Sibel Dinçyürek’ten Hakan Dinçyürek’e: Makamların değil, karakterinle gurur duydum
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek’in milletvekilliği adaylığından çekilme ve bakanlık görevinden istifa etme kararının ardından eşi Sibel Dinçyürek, 40 yıllık birlikteliklerini anlattığı duygusal bir paylaşım yaptı. Eşinin makamı ve unvanından değil, vicdanı, onuru ve dürüstlüğünden gurur duyduğunu belirten Sibel Dinçyürek, “7 yaşında tuttuğun elimi hiç bırakmadın” ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanı Dr. Hakan Dinçyürek’in, UBP’nin milletvekili aday belirleme ve sıralama seçiminin ardından 6 Aralık’ta yapılacak genel seçimlerde adaylıktan çekilme ve Sağlık Bakanlığı görevinden istifa etme kararı aldığını açıklamasının ardından eşi Sibel Dinçyürek, sosyal medya hesabından duygusal bir paylaşım yaptı.
Hakan Dinçyürek’in çocukluk yıllarından bugüne uzanan hayat arkadaşlıklarını anlatan Sibel Dinçyürek, eşine duyduğu sevginin makam ve unvanlardan değil, vicdanından, onurundan ve dürüstlüğünden kaynaklandığını vurguladı.
“BEN SENİN MAKAMINA DEĞİL, KARAKTERİNE ÂŞIK OLDUM”
Sibel Dinçyürek, paylaşımında eşinin kendisi için taşıdığı anlamı şu sözlerle ifade etti:
“Ben senin ne makamına ne de unvanına âşık oldum… Ben 7 yaşında elimi tutan Hakan’a, vicdanına, onuruna, dürüstlüğüne âşık oldum.”
İlk kez 7 yaşındayken elini tuttuğunu belirten Sibel Dinçyürek, 22 yaşında hayatlarını birleştirdiklerini ve 40 yıldır zorlukları, başarıları, sevinçleri ve gözyaşlarını birlikte yaşadıklarını kaydetti.
“AİLENİ, İNSANINI, MEMLEKETİNİ SEÇTİN”
Üniversite yıllarından bugüne uzanan süreci anlatan Sibel Dinçyürek, eşinin önünde parlak bir kariyer imkânı bulunmasına rağmen ailesine ve ülkesine olan bağlılığı nedeniyle Kıbrıs’a dönmeyi seçtiğini belirtti.
Hakan Dinçyürek’in Çapa gibi önemli bir kurumda ihtisas yapma ve profesör olma imkânı varken ülkesine dönmeyi tercih ettiğini ifade eden Sibel Dinçyürek, eşinin bedelli askerlik yapma olanağı bulunmasına rağmen yeni doğmuş çocuklarıyla birlikte 24 ay askerlik yaptığını da hatırlattı.
Sibel Dinçyürek, “Hocaların karşı çıktı, önünde bambaşka kapılar vardı. Ama sen aileni, insanını, memleketini seçtin. O gün de yanındaydım, bugün de” ifadelerini kullandı.
Eşiyle bir doktor, milletvekili ya da bakan olduğu için evlenmediğini vurgulayan Sibel Dinçyürek, Hakan Dinçyürek’i polis bir babanın ve ev hanımı bir annenin, zor şartlarda eğitim almış, dürüst, çalışkan, vicdanlı ve ailesine bağlı oğlu olarak tanımladı.
“BİZ BİRBİRİMİZİ OLDUĞUMUZ GİBİ SEVDİK”
Kendi ailesinin maddi imkânlarına da değinen Sibel Dinçyürek, eşinin kendisini sahip oldukları için değil, olduğu kişi nedeniyle sevdiğini belirtti.
Öğrencilik yıllarında maddi sıkıntılar yaşadıkları dönemleri hatırlatan Sibel Dinçyürek, ailesinden para istemeyi önerdiğinde Hakan Dinçyürek’in kendisine, “O zaman babanın evine dön! Sen bursuyla geçinen bir öğrenciyi seçtin. Bu yolu birlikte yürümeyi sen istedin” dediğini aktardı.
Bu sözlerin hâlâ kulaklarında olduğunu belirten Sibel Dinçyürek, eşinin kolay yolu değil, kendi emeğiyle ayakta durmayı seçtiğini ifade ederek, “İşte ben o adamla evlendim. Sen de beni ne ailemin imkânları ne de sahip olduklarım için sevdin. Biz birbirimizi olduğumuz gibi sevdik” dedi.
“SENİNLE YÜRÜDÜĞÜM BU YOLDAN BİR GÜN BİLE PİŞMAN OLMADIM”
Hakan Dinçyürek’in yoğun çalışma temposu nedeniyle ailelerinden uzak kaldıkları çok sayıda gün ve gece yaşadıklarını belirten Sibel Dinçyürek, buna rağmen birlikte yürüdükleri yoldan hiçbir zaman pişmanlık duymadığını kaydetti.
En zor günlerinde birlikte ağladıklarını, haklarında söylenenleri duyduklarını ve bazı acıları içlerine attıklarını ifade eden Sibel Dinçyürek, eşine her zaman bir doktor olarak insanlara umut olmaya devam etmesi gerektiğini söylediğini belirtti.
“Sen bir doktorsun Hakan. Bir çocuğun daha hayatını kurtarabilecek, bir insanın daha umudu olabilecek bir doktorsun. Vazgeçme!” sözlerini aktaran Sibel Dinçyürek, “Çünkü doktorlar vazgeçmez, bunu öğrendik” ifadelerini kullandı.
“HİÇBİR MAKAM SENİN VİCDANINDAN DAHA DEĞERLİ OLMADI”
Hakan Dinçyürek’in aldığı kararların arkasında olduğunu belirten Sibel Dinçyürek, kendisi için hiçbir makamın eşinin vicdanından, emeğinden ve insanlığından daha değerli olmadığını vurguladı.
Kendilerine destek olan hastalarına, dostlarına, UBP’deki yol arkadaşlarına ve ailelerine teşekkür eden Sibel Dinçyürek, kırgınlıkların geride bırakılması gerektiğini ifade ederek, “Kırıldıklarımızı da affedelim. Çünkü hayat, kırgınlıkları taşımak için çok kısa” dedi.
İnsanların yıllar içinde ve nesiller boyunca değişebileceğini ancak kişinin kendisinden, benliğinden, onurundan ve dürüstlüğünden vazgeçmemesi gerektiğini belirten Sibel Dinçyürek, gelecek nesillere makamları değil, karakteriyle ayakta duran insanların hikâyesini bırakmaları gerektiğini kaydetti.
“İYİ Kİ HAYAT ARKADAŞIM OLMUŞSUN”
Paylaşımının sonunda 40 yıllık birlikteliklerine ve çocukluk yıllarına atıfta bulunan Sibel Dinçyürek, eşine duyduğu sevgiyi şu sözlerle dile getirdi:
“7 yaşında tuttuğun elimi hiç bırakmadın… Şimdi sıra bizde… Bir ömür…
Benim için sen dün de Hakan’dın, bugün de Hakan’sın. Ne eksildin ne değiştin…
Çünkü ben senin geldiğin makamlarla değil, hiç değişmeyen karakterinle gurur duydum.
İyi ki o gün elimi tutmuşsun. İyi ki hayat arkadaşım olmuşsun.
Seni çok seviyorum Hakan”
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.