KKTC'de, toplumun belli bir oranı Covid-19'a karşı bağışıklık kazanmış olabilir

loading
27 Mayıs, Çarşamba
£

8.25

7.40

$

6.78

KKTC'de, toplumun belli bir oranı Covid-19'a karşı bağışıklık kazanmış olabilir

KKTC'de, toplumun belli bir oranı Covid-19'a karşı bağışıklık kazanmış olabilir

Ülkenin önde gelen doktorları, KKTC'de yaşam süren toplumun, Covid-19 virüsüyle Ocak ayında tanışmış olabileceğini ve toplumun belli bir oranının virüse karşı bağışıklık kazanmış olabileceğini düşünüyor. Uzmanlar, geriye dönük tarama ile bunun ortaya çıkabileceği görüşünde...

KKTC'de, toplumun belli bir oranı Covid-19'a karşı bağışıklık kazanmış olabilir
banner
A- A A+

Kıbrıs Postası - ERTUĞRUL SENOVA

Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) çalışanı 450 kişiye hızlı test yapılması ve 10 kişinin hızlı test sonucunun poztif çıkmasının hemen ardından yapılan PCR test sonuçlarının negatif çıkması, "toplumun Covid-19 ile, zannedilenden çok daha önce tanışmış olabileceği" iddialarını yine gündeme getirdi...

Toplumun önde gelen doktorları; Dr. Sibel Siber, Dr. Bülent Dizdarlı, Dr. Mustafa Arabacıoğlu ve Dr. Mert Taşkın, "adeta ağız birliği yapmış" bir şekilde aynı şeyi tekrarlıyor; toplumun büyük bir kısmı, Covid-19 virüsüne yakalanmış, hastalığı atlatmış ve bağışıklık kazanmış olabilir...

Peki bu isimler, bu iddiaları neye dayandırıyor ve toplumun büyük bir kısmının bu virüsle tanışması ne anlama geliyor?

Kıbrıs Postası da dahil olmak üzere pek çok gazete, Ocak ayında yüksek ateş, grip ya da zatüre, bronşit gibi hastalıkların tavan yaptığını yazmış; hatta, yine Kıbrıs Postası, "Şubat değil Ocak tatili" başlığıyla yayımladığı haberinde, okullardaki enfeksiyon olaylarının arttığını, yarıyıl tatili olarak da anılan Şubat tatilinin, Ocak ayına alınmasıyla, bu hastalıkların önüne geçilebileceğini yazmıştı...

TAŞKIN: "HER ZAMANKİNEN FARKLI BİR VİRÜSTÜ..."

Çocuk hastalıkları uzmanı, Dr. Mert Taşkın, Kıbrıs Postası'na yaptığı açıklamasında, "Çocuk doktorları kadar enfeksiyon vakası gören doktor grubu yoktur herhalde... Hayatımı virüs ve enfeksiyonla geçirdim. Ocak ayında, yaşananların tam göbeğindeydim, birebir yaşadım" diyor ve ekliyor: 

"Ocak ayı ve Şubat ayının başlarında, adaya herzamankinden farklı bir virüs geldi. Virüs olduğunu şöyle anlıyorum; grip bulguları var... Kuru öksürük, ateş, solunum sıkıntısı. Ama öksürük, her zamankinden farklı ve garip. Ve bu sadece çocukları etkilemiyor, yetişkinlerde de görülüyor. Muayeneye gelen çocuğun nenesi, dedesi de hasta, anne ve babası da. Ateş düşmüyor, bronşit oluyor. Muayene bulgularına bakıyorsunuz, ateşi çıktığında bademciği şişer örneğin. Fakat bu hastalarda böyle bir şey yok, bulamıyorsunuz. Virütik ön planda. İnfluence dediğimiz mevsim gribi testlerini yapıyorsunuz, bu testlerin sonuçları negatif geliyor. Kan tahlili yapıyorsunuz, lokosit sayıları düşük. Yani lokosit sayısının düşmesi, ağır enfeksiyonlarda görülen bir durum. Klinik bulgularla laboratuvar bulguları, bir virüs olduğunu destekliyordu..."

YARIYIL TATİLİYLE VAKALAR AZALDI

'Farklı' olarak nitelediği bu virüse, Ocak ayında çok fazla tanıklık ettiğini aktaran Taşkın, Şubat ayında okulların yarıyıl tatiline girmesiyle vakaların azaldığını, akabinde de Mart ayında, ilk pozitif vakanın tespit edildiğini anımsatarak, "önceki ay gelen hastaların bu virüsten etkilenmiş olabileceğini düşündüm ve durumu Dr. Mustafa Arabacıoğlu ve Dr. Sibel Siber ile paylaşım" dedi. 

"EĞER OCAK AYINDAKİ VİRÜS, COVİD-19 İSE, TOPLUMUN YÜZDE 60'I BU VİRÜSLE KARŞILAŞMIŞ OLABİLİR"

Geriye dönük testler yapılması gerektiğini vurgulayan Taşkın, "toplum bağışıklığını öğrenmek için bu çok önemli" dedi, "Eğer oca ve şubat aylarında geçirilen Covid-19 ise şu anda toplumun yüzde 60'ı, 70'i bununla karşılaşmıştır. Çünkü bir hasta, 10 kişiyle temas ediyor" ifadelerini kullandı.

"BAĞIŞIKSANIZ, BULAŞMAZSINIZ VE BULAŞTIRMAZSINIZ"

Ocak ve Şubat aylarında; zatüre, bronşit gibi hastalıklarla hastanelerde yatan erişkinlerin, geriye dönük tomografilerinin ve klinik bulgularının incelenmesi halinde sonuca ulaşılabileceğini vurgulayan Taşkın, "Eğer bu sonuçlara bakıldığında, Covid-19'un ülkeye geldiği gözlemlenirse, o zaman toplumun yüzde 60-70 bu hastalığa karşı bağışıktır demektir. Bu ne demektir? Bulaşmazsınız ve bulaştırmazsınız" dedii. 

Böylesi bir durumda, maske takmaya ya da izole olmaya gerek kalmayacağını, ekonomik çarkların yeniden dönebileceğini vurgulayan Taşkın, "Toplum eğer yüzde 60 bağışıksa, kapıları rahatlıkla açabilirsiniz. Çünkü bu hastalık büyük bir ihtimalle artık gelmeyecek" dedi ve ekledi: 

"Ama mutasyona uğrarsa onu bilemem. Virüslerin temal mekanizması şu; tek başlarına yaşayamazlar, bir canlıya ihtiyaç duyarlar. Mevcut barınakları olan insanları öldürürlerse, kendileri de yaşayamazlar. Bu nedenle genelde iyi yönde mutasyona uğrarlar. Benim beklediğim, Aralık aylarında bir pik noktaya daha gelebileceği yönünde." 

ARABACIOĞLU: "TEST SONUÇLARI 'G' BANDINDAYSA VE PCR SONUÇLARI NEGATİF İSE, COVİD-19'A YAKALANDI VE GEÇİRDİ DEMEKTİR"

Öte yandan, Dr. Mustafa Arabacıoğlu ise, Kıbrıs Postası'na yaptığı açıklamasında, hızlı test sonuçları pozitif, PCR test sonuçları ise negatif çıkan 10 LTB çalışanı üzerinden örnek vererek, "Hızlı test sonuçlarında, Ig-G mi, Ig-M mi yoksa Ig M/G mi pozitif çıktı bunların bilinmesi gerekiyor. Eğer G bandındaysa ve PCR sonuçları negatif ise Covid-19'a yakalandı ve geçirdi demektir" dedi, bu sonuçların incelenmesi gerektiğine vurgu yaptı. 

"44 YILLIK HEKİMİM, OCAK VE ŞUBAT'TA İLK KEZ MASKE TAKTIM"

Dr. Taşkın gibi, Ocak ve Şubat aylarında çok fazla ateşli hastalık, bronşit gördüklerini belirten Arabacıoğlu, "44 yıllık hekimim, Ocak ve Şubat aylarında ilk kez maske taktım. Daha önce taktığımı hatırlamıyorum" dedi. 

"OCAK AYINDA, 10 GÜN ATEŞİ OLAN İNSANLAR GÖRDÜK"

Aralık ve Ocak aylarında, KKTC'den; Asya ve Avrupa kıtalarına gidip gelen birçok kişi olduğunu ve o dönemlerde, bronşit vakalarının ağır seyrettiğini belirten Arabacıoğlu, "10 gün ateşi olan hastalar gördük. O zamanlar Koronavirüs, ülkede bu kadar güncel değildi. Ne zamanki Alman turistte çıktı, panik başladı" ifadelerini kullandı. 

"ÇOK BÜYÜK OLASILIKLA, KORONAVİRÜS İLE DAHA ÖNCE BULUŞTUK"

"Çok büyük bir olasılıkla, Koronavirüs ile çok daha önce buluştuk" diyen Araabacıoğlu, şöyle devam etti: 

"Panik, insanların bağışıklık sistemini etkiliyor. Tedirgin bir şekilde direksiyon başına geçen bir şoför, yolda her türlü bir sorun çıkarır ya da karşılaşır. Ama kafası rahat bir şoförün kaza yapma oranı daha düşüktür. Bu panik olayı, bağışıklık sistemini de etkiler."

ELISA TESTİ...

Arabacıoğlu, Dr. Taşkın'ın aksine, izolasyon şartlarından uzaklaşılmaması gerektiğini vurgulayarak, ELISA testi ile geriye dönük tarama yapılması gerektiğine dikkat çekti. ELISA testi, genellikle HIV virüsü için kullanılan bir test çeşiti. Uzmanlar, bu testin 8 hafta öncesine kadar virüsü tespit edebileceğini ifade ediyor. 

"OCAK AYINDA HASTANEYE YATAN İNSANLARIN KAYITLARI HASTANEDE MEVCUT"

Dr. Taşkın gibi; ilk etapta Ocak ve Şubat aylarında bronşit şikayetiyle hastanelerde yatan kişilerin taranması gerektiğine vurgu yapan Arabacıoğlu, "Bu insanların kayıtları hastanede mevcut. Araştırmalarımıza göre çok sayıda hastanın ak yuvarlarında düşme izlendi. Bu, virüs olayı olduğunun belirtisidir. 

SİBER: "HIZLI TEST NEGATİF, PCR POZİTİF ÇIKIYORSA, BU KİŞİ, VİRÜSÜ GEÇİRDİ DEMEKTİR"

Öte yandan, Başbakanlık Covid 19 Koordinasyon Konseyi Başkanı Dr. Sibel Siber de, bu sabah yaptığı yazılı açıklamasında, Dr. Arabacıoğlu ile Dr. Taşkın'ın söylemlerine adeta destek belirtti. 

Siber, 450 LTB çalışanına hızlı test yapıldığını, 10 çalışanın hızlı test sonuçlarının pozitif çıktığını, PCR test sonuçlarının ise negatif çıktığını anımsatarak, şöyle devam etti: 

"Bu ne anlama gelir? Hızlı testler, kişinin vücuduna virüsün girip girmediğini gösteriyor. Hızlı test, pozitif çıkarsa (hatalı pozitif olma ihtimali de var) kişi, bu virüsü ya halen taşıyor ya da bu virusü geçirdi demektir. Bunu anlamak için PCR testi yapılıyor, PCR pozitif çıkarsa bu vaka, virüsü taşıyor yani pozitiftir. Hızlı test pozitif, PCR testi ise negatif çıktığında, ilk yapılan test hatalıdır anlamı taşımıyor; Kişinin bu virüsü geçirmiş olma ihtimali kuvvetli anlamı çıkıyor."

"BİR BAĞIŞIKLIK YÜZDESİ VAR"

Son 7 gündür, ülkede pozitif vakanın tespit edilmemesinden endişe duyan kişilerin söylemlerine işaret eden Siber, Aslında tam da izah edilmek istenen budur. Taramalar hızlı testlerle yapılıyorsa ve hepsi negatif ise, o zaman toplumda bağışıklık oranı sıfır demektir. Halbuki öğreniyoruz ki, çok düşük de olsa bir bağışıklık yüzdesi var" dedi. 

"BAZI MESLEKTAŞLARIM, OCAK AYINDA BU VİRÜSLE TANIŞTIĞIMIZI SÖYLÜYOR"

450 belediye çalışanından 10'unun hızlı test sonuçlarının pozitif çıkmasının, 450 kişiden yüzde 2,2'sine işaret ettiğini ve bu yüzde 2,2'lik kesimin bağışıklığının olduğunun göstergesi olduğuna dikkat çeken Siber, "Ocak ayında bu virüsle tanışma ihtimalimiz olduğunu birçok meslektaşımız söylüyor" dedi. 

"BUNU ANLAMANIN YOLU HIZLI TESTLER VE ELISA TESTLERİ"

Siber, şöyle devam etti: 

"İşte bunu anlamanın yolu, hızlı testler veya Elisa antikor testleri yapmaktır. Bugüne kadar yapılan hızlı testlerin sonuçlarına göre, toplumdaki bağışıklık oranını Sağlık Bakanlığı’nın açıklaması önemlidir. Tüm ülkeler bu oranı toplumlarına açıklamaktadır. Bu arada, virüsün kalıcı bağışıklık bırakıp bırakmadığı konusunun da henüz net olmadığını belirtmek isterim."

DİZDARLI: "COVID-19'U SEMPTOMSUZ GEÇİRMİŞ OLABİLİRİZ AMA EMİN OLAMIYORUZ"

Ve son olarak, Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'nde uzun yıllar Başhekimlik görevini yürüten Bülent Dizdarlı da bugün yaptığı açıklamasında, "Covid-19'u semptomsuz geçirmiş olabiliriz ama emin olamıyoruz" dedi. 

Dizdarlı, KKTC'de, hızlı testlerin gerektiği gibi devreye girdiğini ve pozitif çıkan PCR testi ile kontrol edildiğini, pozitiflerin negatife dönüşmesiyle de bir sevinç  yaşandığını söyleyen Dizdarlı, "hâlâ daha kesin olmamakla birlikte aslında önceden geçirmiş olanların, hızlı testlerle antikor titreleri yüksek bulunmuş da olabilir" diyerek, şöyle devam etti: 

"Yani işin özü belki de bir çoğumuz bu süreçte semptomsuz geçirdik bu hastalığı. Ama malesef ve malesef emin olamıyoruz" ifadelerini kullandı. 

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer SAĞLIK Haberleri