Kostas Themistokleus: Nikos Hristodulidis çözüme götüren görüşmelerle ilgilenmiyor
Rum Yönetimi'nin Eski Bakanlarından Kostas Themistokleus, Rum lider Nikos Hristodulidis’i Kıbrıs sorununda çözüme yönelik müzakereler yerine sonuçsuz ve ucu açık bir diyalog yürütmekle suçladı.
Rum Yönetimi'nin Eski Bakanlarından Kostas Themistokleus, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Güven Yaratıcı Önlemlerle (GYÖ) veya çözüme götüren görüşmelerle değil; etkisiz, sonsuz bir diyalog ve sonu olmayan bir süreçle ilgilendiğini kaydetti.
Themistokleus, “Politis” gazetesinde yer alan görüş yazısında Kıbrıs sorunuyla alakalı değerlendirmelerde bulundu ve Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’e eleştiriler yöneltti.
Kıbrıs sorununun son bir yıldır Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis tarafından ele alındığını, liderlerin 13 kez baş başa görüştüğünü ve BM Genel Sekreterinin adayı ziyaret ettiğini söyleyen Themistokleus, Hristodulidis’in bir yıl önce halk arasında 2026 yılının sonuna kadar Kıbrıs sorununun çözüleceği umudunu yeşertmeye başladığını yazdı.
Halkın bir şekilde Hristodulidis'e inandığını kaydeden Themistokleus, Hristodulidis'i iktidara getiren eski Rum lider Nikos Anastasiadis'in Crans Montana'da Annan Planı'nda öngörülenden bile daha iyi bir çözüme yaklaşıldığını söylediğini anımsattı.
Anastasiadis’in o dönemki müzakerecisi, daha sonra AKEL başkan adayı olan, şimdi parti başkanlığı için aday olmayı yeniden talep eden Andreas Mavroyannis’in ise 2017 yılında çözüme "bir kıl payı" yaklaşıldığını vurguladığını anımsatan Themistokleus, dönemin hükümet sözcüsü Nikos Hristodulidis’in ise çözüme “çok yaklaşıldığını” söylediğini hatırlattı.
BM Genel Sekreteri’nin ise "son düzlükten” bahsettiğini kaydeden Themistokleus, Anastasiadis hükümetinin çözüme çok yaklaşıldığına dair söylemlerinin “12 aydır sıfır sonuçla zamanın kıskacında olduğunu” kaydetti.
Bu noktada, gerçeklerin görülebilmesi için çerçevenin dışından bakılması gerektiğine işaret eden Themistokleus, medyanın “Türkiye suçlu” ve “her şey diğer tarafın uzlaşmaz tutumundan kaynaklanıyor” şeklindeki kolay ve basit söylemlerinin artık saf ve kolay kandırılabilen insanlara hitap ettiğini savundu.
“HRİSTODULİDİS GÜVEN YARATICI ÖNLEMLERLE (GYÖ) VEYA ÇÖZÜME GÖTÜREN GÖRÜŞMELERLE İLGİLENMİYOR”
Hristodulidis’in iletişim oyunları ve satırlarının ardındaki gerçekleri okuyabilenlerin, Hristodulidis’in en sevdiği ifadeyi kullanmak gerekirse artık “net bir tabloya” sahip olduklarını belirten Themistokleus, Hristodulidis’in Güven Yaratıcı Önlemlerle (GYÖ) veya çözüme götüren görüşmelerle ilgilenmediğini vurguladı.
Hristodulidis’in etkisiz ve sonsuz bir diyalogla ve sonu olmayan bir süreçle ilgilendiğini kaydeden Themistokleus, bunun ise Güney Kıbrıs'ın en önemli gazetecilerinden biri olan Alekos Konstantinidis'in vurguladığı gibi "gösteri devam etmeli (show must go on)" sözünü teyit ettiğini söyledi.
Görüş yazısında Hristodulidis ile Cumhurbaşkanı Erhürman arasında gerçekleşen ilk görüşmeden de söz eden Themistokleus, Erhürman'ın görüşmeye dört metodolojik noktayla birlikte hazırlıklı bir şekilde, Hristodulidis'in ise hazırlıksız ve ne yapacağını şaşırmış bir şekilde gittiğini belirtti.
Themistokleus, Hristodulidis’i tek ilgilendiren şeyin Başkanlık Sarayına dönüşünde gazetecilere ne söyleyeceği olduğunu da belirtti.
O zamandan bu yana aylar geçtiğini belirten Themistokleus, bugün Hristodulidis’in dört noktadan üçünü kabul ettiğini söylediğini, karşı tarafın ise buna Rum kesiminin hiçbir noktayı kabul etmediği şeklinde karşılık verdiğini aktardı.
Themistokleus dolayısıyla “kim doğruyu söylüyor, kim yalan söylüyor” sorusunun gündeme geldiğini belirtti.
Themistokleus, BM Genel Sekreteri Guterres, Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin ve Guterres’in basın sözcüsü Stephan Dujarric'le ilgili olarak ise konuştukları ve yazdıklarıyla Cumhurbaşkanı Erhürman’ın analiz ve değerlendirmelerini paylaşıyor gibi göründüklerini kaydetti.
Themistokleus bundan dolayı BM temsilcilerinin bir kez daha Rum kesimi açısından “red flag- kırmızı bayrak” haline geldiklerine işaret etti.
Öte yandan Hristodulidis’in sık sık Guterres'e yazdığını ve mektuplarının içeriği hakkında kamuoyunu bilgilendirdiğini ancak Genel Sekreterin yanıtları hakkında kamuoyunu asla bilgilendirmediğini vurgulayan Themistokleus, yakın zamanda Erhürman tarafından da BM Genel Sekreterine bir mektup gönderildiğini anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erhürman’ın Guterres'ten aldığı bilgi-yanıtın Hristodulidis açısından “tokat” niteliğinde olduğunu kaydeden Themistokleus, Guterres’in güven ortamı eksikliği ve Genel Sekreter tarafından önerilen GYÖ’lerin ileriye götürülmemesi konusunda Hristodulidis’i suçladığını vurguladı.
Hristodulidis’in tek suçlu olup olmadığı konusuyla, hatta günde iki üç kez sürekli aynı açıklamalarla kendilerini meşgul ederken, parmağını bile kıpırdatmamasına neyin izin verdiğini merak ettiğini dile getiren Themistokleus, özetle başka sorumlular olduğunu da ifade etti.
Themistokleus sözlerinin sonunda Hristodulidis’in Holguin için dileyeceği son şeyin ise BM Genel Sekreterliği görevine atanması olduğunu ekledi.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.