EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 11 dak.

İktisatbank piyasa analizi: Hürmüz için umut arttı, piyasalar somut adım bekliyor

İktisatbank piyasa analizi: Hürmüz için umut arttı, piyasalar somut adım bekliyor

İktisatbank, 25 Mayıs 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Hürmüz için umut arttı, piyasalar somut adım bekliyor" ifadeleri kullanıldı.

Yayın Tarihi: 25/05/26 07:57
okuma süresi: 11 dak.
İktisatbank piyasa analizi: Hürmüz için umut arttı, piyasalar somut adım bekliyor
A- A A+

İktisatbank, 25 Mayıs 2026’ya ilişkin piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Butlan kararı, TL varlıkları yeni bir stres testiyle karşı karşıya" ifadeleri kullanıldı.

Hafta sonu jeopolitik cepheden gelen yoğun haber akışı piyasaların odağına yeniden yerleşti. İlk etapta ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nı yeniden açabilecek bir anlaşmaya yaklaşıldığı yönündeki mesajlar dikkat çekerken, sonrasında gelen açıklamalar sürecin sanılandan daha karmaşık ilerlediğini gösterdi. Başkan Trump, İran ile yürütülen temaslarda acele edilmemesi gerektiğini vurgularken, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki İran gemilerine yönelik ablukasının anlaşma imzalanıp resmiyet kazanana kadar devam edeceğini belirtti. Yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokları, dondurulmuş fonların serbest bırakılması ve yaptırımlar konusunu ise masa üzerinde zor başlıklar olarak müzakere edildiğini görüyoruz. 

Daha geniş açıdan bakıldığında ise ABD'nin askerî üstünlüğüne rağmen stratejik hedeflerinde arzu ettiği noktaya ulaşmakta zorlandığını görüyoruz. Savaş üçüncü ayına yaklaşırken, Washington cephesinde sürecin ekonomik ve siyasi maliyetleri daha görünür hâle gelmeye başladı. Yükselen enerji fiyatlarının iç kamuoyuna yansıması, Trump'ın zayıflayan onay oranları ve yaklaşan siyasi takvimin yarattığı baskılar dikkat çeken başlıklar arasında yer alıyor. Öte yandan İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisini koruması, enerji arzı üzerinden küresel ekonomi üzerinde baskı yaratabilmesi ve nükleer program konusunda geri adım atmaması, sürecin beklenenden daha karmaşık bir zeminde ilerlediğine işaret ediyor. Diplomasi masasına yönelik iyimserlik korunmakla birlikte, enerji fiyatları ve küresel enflasyon görünümüne yansıyan jeopolitik risk priminin kalıcı şekilde gerileyebilmesi için piyasalar söylemlerden ziyade daha somut adımlar görmek istiyor.  

Yeni gün ve hafta başlangıcında, küresel piyasalarda risk iştahının yeniden güç kazandığını gözlemliyoruz. İran ile ABD arasında olası bir anlaşmaya yönelik beklentilerle paralel Asya piyasalarının topyekûn yeşile boyandığını görüyoruz. Hisse senedi piyasalarında yükselişler öne çıkarken, dolar ve petrol fiyatlarında geri çekilme yaşandı. Japonya'da gösterge endeks Tokyo borsası %3 yükselerek 65 bin puan seviyesini ilk kez aşarken, ABD'de vadeli endekslerin de haftaya alıcılı başladığını görüyoruz. Mesela risk iştahı denince akla gelen teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq vadeli endeksi %1,4 yükseliş kaydetti. Son dönemde küresel fiyatlamaların merkezine yerleşen petrol piyasası, jeopolitik gelişmelerin en önemli belirleyicisi olmaya devam ediyor. Brent petrolün varil fiyatı bu sabah %5'den fazla gerileyerek 98 dolar seviyelerinin diplerine gelmek suretiyle son üç haftanın en düşük seviyesini test etti.  

Bununla birlikte piyasaların henüz tam anlamıyla riskler geride kaldı fiyatlamasına geçmediğinin de altını kalınca çizmek gerekiyor. Uzun bir süredir dile getirdiğimiz üzere ana duruşumuz değişmedi. Bizler en kötünün geride kaldığına inansak da, çözüm sürecinin uzun ve netameli olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle kısa vadede volatilitenin haber akışına paralel olarak değişkenlik göstereceğini düşünmeye devam ediyoruz. Savaş kaynaklı enerji baskılarının bu sabah bir nebze de olsun gerilemesiyle ABD 10 yıllık devlet tahvilinin getirisi %4,52 seviyesine doğru gevşedi. Doların (DXY) değer kaybetmesiyle artan risk iştahına paralel kıymetli metallerin de değer kazandığını görüyoruz. Mahallenin sert çocuğu gümüş %3 yükselerek 78 dolar seviyelerini aşarken, altının da ons fiyatı benzer bir şekilde 4,570 dolar seviyesine kadar yükseldi. Bitcoin'in hafta sonu sert satışlara maruz kalması ardından bu sabah ılımlı havaya paralel 77 bin dolar seviyesinin üzerine yükseldiğini görüyoruz.  

Geride bıraktığımız haftalarda, küresel piyasalarda enflasyon kaygılarının yeniden güç kazanması ve buna paralel Fed'den ilave faiz artırımı beklentilerinin hızla fiyatlanması risk iştahını belirgin şekilde zayıflatmıştı. Bu süreçte kıymetli metaller cephesinde yaşanan sert satışlara paralel ağırlıklı olarak gümüş uzun pozisyonlarımızdan çıkmıştık. Her ne kadar son dönemde diplomasi cephesinden gelen olumlu haber akışı piyasalarda yeniden iyimserlik yaratma potansiyeli taşısa da, uzun bayram tatili öncesinde biraz daha temkinli ve defansif bir duruş sergileyerek gelişmeleri yakından takip etmeyi tercih ediyoruz.

Çok net bir şekilde ifade etmek gerekirse, diplomasi devam etse ve Hürmüz Boğazı yeniden açılsa dahi, zarar gören tedarik zincirlerinin kısa süre içerisinde eski normaline dönmesini beklemiyoruz. Bu nedenle orta ve uzun vadede kıymetli metaller cephesinde yeniden uzun pozisyon alma düşüncemiz korunmakla birlikte, bugün itibarıyla riskler tamamen geride kaldı fiyatlamasına geçmek için henüz erken olduğunu düşünüyoruz. Jeopolitik risklerin, enerji fiyatlarının ve enflasyon dinamiklerinin yeniden dengeye oturması için piyasanın biraz daha zamana ihtiyaç duyacağı görüşümüzü koruyoruz.

Türk mali piyasalarında ise haftanın son iki iş gününde siyasî gelişmelere paralel ciddi bir volatilite yaşandığını itiraf etmemiz gerekiyor. Buna ilaveten, hafta sonu, Ankara'da hareketli saatlerin de yaşandığına tanıklık ettik. Mahkemenin, Özgür Özel'in 2023 kongresinde seçildiği süreci usulsüzlük gerekçesiyle iptal ederek eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu yeniden göreve getirmesinin ardından, Ankara Valiliği genel merkez binasındaki mevcut yönetimin tahliyesi yönünde karar aldı. Mutlak butlan kararı sonrasında sert satış baskısıyla karşılaşan piyasalar, haftanın son işlem gününde kamunun güçlü ve koordineli müdahâleleriyle beklentilerin aksine yükselişle kapanışı tamamladı. Perşembe günü yaklaşık %6 gerileyen BIST100 endeksi, Cuma günü kayıplarının önemli bölümünü telafi ederek %5'e yakın yükseliş kaydetti. CDS risk primi 250 baz puanın üzerinde kalmaya devam ederek risk algısında belirgin bir iyileşme yaşanmadığını gösterirken, USDTRY kurunun yarın valörlü işlemlerde 45,75 seviyelerine yakın bir noktada eşleştiğini görüyoruz. 

Döviz kuru tarafında yapısal bir endişe taşımıyor olsak da, yüksek seyreden enflasyon dinamikleriyle birlikte (TL'de reel değerlenme arttı) kurdaki yükseliş eğiliminin bir miktar ivme kazanmasını mevcut koşullar altında şaşırtıcı karşılamıyoruz. Öte yandan sosyal medyada TCMB'nin ABD tahvil portföyünü azalttığı yönündeki haberlerin olağanüstü bir gelişmeymiş gibi tartışılmasını da hayretle izliyoruz. Döviz piyasasındaki istikrarı korumak adına TCMB'nin rezerv yönetimi çerçevesinde altın veya yabancı devlet tahvilleri tarafında pozisyon ayarlamaları yapmasını olağan karşılıyoruz. Bizim açımızdan asıl kritik soru ise daha farklı bir noktada duruyor: Uzun süredir oldukça kontrollü ilerleyen kur stratejisinden normalleşme sürecine geçişin nasıl yönetileceğini henüz bilmiyoruz. TCMB'nin kararlı duruşu dikkate alındığında, yurt içi yerleşiklerin TL tercihini bozacak bir davranış değişikliği görülmesi hâlinde para politikası duruşunun daha da sıkılaşabileceğini düşünüyoruz. Bununla birlikte, seçimlerden sonra döviz kurunda dizginlerin de ciddi mânâda gevşetileceğini düşündüğümüzü hazır yeri gelmişken belirtmek isteriz.

Hafta sonu dikkatimizi çeken bir haberi, TCMB rezerv dinamikleri ve altın fiyatlarının seyri ile birlikte değerlendirmek isteriz. Son dönemde jeopolitik gelişmeler ve artan döviz talebinin yarattığı baskı karşısında, TCMB'nin kur oynaklığını sınırlamak amacıyla rezervler içerisinde altın tarafını daha aktif kullanmaya yöneldiğini biliyoruz. Benzer bir tabloyu Rusya tarafında da görüyoruz. Enerji gelirlerindeki zayıflamanın bütçe dengeleri üzerindeki baskıyı artırmasıyla birlikte Rusya Merkez Bankası'nın altın rezervlerinde gerileme yaşanırken, pandemi öncesi dönemde dünyanın en büyük resmî altın alıcıları arasında yer alan Rusya'nın bugün nakit yaratmak ve mali dengeleri desteklemek amacıyla altın varlıklarını azaltıyor olması dikkat çekiyor. Artan jeopolitik riskler, bütçe baskıları ve finansal oynaklık, altının yalnızca güvenli liman değil, gerektiğinde likidite yaratmak için kullanılan stratejik bir rezerv aracı olduğunu da gösteriyor. Bu çerçevede, savaşın yarattığı jeopolitik risklere rağmen altının neden beklenen ölçüde güçlü bir yükseliş sergileyemediğini de daha rahat anlayabiliyoruz.

Hafta sonu, TCMB, kredi büyümesine ilişkin sınırlamaları bir adım daha sıkılaştırma kararı aldı. Kredi koşullarının sıkılaştırılması, enflasyon ve cari açıkla mücadelenin bir parçası olarak yorumluyoruz. Öte yandan, Cuma günü, TCMB'nin 15 Mayıs ile biten haftaya ilişkin bülteninin de yayımlandığını not edelim. Her ne kadar veriler mutlak butlan kararı öncesine işaret etse de, eğilimi görmek açısından, TCMB'nin net YP pozisyonu 21 Mayıs valörlü işlemlerde 30 milyar dolar ile bir süredir olduğu üzere yatay bir seyir izlediğini görüyoruz. Bugün açıklanacak verilerle, Perşembe günü butlan kararı ardından yaşanan tahribatı analiz edeceğiz. Yurt içi yerleşiklerin DTH hacminde anlamlı bir değişim göremezken, ilgili haftada yurt dışı yerleşiklerin menkul kıymet pozisyonu net anlamda 324 milyon dolar iyileşme kaydetmiş. Lâkin siyasi gelişmeler ışığında bu cephede de anlamlı tutarda bir satış olduğunu düşünüyoruz. 

Bugün ABD piyasaları tatil nedeniyle kapalı konumda olacak. Haftanın veri takviminde Perşembe günü Fed'in favori öncü enflasyon göstergesi çekirdek PCE ön plana çıkıyor. Herkese sağlık ve huzur dolu bir Bayram tatili dilerim, şimdiden herkesin Kurban Bayramını tebrik ederim. Hayırlara vesile olması temennimle... 

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 25 Mayıs Pazartesi

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.