GÜNEY KIBRIS
okuma süresi: 11 dak.

Barak’tan Merkava’ya: Güney Kıbrıs’ın İsrail savunma hattı daha da genişliyor

Barak’tan Merkava’ya: Güney Kıbrıs’ın İsrail savunma hattı daha da genişliyor

Rum tarafı, İsrail tarafından İsrail Savunma Kuvvetleri için üretilen ana muharebe tankı Merkava Mk 4 için İsrail’le anlaşmayı hızlandırmaya çalışıyor. İsrail’in Güney Kıbrıs’a savunma alanındaki rolü; hafif silahlar ve insansız sistemlerden, hava savunmasına, radar ve diğer savunma teknolojilerine, şimdi de ana muharebe tanklarına uzanan daha geniş bir tedarik ilişkisine dönüşüyor...

Yayın Tarihi: 30/09/26 09:49
Güncelleme Tarihi: 30/09/26 10:56
okuma süresi: 11 dak.
Barak’tan Merkava’ya: Güney Kıbrıs’ın İsrail savunma hattı daha da genişliyor

Rum Milli Muhafız Ordusu’nun yaşlanan tank filosunu yenileme arayışında İsrail yapımı Merkava Mk 4 öne çıkıyor. Birim fiyatının yaklaşık 10 milyon Euro olması beklenen tanklar için Lefkoşa’nın Tel Aviv’le anlaşmayı hızlandırmaya çalıştığı bildiriliyor.

Aynı dönemde mevcut AMX-30 tanklarının modernizasyonuna da yaklaşık 25 milyon euroluk kaynak ayrılması gündemde.

Gelişmeler, Güney Kıbrıs ile İsrail arasında son yıllarda savunma, hava savunması, güvenlik ve enerji başlıklarında derinleşen iş birliğinin askeri ayağını yeniden gündeme taşıyor.

MERKAVA İÇİN PAZARLIK HIZLANDI

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Rum Milli Muhafız Ordusu’nun yaşlanan zırhlı araç filosunu yenilemek amacıyla İsrail’den Merkava Mk 4 tankları satın alma girişimlerini hızlandırdığı bildirildi.

Philenews’in 28 Eylül tarihli haberine göre, Rum tarafı İsrail’le yürütülen görüşmelerin mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılması için baskısını artırıyor. Haberde, modernize edilmiş Merkava Mk 4 versiyonunun değerlendirildiği ve bir tankın maliyetinin yaklaşık 10 milyon Euro seviyesinde olmasının beklendiği aktarıldı.

Ancak henüz tamamlanmış bir satın alma anlaşması bulunmuyor.

Görüşmelerin gecikmesinde İsrail ordusunun mevcut Merkava tanklarını yoğun şekilde operasyonel olarak kullanması ve İsrail Savunma Bakanlığı’nın mevcut tank kapasitesinin tamamını personelle aktif hale getirme kararı etkili faktörler arasında gösteriliyor.

Rum tarafının Merkava tercihinde ise yalnızca tankın teknik özellikleri değil, lojistik yakınlık da öne çıkıyor. İsrail’in Kıbrıs’a coğrafi olarak yakın olması, yedek parça ve mühimmat tedariki ile gerektiğinde bakım-onarım süreçlerinin daha kolay yürütülebileceği değerlendirmesi yapılıyor.

LEOPARD SEÇENEĞİ GERİDE KALDI

Merkava seçeneği, Yunanistan’dan temin edilmesi gündeme gelen Leopard 1A5 tanklarının değerlendirilmesinin ardından daha da öne çıktı.

Rum Milli Muhafız Ordusu’ndan bir heyetin Yunanistan’daki Leopard 1A5’leri incelediği, ancak söz konusu araçların operasyonel ihtiyaçları karşılayacak durumda olmadığı yönündeki değerlendirmeler sonrasında bu seçeneğin ilerlemediği bildirildi.

Böylece Güney Kıbrıs’ın önündeki seçeneklerden biri, eski Rus ve Fransız sistemlerinin devam ettirilmesi yerine İsrail menşeli yeni nesil platformlara yönelmek haline geldi.

MERKAVA GELMEDEN AMX-30’LAR MODERNİZE EDİLECEK

Burada dikkat çeken başka bir gelişme daha var.

Rum Savunma Bakanı Vasilis Palmas, 25 Eylül’de yaptığı açıklamada, yaşlanan AMX-30 tanklarının modernizasyonunun devam edeceğini doğruladı.

Palmas, mevcut tank filosunun henüz tamamen yenilenmesi mümkün olmadığı için AMX-30’ların yeni koşullara uyarlanacağını söyledi. Yerel basında söz konusu modernizasyonun, tanklara termal kameralar kazandırılması da dâhil olmak üzere yaklaşık 25 milyon Euro maliyet taşıyacağı öne sürüldü.

Dolayısıyla ortaya iki aşamalı bir tablo çıkıyor; Bir tarafta mevcut AMX-30 filosu modernize ediliyor, diğer tarafta ise yeni ana muharebe tankı olarak Merkava Mk 4 için İsrail’le görüşmeler sürdürülüyor.

Rum tarafının amacı böylece kısa vadede mevcut kapasiteyi ayakta tutarken, orta vadede tank filosunu yenilemek olarak şekilleniyor.

MERKAVA SADECE BİR TANK DEĞİL: İSRAİL’LE YAKINLAŞMANIN YENİ HALKASI

Merkava görüşmelerini anlamak için Güney Kıbrıs-İsrail ilişkilerinin özellikle savunma ve güvenlik alanında son yıllarda geçirdiği dönüşüme bakmak gerekiyor.

İki ülke arasındaki askeri ilişkiler artık yalnızca dönemsel tatbikatlarla sınırlı değil.

Mart 2023’te Kıbrıs ve İsrail, Rum Milli Muhafız Ordusu ile İsrail Silahlı Kuvvetleri arasında ikili savunma iş birliği programı imzaladı. Aynı dönemde Yunanistan’ın katılımıyla üçlü askeri iş birliği programı da oluşturuldu

İsrail’in Lefkoşa Büyükelçiliği de 2023’teki açıklamasında İsrail’in Rum Milli Muhafız Ordusu için yeni savunma sistemlerinin önemli tedarikçilerinden biri olduğunu ve ortak tatbikatların sürdüğünü açıkça belirtti.

HAVA SAVUNMASINDA İSRAİL DÖNEMİ

Bu yakınlaşmanın en somut örneklerinden biri ise Barak MX hava savunma sistemi oldu.

Güney Kıbrıs, 2024 sonunda İsrail üretimi Barak MX sisteminin ilk unsurlarını teslim almaya başladı. Sistem, Rum tarafının uzun süredir kullandığı Rus menşeli hava savunma sistemlerine olan bağımlılığını azaltan önemli bir adım olarak değerlendirildi.

Böylece İsrail’in Güney Kıbrıs’a savunma alanındaki rolü; hafif silahlar ve insansız sistemlerden, hava savunmasına, radar ve diğer savunma teknolojilerine, şimdi de ana muharebe tanklarına uzanan daha geniş bir tedarik ilişkisine dönüşüyor.

Cyprus Mail’in 10 Eylül tarihli haberinde de İsrail’in Güney Kıbrıs’ın önemli savunma tedarikçilerinden biri haline geldiği, Barak MX’in yanı sıra radar sistemleri ve gelecekte gelişmiş taarruz helikopterleri gibi farklı savunma sistemlerinin de gündemde olduğu belirtildi.

HERZOG’UN ZİYARETİNDEN GÜNLER SONRA MERKAVA GÜNDEMİ

Merkava gelişmesinin zamanlaması da dikkat çekici.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 10 Eylül’de Güney Kıbrıs’a çalışma ziyareti gerçekleştirdi ve Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ile görüştü.

Görüşmenin gündeminde doğrudan güvenlik ve savunma başlıkları vardı. Christodoulides, İsrail’le stratejik ortaklığın güvenlik, enerji ve savunma dahil çeşitli alanlarda geliştirilmesini istediklerini açıkladı.

Aynı ziyaret sırasında savunma sanayii açısından daha dikkat çekici bir başka başlık da ortaya çıktı.

İsrail savunma şirketlerinin, Güney Kıbrıs’ı Avrupa Birliği’nin SAFE savunma finansman mekanizmasından yararlanmak için potansiyel bir üs olarak değerlendirdiği bildirildi.

Bu çerçevede İsrail şirketlerinin Güney Kıbrıs’ta faaliyet göstermesi, ortak projeler geliştirmesi ve Avrupa savunma pazarına erişim sağlaması ihtimali de gündeme geldi.

Bu nedenle Merkava görüşmeleri, yalnızca iki ülke arasındaki bir tank satışından ibaret olmayabilecek daha geniş bir savunma sanayii ilişkisinin parçası olarak okunabilir.

ÜÇLÜ İSRAİL-YUNANİSTAN-GÜNEY KIBRIS HATTI

İsrail-Güney Kıbrıs yakınlaşmasının bir diğer ayağını ise Yunanistan üzerinden gelişen üçlü güvenlik mimarisi oluşturuyor.

Aralık 2025’te Kudüs’te gerçekleştirilen 10. İsrail-Yunanistan-Güney Kıbrıs Üçlü Zirvesi’nde üç ülke, güvenlik, savunma, askeri iş birliği, deniz güvenliği ve kritik altyapının korunması alanlarındaki iş birliğini güçlendirme kararı aldı.

2026 yılı için Yunanistan-Kıbrıs-İsrail Ortak Eylem Planı da imzalandı. Plan; ortak operasyon faaliyetleri, özel kuvvetler eğitimi ve askeri düzeyde toplantıları kapsıyor.

Bu hattın hava savunması boyutunda ise Yunanistan’ın İsrail teknolojisine dayalı “Achilles Shield” sistemi için ilerlediği görülüyor. Güney Kıbrıs Savunma Bakanı Palmas, Eylül ayında söz konusu yapının Güney Kıbrıs açısından da güvenlik boyutu taşıdığını savundu.

Dolayısıyla Merkava meselesi, İsrail-Güney Kıbrıs-Yunanistan arasındaki savunma iş birliğinin daha geniş çerçevesinden bağımsız değil.

SADECE SAVUNMA DEĞİL: ENERJİ VE KRİTİK ALTYAPI DA AYNI EKSENDE

İsrail-Güney Kıbrıs yakınlaşmasının son dönemindeki eksen yalnızca askeri alandan oluşmuyor.

Üçlü mekanizma içerisinde enerji, elektrik bağlantıları, deniz güvenliği, kritik altyapı, siber güvenlik ve kriz yönetimi de giderek daha fazla yer kaplıyor.

Aralık 2025’teki üçlü zirvede Great Sea Interconnector (GSI) projesi özellikle vurgulanırken, Doğu Akdeniz’deki enerji ve bağlantı projelerinin üç ülke arasındaki stratejik iş birliğinin temel unsurlarından biri olduğu belirtildi.

Eylül 2026’da ise İsrail Ulusal Acil Durum Yönetimi Kurumu’ndan bir heyet Güney Kıbrıs’ı ziyaret ederek sivil savunma, kriz yönetimi ve afetlere hazırlık konularında yeni bir iş planı üzerinde çalıştı.

Görüşmelerde Rum Savunma Bakanlığı ve Milli Muhafız Ordusu da yer aldı.

Yani son dönemdeki tablo; savunma; hava savunması; askeri eğitim; deniz güvenliği; enerji; kritik altyapı; kriz yönetimi başlıklarının birbirine bağlandığı çok katmanlı bir ilişkiye işaret ediyor.

TÜRKİYE’DEN GELEN TEPKİ DE AYNI DÖNEME RASTLADI

Bu askeri yakınlaşmanın bölgesel etkisi de tartışılıyor.

24 Eylül’de Türkiye Savunma Bakanlığı kaynakları, Güney Kıbrıs’ın üçüncü ülkelerle yürüttüğü askeri iş birliklerini ve silahlanma faaliyetlerini yakından izlediklerini açıklayarak, bu faaliyetlerin adadaki ve bölgedeki güvenlik dengesini etkileyebileceği yönünde değerlendirmede bulundu.

Güney Kıbrıs Savunma Bakanlığı ise buna karşılık savunma iş birliklerinin egemen devletlerarasında yürütüldüğünü ve uluslararası hukuk çerçevesinde olduğunu savundu.

Bu açıklamalar, Merkava görüşmelerinin yalnızca bir “tank tedariki” olarak değil, Kıbrıs çevresindeki daha geniş güvenlik denkleminde değerlendirildiğini gösteriyor.

ŞİMDİ GÖZLER MERKAVA ANLAŞMASINDA

Gelinen noktada Rum Milli Muhafız Ordusu açısından tablo netleşiyor;

Yaşlanan AMX-30’lar modernize edilecek.

Rus menşeli sistemlerden uzaklaşma devam edecek.

İsrail savunma sistemlerinin RMMO içindeki ağırlığı artacak.

Ve ana muharebe tankı filosunun yenilenmesinde Merkava Mk 4 seçeneği öne çıkacak.

Philenews’in son haberine göre Rum tarafı, yaklaşık 10 milyon euro birim maliyeti beklenen Merkava Mk 4 için İsrail’le anlaşmayı hızlandırmaya çalışıyor. Ancak İsrail’in mevcut operasyonel ihtiyaçları nedeniyle sürecin henüz sonuçlanmadığı belirtiliyor.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde takip edilmesi gereken asıl başlık yalnızca “Merkava satın alınacak mı?” sorusu değil.

Asıl soru, İsrail’in Güney Kıbrıs’ın savunma mimarisindeki ağırlığının ne ölçüde artacağı olacak

Çünkü son birkaç yıldaki gelişmeler, iki ülke arasındaki ilişkinin tek tek silah sistemleri üzerinden yürüyen bir tedarik ilişkisinden; savunma, güvenlik, enerji, kritik altyapı ve bölgesel iş birliğini kapsayan daha geniş bir stratejik ortaklık alanına doğru genişlediğini gösteriyor. Bu çerçevede Merkava görüşmeleri, söz konusu yakınlaşmanın zırhlı birlikler alanındaki en yeni halkası olarak öne çıkıyor.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

En güncel gelişmelerden hemen haberdar olmak için

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.