EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 11 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Enflasyon ateşi reel faizi eritirken, yüksek oktanlı gümüş hızlanıyor!

İktisatbank piyasa analizi: Enflasyon ateşi reel faizi eritirken, yüksek oktanlı gümüş hızlanıyor!

İktisatbank, 13 Mayıs 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Enflasyon ateşi reel faizi eritirken, yüksek oktanlı gümüş hızlanıyor!" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 13/05/26 06:55
okuma süresi: 11 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Enflasyon ateşi reel faizi eritirken, yüksek oktanlı gümüş hızlanıyor!
A- A A+

İktisatbank, 13 Mayıs 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Enflasyon ateşi reel faizi eritirken, yüksek oktanlı gümüş hızlanıyor!" ifadeleri kullanıldı.

İktisatbank'ın piyasa analizinin tamamı şu şekilde:

"ABD'de dün açıklanan Nisan ayı tüketici enflasyonu piyasaların ahengini bir nebze olsun bozdu. Mart ayında %3,3 seviyesinde olan manşet enflasyonun Nisan ayında piyasa beklentisi olan %3,7'nin de üzerinde %3,8 olarak sonuçlandı. Beklentinin üzerinde gelen enflasyonla TÜFE son 3 yılın en yüksek seviyesine tırmanırken, verinin alt kalemlerinde, en büyük etkiyi Orta Doğu'da devam eden savaş nedeniyle hızla yükselen petrol fiyatları yarattı. Okuyucularımız için bir dipnot vermiş olalım: ABD'de Hürmüz krizinden önce galonu 3 doların altında olan benzin, bugünlerde 4,50 doların üzerine yükseldi. Hâliyle, enerji maliyetlerindeki artış, zaten yüksek seyreden yaşam maliyetini daha da yukarı taşıdı.

Enflasyonda ikinci dalga endişeleri yaşanırken, verinin en rahatsız edici kısmı ise enerjiden ziyade barınma (kira) tarafı oldu. Konut ve kira maliyetleri yıllık bazda %3,3 artarak fiyat baskılarının ekonominin geneline yayılmaya devam ettiğini de gösterdi. Petrol fiyatları dönemsel olarak yükselip düşebileceğini öngörebilsek de, kira ve barınma enflasyonu yükselmeye başlaması, fiyatlama davranışlarının daha kalıcı hâle geldiğine işaret ettiği şekilden yorumladık. Bir adım daha ileriye gidersek, çekirdek enflasyonun da %2,8 ile beklentilerin üzerine çıkması sonrası piyasalar Fed'in bu yıl faiz indireceği beklentisini büyük ölçüde rafa kaldırırken, yeniden faiz artırımı ihtimalini de fiyatlamaya başladığını görüyoruz.

Vadeli kontratlara göre 2027'nin ilk çeyreği itibarıyla piyasa faiz artırımı beklerken, Fed'in çiçeği burnunda yeni Başkan Warsh'ın Komite üyelerini faiz artırmama noktasında nasıl ikna edeceğini ya da edemeyeceğini hep birlikte göreceğiz. Warsh da eğer faiz artırımı kervanına katılırsa daha ilk günden Trump ile arasının 'papaz' olmasını da beklemek çok da hayalcilik olmayacaktır. Her ne kadar beklenenden daha 'sıcak' gelen enflasyon verisi ardından dolar bir miktar değer kazansa da, bir süredir dile getirdiğimiz üzere zayıf dolar temasının devam edeceğine yönelik ana duruşumuzda herhangi bir değişiklik olmadığının altını çizmemiz gerekiyor.

Enflasyon verisi ardından piyasaların ilk tepkisi tahvil faizlerinin yükselmesi ve hisse senetlerinde var olan coşkunun bir nebze de olsun azalması yönünde oldu. Mesela, 30 Mart tarihinden bu yana geçen 6 haftada teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq Bileşik %27 yükseliş kaydetmesi ardından dün akşam sadece %0,7 geriledi. Daha suyun üzerinde duman, gökyüzünde ateş varken (Smoke on the water, fire in the sky :) borsaların yükselişinin arkasında yine temelde var olan dolar zayıflığının yattığını göz ardı etmemek gerekiyor. Trump politikalarıyla birlikte doların küresel sistemdeki ölçü birimi ve güven çıpası rolünün zayıflamaya başlaması, yatırımcıları yeniden somut değer üreten alanlara yönlendiriyor. Fiziksel varlıklara, stratejik emtialara ve yapay zekâ önderliğinde verimlilik yaratan şirketlere artan ilginin arkasında da bu dönüşümün yattığını düşünüyoruz.

Fed faizleri sabit tutsa bile enflasyonun yükselmeye devam etmesi reel faizlerin daralması anlamına geliyor. Reel faiz, nominal faizden enflasyonun çıkarılmasıyla hesaplanıyor. Örneğin politika faizi değişmese bile enflasyon daha hızlı yükselirse, yatırımcının eline geçen gerçek getiri azalıyor. Ya da konuya farklı bir pencereden yaklaşalım. Her ne kadar sıcak enflasyon nedeniyle faiz artırım ihtimali önümüzdeki sene için beklenti setine girse de, Fed'in ilerleyen dönemde zayıflayan büyümeye karşı faiz indirimine gitmek zorunda kalması durumunda, reel faizlerin daha da aşağı gidebileceğini düşünüyoruz. Tarihsel olarak düşük ya da negatif reel faiz ortamı, yatırımcıların faiz getirisi olmayan güvenli limanlara yönelmesini hızlandırdığı için kıymetli metalleri de destekleyen en önemli dinamiklerden biri olarak görülüyor.

Yükselen enflasyon ortamında reel faizlerin baskı altında kalacağına kesin gözüyle bakarken, bunun hem altın hem de gümüş için destekleyici bir hikâye yaratacağını düşünüyoruz. Son haftalarda ise bültenlerimiz takip eden okurlarımızın gümüşü yeniden ön plana çıkardığımızı hatta gümüşü giderek yüksek oktanlı altın gibi görmeye başladığımızı fark etmiş olduklarını düşünüyorum. Başta Çin olmak üzere fiziki talebin güçlü seyretmesi, arz açığının devam etmesi ve yatırım amaçlı alımların hız kazanması, gümüşü altına kıyasla daha agresif bir yükseliş hikâyesine dönüştürdüğünün altını kalınca çizmemiz gerekiyor.

Her ne kadar oynaklığı yüksek olsa da, belirsizliklerin arttığı mevcut konjonktürde yatırımcıların yalnızca güvenli liman aramakla yetinmeyip, daha yüksek getiri potansiyeli sunan gümüşe yönelmeye başladığını dünkü gümüş hareketi ile de çok net bir şekilde gördük. ABD-İran anlaşmazlığı ile dün güne moralsiz başlayan piyasalar, günün ilk yarısını satıcılı bir seyirle geçirmişti. Gümüşün öğle saatlerinde, enflasyon verisi öncesi 83 dolar seviyesine kadar düzeltme yapması ardından enflasyon verisiyle son iki ayın zirvesine yükselerek 87 dolar seviyesini test ettiğini gördük! Altın göreceli olarak yerinde sayarken ya da 4,700 dolar seviyelerinin etrafında dar bantta salınmaya devam ederken, altın gümüş rasyosunun ise gümüş lehine 54 seviyelerinin diplerine kadar gerilediğini gördük. Dün de bültenimizde ön plana çıkardığımız üzere, rasyonun nihai hedefinin 32 seviyesi olduğunu hazır yeri gelmişken bir kez daha hatırlayalım (bakınız grafik). Hem altın hem de gümüş cephesinde uzun pozisyonlarımızı korumaya devam ediyoruz. Gümüşte üçüncü kademe uzun pozisyonu da açmak için elimize oldukça sıcak! Teknik mânâda kısa vadede 91 ve devamında 98 dolar seviyelerini beklesek de, hedefimizin çok daha yüksek seviyeler olduğunu not edelim.

ABD'de enflasyonun beklentileri aşması ve ABD-İran hattında tarafların kırmızı çizgileri nedeniyle anlaşmazlığın sürmesi dün piyasaların tadını kaçırmıştı. Vadeli kontratların önümüzdeki sene için faiz artırımını gündeme almasıyla, tam da Warsh koltuğu devralmaya hazırlanırken, ABD'de 10 yıllık gösterge devlet tahvil getirisi %4,47 son altı haftanın zirvesine yükseldi. İngiltere'de yerel seçim hezimeti ardından Başbakan Starmer üzerinde istifa baskısı artınca, zaten maliye kanadı bozuk olan İngiltere'de uzun vadeli tahvil faizleri %5,80 seviyesine yükselerek son 28 yılın zirvesini test etti. Dolar endeksinin peş peşe üç gündür değer kazanmasına paralel GBPUSD paritesi 1,35 seviyesini test ederken, EUR ise 1,17 seviyelerinin diplerine kadar geriledi.

Her ne kadar dünden devir kakan yüksek enflasyon ve ABD-İran anlaşmazlığı hâlen daha zihinlerde yer tutsa da, Xi-Trump Zirvesine yönelik beklentileri ve Trump'ın dün İran'ın nükleerden mutlaka vazgeçeceği yorumu piyasalardaki satışları sınırladığını görüyoruz. Yeni gün başlangıcında, gösterge endeks Tokyo borsası %0,5 yükselirken, bu yıl %80'den fazla yükselen Asya'nın flaş ismi Güney Kore borsası Kospi, bu sabah yine %2 yükselişle ön planda koşmaya devam ettiğini görüyoruz. Piyasaların barometresi konumunda Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 106 dolar seviyelerinde kalarak düne nazaran önemli bir değişim göstermezken, kripto cenahının amiral gemisi Bitcoin ise 81 bin dolar civarında yatay kalmaya devam ettiğini not edelim. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde bu sabah yükseliş isteği görüyoruz.

Türk mali piyasalarının da dün yaşanan gelişmelere kayıtsız kalmadığını gördük. Tüm zamanların zirvesine yükselen Borsa İstanbul ana endeksi dün günü %2,3 düşüşle tamamlarken, bankacılık cephesinde de düşüş %3,5 seviyesinde oldu. Dünkü satışları sağlıklı ve düzeltme olarak yorumluyoruz. Dünkü bültenimizde, mikro ve makro tarafta hisse senedi piyasasındaki yükselişi klasik göstergelerle açıklamanın giderek zorlaştığını kabul etmekle birlikte, asıl belirleyici unsurun Türkiye'nin değişen jeopolitik denklemde üstlendiği yeni rol olduğunu vurgulamıştık. Savaş ortamının savunma sanayiini stratejik bir başlık hâline getirdiği bu dönemde, Türkiye'nin savunma kabiliyetlerini ciddi şekilde artırması, bölgesel denklemlerde daha kritik bir aktöre dönüşmesi ve jeo-ekonomik görünümündeki iyileşme piyasalar açısından önemli bir hikâye oluşturuyor. Buna ek olarak ABD tarafında CAATSA yaptırımlarının kaldırılabileceğine yönelik beklentiler ile Temmuz ayında düzenlenecek NATO Zirvesi'ne Türkiye'nin ev sahipliği yapacak olması da uluslararası algı açısından göz ardı edilmemesi gereken başlıklar arasında yer alıyor.

Tüm bunların yanında teknik göstergelerde de dikkat çekici sinyaller almaya başladığımızı paylaşmıştık. Bu minvalde, aylık olarak dolar bazlı BIST100 endeksinin 330 dolar seviyesi üzerinde temiz bir kapanış yapması, ya da ABD'de işlem gören TUR isimli ETF'in de benzer bir şekilde 44 dolar üzerinde aylık kapanış yapması durumunda, sırası ile 500 ve 70 dolar hedefleri ile alıma geçeceğiz.

USDTRY kuru yeni güne 45,41 seviyesinden başlarken, 5 yıl vadeli Türkiye CDS risk priminin 237 seviyesine hafif de olsa yükseldiğini görüyoruz. İki yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi enflasyon endişesiyle %42 seviyesinin üzerine yükselirken, hisse senetlerinin bugün daha ılımı başlayan güne nazaran kayıplarını telafi edeceğini düşünüyoruz. Gözler yarın TCMB'nin Enflasyon Raporunda olacaktır. Bugün ise menüde Mart ayı ödemeler dengesi istatistikleri bulunuyor. Savaşın da etkisi ile cari açığın büyümesinden kaygı duyuyoruz"

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 13 Mayıs Çarşamba

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.