Rum basını: Türkiye, BM’nin Kıbrıs’ta yakınlaşmaları kayıt altına alma girişimini veto etti
Philenews’te yer alan habere göre, Ankara, Birleşmiş Milletler’in Crans-Montana sürecine kadar sağlanan yakınlaşmaları belgelemeye yönelik adımına karşı çıkarak süreci durdurdu; bu tutumun gayriresmî beşli konferans ihtimalini de bloke ettiği belirtildi.
Philenews’te yer alan habere göre, Türkiye, Birleşmiş Milletler’in (BM) Kıbrıs sorununda Crans-Montana Konferansı’na kadar müzakere sürecinde sağlanan yakınlaşmaların kayıt altına alınmasına yönelik girişimine kırmızı ışık yaktı. Haberde yer alan bilgilere göre Ankara’nın bu müdahalesinin, BM’nin Kıbrıs meselesinde atmayı planladığı bir sonraki adımı durdurduğu belirtildi.
Haberde, BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín Cuéllar ve ekibinin, bugüne kadar sağlanan yakınlaşmaları içeren bir belge hazırlanması fikrini gündeme getirmeye hazırlandığı aktarıldı. Bu belgenin, Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in, Tufan Erhürman ve Holguín ile yaptığı ortak görüşmede sunduğu ve kamuoyuna “beş maddelik öneri” olarak yansıyan yaklaşımla büyük ölçüde örtüştüğü ifade edildi.
BM’nin söz konusu belgeyi, yeniden başlatılabilecek bir müzakere sürecinde tartışma zemini olarak kullanmayı planladığı ancak bu girişimin, ortak toplantıya dahi ulaşamadan engellendiği kaydedildi. Güvenilir olduğu öne sürülen kaynaklara dayandırılan haberde, Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nda Kıbrıs dosyasından sorumlu olan Büyükelçi Burak Özügergin’in, Hristodulidis–Erhürman–Holguín görüşmesinin arifesinde Kıbrıs’ın kuzeyine bir ziyaret gerçekleştirdiği belirtildi.
Ziyaretin resmi gerekçesinin, Özügergin’in Danimarka Büyükelçiliği görevine atanması öncesi bir “veda” ziyareti olarak yansıtıldığı, ancak gerçekte temasların son derece içerikli olduğu vurgulandı. Habere göre, Özügergin bu ziyaret kapsamında Holguín ile bir araya geldi ve Holguín, müzakerelerde sağlanan yakınlaşmaların yazılı bir belgede kayıt altına alınması niyetini dile getirdi. Türk tarafının ise bu öneriye veto koyduğu, bunun da süreci fiilen dondurduğu ve gayriresmî beşli konferans ihtimalini de bloke ettiği ifade edildi.
Philenews, Ankara’nın bu tutumunun, Türkiye’nin Kıbrıs sorununda bu aşamada herhangi bir ilerleme istemediğini ancak yeni bir çıkmazın sorumluluğunu da üstlenmekten kaçındığını gösterdiğini yazdı. Bu çerçevede Ankara’nın, Kıbrıs Türk liderliğini yönlendirdiği ve süreci kontrollü biçimde yönettiği değerlendirmesine yer verildi.
"TÜRKİYE'NİN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM POLİTİKASINDA HERHANGİ BİR DEĞİŞİKLİK YOK"
Haberde ayrıca, Türk Dışişleri’nde “Tufan kodu” olarak tanımlanan yeni bir taktik çerçevenin şekillendiği ve bunun, Kıbrıs’ın kuzeyindeki liderlik değişiminin ardından devreye sokulduğu aktarıldı. Türkiye’nin muhataplarına, iki devletli çözüm politikasında herhangi bir değişiklik olmadığını ilettiği; bu tutumun, yıllardır sonuçsuz kalan müzakere süreçlerine dayandırıldığı kaydedildi.
Aynı kaynaklara göre Ankara, yeni Kıbrıs Türk liderine “deneyebileceği” mesajını verdiğini, ancak bunun önceden belirlenmiş ve dar bir çerçeve içinde olacağını vurguluyor. Bu çerçevenin, Ankara’da şekillendirilen ve kamuoyuna yönelik algı yönetimi boyutu da bulunan dört temel koşula dayandığı ifade ediliyor.
TÜRKİYE'NİN "TUFAN KODU" PLANI: ERHÜRMAN İYİ, TATAR KÖTÜ POLİS
Haberde, “iyi Erhürman – kötü Tatar” şeklinde tanımlanan algının şu ana kadar dış aktörler nezdinde işlediği, bazı yabancı hükümetlerin Erhürman’ı müzakereleri ilerletebilecek bir figür olarak gördüğü belirtildi. Ancak Erhürman’ın, BM veya Hristodulidis’ten gelen tüm girişimlere yanıt vermediğini, “zamana ihtiyaç duyduğunu” söylediği ve bunun Türkiye ile ilişkili olduğunun değerlendirildiği kaydedildi.
Philenews, Erhürman’ın selefi Ersin Tatar ya da eski lider Mustafa Akıncı ile aynı çizgide olmadığını, özellikle Avrupa Birliği’ne bakışında farklılık bulunduğunu; ancak AB sürecinin, Kıbrıs Cumhuriyeti üzerinden değil, Kıbrıs sorununun çözümü yoluyla gerçekleşmesi gerektiğini savunduğunu da aktardı.
Öte yandan haberde, 11 Şubat’ta Atina ve Ankara arasında yapılması planlanan Yunanistan–Türkiye Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısına da değinildi. Görüşmede, Girit–Kıbrıs elektrik bağlantısı projesinin ve Kıbrıs meselesinin gündeme gelmesinin beklendiği, ancak somut bir ilerleme ihtimalinin zayıf olduğu ifade edildi.
Haberde ayrıca, İngiltere’deki bazı Kıbrıslı Türk grupların, güneyde kaldığı belirtilen Kıbrıslı Türklere ait mülklerin kayda geçirilmesine yönelik yeni bir girişim başlattığı; buna karşılık Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarının, tüm mülkiyet verilerinin zaten Tapu Dairesi’nde kayıtlı olduğunu ve bu tür girişimlerin hukuki karşılığı bulunmadığını vurguladığı da yer aldı.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.