EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 11 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Uzun vadeli faizlerde sessiz deprem, yüksek borç, kalıcı enflasyon endişesi

İktisatbank piyasa analizi: Uzun vadeli faizlerde sessiz deprem, yüksek borç, kalıcı enflasyon endişesi

İktisatbank, 15 Mayıs 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Uzun vadeli faizlerde sessiz deprem, yüksek borç, kalıcı enflasyon endişesi" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 15/05/26 07:40
okuma süresi: 11 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Uzun vadeli faizlerde sessiz deprem, yüksek borç, kalıcı enflasyon endişesi

İktisatbank, 15 Mayıs 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Uzun vadeli faizlerde sessiz deprem, yüksek borç, kalıcı enflasyon endişesi" ifadeleri kullanıldı.

Pekin'de gerçekleşen Trump-Xi zirvesinden olumlu ilerleme mesajları manşetleri süslerken, Çin Devlet Başkanı Xi'nin Tayvan konusunun yanlış yönetilmesinin iki ülkeyi çatışma riskine sürükleyebileceği uyarısı dikkat çekti. Taraflar ticaret tarafında diyaloğu koruma sinyali verirken, ABD tarafı, Çin'in Amerikan tarım ürünleri ve Boeing uçak alımları konusunda ilerleme sağlandığını açıkladı. Trump'ın 200 Boeing uçağı siparişi açıklaması piyasanın beklediği rakamın altında kalırken, Boeing hisseleri dün geceyi %5'e yakın düşüşle tamamladı. 

Çin'in ABD'den Boeing uçağı almayı kabul etmesini bile sembolik açıdan önemli bir başlık olarak görüyoruz. Özellikle Nvidia'nın Çin'e H200 çip satışları için onay alması piyasada iki süper gücün hâlen daha birbirlerine ihtiyaç duydukları yönünde algının da güçlenmesine neden oldu. Nvidia dün geceyi %4,4 yükselişle tamamladı. Uzun süredir teknoloji savaşları, tarifeler ve jeopolitik gerilimlerle bozulan ekonomik ilişkinin yeniden tamir edilme isteği, ilişkinin kopmasının kimsenin işine gelmediğinin açık bir göstergesi olarak yorumladık. Ticaret görüşmelerinde olumlu ilerleme mesajları verilirken, İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda yaşanan sıkışıklığın da gündeme geldiğini görüyoruz. Washington yönetimi, Çin'den İran üzerinde baskı kurarak Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli şekilde açılmasına destek vermesini isterken, Çin'in de Orta Doğu'ya bağımlılığı azaltmak adına ABD enerjisine daha sıcak baktığı mesajının ön plana çıktı. 

Bu tablo, ABD-Çin ilişkilerinde rekabetin sürdüğünü ancak küresel ticaret, enerji ve enflasyon baskıları nedeniyle tarafların kontrollü bir denge arayışına girdiğini gösteriyor. Özellikle Tayvan konusunda tansiyon yüksek kalsa da, piyasalar şu aşamada ticaret diyaloğunun tamamen kopmamasını olumlu bir hikâye olarak fiyatlıyor. Zirve'de teknoloji ve popüler kültür tarafı da ön plana çıktı. Devlet yemeğinde Trump'ın iyi çalışılmış bir metinle devlet adamı kimliğine uygun bir konuşma yaparken, Xiaomi CEO'su Lei Jun'un, uzun süredir hayranı olduğu Elon Musk ile selfie çekmesi sosyal medyasında âdeta viral oldu. Musk'ın kameralara yansıyan hafif sıkılmış yüz ifadesi günün en çok konuşulan detaylarından birine dönüştü. 

Piyasalar, ABD ile Çin arasında iplerin tamamen kopmamasını olumlu fiyatlarken, günü yeni bir hikâyenin filizlenebileceği umuduyla tamamladı. ABD borsaları geceyi %1'e yakın yükselişle rekor seviyelere yürüyerek tamamlarken, iyimser tablonun yeni güne taşınamadığını görüyoruz. Piyasalar jeopolitik riskleri şimdilik görmezden gelmeyi tercih ederken, hisse senedi rallisinin lokomotifi yine teknoloji hisseleri oldu. İran savaşı nedeniyle yükselen enerji fiyatları ve Fed'in faiz indirimlerini geciktirebileceği korkusu ise uzun vadeli tahvil faizleri üzerinde baskı kuruyor.  

Her ne kadar yapay zekâ yatırımlarının yarattığı güçlü büyüme iştahı yatırımcıları motive etmeye devam etse de, enflasyonun artma eğiliminde olduğu bir ekosistemde piyasa faizlerinin yükselme eğiliminde olması moralleri bozuyor. Bu minvalde, gelişmiş ülkelerin 30 yıllık tahvil faizleri son yılların, bazı ülkelerde ise son on yılların en yüksek seviyelerine çıktı. Büyüyen bütçe açıkları, artan kamu borcu ve kalıcı hâle gelme riski taşıyan enflasyon piyasaların bu sabah bir miktar da olsa keyfini kaçırdığını görüyoruz. Faizlerin artması piyasa aktörleri için pek de arzu edilen bir gelişme olmadığının altını kalınca çizelim. Devletler daha fazla borçlandıkça yatırımcılar da bu borcu taşımak için daha yüksek getiri talep ediyorlar. Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş sadece tahvil piyasasını değil, hisse senetlerinden konut piyasasına kadar birçok alanı olumsuz olarak etkiliyor. 

Aşağıdaki grafikten de görebileceğiniz üzere, İngiltere, ABD ve Japonya gibi borçlu ülkelerde Orta Doğu'da patlak veren savaş ardından borçlanma maliyetleri keskin bir şekilde yükseliş kaydetti. Özellikle, İngiltere'de Starmer liderliğindeki İşçi Partisi, yerel seçimlerde alınan kötü sonuçların ardından ciddi bir iç baskıyla karşı karşıya kaldı. Pek çok bakanın istifa etmesi ardından parti içinde liderlik yarışının önünün açılması beklenirken, Starmer'in de yaşananlar karşısında ne kadar daha pozisyonunu koruyabileceği ya da hükûmetin ayakta kalıp kalamayacağı sorgulanmaya başlandı. Piyasaların uzun süredir görmediği bir siyasi belirsizlik riskini yeniden fiyatlamasıyla kraliyet aslanı sterlin hafta başı test ettiği 1,36'lı seviyelerin üzerinden yönünü aşağıya çevirerek bu sabah 1,3370 seviyesine gerileme suretiyle son beş haftanın dibini test etti. EURUSD paritesi ise 1,17 seviyesinin altına sarktı.

İngiltere özelinde konuşursak, piyasaların en büyük korkusu yeni bir seçimden ziyade sürekli değişen liderler dönemine geri dönülmesi olduğunu düşünüyoruz. Brexit sonrası süreçte İngiltere'nin kısa aralıklarla başbakan değiştirmesi yatırımcı güvenini ciddi şekilde zedelemişti. Bu nedenle piyasa şu anda yalnızca Starmer’ın koltuğunu değil, İngiltere'nin yeniden siyasi istikrar üretip üretemeyeceğini izliyor. Özellikle zayıf büyüme, yüksek borçlanma maliyetleri ve bütçe baskılarının olduğu bir dönemde yaşanacak yeni bir liderlik savaşı, İngiltere ekonomisi açısından istenmeyen bir risk başlığı olarak görülüyor.

Xi–Trump görüşmesinin piyasalar tarafından yapıcı ve olumlu algılandığını görüyoruz. Özellikle Çin’in, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve İran’ın nükleer silaha sahip olmaması konusunda ABD ile benzer bir çizgide durduğunun kamuoyuna yansıtılması, zirvenin öne çıkan ve piyasalar açısından dikkatle takip edilen başlıklarından biri oldu. Asya piyasalarının ise güne satıcılı bir seyirle başladığını görüyoruz. ABD'de 30 yıllık tahvil faizleri 2007'den bu yana en yüksek seviyelere yaklaşırken, 2 yıllık tahvil faizleri de son bir yılın zirvesine çıktı. Petrol fiyatları her ne kadar 107 dolar seviyesinde yatay kalsa da, Hürmüz Boğazı gerilimi nedeniyle haftalık bazda %5'in üzerinde yükselmesi, enflasyon korkularını yeniden alevlendirdi. 

Piyasa artık Fed'in bu yıl yeniden faiz artırabileceği ihtimalini fiyatlamaya başlarken, güçlü dolar ve yükselen faizler Asya borsalarında baskı yarattı. Japonya'da üretici enflasyonunun Nisan ayında %4,9 seviyesine yükselerek son üç yılın en hızlı artışını göstermesi, Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımı yolunda ilerlediği beklentisini güçlendirdi. Gösterge endeks Tokyo borsası %1,5 gerilerken, Güney Kore'de Kospi endeksi %4'ün üzerinde geriledi. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de bu sabah düşüş eğilimi görüyoruz. 

Tahvil faizlerinin ve doların güçlenmesiyle faiz getirisi olmayan kıymetli metaller sert satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. Gümüşün ons fiyatı dün gün içerisinde 87 dolar seviyelerini test etmesi ardından bu sabah 81,50 dolar seviyelerine gerilerken, 4,700 dolar seviyelerinde tutunamayan altının ons fiyatı ise 4,615 dolar seviyelerine kadar geriledi. Altın pozisyonlarımızı Salı günü biraz azaltırken, gümüş cephesinde ise üç kademe uzun pozisyonumuzu hâlen daha koruyoruz. Haftalık kapanışı görerek daha sağlıklı karar vereceğiz. 

Türkiye cephesinde ise dün Enflasyon Raporu ön plana çıktı. TCMB, savaşın da yarattığı belirsizlik nedeniyle 2026 sonu ara hedefinin %16'dan %24'e yükseltirken, 2026 sonu tahminini %18'den %26'ya yükseltti. Sunumda Başkan Karahan enflasyonla mücadelenin kararlılıkla süreceğine işaret ederken, her opsiyonun da masa üzerinde olduğu belirtti. Döviz kuru politikasının devam edeceğini ve dolarizasyon riski ön görmediklerini dile getirirken, büyüme kaygıları nedeniyle faiz artırımanın da zor bir seçenek olacağı kanaatine vardık. Türk mali piyasaları Enflasyon Raporu'nu nötr karşıladı. Fiyatlamalarda anlamlı bir değişim olmadı. Bu sabah USDTRY kuru hafta sonu etkisiyle pazartesi valörlü işlemlerde 45,53 seviyesine yükselirken, CDS risk primi 236 baz puanda yatay bir seyir izliyor. Enflasyon kaygılarına paralel, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi ise %42,40 seviyesine yükseldi.

Her hafta perşembe günü açıklanan haftalık verilerin de yeni bir bilgi vermediğini görüyoruz. Öncelikle TCMB'nin net yabancı para pozisyonu en güncel verilere göre 13 Mayıs valörlü işlemlerde 32,4 milyar dolar ile önemli bir değişim kaydetmezken, son dönemde bir dengelenme olduğunu da söyleyebiliriz. Yurt dışı yerleşiklerin menkul kıymet portföyü nette 277 milyon dolar artarken, hisse senetlerinde 215 milyon dolar artış dikkat çekti. Hisse senedi piyasasına yılbaşından bu yana yaklaşık 2,5 milyar doların girdiğini not edelim. Yurt içi yerleşiklerin TL ile âşkı devam ederken, DTH hacminde önemli bir değişiklik göremedik. Kıymetli metal talebinin ise korunduğunu görüyoruz. 

Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye'de Piyasa Katılımcıları Anketi ve bütçe dengesi, yurt dışında ise ABD sanayi üretimi ve kapasite kullanımı takip edilebilir.  

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 15 Mayıs Cuma

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.