Asgari ücrette gözler Haziran HP’de, tartışma büyüyor
Asgari Ücret Tespit Komisyonu dün ilk toplantısını yaptı. “Ön değerlendirme” şeklinde lanse edilen toplantıda Haziran ayı HP oranının henüz belirli olmadığına dikkat çekildi. Öte yandan her seferinde olduğu gibi konu hakkında ardı ardına açıklamalar gelmeye devam ediyor…
Asgari ücrette hararet artıyor, her zamanki gibi kamuoyuna yansıyan peşi sıra açıklamalar devam ediyor.
Çalışma Bakanlığı Haziran ayı hayat pahalılığı verilerinin açıklanmasının ardından temmuz ayını işaret ediyor.
Asgari ücretin yılın ikinci yarısı için ne kadar artırılacağına ilişkin tartışmalar hız kazanırken, sendikalar ile hükümet arasındaki yaklaşım farkı da giderek belirginleşiyor. HÜR-İŞ Federasyonu, "geciken her gün, sofralardan bir lokma ekmek daha eksilmektedir" yaklaşımı sergilerken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ise haziran ayı hayat pahalılığı oranlarının açıklanmasını bekliyor.
Bir tarafta alım gücündeki kaybın daha fazla gecikmeden telafi edilmesini isteyen sendikalar, diğer tarafta ekonomik göstergelerin tamamının değerlendirilmesi gerektiğini savunan hükümet ve ücret artışlarının sürdürülebilirliğini tartışmaya açan işveren kesimi bulunuyor.

GÖZLER HAZİRAN AYI HAYAT PAHALILIĞI VERİLERİNDE
Asgari ücret tartışmasının bundan sonraki en önemli başlığı ise haziran ayı hayat pahalılığı oranları olacak. İlk komisyon toplantısı öncesi de dün, söz konusu oranların henüz resmi olarak belli olmadığına dikkat çekildi.
Verilerin açıklanmasının ardından yılın ilk altı aylık enflasyon tablosu netleşecek ve komisyonun masasına gelecek en önemli göstergelerden biri ortaya çıkacak.
Ancak şimdiden görünen tablo, temmuz ayında toplanmaya devam edecek olan komisyonun yalnızca yeni ücret rakamını değil, alım gücü, yaşam maliyetleri, ekonomik sürdürülebilirlik ve sosyal adalet başlıklarını da yeniden tartışacağı yönünde.
HASİPOĞLU: “KARAR SADECE HAYAT PAHALILIĞINA BAĞLI DEĞİL”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, yılın ikinci asgari ücretinin geçmiş dönemlerde olduğu gibi çeşitli ekonomik kriterler doğrultusunda belirleneceğini açıkladı.
Haziran ayı hayat pahalılığı verilerinin açıklanmasının ardından Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun temmuz ayında toplanacağını belirten Hasipoğlu, hayat pahalılığının önemli bir kriter olduğunu ancak tek belirleyici unsur olmadığını vurguladı.
Hasipoğlu, “Hayat pahalılığı şudur ve bunu veriyoruz şeklinde değildir” ifadelerini kullanarak, komisyonun birçok ekonomik göstergeyi birlikte değerlendireceğini söyledi.
Haziran ayı sonunda açıklanacak enflasyon ve hayat pahalılığı verilerinin ardından komisyonun toplanacağını ifade eden Bakan, asgari ücretlilerin sorumluluğunu taşıdıklarını ve çalışanların haklarını korumaya yönelik adımlar attıklarını dile getirdi.

HÜR-İŞ’İN SİTEMİ ARDINDAN TOPLANDI
HÜR-İş Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu ise önceki gün komisyonun henüz toplanmamasına sert tepki göstermişti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu’na seslenen Serdaroğlu, “Görmezden gelmek hiç yakışmadı Sayın Bakan” ifadelerini kullanmış, “Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nu derhal toplayın. Emekçinin sesine kulak verin. Çünkü geciken her gün, sofralardan bir lokma ekmek daha eksilmektedir” çağrısı yapmıştı.
Söz konusu çağrı ardından, dün komisyon yasa gereği ilk toplantısını yaptı.
Komisyon ikinci toplantısını 8 Temmuz'da gerçekleştirecek.
İŞVERENLERDEN “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK” VURGUSU
Asgari ücret tartışmalarında işveren kesimi ise farklı bir perspektif ortaya koyuyor.
Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası Başkanı Metin Arhun, hazırladığı karşılaştırmalı analizde KKTC’de asgari ücretin kişi başına milli gelire oranının yüzde 7,49 ile birçok Avrupa ülkesinin üzerinde bulunduğunu savundu.
“Küresel Refah ve Asgari Ücret Gerçeği” başlıklı değerlendirmesinde Arhun, ekonomik büyüme olmadan yapılan ücret artışlarının maliyet baskısını artırdığını ve mevcut oranın sürdürülebilir olmadığını öne sürdü.
Arhun’a göre kişi başına düşen milli gelir Avrupa Birliği ülkelerinde ortalama 45 bin ila 50 bin dolar seviyelerinde bulunurken, Türkiye’de bu rakam 13 bin ila 15 bin dolar, KKTC’de ise 15 bin ila 16 bin dolar seviyelerinde seyrediyor.
İş gücü temin edilen Pakistan ve Bangladeş gibi ülkelerde ise kişi başına düşen milli gelirin 1 ila 2 bin 500 dolar seviyelerinde olduğunu belirten Arhun, bu ülkelerde ciddi geçim sorunları yaşandığını ifade etti.
BENGİHAN’DAN TEPKİ
KTAMS Başkanı Güven Bengihan, Metin Arhun’un asgari ücret konusunda yaptığı son değerlendirmelere tepki gösterdi.
Bengihan, Arhun’un açıklamalarının, çalışanların yaşam koşullarını değil, işveren giderlerini esas alan ve emekçileri “köle olarak gören” bir anlayışın ürünü olduğunu savundu.
Arhun’un, üç yıl önce yaklaşık 400 Sterlin olan asgari ücretin bugün bin 45 Sterlin seviyesine yükseldiğini ifade ederek ücretlerde olağanüstü bir artış yaşandığı algısı oluşturmaya çalıştığını öne süren Bengihan, bu değerlendirmenin aynı dönemde yaşanan yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve çalışanların satın alma gücündeki erimeyi göz ardı ettiğini kaydetti.
OKANDAN: ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞANLARIN YÜZDE 70’İNİN KAMUYA BEYAN EDİLEN ÜCRETLERİ ASGARİ ÜCRET
Öte yandan Eski müsteşarlardan Erkan Okandan, ülkede asgari ücretin artık “norm ücret” haline geldiğini ifade ederek, özel sektörde çalışanların yaklaşık yüzde 70’inin kamuya beyan edilen ücretlerinin asgari ücret olduğunu kaydetti.
Okandan, Avrupa ülkelerinde çalışan nüfus içerisinde asgari ücretle çalışanların oranının kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirterek, ülkede asgari ücretin artık “norm ücret” haline geldiğini ifade etti.
Özel sektörde kamu ve kamu kurumları dışında çalışanların önemli bir bölümünün resmi olarak asgari ücret üzerinden gösterildiğini belirten Okandan, “Kamu ve kurumlarda çalışanları dışarıda tutarsak özel sektörde çalışanların yüzde 70’inin kamuya beyan edilen ücretleri asgari ücrettir. KKTC vatandaşı olmayan çalışanlarda ise bu oran çok daha yüksektir” değerlendirmesinde bulundu.
FARKLI YAKLAŞIMLAR AYNI MASADA
Temmuz ayında toplanması beklenen Asgari Ücret Saptama Komisyonu’nun önünde yine üç farklı yaklaşım bulunuyor.
Sendikalar, hayat pahalılığı ve alım gücü kayıplarını ön plana çıkarırken, hükümet ekonomik göstergelerin bütününe bakılması gerektiğini savunuyor. İşveren kesimi ise üretim maliyetleri ve ekonomik sürdürülebilirlik başlıklarını gündeme taşıyor.
Komisyonun önümüzdeki haftalarda alacağı karar, yalnızca ücretli çalışanları değil, işverenleri, sosyal sigorta sistemini ve genel ekonomik dengeleri de doğrudan etkileyecek.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.