Evrensel Hasta Hakları Derneği: Tüp bebek soruşturmasının sonuçları açıklanmalı
Evrensel Hasta Hakları Derneği, bazı tüp bebek merkezleriyle ilgili iddialara ilişkin soruşturmanın kapsamı ve sonuçlarının açıklanmasını istedi.
Evrensel Hasta Hakları Derneği, bazı tüp bebek merkezleri hakkındaki iddialarla ilgili soruşturmanın kapsamı ve bugüne kadarki sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılmasını talep ederek bağımsız, sürekli çalışan bir Etik Kurul oluşturulması gerektiğini söyledi.
Üremeye yardımcı tedavi uygulamalarını hasta hakları ve biyoetik ilkeler açısından değerlendirecek, mevcut idari yapılardan ve sektörel çıkarlardan bağımsız, sürekli çalışan bir Etik Kurul oluşturulması gerektiğini belirten İmge, etkilenmiş olabileceğini düşünen kişiler için gizli, güvenli ve erişilebilir bir başvuru mekanizması kurulması gerektiğini de ifade etti.
Dernek Asbaşkanı Emete İmge yaptığı yazılı açıklamada, BBC tarafından yayımlanan araştırmaya göre, bazı tüp bebek merkezlerinde tedavi gören ailelerin seçtiklerini düşündükleri sperm veya yumurta donörleri yerine farklı donörlerin kullanılmış olabileceğinin iddia edildiğini hatırlattı.
“Son haberde, çoğunluğu İngiliz en az 30 çocukla ilgili şüphe bulunduğu ve bazı çocuklara yapılan DNA testlerinin ailelerin kaygılarını güçlendirdiği belirtilmektedir" diyen İmge, iddiaların henüz yargı kararıyla kesinleşmediğini ancak konunun birkaç açıklamayla geçiştirilemeyecek kadar ciddi olduğunu kaydetti.
Donörün anonim olmasıyla, hastanın bilgisi ve onayı dışında farklı bir donör kullanılmasının aynı şey olmadığını ifade eden İmge, “Buradaki tartışma donörün adının bilinip bilinmemesi değil, hastaya söylenen ve hastanın onayladığı koşullara uyulup, uyulmadığıdır" dedi.
“Hastanın bilgisi ve rızası dışında yapılan bir donör değişikliğini, önceden imzalanmış genel bir form meşru hâle getirmez. Çünkü bilgilendirilmiş onam yalnızca bir imza değil, hastanın neye onay verdiğini bilerek ve özgürce karar verdiği devamlı bir süreçtir" diyen İmge, her hastanın, kendisine uygulanacak işlemi doğru ve eksiksiz biçimde bilme, özgürce karar verme, tıbbi kayıtlarına ulaşma, güvenli ve nitelikli sağlık hizmeti alma ve yanlış uygulamalar karşısında hesap sorabilme hakkına sahip olduğunu belirtti.
"SÜREKLİ ÇALIŞAN BİR ETİK KURUL OLUŞTURULMALI"
Sağlık Bakanlığı’na, mart ayında başlatıldığı açıklanan soruşturmanın hangi aşamada olduğunu soran İmge, bütün kayıtların genetik, embriyoloji, hasta hakları ve biyoetik alanlarından bağımsız uzmanlar tarafından incelenmesi gerektiğini kaydetti.
“DNA testleri otomatik veya zorunlu hâle getirilmemelidir" diyen İmge, test talep eden ailelere ve çocuklara, mahremiyetleri ve bilmek istememe hakları da gözetilerek, bağımsız genetik danışmanlık, psikolojik ve hukuki desteğin ücretsiz sunulması gerektiğini belirtti. Emete İmge, bu meselenin takipçisi olacaklarını kaydetti.
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Suat Kalender21/08/26 21:01
Mao Zedung'a aitmidir hatırlamıyorum ama Çin sözü olduğu net. "Bir nehirde iki balık kavga ediyorsa şayet, bilin ki oradan bir İngiliz geçmiştir!." İddiayı ortaya atan BBC, hiç bir kanıt sunmadan yuvarlak cümlelerle haber yapmış. Haber demekten ziyade, algı operasyonu demek daha doğru!. Sözde araştırmacı haberde netlik yok. Kanıt yok. Bir takım doğruları çarpıtarak resmen algı operasyonu yapılıyor. Danimarkadaki tıp merkezini falan katarak ciddiyet ve gerçeklik algısı oluşturmaya çalışıyor. Geçtiğimiz aylarda başlattığını devam ettiriyor. Geçtiğimiz aylarda derken, aklıma gelmişken söyleyeyim. Hava alanında embriyo'ları kaçırırken yakalanan kadının BBC'nin bu sözde haber operasyonunun bir aparatı olma olasılığının araştırılması gerekir. Kadınına yapılan para transferleri den, transfer edeni tespit ederek, onun para ilişkilerinden asıl hedef ortaya çıkar. BBC tüm dünyada algı operasyonları yürütmek için kurulmuş ve varlığını gerçek gazeteciler azaltarak devam etmektedir. BBC Filistin halkına yapılan soy kırımı gözlerden uzak tutan haberler yaparken, tepki gösteren personeli işten atan bir kuruluş. Gazze'de bebeklerin öldürülmesine, hatta, tüplerdeki embriyo'ların İsrail tarafından imha edilmesinin haberini yapmadı. Soykırımcıları destekleyen BBC haber adına ortaya bir takım iddialar atıyor ve KKTC'nin bazı kurum ve kişileri ciddiye alıp, algı operasyonunun aleti oluyor. BBC'den somut kanıt isteyin. BBC yargılamalardan ceza almamak için bu sözde haberde bilinçli olarak miş, mış, olabilir gibi ifadeler kullanıyor. KKTC'nin ekonomisini daraltmak için yapılan emlakçı operasyonundan sonra, tüp bebek iddialarıyla farklı alanda da ekonomik kıskaç operasyonu var. BBC haberci değil. İngiliz algı operasyonlarını önemli bir ayağı. Araştırmacı habercilik diye yaptıklarını iyi incelemenizi öneririm. Afrika ülkelerinde çok yoğun çalışıyorlar. Bir ülkeye gidip, organ ticareti haberi yapıyorlar. Yöntemleri şu. Mafyadan daha geri ve İlkel kişilere para vererek istediklerini yaptırıyorlar ve bunları Afrika gerçeğiymiş gibi yayınlıyorlar. Bir ülkede, yine en geri ve güçlü kişiyi bulup, cadı yakma geleneğini kaydetmek istediklerini söylüyorlar ve o kişiye para verip, istediklerini yaptırıyorlar. Masum ve zavallı bir kadını yakalayıp yakıyorlar ve BBC bunu Afrika gerçeği diye yayınlıyor. Yine başka bir örnek. Kız sünneti çekimi yapmak istediklerini söyleyerek biraz para veriyorlar, yokluk içindeki annesi, kız çocuğunu yakalıyor ve komşudan jilet alıp sünnet ediyor. Böyle bir yayın kuruluşunun yaptığı sözde haber üzerinden yaygara koparmak yerine BBC'den kanıt iste sin, aksi halde yargıya verilsin. İngiliz operasyonuna alet olmaktan sakının!.