EKONOMİ & FİNANS
okuma süresi: 12 dak.

Saydam: "Bu ülkede dürüst insanlar kaybediyor ve gayri yasal yollara itiliyor"

Saydam: "Yüzeysel açıklamalarla halkla alay ediliyor"

<P><STRONG>Mehmet Saydam,</STRONG> Maliye Bakanı tarafından yapılan <STRONG>yüzeysel açıklamalarla halkla alay edildiğini</STRONG>, ekononinin iflas ettiğini ve son <STRONG>5 yıldır uzatmaların oynandığını </STRONG>kaydetti. </P> <P><STRONG>Polat Alper </STRONG>"arka arkaya yapılan başarısız eylemler halkın motivasyonunu kırmıştır, eylemi organize eden ve başını çeken tarafların sadece yönetimlerinin değil, tabanlarının buna inanması önemlidir"</P>

Yayın Tarihi: 22/12/11 07:20
okuma süresi: 12 dak.
Saydam: "Yüzeysel açıklamalarla halkla alay ediliyor"
A- A A+

Kıbrıs Postası – Sevdiye GÖKAYDIN

Ekonomist Mehmet Saydam, Maliye Bakanı tarafından yapılan yüzeysel açıklamalarla halkla alay edildiğini, ekononinin iflas ettiğini ve son 5 yıldır uzatmaların oynandığını, kamuya haddinden fazla istihdam yapıldığını ve bunların finansmanlarının ödenmesinde güçlük çekildiğini kaydetti.

Ekonomist Mehmet Saydam, dün 16:00-17:00 saatleri arasında, 97.0 frekansından yayın yapmakta olan Posta FM'de yayınlanan "Editörün Gündemi" programında Sevdiye Gökaydın'ın sorularını yanıtladı.

"SON 5 SENEDİR UZATMALAR OYNANIYOR..."

Mehmet Saydam, devletin ekonomide iflas ettiğini vurgulayarak, son 5 senedir uzatmaların oynandığını söyledi. Saydam, her zaman söylediği gibi, Türkiye Cumhuriyeti'nin KKTC'ye para göndermeyi bırakması ve KKTC'nin tek başına yeniden ayağa kalması gerektiği yönündeki açıklamalarını yineledi. Saydam, TC'nin KKTC'nin iyiliğini istiyorsa ve kendi ayakları üzerinde durmasını istiyorsa, para göndermeyi bir an önce bırakması gerektiğini söyledi. Siyasi rantın bir tarafa bırakılmasının ve yapısal reformlar yapılmasının önemine dikkati çeken Mehmet Saydam, bu ülkenin gerçek dinamiklerinin kendi ayakları üzerinde duran bir KKTC yaratmaya yeteceğini ancak, kimsenin buna niyeti olmadığını da kaydetti.

SİYASETÇİNİN SÖYLEMİ SEÇMENİN SİLAHI OLDU!

"Türkiye'nin para göndermeyi kesmesi halinde KKTC'nin tek başına ayakta durabilecek kabiliyeti var mıdır?" şeklindeki bir soruya karşılık Mehmet Saydam, savaş sonrası kuşağın büyürken hep "bu ülkede büyüyemeyiz, ambargo var" yalanının söylendiğini ancak, bu ambargo içerisinde bazı kimselerin çok zengin olduğunu, bazı kimselerin ise çok fakir kaldığını ifade ederken, aslında ambargonun irdelendiği zaman, 1974'den 2011'e kadar geçen dönem içerisinde başkanlık yapan hükümetin siyasi geleceğini sürdürmek adına kendi yandaşlarına sağlamış olduğu siyasi rantın adının ambargo olduğunu söyledi. Saydam, 1980'lerde siyasi partilerin "beni seçerseniz kızınızı/oğlunuzu işe alırım, size eşdeğer mal veririm" söylemlerinin bugün "kızımı işe almazsan size oy vermem" söylemine dönüştüğünü, yani, bir zamanlar dağıtılan rantın şimdi seçmen tarafından bir silaha dönüştüğünü kaydetti.

"KAMUYA HADDİNDEN FAZLA İSTİHDAM YAPILIYOR"

Ülkenin gerçekten bir plana ve vizyona ihtiyaç duyduğunu söyleyen Saydam, yeni hükümetin gelmesiyle radikal kararlar alınması beklenirken, "dağıtlan rantın ve paraların ne hesabı var, ne de istihdam edilenlerin hesabı var" şeklinde konuşarak, bugün bile yapılan istihdamlarla kamunun haddinden fazla büyümeye devam ettiğini ve bunun finansmanının karşılanabilmesi için de "adaletsiz" olan vergi sizteminin sürekli olarak vergi toplamaya çalıştığını belirtti.

ESNAF KEPENK KAPATIRKEN, TURİST GÖNENDERE'DEN ALIŞVERİŞŞE...

Gönendere köyünün serbest bölge olmasının hangi akla ve mantığa sığdığına anlam veremediğini de söyleyen Mehmet Saydam, Lefkoşa'daki surlar içindeki esnafın her gün kepeng kapattığını söylerken, ülkeye gelen turistlerin Gönendere köyüne alışveriş yapmaya götürülmesinin mantıklı bir açıklamasının olmadığının altını çizdi.

"BABAMI YÖNETENLER ARTIK BENİ YÖNETMESİN!"

Ocak ayının sonuna kadar devletin harçlara artış yapacağını iddia eden Mehmet Saydam, bütçeye bakıldığında paranın nereye gittiğinin görüldüğünü, eğitim için 29 trilyon para ayrılırken, diğer taraftan zarar eden kitler için 50 trilyon harcadığını ifade etti. Saydam tüm bunların değişmesi için ülkedeki siyasi mentalitenin değişmesi gerektiğini de söylerken "babamı yönetenler artık beni yönetmesin" dedi. Her konuda reform gerektiğini ancak yapılamadığını da sözlerine ekleyen Mehmet Saydam, sosyal sigorta emeklilerine maaşları ödenirken onlara iyilik yapılmadığını, zamanında onlardan kesilen paranın verildiğini söyledi.

"BU ÜLKEDE DÜRÜST OLURSANIZ MAALESEF KAYBEDİYORSUNUZ"

"Af Yasası"nın hiçbirşey getirip götürmeyeceğini kaydeden Saydam, "Faiz Yasası"nda olduğu gibi günü kurtarmak amacıyla yapılan bir yasa olduğunu ve sonrası için bir düzenleme içermediğini belirtti. Ülkede son 10 yılda 6 tane Sosyal Sigorta affı çıkartıldığını kaydeden Ekonomist Mehmet Saydam, borçlarını ödemeyen insanların faizlerinin devlet tarafından silinirken ve kalan borcunun da taksitlendirilirken, diğer taraftan borcunu ödeyen insanların banka faizlerinin durduğunu vurguladı. Saydam, "bu ülkede dürüst olursanız maalesef kaybediyorsunuz" dedi ve insanların zorla gayri yasal yollara itildiğini savundu.

"TC DE KKTC'NİN İYİLEŞMESİ YÖNÜNDE ADIM ATILMASINI İSTİYOR"

KKTC'nin doğru yönetilmesi konusunda kendi iç dinamiklerinin kendine yeteceğini üzerine basa basa bir kez daha vurgulayan Saydam, bizim ülkemizde ise sadece çıkarların gözetildiğinin altını çizdi.

Türkiye ile ilişkilerimizle ilgili olarak Mehmet Saydam, TC'nin "Ayşe'yi işe al, Mustafa'ya şu kadar para ver, vs.." demeyeceğini, aksine, "kamuyu küçült, bu yasayı geçirt" dediğini söylerken, yasayı da kendinin yapmadığını ancak, yasa yapacak ehil adam da olmadığı için sürekli ülkeye birilerinin pompalandığını kaydetti. "Türkiye de buranın iyileşmesi yönünde adım atılmasını istiyor" diyen Saydam, elektrik kurumunun bu kadar zam yapmasını isteyenin Türkiye olmadığını söyledi. Saydam, kamudaki istihdamın çok olmasına bir kez daha vurgu yaparken, ülkenin tek derdinin kamu giderlerini karşılamak olduğuna dikkati çekti.

KAMUDA İSTİHDAMIN SEBEBİ SOSYAL HAKLAR

Devletle özel sektörü karşılaştıran Mehmet Saydam, bugün devlete girmek istenilmesinin sebebinin para olmadığını, bunun sadece sosyal haklarla alakalı olduğunu, ve bu ülkede yaşayan insanların günün birinde özel sektörün biteceğini bildiklerini, bu yüzden kamuda istihdam olmak istediklerini ifade etti.
Saydam, "ülkede şikayet etmeyen insan sayısı çok daha fazladır. Çünkü birşey söylemeye korkuyorlar" dedi.

2. DÜNYA SAVAŞINDAN KALMA BİR YASA!

Yabancıların çalışma izinleriyle ilgili Saydam şunları kaydetti: "Bu yasa eskiden de vardı. 2. Dünya Savaşı'nda "Nürnberg Yasası" diye Alman Nazi örgütü tarafından uygulandı. Benzer birşeydir. Kabul edilmesi mümkün değildir. İlgili parti burda vatandaş yapılmasın diye önlem almaya çalışmıştır ama alakası yoktur. KKTC'de 4 yıldan fazla çalışmış olan insanlar, 4. yılın sonunda ülkeyi terk edecekler. Bu ne demek biliyor musunuz? Benim yanımda 15 yıldır çalışan yabancı uyruklu insanlar var. 15 yıl önce bu ülkeye geldiler, ben getirttim, oturdular, evlendiler, şu an çocukları var, bu insanlar 48-50 yaşında oluyorlar ve neredeyse emeklilik hakkı kazanıyorlar, ve ben şimdi bunlara diyecem ki 'hade kardeş, 4 yıldan fazla çalışamazmışsın, 15 yıl oldu, çık git' (!) Bu adam nereye gitsin?"

VATANDAŞLIK HAKKI KAZANILMASIN DİYE...

"Şu an bu ülkede düzenli olarak 4 yıl ve üzerinde çalışmış 30 bin insan var. 30 bin de eşleri var. 60 bin oldu. Birer de çocukları olsun, 90 bin kişi. Bu 90 bin kişiyi bu ülkeden yollatın, ekonominiz anında batar, kaynaklarınız kurur" diyen Saydam, çalışanların vatandaşlık hakkı kazanmaması için çıkartılan bir uygulama olduğunu, 5 yıl dolarsa vatandaşlık hakkı kazanılacağı için bunun yapıldığını söyledi.

Saydam, 15 yıldır ülkede dürüstçe vergilerini ödeyen kişilerin sınır dışı edileceğini, ancak, ülkede kaçak olup 15 yılda hiçbirşey yapmayanların aftan yararlanacağını, bunun ise hiçbir mantığı olmadığını vurguladı.

"DEVLETÇİLİK" DEĞİL, "DEVAMLILIK" ESASI

Siyasetçilerimizde "devletçilik" esası değil de "devamlılık" esası olduğunu vurgulayan Mehmet Saydam, 2009'da radikal çözüm için gelinilmiş olmasına rağmen, hep bu "devamlılık" esasından dolayı hiçbir değişikliğin yapılmadığını ileri sürdü. Erken seçimi olucu görmeyen fakat sadece uman Saydam, erken seçim olsa dahi hiçbirşeyin değişmeyeceğinin altını çizdi. Saydam siyasilerden sadece cesaret beklediğini de sözlerine ekledi. Mehmet Saydam, KKTC'nin sistemsiz bir ülke olduğunu söyledi.

"2012 YILINDA CİDDİ SIKINTILAR YAŞANACAK"

Programın sonlarına doğru konuk aldığımız Polat Alper tarafından kendisine "2012 yılında Türkiye ve Kuzey Kıbrıs'ı para politikalarında neler bekliyor?" şeklinde bir soru sorulan Mehmet Saydam, son 1 aylık süreçte Avrupa Birliği'nde yaşanan büyük yıkımdan yola çıkarak, şimdi gelinen noktada, global ekonomide Türkiye'nin Çin'in bir adım öünde, 3. çeyreğin sonunda % 8 ile en büyük büyümeyi gerçekleştirmiş ülke olduğunu söyledi. Saydam, enflasyonun tek rakamda tutulmasının başarılamayacağını, kimsenin bunu şu an için öngörmediğini ama yıl sonu ortalamasının yine tek rakamlı enflasyona gelebileceğini belirtti.

Türkiye'nin TL kullanmasının ve eorozone bölgesinde olmamasının KKTC'ye çok büyük bir avantaj sağladığının da altını çizen Mehmet Saydam, "ama biz bunu nasıl kullanabileceğimiz konusunda ne plan yaptık bilemiyorum.çünkü para politikalarını biz belirlemiyoruz. Finansı ise yanlış değerlendiriyoruz. Ve ben 2012 yılında büyük sıkıntılar yaşayacağımızı düşünüyorum" dedi.

"YAPILAN YÜZEYSEL AÇIKLAMALARLA HALKLA ALAY EDİLİYOR!"

"Türkiye'de yaşanacak en küçük depremin KKTC'ye yansıması bunun 2 katıdır" şeklinde konuşan Saydam, Maliye Bakanı'nın açıklamalarını tatminkar değil, gerçeklerden uzak bulduğunu söylerken, yapılan yüzeysel açıklamalarla halkla alay edildiğini, halkın ciddi bir kesiminin dönemsel iktidarların nimetlerinden farklı şekillerde yararlandığını, şimdi de bir kesimin yararlanmaya devam ettiği için hükümetten şikayet edenlerin sayısının azınlıkta olduğunu ileri sürdü.

EKONOMİK ÖRGÜTLER PLATFORMU`NUN IŞIK SÖNDÜRME EYLEMİ...

Ekonomik Örgütler Platformu`nun 10 dakika ışık söndürme eyleminin amaca hizmet eden bir eylem olmadığını belirten Saydam, bu eylemin başarıya ulaşmadığınını belirtti, Ticaret Odası'na üye birçok yerin de ışık söndürme eylemine katılmadığını anımsattı.

Polat Alper ise konuşmasında, doğru ve daha etkileyici eylemlerin bulunmasının gerekliliğini belirterek, arka arkaya yapılan başarısız eylemlerin halkın motivasyonunu kırdığını ve bu sebepten katılımları ciddi boyutta etkilediğinini belirtti. Eylemi organize eden ve başını çeken tarafların öncelikle yönetimlerinin ve tabanlarının buna inanması gerektiğini belirten Alper, organize edilen eyem sadece yönetici kadroların inandığı fakat tabanın desteğini alamadığının dikkatini çekti.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.