindeki iç baskıyı artırırken, gözler bu hafta Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi arasında yapılacak görüşmeye çevrildi. Trump'ın ziyareti, bir ABD başkanının Çin'e yaklaşık 9 yıl sonraki ilk teması olacak. Çin'i son ziyaret eden başkanın da 2017'de yine Trump olması dikkat çekiyor. Ancak o döneme kıyasla tablonun da artık çok daha kırılgan olduğunu düşünüyoruz. Trump'ın son dönemde NATO müttefiklerine yönelik sert eleştirileri, Almanya'daki ABD askerlerini azaltma mesajı ve İran savaşında Avrupa'dan beklediği desteği bulamaması, Washington'un geleneksel ittifak yapısının yeniden sorgulanmasına neden oluyor.

İran'ın Pakistan aracılığıyla ABD'ye verdiği cevap ardından piyasaların barometresi konumunda petrol haftaya yükselişle başlasa da, piyasalar artık savaşın kendisinden çok enerji fiyatlarının enflasyon ve faiz beklentileri üzerindeki etkisini takip etmeye başladı. En kötünün geride kaldığını fiyatlayan piyasalarda gümüşün haftayı yaklaşık %7 yükselişle tamamlamasının ardından yeni haftanın ilk işlem gününde de yükseliş isteğini koruyarak 81 dolar seviyelerinde işlem gördüğünü not edelim. Dünyanın büyüme motoru konumunda Çin'in Mart ayındaki düşük fiyatlardan rekor miktarda gümüş ithalatı gerçekleştirdiğini okuyoruz. Gerek endüstriyel talep, gerekse de değer saklama aracı olarak yatırımcıların ilgisini çekmeye devam eden gümüşün yukarı yönlü hareketini korumaya devam edeceğini düşünüyoruz. Gümüşte 121 dolar zirvesi ile savaşın ateşinin yükseldiği ve panik satışlarının görüldüğü 61 dolar dibinin teknik mânâda %50 düzeltme seviyesinin 91 dolara, %61,8 düzeltme seviyesinin ise 98 dolara denk geldiğinin altını çizelim.

Haftayı göreceli olarak daha sakin bir tempoda ve %2 yükselişle 4,715 dolar seviyesinde tamamlayan altının ons fiyatı ise yeni haftaya 4,700 doların seviyesinin hemen altında başladığını görüyoruz. Altında 5,600 dolar zirvesiyle savaşın şiddetlendiği ve panik satışlarıyla test edildiği 4,100 dolar dibinin düzeltme seviyelerinin (%50) 4,850 dolar devamında ise (%61,8) 5,025 dolar olmasını bekliyoruz. Gümüş ağırlıklı olmak kaydıyla her iki kıymetli metalde de iki kademe uzun pozisyondayız. Altın gümüş rasyosunu ise gümüş lehine ilerlediğini, 55 rasyo seviyesini aşağı yönlü geçilmesiyle gümüşün değer kazanımının süratleneceğini düşünüyoruz (bakınız grafik).

Kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin ise altı haftadır devam eden kesintisiz yükseliş isteğiyle 81 bin dolar seviyelerine geldiğini görüyoruz.

Her ayın ilk cuması olduğu üzere ABD'de açıklanan istihdam raporunun beklentilerden iyi gelmesi, piyasaların Orta Doğu'daki gerilime rağmen en kötünün geride kaldığına inanması ve yapay zekâ yatırımlarının şirket kârlarını desteklemeye devam etmesiyle ABD borsaları haftayı güçlü yükselişle tamamladı. S&P 500 Mart ayında test ettiği dip seviyelerden yönünü yukarıya çevirmek suretiyle son 6 haftadır kesintisiz bir şekilde %17 yükselirken, Nasdaq endeksinin ise yeni zirveleri test ettiğini görüyoruz. Teknoloji tarafında ise geçen hafta Intel'in büyük bir ses getirmesi dikkat çekti. Apple için çip üretimine yönelik anlaşma haberleri sonrası geçen hafta %25 yükseliş kaydederken, Elon Musk'ın Intel'in Oregon'daki üretim tesisini ziyaret ederek SpaceX ve Tesla ile olası iş birliklerinden bahsetmesi de iyimserliği artırdı. Yapay zekâ ve çip yarışının hızlandığı dönemde Intel'in yeniden oyuna güçlü şekilde dönmeye başladığını görüyoruz. Ağustos 2025'te ABD hükûmetinin şirkete ortak olmasının ardından Intel hisselerinin 25 dolardan 130 dolar seviyelerine kadar yükseldiğinin altını çizelim.

İngiltere Başbakanı Starmer, İşçi Partisi'nin yerel seçimlerde son 30 yılın en ağır kayıplarından birini yaşamasının ardından artan istifa çağrılarına rağmen görevde kalacağını açıkladı. Parti içinde liderlik tartışmaları hız kazanırken, İngiltere'de son 10 yılda 6 başbakan değiştiğini hatırlatalım. Starmer üzerindeki baskının artması ardından bugün yapacağı konuşmayı yakından takip edeceğiz. GBPUSD paritesi haftaya 1,36 seviyesinin hemen altında başlarken, ABD'nin İran'ın cevabını beğenmemesi ardından EURUSD paritesinin de haftaya 1,1760 seviyelerinden başladığını görüyoruz. Orta Doğu'da gerginliğin bir noktada bitmesi ardından doların değer kaybetmeye başlayacağını, sepet kur DXY'nin aylık bazda 97 seviyesinin altında kapanış yapması durumunda EURUSD paritesinin 1,2350 - 1,2550 bandına yöneleceğini düşünüyoruz.

Yeni gün başlangıcında, ABD vadeli endeksleri hafif ekside seyrederken, yapay zekâ hisselerine gelen alımlarla Asya cephesinde yüzlerin güldüğünü görüyoruz. Son dönemlerin flaş ismi Güney Kore borsası Kospi %5'e yakın yükselirken, Çin'in blue chip endeksi CSI300 endeksinde yükseliş ise %1,4 seviyesinde oldu. Haftanın piyasa takvimi ise oldukça yoğun ve bir o kadar da önemli görünüyor. Salı günü ABD'de açıklanacak tüketici enflasyonu ardından Çarşamba günü üretici enflasyonunu ve perakende satışlar verilerini takip edeceğiz. Yükselen benzin fiyatlarının Amerikan tüketicisi ve Fed'in politika duruşu üzerindeki etkisini anlamaya çalışacağız. Küresel petrol stokları rekor hızda erirken, son sekiz yılın da en düşük seviyesine geldiğinin altını çizmemiz gerekiyor. Bu gelişmenin gölgesinde, gözler Perşembe günü Trump-Xi zirvesine çevrilecektir. Cuma günü ise FED'de Powell-Warsh devir teslimini takip edeceğiz.

Perşembe günü ise Türkiye cephesinde Enflasyon Raporunu takip edeceğiz. TCMB'nin yıl sonu için hedeflediği enflasyonun büyük bir kısmının yılın ilk dört ayında gerçekleşmesi ardından gözler hedeflerin ne ölçüde revize edileceğinde olacaktır. Türkiye'de enflasyon görünümü ve beklentilerindeki keskin sapmaya rağmen ekonomi yönetimi programı kararlılıkla uygulama niyetini her platformda dile getirdiğini not etmemiz gerekiyor. Türkiye'de hafta sonunda ekonomideki bazı kritik pozisyonlara atamalar yapıldı. Bakan Şimşek'in atamalarda aktif rolü oynadığını ve ekonomi yönetimine siyasi desteğin devam ettiğini not edelim. Öte yandan, reel sektörün ise uzun süredir devam eden dezenflasyon süreci, kredi kanallarının tıkalı olması, olmayan paranın maliyetinin de hâliyle pahalı olması, döviz kurunun olması gereken yerde olmaması, ithal malların içeride üretim yapmayı zorlaştırması nedeniyle her geçen gün üretim kasının da zayıflamaya devam ettiğini görüyoruz.

Hazır Türkiye'den söz etmişken, USDTRY kurunu haftaya 45,38 seviyelerinden başladığını görüyoruz. Yabancının Türkiye risk algısını gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi 228 baz puan seviyesine gerilerken (savaş döneminde 320 baz puan seviyesini test etmişti), enflasyon kaygıları nedeniyle daha yavaş bir patikada ilerleyen 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi ise %40,65 seviyesinde salındığını not edelim. Borsa İstanbul cephesinde ise ana endeks haftayı 15 bin endeks seviyesi üzerinde rekor yükselişle tamamlarken, dolar bazlı Borsa İstanbul endeksinin de kritik seviyelere geldiğini görüyoruz. Aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere, endeksin temiz bir şekilde aylık kapanışı 330 dolar seviyesinin üzerinde yapabilmesi durumunda, yukarıda 2007, 2010 ve 2013 yıllarında test edilen 500 dolar seviyesinin çekim alanına girebileceğini düşünüyoruz.

Öte yandan, New York borsasında işlem gören ve Türkiye'nin önde gelen şirketlerinin performansını yansıtan iShares MSCI Turkey ETF (borsa yatırım fonu) de dikkatimizden kaçmıyor. Yine aşağıdaki grafikten görülebileceği üzere, aylık olarak 44 dolar seviyesinin üzerinde yükseliş kaydetmeyi başarabilirse, daha da yukarıda 70 dolar seviyesinin önünün açılacağını düşünüyoruz. Türk hisse senetlerini alıcı bir gözle takip etmeye başladık!
Hem KKTC'de hem de Türkiye'de vatandaşın en büyük şikâyetlerinden biri gıda fiyatları olmaya devam ederken, küresel tarafta da tablonun çok da farklı olmadığını görüyoruz. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) açıkladığı verilere göre dünya gıda fiyatları Nisan ayında aylık %1,6 artarak son 3 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Artan enerji maliyetleri ve Ortadoğu'daki savaşın etkisiyle yükselişini üst üste üçüncü aya taşıyan endeks, tahıl, süt ürünleri, et, şeker ve yağlı tohum fiyatlarındaki artışın küresel enflasyon baskısını yeniden güçlendirdiğine işaret ediyor. Öte yandan, KKTC'de Nisan ayında aylık enflasyonun %4,62'ye ulaşması da, savaş ortamının fiyatlar üzerindeki etkisinin önümüzdeki dönemde daha fazla hissedilebileceğine yönelik endişeleri artırıyor"

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 11 Mayıs Pazartesi

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.