Covid-19 aşısı konusundaki umutlar ne kadar gerçekçi?

loading
10 Ağustos, Pazartesi
£

9.58

8.63

$

7.34

Covid-19 aşısı konusundaki umutlar ne kadar gerçekçi?

Covid-19 aşısı konusundaki umutlar ne kadar gerçekçi?

Aşı çalışmaları büyük yatırımlarla devam ediyor. Bu araştırmalardan somut bir sonuç çıkma ihtimali tabi ki çok güçlü. Ancak araştırmalar da henüz sonuçlanmadı ve faz 3 seviyesine ulaşabilmiş olan yalnızca 1 tane.

Covid-19 aşısı konusundaki umutlar ne kadar gerçekçi?
A- A A+

Covid-19 mücadelesinde başarı kazanmanın en önemli yollarından birisi özel bir aşının geliştirilmesi.

Daha salgının ilk günlerinden beri değişik ülkeler bu konuda çalışmalara başladılar.

AŞI TÜRLERİ

Bugün pek çok hastalığa karşı çocukluk döneminden itibaren uygulanan aşı mevcut.

Aşılar temel olarak canlı ve ölü aşılar olmak üzere ikiye ayrılır.

Canlı aşı hastalığa yol açan virüs ya da bakterinin laboratuvar koşullarında zayıflatılmasıyla elde edilir. Verem, çocuk felci, kızamık-kabakulak-kızamıkçık ve suçiçeği aşıları böyledir.

Ölü aşı ise mikroorganizmanın yine laboratuvar koşullarında öldürülmesiyle veya mikroorganizmanın içerdiği bir toksinin, proteinin, şekerin kullanılmasıyla elde edilir. Hepatit A, hepatit B, boğmaca, grip, meningokok aşıları bu gruptadır.

Ölü aşıların bazılarında gen teknolojisi devreye girer. Bu durumda aşıyı üretmek için mikroorganizmanın bir genetik segmenti kullanılır.1

AŞI GELİŞTİRMENİN AŞAMALARI

Anlaşılacağı üzere aşı geliştirme öncelikle mikroorganizmanın izole edilmesini ve tanınmasını gerektirir. Bu, aşı geliştirme sürecinin ilk aşamasıdır. Örneğin eğer ölü bir aşı geliştirilecekse, karar verilmesi gereken ilk konu mikroorganizmanın hangi parçacığının kullanılacağıdır ve bu sorunun yanıtı için çok uzun deneyler gerekir. Bilindiği gibi SARS-CoV-2 için üzerinde en çok durulan segment virüsün hücrelere tutunmasını sağlayan spike proteinidir. Bu aşamanın genellikle 2-4 yıl kadar sürdüğü belirtilmektedir.

İkinci aşama klinik öncesi (pre-klinik) aşamadır. Bu aşamada aşı fare ve maymun gibi hayvanlarda denenir. Bu da 1-2 yıl kadar sürer. Pek çok aşı adayı bu aşamayı geçemez.

Bundan sonra gelen aşama klinik aşamadır. Bu da kendi içinde üçe ayrılır: Faz 1’de aşı adayı 100’den az kişi üzerinde denenir. Faz 2 ‘de denemeler birkaç yüz kişi üzerinde devam ettirilir. Faz 3’deki denemeler ise binlerce kişi üzerinde yapılır. Klinik aşamaya gelmeyi başarabilmiş aşıların ancak üçte biri faz 3’ü geçmeyi başarabilir. Üçüncü aşama kimi durumlarda 10 yıla kadar uzayabilmektedir.

Dördüncü aşamada ABD’de FDA ve CDC klinik aşamayı geçmiş aşıyla ilgili verileri değerlendirirler ve olumlu görüşe ulaşırlarsa beşinci aşamaya, yani aşının yaygın kullanılmasına izin verirler.1

COVİD-19 AŞISI NE TİP OLACAK?

SARS-CoV-2 aşı çalışmaları yukarıda andığımız aşı türlerinin tümünü kapsayacak şekilde yürütülüyor:

Bir yandan spike proteini üzerinde çalışılıyor. Burada amaç hücrelerimize virüsle zaten enfekte olmuş görüntüsü vermek. Bir yandan virüsün tamamına karşı immün yanıtı tetikleyecek DNA çalışmaları devam ediyor. Bazı aşı adayları adeno virüslerin zayıflatılmış formları üzerinden ilerliyor. Bu virüslerin SARS-CoV-2’nin spike proteinleriyle birleştirilmesinin bağışıklık yanıtını tetikleyeceği varsayılıyor.2

Aşı geliştirme çok uzun zaman almasına rağmen, daha önceki SARS ve MERS salgınları SARS-CoV-2 aşı çalışmalarında büyük avantaj sağladı.

Öte yandan salgının yol açtığı dramatik tablo karşısında hükümetlerin ve değişik şirket ve kurumların sergiledikleri ortaklaşa tutum ve DSÖ’nün üstlendiği merkezi rol de bu kez aşı geliştirme çalışmalarına ivme kazandırdı.

KAÇ TANE AŞI ÇALIŞMASI VAR VE KAÇI KLİNİK AŞAMADA?

DSÖ’nün bildirdiğine göre 22 Haziran itibariyle değişik ülke ve merkezlerde 200’den fazla aşı adayı üzerinde çalışma yürütülüyor. Bunların yalnızca 13 tanesi klinik araştırma aşamasında ve bunların içinde de yalnızca 1 tanesi faz 3 seviyesinde.

DSÖ bu yıl sonuna kadar bunların içinden birkaç tanesinin klinik aşamayı da başarıyla geçmesini ve 2021 yılında iki milyar doz aşının üretilmiş olmasını bekliyor.3

AŞI ARAŞTIRMALARINI HANGİ KURUMLAR, ŞİRKETLER YÜRÜTÜYOR?

Faz 3 aşamasındaki araştırma İngiltere’de Oxford Üniversitesi ile AstraZeneca aşı firması eliyle yürütülüyor.

Klinik aşamadaki diğer 12 aşı çalışmasının 5’i Çin’de. Bunlardan 1’i faz 2’de, 3’ü faz 1-2’de, 1’i de faz 1’de.

Çin’deki araştırmalar devlet araştırma kurumlarıyla yine devletle ilişkili şirketler arasındaki işbirliklerine dayanıyor.

Geriye kalan 7 araştırmanın aidiyetleri ise şöyle: Moderna firması, faz 2  (ABD);  Novavax, faz 1-2 (ABD); Pfizer, faz 1-2 (ABD); Inovio, faz 1 (ABD), Gamelaya Araştırma Enstitütüsü, faz 1, (Rusya); Kraliyet Koleji, faz 1 (İngiltere); Curevac, faz 1 (Almanya).2

Anlaşıldığı gibi dünyanın bütün ilaç ve aşı şirketleri büyük bir yarışın içerisindeler. Kapitalist piyasada hiç olmayan bir şeyin keşfedilmesi kar oranı çok yüksek bir metanın ele geçirilmesi anlamına geliyor.

Ayrıca aşının uygulamaya girmesi ekonomilerin ikinci bir kez kapanma riskini de önemli derecede ortadan kaldıracak. Yani bu işten kazançlı çıkacaklar yalnızca biyoteknoloji şirketleri değil, burjuvazinin tamamı.

Üstelik bu kez bu ürün için satış da garanti. Dolayısıyla hiçbir piyasa araştırmasına, pazarlama çalışmasına da gerek yok. Daha şimdiden ülkeler şirketlere sipariş vermeye başladılar.

Zaten bu nedenle bu yarışta geç kalmış kimi firmalar çalışmalarına hızlandırma kararı aldılar. Örneğin ünlü Fransız firması Sanofi, ortağı GlaxoSmithKline (İngiltere) ile birlikte 2021’in ilk yarısında hazır etmek üzere aşı araştırmaları için yeni bir plan hazırladı.4

Bütün bu söylediklerimiz araştırmacıların halk sağlığını gözetmedikleri anlamına gelmiyor şüphesiz. Yalnızca sürecin iktisadi özüne vurgu yapıyor.

DÜNYA AŞI KONUSUNDA BOŞ ÜMİTLER BESLİYOR OLABİLİR Mİ?

Aşı çalışmaları büyük yatırımlarla devam ediyor. Bu araştırmalardan somut bir sonuç çıkma ihtimali tabi ki çok güçlü.

Ancak araştırmalar da henüz sonuçlanmadı ve faz 3 seviyesine ulaşabilmiş olan yalnızca 1 tane.

Oysa aşı konusundaki ümitlerin gerçekçi bir zemine oturabilmesi için şu sorulara net yanıtların verilmiş olması gerekiyor: 1- Aşı gereken antikor düzeyini sağlayacak mı? 2- Antikor düzeyi ne kadar süre koruyucu miktarda devam edecek? 3- Aşı tüm risk gruplarında koruyucu olabilecek mi? 4- Aşının tekrarlanması (hangi sıklıkta) gerekecek mi? 5- Virüsteki bir mutasyonun üretilen aşıyı boşa düşürme ihtimali var mı ve bu ihtimale karşı elde yedek bir plan mevcut mu? 6- Aşının yol açacağı yan etkiler, komplikasyonlar aşının yaygın uygulanmasını ne kadar etkileyecek?

Nitekim bu konuda insanlığı gerçekçiliğe çağıran bir uyarı İngiltere İmmünoloji Derneği başkanı Prof Arne Akbar’dan geldi. Akbar aşının yaşlılarda etki göstermeyebileceği uyarısında bulundu.5

Öte yandan sıraladığımız sorulara faz 3 aşamasını geçmiş aşı adayları için bile kesin yanıtlar verilemeyecek. Bunun için aşının yaygın olarak ve en azından birkaç 10 milyon doz uygulanmasını beklemek gerekecek.

Öte yandan aşı konusundaki ümitleri boşa düşürme ihtimali olan bir başka konu daha var: Her şeyin parayla ölçüldüğü bu dünyada aşının yaygın ve düzenli uygulanması sağlanabilecek mi? Özellikle, daha diğer temel aşılarını bile tam olarak uygulayamayan yoksul ülkelerin ihtiyacını kim finanse edecek?

Ayrıca aşı çalışmalarında en ileri noktada bulunan Oxford Üniversitesi’nin profesörlerinden Adrian Hill aşının Ekim ayına kadar hazır olamayacağını, AstraZeneca’nın ise en hızlı şekilde ancak 30 milyon doz üretim yapabileceğini ve İngiltere’de Ekim’de yaygın uygulamaya girecek aşının ikinci piki önlemek konusunda etkisiz olacağını belirtti.6

AŞIYA BESLENEN ÜMİTLERİN KORUYUCU ÖNLEMLERİ GÜNDEMDEN DÜŞÜRME İHTİMALİ DE VAR

Kapitalist ülkelerin bir yandan birinci dalganın en şiddetli olduğu haftalarda bile kamusal önlemleri hayata geçirmek konusundaki yetersizlik ve isteksizlikleri, öte yandan da henüz zamanı gelmemişken aldıkları “normalleşme” kararları şu soruyu da gündeme getiriyor:

ABD Hazine Bakanı Mnuchin’in itiraf ettiği gibi, kapitalist ülkeler salgının yeniden pik yapacağı kış döneminde ikinci bir kapanmayı planlamadıklarına göre, acaba aşı umudunu pompalayarak halkın gözünde sorunun artık önemli derecede çözülmüş olduğu izlenimi mi yaratmaya çalışıyorlar?

Sonuç değişmiyor: Aşının herkesi kapsayacak şekilde parasız olarak uygulanmasının başarıldığı ana kadar kamusal önleyici politikalar sürdürülmeli ve halk bunun takipçisi olmalı.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer SAĞLIK Haberleri