GÜNEY KIBRIS
okuma süresi: 1 dak.

KKTC’deki Rum mallarının istismarı meselesinde Fransa'da tutuklanan kadın ortadan kayboldu

KKTC’deki Rum mallarının istismarı meselesinde Fransa'da tutuklanan kadın ortadan kayboldu

KKTC’deki Rum mallarının “gasp edildiği” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında Fransa’da tutuklanan 53 yaşındaki Litvanyalı emlakçı Rasa Zileviç’in, Güney Kıbrıs’a götürülmek üzere serbest bırakılmasının ardından ortadan kaybolduğu bildirildi.

Yayın Tarihi: 01/09/26 10:22
okuma süresi: 1 dak.
KKTC’deki Rum mallarının istismarı meselesinde Fransa'da tutuklanan kadın ortadan kayboldu

KKTC’deki Rum mallarının “gasp edildiği” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında Fransa’da tutuklanan ve yargılanmak üzere Güney Kıbrıs’a götürülmesi planlanan 53 yaşındaki Litvanyalı emlakçı Rasa Zileviç’in ortadan kaybolduğu bildirildi.

Politis gazetesi, aleyhindeki Avrupa tutuklama emri gereği tutuklanan Zileviç’in, Rum polisi tarafından Fransa’dan teslim alınarak Güney Kıbrıs’a götürülmesinin ayarlandığını; ancak belli şartlarla serbest bırakılan ve Fransa Havalimanı’na giderek Rum polisine teslim olması gereken Zileviç’in ortadan kaybolduğunu yazdı.

Gazete, Fransa polisinin Rum polisini durumdan haberdar ettiğini ve Rum polisinin de Fransa’ya gitmediğini kaydetti. Haberde kadının Fransa polisi tarafından arandığı da belirtildi.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Alexy Flemming01/09/26 12:24
İran kökenli Behdad JAFARİ davasında Fransa mahkemesi, Kıbrıs Cumhuriyeti Fransa'nın istediği ek bilgi ve belgeleri yeterli şekilde sunmadı; Fransa mahkemesi, davanın esasına girmeden, şu sonucu çıkardı: Fiil Kuzey’de → Avrupa Müktesebatı (Acquis) Kuzey’de askıda → EAW (Avrupa Tutukluluk Emri; European Arrest Warrant) da AB hukukudur → EAW uygulanamaz. Litvanya kökenli Rasa ZİLEVİCE davasında ise, Kıbrıs Cumhuriyeti Fransa'nın istediği ek bilgi ve belgeleri yeterli şekilde sundu; Fransa Aix-en-Provence ve ardından Cour de cassation mahkemesi, davanın esasına girerek, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin talep ettiği EAW fiilinin Kuzey Kıbrıs’ta uygulanmadığı; EAW’nin Fransa’da uygulandığı” ayrımını yaptı: EAW; • Kıbrıs Cumhuriyeti’nce çıkarılıyor, • Fransa’da uygulanıyor, • Kişi Fransa’dan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kontrolündeki bölgeye teslim ediliyor. Yani Fransız mahkemesi, AB hukukunun (European Arrest Warrant) uygulanma yeri Kuzey Kıbrıs değil, Fransa’dır noktasından hareket etti. Rasa Zilevice, şu şekilde savunma yapsaydı, Fransa’daki Temyiz davasını kazanırdı: Rasa Zilevice; “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Fransa’dan, Kıbrıs adasının kuzeyindeki (mülkiyetle ilgili) bir fiille ilgili olarak AVRUPA TUTUKLAMA EMRİ’NİN (European Arrest Warrant) YERİNE GETİRİLMESİ FİİLİ, Kıbrıs’ın kuzeyinde değil de, FRANSA’DA UYGULANMIŞ OLUYOR, “ben, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin EAW talebinin, Kıbrıs adasının güneyine değil de, KIBRIS ADASININ KUZEYİNE GÖNDERİLMEMLE YERİNE GETİRİLMESİNİ FRANSIZ MAHKEMESİ’NDEN TALEP EDİYORUM. Bizzat Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kendisine göre Kıbrıs adasının hem kuzeyi hem güneyi, Kıbrıs Cumhuriyeti’dir. Dolayısıyla, FRANSA’DAN KIBRIS ADASININ KUZEYİNE GÖNDERİLMEMLE Kıbrıs Cumhuriyeti’nin EAW talebi gerçekleşmiş olur. Zira, FRANSA BENİ, FRANSA’DAN KIBRIS ADASININ KUZEYİNE GÖNDERDİĞİNDE, KIBRIS CUMHURİYETİ’NİN BİZZAT KENDİSİNE GÖRE FRANSA’DAN KIBRIS CUMHURİYETİ’NE GÖNDERİLMİŞ OLUYORUM VE KIBRIS CUMHURİYETİ’NİN EAW TALEBİ GERÇEKLEŞMİŞ OLUYOR. Kıbrıs Cumhuriyeti, Fransa’dan, EAW talebinin yerine getirilmesi fiilinde, benim, Fransa’dan Kıbrıs adasının MUTLAK SURETLE VE SADECE VE SADECE GÜNEYİNE gönderilmemle yerine getirilebileceğini İLERİ SÜREMEZ! Mülkiyetle ilgili satma/devretme/kiralama vb. fiilin işlendiği Kıbrıs adasının kuzeyinde, AİHM’in DE GEÇERLİLİĞİNİ KABUL ETTİĞİ MEVZUATLAR VE MAHKEMELER vardır. EAW’nin konusu olan “Kıbrıs adasının kuzeyindeki (mülkiyetle ilgili) fiil”le ilgili olarak, Kıbrıs adasının güneyindeki Müştekilerin ve hatta bizzat Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AİHM’ce de kabul edilen MEVZUATLARA VE BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ MAHKEMELERE başvurmalarının önünde HİÇBİR ENGEL YOKTUR. Hatta, Kıbrıs adasının kuzeyindeki bir mülkle ilgili olarak AİHM’e gidebilmek için bile bu MEVZUATLAR VE BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ MAHKEMELER bir iç hukuk yolu olarak tüketilmek zorundadır.” demeliydi. 🟦 AİHM [KKTC'NİN TRANSDİNYESTER, ABHAZYA VE KIRIM'DAN FARKLILIĞI; 25.06.2024; Ukrayna vs. Rusya Davası (Kırım); Applications 20958/14 and 38334/18]: Kıbrıs'ın kuzeyinde KKTC'nin kanunlarının uygulanmasının AİHM mevzuatına göre yasallığının AİHM'ce nedenleri (KKTC'nin durumunun, KIRIM, TRANSDİNYERSTER ve ABHAZYA'nın durumundan FARKLI olmasının nedenleri; KKTC'nin durumu, diğer durumlar için PRECEDENT OLUŞTURMAZ) (KKTC'nin TÜM MEVZUATI VE TÜM MAHKEMELERİ AİHM'ce YASALDIR): 930. AİHM Mahkemesi, "KKTC YEREL HUKUKU"NUN ANGLO-SAKSON HUKUK GELENEĞİNE DAYANDIĞINI VE BU NEDENLE AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ BAKIMINDAN "HUKUK" OLARAK KABUL EDİLDİĞİNİ belirtirken, TRANSDİNYESTER'e ("MRT") ilişkin davalarda, AİHM, "[MRT'de], Moldova Cumhuriyeti'nin Transdinyester haricinde geriye kalan kısmındakine benzer bir şekilde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile uyumlu bir yargı geleneğini yansıtan bir sistem bulunduğunu varsaymak için herhangi bir temel olmadığı" sonucuna varmıştır. AİHM Mahkemesi, ABHAZYA'nın "hukuku" ve Abhaz mahkemelerinin "hukuka uygunluğu" konusunda da benzer sonuçlara ulaşmıştır. 932. … Dahası, "MRT" ve Abhazya ile ilgili davalar, tanınmamış varlıkların "hukukunu" konu almakta olup, bunların sırasıyla "Moldova Cumhuriyeti’nin geri kalanındakine" veya "Gürcistan’ın geri kalanındakine" benzer bir yargı geleneğini yansıtmadığıyla ilgili davalar iken, Kıbrıs - Türkiye (esas) davasında AİHM Mahkemesi, "KKTC’de faaliyet gösteren SİVİL MAHKEMELERİN esas itibarıyla ANGLO-SAKSON GELENEĞİNE DAYANDIĞINI ve 1974 OLAYLARI ÖNCESİNDE FAALİYET GÖSTEREN MAHKEMELER İLE KIBRIS'IN GÜNEY KESİMİNDE VARLIĞINI SÜRDÜRMÜŞ OLAN MAHKEMELERDEN ESASLI BİR FARKLILIK GÖSTERMEDİĞİNİ" tespit etmiştir. Bu husus, söz konusu davayı şimdiki davaya benzer kılmakta, ancak ELDEKİ MEVCUT DAVADAN FARKLILAŞTIRMAKTADIR. Kıbrıs-Türkiye davası, Türkiye'nin, Kıbrıs'ın kuzeyindeki toprağın fiili kontrolünü ele geçirmesinden önce "KKTC" topraklarında geçerli olan ve ÖNCEDEN VAR OLAN KIBRIS HUKUKUNUN DEVAM ETMİŞ UYGULANMASInı konu alırken, eldeki mevcut dava, Kırım’da daha önce geçerli ve yürürlükte olan Ukrayna hukukunun yerine Rusya Federasyonu hukukunun (veya onun türevi olarak yerel makamların "hukukunun") uygulanmasını konu almaktadır. https://hudoc.echr.coe.int/?i=001-235139 🎯 AİHM'e göre, KKTC'nin TÜM MEVZUATInın ve TÜM MAHKEMELERİNİN uluslararası hukukta YASAL olmasının nedenleri: 1) KKTC HUKUKU'NUN ve KKTC Mahkemelerinin ANGLO-SAKSON HUKUK GELENEĞİNE DAYANNMASI. 2) KKTC’nin SİVİL MAHKEMELERİ'nin, Kıbrıs'ta 1974 OLAYLARI ÖNCESİNDE FAALİYET GÖSTEREN MAHKEMELER İLE GÜNEY KIBRIS'TA HALİHAZIRDA VARLIĞINI SÜRDÜREN MAHKEMELERDEN ESASLI BİR FARKLILIK GÖSTERMEMESİ. 3) KKTC'nin, 1974 öncesinde, Kıbrıs'ın kuzeyinde geçerli olan ve ÖNCEDEN VAR OLAN KIBRIS HUKUKUNU DEVAM ETTİRMESİ. 🟦 AİHM (02.09.2015; KKTC MAHKEMELERİNİN YASALLIĞI, BAĞIMSIZLIĞI VE TARAFSIZLIĞI): Hem hukuk mahkemelerini hem de ceza mahkemelerini içeren "KKTC"deki yargı sistemi, işleyişinde ve usüllerinde, Kıbrıs'ın yargısal ve örf/adete dayanan geleneğini yansıtmıştır ve bu yüzden, "KKTC" mahkemelerinin, bu mahkemeleri işleten "anayasal ve yasal temel"e istinaden, "kanunla kurulmuş olduğu" düşünülmelidir. AİHM, daha önce zaten şuna hükmetmiştir: "KKTC"de kurulmuş olan yargı sisteminin, bu sistemi işleten "anayasal ve yasal temel"e istinaden, "kanunla kurulmuş olduğu" düşünülmelidir, ve AİHM, "KKTC" MAHKEMELERİNİN, BİR BÜTÜN OLARAK, BAĞIMSIZLIKLARININ VE/VEYA TARAFSIZLIKLARININ EKSİK OLDUĞUNU KABUL ETMEMEKTEDİR. "KKTC" otoritelerinin bir eylemi, KUZEY KIBRIS BÖLGESİNDEKİ YÜRÜRLÜKTEKİ KANUNLARla uyumlu olduğunda, ilkesel olarak, bu eylemler, Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu'nun amaçları için iç hukukta yasal bir temele sahiptir. http://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-155000 PS: Burada, AİHM, "kuzey Kıbrıs bölgesindeki yürürlükteki kanunlar" ile, KKTC'nin kuzey Kıbrıs'ta yayınladığı ve yürürlüğe koyduğu kanunları kastetmektedir (bak: AİHM'in 02.07.2013 kararı). Özetle, AİHM'e göre, KKTC Mahkemeleri BAĞIMSIZ VE TARAFSIZDIR. Rasa Zilevice, böyle yapsaydı: (KKTC’yi) TANIMA demek olduğundan, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kendisi KKTC’ye (Mahkemeler ve TMK) zaten başvurmazdı. “Kıbrıs adasının kuzeyindeki (mülkiyetle ilgili) fiil”le ilgili olarak, Kıbrıs adasının güneyindeki Müştekiler, KKTC Mahkemelerine (TMK vb.) başvurmak zorunda kalırdı.