EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 8 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Butlan kararı, TL varlıkları yeni bir stres testiyle karşı karşıya

İktisatbank piyasa analizi: Butlan kararı, TL varlıkları yeni bir stres testiyle karşı karşıya

İktisatbank, 22 Mayıs 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Butlan kararı, TL varlıkları yeni bir stres testiyle karşı karşıya" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 22/05/26 08:11
okuma süresi: 8 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Butlan kararı, TL varlıkları yeni bir stres testiyle karşı karşıya

İktisatbank, 22 Mayıs 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Butlan kararı, TL varlıkları yeni bir stres testiyle karşı karşıya" ifadeleri kullanıldı.

Türk mali piyasalarında ise siyasi gelişmelerin yeniden fiyatlamaların merkezine yerleştiğini görüyoruz. Özellikle küresel mali piyasaların görece daha ılımlı bir seyir izlediği dönemlerde dahi Türk hisse senetleri üzerindeki satış baskısını açıklamakta zorlandığımızı, ancak bu tabloyu da doğrudan butlan tartışmalarına bağlamak istemediğimizi öncelikle ifade etmem gerekiyor. 

Özellikle savaş ortamının yarattığı belirsizlik, enerji fiyatlarının beslediği enflasyon kaygıları, tahvil piyasalarının âdeta daha sıkı para politikası talep eden görünümü ve turizm sezonuna ilişkin artan soru işaretleri dikkate alındığında, böyle bir gelişme yaşansa dahi açıkçası yaz sonrası dönemde geleceğini düşünüyorduk. Dün Ankara 36. Hukuk Dairesi, CHP Kurultay davasında, Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi. Bu durum hukukta 'mutlak butlan' olarak adlandırılıyor. Açıkçası, Mahkeme'den dün çıkan karar bizim için sürpriz oldu. Hukukî meselelerle ilgili olarak yorum yapmamız -konunun uzmanı değiliz- doğru olmasa da Türk mali piyasalarında işlem yapan biri olarak işimizin gereği üzerimize düşmeyen pek çok mesele hakkında da bilgi sahibi olmaya çalışıyoruz. 

Butlan kararının piyasa yansıması hâliyle olumsuz oldu. BİST100 ana endeksi günü %6 kayıpla tamamlarken, son yedi günün faturası %13 düşüş yönünde oldu. Genel anlamda risk iştahında radikal nitelikte bir bozulma olunca, Türkiye'nin risklerini gösteren 5 yıl vadeli CDS risk primi 260 baz puan seviyesine yükseldi. Tahvil piyasasında 2 ve 10 yıl vadeli gösterge tahvillerin bileşik faizleri sırası ile %44 ve %36 seviyesine dayandı. USDTRY kuru otoritenin kontrolünde yerinde saysa da, piyasa kulislerinden gelen haberlere göre, döviz talebini karşılamak adına TCMB'nin dün 6-7 milyar dolar rezerv kaybettiğini işittik. Hafta başında analitik bilançoya bakarak tahribatın büyüklüğünü anlamaya çalışacağız. 19 Mart sürecinde panikle döviz talebi gösteren yurt içi yerleşiklerin, savaş gibi küresel belirsizliklerin sertleştiği bir dönemde benzer bir refleks göstermemelerini dikkat çekici bulduğumuzu, otoritenin her koşulda kuru savunacağı yönündeki beklentinin yerleşmesini önemli gördüğümüzü ve yurt içi yerleşiklerin TL ile olan bağlarının gücünü koruduğunu da bültenlerimizde sıklıkla vurgulamıştık. Bundan sonraki süreçte yurt içi yerleşiklerin davranışının belirleyici olacağını düşünüyoruz! 

Haber akışında, Finansal İstikrar Komitesi, Hazine ve Maliye Bakan Şimşek başkanlığında sabah erken saatlerde bir araya geleceğini not edelim.  Piyasaların etkin, sağlıklı ve kesintisiz işleyişinin sürdülebilmesi için atılabilecek adımlar değerlendirilecek. USDTRY kuru pazartesi günü valörlü işlemlerde hafta sonu fonlama maliyeti de dikkate alındığında 45,73 seviyesine geldiğini not edelim.

Yurt dışı cephede ise, Orta Doğu'da devam eden savaşın seyrine ilişkin ABD-İran görüşmeleri küresel piyasaların ana gündemini teşkil etmeye devam ediyor. Taraflardan gelen temkinli olumlu mesajlar hisse senetlerine alım getirirken,  kritik başlıklarda (nükleer meselesi ile Hürmüz kontrolü noktalarında) görüş ayrılıklarının devam ettiğinin altını çizmem gerekiyor. Dünya enerji ticaretinin can damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'na ilişkin risklerin petrol fiyatlarında yüksek oynaklık yaratmaya devam ettiğini görüyoruz. Hafta başı 113 dolar seviyesine yaklaşan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı her ne kadar 104 dolar seviyelerine kadar geri çekilse de, hâlen daha psikolojik 100 dolar seviyesinin hatta savaş öncesi seviyelerin belirgin üzerinde kalması, yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel enflasyon ve faiz beklentilerini de yeniden şekillendiriyor.

Sene başında Fed'den beklenen faiz indirimlerinin yerini, enerji kaynaklı enflasyon risklerinin almasıyla tablonun da tersine dönmeye başladığını birkaç gündür bültenimizde işliyoruz. Özellikle yıl sonuna kadar olası faiz artırımlarının da ihtimal dâhilinde görülmesi, ABD tahvil faizlerini yukarı taşırken doları da hem yüksek faiz beklentileri hem de güvenli liman talebiyle destekliyor. Bu sabah itibariyle Aralık toplantısına yönelik faiz artırım ihtimali %60 seviyesine yükselirken, Ocak 2027 toplantısına yönelik beklenti ise %65 ihtimalle fiyatlanıyor. Parasal gevşemeden süratle parasal sıkılaşmaya doğru piyasaların ruh hâlinin değişmesiyle dolar endeksi de son altı haftanın en güçlü seviyelerine yükseldiğini not etmemiz gerekiyor. 

Doların güçlenmesiyle EUR ve GBP gibi önde gelen para birimleri baskı altında kalırken, en fazla baskının ise Japon yeni üzerinde olduğunu görüyoruz. USDYEN paritesi bu sabah 159 seviyesini aşarak otoritenin kırmızı çizgi olarak gördüğü ve müdahâle ettiği sulara girdiğinin altını çizelim. Doların ve tahvil faizlerinin güçlü seyri, hâliyle faiz getirisi olmayan kıymetli metaller üzerinde de baskı kurdu. Altının ons fiyatı 4,530 dolar etrafında salınmaya devam ederken, gümüşün ons fiyatı ise teknik mânâda daha güçlü bir duruş sergileyerek 76,50 dolar seviyelerine kadar toparlandı. Daha da yukarı seviyelerden söz etmek adına, gümüşte 73,50 dolar seviyesinin altında kapanış görmememiz gerekiyor. Haftalık kapanışı görerek, pazartesi günü daha sağlıklı karar vereceğiz. Daha da basit bir yaklaşımla, yeniden uzun pozisyona geçmek için fırsat kolluyoruz.

ABD ile İran arasında devam eden görüşmelerden gelen 'ilerleme' mesajının borsalara alım getirirken, kritik başlıklarda uzlaşma sağlanamaması piyasalardaki kırılganlığı korumaya devam ediyor. Bu bağlamda ABD borsaları dün geceyi hafif de olsa yükselişle tamamlarken, yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında yeşil rengin hâkim olduğunu görüyoruz. Şöyle ki, Japonya'da enflasyon Nisan ayında son dört yılın en düşük seviyesine gerilerken, gösterge endeks Tokyo borsası %2,3 yükselişle önde koşuyor. Her ne kadar zayıf enflasyonun arkasında yakıt ve eğitim desteklerinin etkisinin büyük olduğunu görsek de, bu sabah genele yayılan bir alım isteğinden söz edebiliriz. Tayvan borsası %1,5 yükselirken, gözlerin üzerine çevrildiği Güney Kore borsası ise bu sabah daha sakin bir seyir izlerken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de bir miktar da olsa alım isteği dikkat çekiyor. 

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 22 Mayıs Cuma

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.